O tezi tercüme etmek için en azından üç güne ihtiyacım olacak.I'll need at least three days to translate that thesis.
Bu kitabı tercüme etmek için ne kadar süreye ihtiyacı var?How much time does she need to translate this book?
İnsanların söylemek istemediği şeyleri tercüme etmek faydasızdır.It's useless to translate things that people don't want to say.
Cümlelerinizi tercüme etmekten hoşlanıyorum.I like to translate your sentences.
İki anlamı olan bir kelimeyi, konuyla ilgisi olmayan anlamına uygun olarak tercüme etmek.To translate a word that has two meanings in the meaning that is totally against the context.
Onları sadece tercüme etmek değil ama yorumlamak için.Not just translate them, but interpret them.
Ardından da oğullarının tercüme etmek zorunda kaldığı soğuk sözcükleri duydular.And then they heard chilling words that their son had to translate.
İlkeleri tercüme etmekTranslating the principles
Diyelim ki İrlandaca için tercüme etmek istiyoruz:Let's say we want to translate for the Irish language:
Modern Yunanca kullanımında, feldmareşal rütbesini tercüme etmek için kullanıldı.In modern Greek usage, it has been used to translate the rank of field marshal.
Daha sonra bu verilerden gelen istatistiksel modeller, bu diller arasında tercüme etmek için kullanılır.Les modèles statistiques à partir de ces données servent ensuite à traduire les différentes langues.
Daha sonra bu verilerden gelen istatistiksel modeller, bu diller arasında tercüme etmek için kullanılır.I modelli statistici di questi dati vengono poi utilizzati per creare la traduzione.
İki anlamı olan bir kelimeyi, konuyla ilgisi olmayan anlamına uygun olarak tercüme etmek.Перевод слова, которое имеет два значения в том смысле, которое противоречит контексту.
Bu cümleyi tercüme etmek istemiyorum.Deze zin wil ik niet vertalen.
Bu cümleyi tercüme etmek istemiyorum.Ik wil deze zin niet vertalen.
Daha sonra bu verilerden gelen istatistiksel modeller, bu diller arasında tercüme etmek için kullanılır.Modele statystyczne z tych danych są następnie wykorzystywane do tłumaczenia między językami.
Daha sonra bu verilerden gelen istatistiksel modeller, bu diller arasında tercüme etmek için kullanılır.Statistiska modeller från alla data används sedan för att översätta mellan dessa språk.
Daha sonra bu verilerden gelen istatistiksel modeller, bu diller arasında tercüme etmek için kullanılır.Ezután a szövegből kinyert statisztikai modellek már használhatók a két nyelv közötti fordításhoz.
Daha sonra bu verilerden gelen istatistiksel modeller, bu diller arasında tercüme etmek için kullanılır.Statistiske modeller fra disse data bruges så til at oversætte mellem disse sprog.
Daha sonra bu verilerden gelen istatistiksel modeller, bu diller arasında tercüme etmek için kullanılır.Model statistik dari data ini kemudian digunakan untuk melakukan penerjemahan antar bahasa-bahasa tersebut.
Engelli bir kişiyi tercüme etmek konuşma dilinin tercümesinden farklıdır.Interpréter pour une personne handicapée est diffèrent de l’interprétation du langage parlé.
Engelli bir kişiyi tercüme etmek konuşma dilinin tercümesinden farklıdır.La interpretación para personas con discapacidad es distinta de la interpretación de lengua hablada.
Engelli bir kişiyi tercüme etmek konuşma dilinin tercümesinden farklıdır.Tolkning för en handikappad är inte det samma som språktolkning.
Engelli bir kişiyi tercüme etmek konuşma dilinin tercümesinden farklıdır.Vammaisen henkilön tulkkaus on eri asia kuin puhutun kielen tulkkaus.
Engelli bir kişiyi tercüme etmek konuşma dilinin tercümesinden farklıdır.Перевод для инвалидов отличается от обычного перевода устной речи.
Engelli bir kişiyi tercüme etmek konuşma dilinin tercümesinden farklıdır.针对残疾人的翻译与普通口译不同。下列情况中,您有权免费获得残疾人特殊翻译服务(tulkkauspalvelu):
Gerçekten teknolojiyi ve gelişmeyi tekrardan temiz bir şeye tercüme etmek, sanal bir olmayan bir kirlilik.동 유럽에서는 그당시 소비에트 연방에 의존하고 있었습니다.
Gerçekten teknolojiyi ve gelişmeyi tekrardan temiz bir şeye tercüme etmek, sanal bir olmayan bir kirlilik.בגרמניה המזרחית, בתקופת התלות שלה בגוש הסובייטי.
Gerçekten teknolojiyi ve gelişmeyi tekrardan temiz bir şeye tercüme etmek, sanal bir olmayan bir kirlilik.في ألمانيا الشرقية، في فترة إعتمادها على التكتل السوفيتي.
Gerçekten teknolojiyi ve gelişmeyi tekrardan temiz bir şeye tercüme etmek, sanal bir olmayan bir kirlilik.東ドイツで開発されました そして これらの技術を再び取り入れて とてもクリーンな技術を
İngilizce interneti Çinceye tercüme etmek için,영어를 중국어로 번역하려고 기다리고 있지요.
İngilizce interneti Çinceye tercüme etmek için,לתרגם את האינטרנט האנגלי לסינית,
İngilizce interneti Çinceye tercüme etmek için,ليترجموا الإنترنت من الإنجليزية إلى الصينية،
İngilizce interneti Çinceye tercüme etmek için,英語圏のYeeyanは、どこにあるのでしょうか?
Not:Bu ifadelerin çoğunu bütün ihtişamını yansıtacak bir şekilde tercüme etmek neredeyse imkansızdır.Примечание: практически невозможно сохранить всю соль этих реплик при переводе.
Onları sadece tercüme etmek değil ama yorumlamak için.Inte bara översätta dem, utan tolka dem.
Onları sadece tercüme etmek değil ama yorumlamak için.Không chỉ là truyền tải mà còn trình diễn
Onları sadece tercüme etmek değil ama yorumlamak için.단지 상대를 해석하는 것이아니라, 이해하기 위해서요
Onları sadece tercüme etmek değil ama yorumlamak için.Não só traduzi-las, mas interpretá-las.
Onları sadece tercüme etmek değil ama yorumlamak için.Ne je jenom překládat, ale interpretovat je.
Onları sadece tercüme etmek değil ama yorumlamak için.Nemcsak hogy lefordítsam, hanem hogy meg is értsem őket.
Onları sadece tercüme etmek değil ama yorumlamak için.Nielen prekladať, ale ich aj interpretovať.
Onları sadece tercüme etmek değil ama yorumlamak için.Niet gewoon hen vertalen, maar interpreteren.
Onları sadece tercüme etmek değil ama yorumlamak için.Non semplicemente tradurla, ma interpretarla.
Onları sadece tercüme etmek değil ama yorumlamak için.No sólo traducirlas, sino interpretarlas.
Onları sadece tercüme etmek değil ama yorumlamak için.Nu doar a-i auzi, ci a-i intelege.
Onları sadece tercüme etmek değil ama yorumlamak için.Pas seulement les traduire, mais les interpréter.
Onları sadece tercüme etmek değil ama yorumlamak için.Sie nicht einfach übersetzen, sondern sie zu interpretieren.
Onları sadece tercüme etmek değil ama yorumlamak için.Όχι απλά να μεταφράσω τη συμπεριφορά τους. Να τους ερμηνεύσω.
Onları sadece tercüme etmek değil ama yorumlamak için.Не просто да ги преведа, а да ги разтълкувам.
Onları sadece tercüme etmek değil ama yorumlamak için.Не просто перевести их, а интерпретировать.
Onları sadece tercüme etmek değil ama yorumlamak için.Не просто перекласти їх, а інтерпретувати.
Onları sadece tercüme etmek değil ama yorumlamak için.לא סתם לתרגם אותם, אלא לפרש אותם.
Onları sadece tercüme etmek değil ama yorumlamak için.ليس فقط الترجمة لهم، لكن الترجمة الفورية لهم.
Onları sadece tercüme etmek değil ama yorumlamak için.曲を数小節 弾いてみましょう
Ortaçağın bu kaynakları tercüme etmekle görevli bilginlerinin sorunu, şīn harfinin ve şeylan kelimesinin그런데 이런 책들을 번역하던 중세 스페인 학자들은 스페인어에는 "쉐"라는 말이 없기 때문에
Ortaçağın bu kaynakları tercüme etmekle görevli bilginlerinin sorunu, şīn harfinin ve şeylan kelimesininהבעיה שעמדה בפני החכמים הספרדים בימי הביניים שנדרשו לתרגם את החומרים הללו היתה שהאות "שין" והמילה "שאלאן"
Ortaçağın bu kaynakları tercüme etmekle görevli bilginlerinin sorunu, şīn harfinin ve şeylan kelimesininكانت المشكلة بالنسبة للعلماء الإسبان في العصور الوسطى الذين كلفوا بترجمة هذه المادة هي أن حرف الشين و كلمة شيء
Ortaçağın bu kaynakları tercüme etmekle görevli bilginlerinin sorunu, şīn harfinin ve şeylan kelimesinin中世スペインの学者達が 直面した問題は 文字「シィーン」や 単語 "shalan"を スペイン語にできないことでした 文字「シィーン」や 単語 "shalan"を スペイン語にできないことでした
Yeeyan da 150,000 insan sıraya girebilirler İngilizce interneti Çinceye tercüme etmek için,Jika Yeeyan mampu memiliki 150,000 anggota untuk menerjemahkan Bahasa Inggris ke Cina,