Genç kültür de çınlayan plastik Swatch saatleri tercih etmektedirler.Teen culture preferred vibrant plastic Swatch watches.
Doktorlar mekanik stetoskopları tercih etmektedir.It prefers xerophytic meadows.
Blake sahnedeyken "Fender Telecaster" ve "Gibson SG" gitarlarını tercih etmektedir.For live performances he favours the Fender Telecaster and Gibson SG guitars.
Erkekler ise genellikle geleneksel olarak tek tip sarılmış elbise giyimini tercih etmektedirler.Nowadays only the elders prefer these traditional clothes especially those of men.
Günümüzde profesyoneller "Asli etki grupları" terimini tercih etmekte.These days, public health professionals prefer the term "key affected populations."
Genç nesiller Farsça konuşmayı bu dillere kıyasla tercih etmektedir.[1]Many of them are giving way to Persian in the younger generations.[4]
Ayrıca, S6 Active yerine S6'yi tercih etmek için 5 neden listelemiştir:As well as listing five reasons to get the S6 rather than the S6 Active:
Bilinçsiz odizm, işiten insanları sağırlar veya işitme engellilere tercih etmektir.Dysconscious audism favors what is normal for hearing people.
Ancak Polyksena, bir köle olarak yaşamaktansa Akhilleus'a kurban olarak ölmeyi tercih etmektedir.However, Polyxena was eager to die as a sacrifice to Achilles rather than live as a slave.
Günümüzde Asya’da daha az insan, keşiş hayatını tercih etmektedir.Heutzutage entscheiden sich immer weniger Menschen in Asien für das Mönchsleben.
Çevre il ve ilçelerden de gelen birçok müşteri veya tüccar bu pazarı tercih etmektedirler.Weinhändler und andere Kaufleute siedelten sich hier bevorzugt an.
Eserlerinin halk açık sergilenmesini sağlamayı da tercih etmekteydi.Er hätte mehr das Publikum hineinziehen sollen als er es tun würde.
Özellikle gıda sektöründe aktif olan firmalar burayı tercih etmektedir.Ausländer, vor allem Botschaftsangehörige, leben bevorzugt hier.
Bundan dolayı halk “yerli” tanımını tercih etmekteydi.Er traf sich lieber mit einem „guten Indianer“.
Ayrıca genelde bakıcılarının elbiselerinin renklerini tercih etmekteydi.Zudem verziert er seine Gewänder gern mit farbigen Punkten.
Almanların bir kısmı kahvaltıda soğuk yemekleri ya da peynirli ekmeği tercih etmektedir.Algunos alemanes comen embutidos o queso con pan para el desayuno.
Eserlerinin halk açık sergilenmesini sağlamayı da tercih etmekteydi.Además, deseaba garantizar que sus obras estarían siempre al alcance del gran público.
Doktorlar mekanik stetoskopları tercih etmektedir.Hoy prefieren conseguir ollas metálicas.
Ayrıca Ashdown amfilerini tercih etmektedir.Oriana nel suo cuore preferisce Amadigi.
Modern yapımlar bu iki versiyonun bir karmasını tercih etmektedirler.Le due versioni vanno a sostituire le due corrispondenti versioni aspirate.
Türkiye'de insanlar balığı taze satın almayı tercih etmektedir.В Японии предпочитают употреблять в свежем виде.
Ayrıca Evans tom başlıklarını ve Pro-Mark bagetlerini tercih etmektedir.Майкл предпочитает гитары и гитарные головы компании Fender.
Kont uzun aşk yerine kısa aşk ilişkilerini tercih etmektedir.ولذلك يفضل العلف بكميات صغيره علي فترات متقاربه.
Hâkimiyeti vermek ama saldıran ile işbirliği yapmamak...Baş eğmektense ölümü tercih etmek.وقال انه يفضل الموت بدلا من الاعمل الشاقة.
Fakat te'vil, kelimenin (lafzın) ihtimallerinden birini tercih etmektir.والأخرى كلمة باطل أريد بها الدنيا وحظوظ النفس، قد تفلح في جلب مكاسب الدنيا لصاحبها، ولكن إلى حين!
Genç kültür de çınlayan plastik Swatch saatleri tercih etmektedirler.Voor de productie van thee wordt bij voorkeur gebruikgemaakt van jonge lichtgroene bladeren.
RotoSound bas tellerini tercih etmektedir.Motobu prefereerde handtechnieken boven traptechnieken.
Dupin'e göre gazeteler, gerçeği bulmaya çalışmak yerine bir sansasyon yaratmayı tercih etmektedir.Dupin podkreśla, że gazety kreują raczej sensację, niż dociekają prawdy.
Ayrıca Evans tom başlıklarını ve Pro-Mark bagetlerini tercih etmektedir.Ponadto używa naciągów Evans i pałeczek Pro-Mark.
Çünkü olgunlaşma döneminde böcekler incir meyvelerini tercih etmektedir.W przypadku gór mornele preferują płaskowyże z krótką roślinnością.
Ağırlıklı olarak 4-3-3 ofansif sistemi tercih etmektedir.Zaczął stosować ofensywne ustawienie 4-3-3, a zdarzało mu się nawet grać systemem 3-4-3.
Kont uzun aşk yerine kısa aşk ilişkilerini tercih etmektedir.W czasie bitwy preferują prawie wyłącznie starcia wręcz.
Çünkü olgunlaşma döneminde böcekler incir meyvelerini tercih etmektedir.Under tider med mogna frukter föredrar apan frukter.
Ağırlıklı olarak 4-3-3 ofansif sistemi tercih etmektedir.Kan likna ett defensivt 3–4–3-system.
Örneğin, anarko-kapitalistler, hakemlik ajansları ve özel savunma ajansları kullanmayı tercih etmektedirler.Například anarchokapitalisté by je nahradili arbitrážními a soukromými bezpečnostními agenturami.
Ayrıca Evans tom başlıklarını ve Pro-Mark bagetlerini tercih etmektedir.Ingo preferoval džínové a kožené věci.
Dupin'e göre gazeteler, gerçeği bulmaya çalışmak yerine bir sansasyon yaratmayı tercih etmektedir.Dupin remarcă faptul că scopul ziarelor este „de a face senzație... decât de a căuta adevărul”.
Colaiuta, Ludwig davullarını tercih etmektedir.Insusi Napoleon, imparatul Frantei, prefera vinul de Cotnari.
Ağırlıklı olarak 4-3-3 ofansif sistemi tercih etmektedir.Este de asemenea cunoscut pentru sistemul său neconvențional 3-4-3.
Ağırlıklı olarak 4-3-3 ofansif sistemi tercih etmektedir.Valmennusfilosofiassaan Zeman suosii hyökkäysvoittoista 4-3-3-taktiikkaa.
Genç kültür de çınlayan plastik Swatch saatleri tercih etmektedirler.Verna-lasisarja oli suosioltaan Iittalan kärkituotteita.
Seks turistleri birkaç ülkeyi tercih etmektedirler.Οι Τουρκοκύπριοι προτιμούν συνομοσπονδία ή δύο ξεχωριστά κράτη.
Çünkü olgunlaşma döneminde böcekler incir meyvelerini tercih etmektedir.På grund af dronelarvernes længere vækstperiode foretrækker miderne droneyngel.
Birçok örgüt takım kurmayı tercih etmektedir.Mye planter er å foretrekke.
Mandriller, tropik yağmur ormanları ve orman-savan mozaiklerinde yaşamayı tercih etmektedir.Monyet dukun memilih untuk hidup di hutan hujan tropis dan savana hutan mosaik.
Kont uzun aşk yerine kısa aşk ilişkilerini tercih etmektedir.INFJ lebih memilih hubungan satu-satu dalam kelompok besar.
Ağırlıklı olarak 4-3-3 ofansif sistemi tercih etmektedir.Ông thường áp dụng chiến thuật 3–4–3.
Günümüzde Asya’da daha az insan, keşiş hayatını tercih etmektedir.Tại Việt Nam, còn có phân cấp nhỏ hơn của giáo xứ là giáo họ.
Örneğin, anarko-kapitalistler, hakemlik ajansları ve özel savunma ajansları kullanmayı tercih etmektedirler.例如,无政府资本主义可以代替仲裁机构和私人防卫机构。
Çünkü olgunlaşma döneminde böcekler incir meyvelerini tercih etmektedir.이른 봄에 나는 새순에 영양이 풍부하므로 새싹을 더 좋아한다.
Tek bir kimliği tercih etmek yerine kimliğin her bir cephesine odaklanmak, insanları birbiriyle kaynaştırır.개인전의 경우, 모든 문제의 점수를 합산하여 순위를 정한다.
Fakat te'vil, kelimenin (lafzın) ihtimallerinden birini tercih etmektir.상가(相加): 고구려의 부족장인 대가(大加) 중에서 그들의 대표 자격으로 선출된 사람.
Hâkimiyeti vermek ama saldıran ile işbirliği yapmamak...Baş eğmektense ölümü tercih etmek.למסור את הרכוש, אבל לא לשתף פעולה עם התוקף...להעדיף מוות על פני כניעה.
Birçok örgüt takım kurmayı tercih etmektedir.אף על פי כן, ארגונים רבים עדיין מעדיפים את הסיומת com.
Doktorlar mekanik stetoskopları tercih etmektedir.עובדי בריאות מסוימים מעדיפים להשתמש בטכניקת מזרק-מחט.
Çünkü olgunlaşma döneminde böcekler incir meyvelerini tercih etmektedir.Пред възрастните насекоми предпочита техните яйца.
Ülkelerde özellikle seçkin aileler bu okulu tercih etmektedir.Takýto prístupom preferujú mnohé renomované školy.
Köylüler daha yakın olduğu için 9 km olan stabilize yolu tercih etmektedirler.Pre dorastencov je pripravený kratší 5 kilometrový okruh.
Genç kültür de çınlayan plastik Swatch saatleri tercih etmektedirler.Kontserdikavades eelistatakse mängida valdavalt sümfoonilist puhkpillimuusikat.
Bazı aktrisler ise göğüslerini ön plana atmayı tercih etmektedir.Mõned loovisikud peavadki oma ettevõtlust pigem hobiks.