Ana içeriğe geç
Sözlük

terapisti ile cümle

terapisti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.אני קוראת לזה התמוטטות, המטפלת שלי קוראת לזה "התעוררות רוחנית".
Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.سميتها فشل ، طبيبي سماها صحوة روحية .
Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.開眼は挫折より響きがよいものですが
Kela psikoterapiyi destekleyebilir ama uygun terapisti sizin bulmanız gerekir.FPA kan betala ut understöd för psykoterapin, men du måste själv hitta en lämplig terapeut.
Kela psikoterapiyi destekleyebilir ama uygun terapisti sizin bulmanız gerekir.Kela voi tukea psykoterapiaa, mutta sinun täytyy etsiä itse sopiva terapeutti.
Kela psikoterapiyi destekleyebilir ama uygun terapisti sizin bulmanız gerekir.Kela 和当地政府提供。患有职业病或因意外事故残疾的人还可参加保险公司(vakuutusyhtiö)提供的康复疗养。Kela还提供心理治疗补贴, 但您需自己寻找心理治疗师。
Kela psikoterapiyi destekleyebilir ama uygun terapisti sizin bulmanız gerekir.من الممكن أن يدعم الكيلا العلاج النفسي، ولكنه يتوجب أن تقوم بنفسك بالبحث عن معالج مناسب.
Senin terapistin olmak istemezdim." gibiydi."Huh, en todellakaan haluaisi olla terapeuttinasi."
Senin terapistin olmak istemezdim." gibiydi.Ich würde nicht dein Therapeut sein wollen."
Senin terapistin olmak istemezdim." gibiydi.Já bych něchtěl být tvůj terapeut."
Senin terapistin olmak istemezdim." gibiydi.Jeg ville ikke være din terapeut."
Senin terapistin olmak istemezdim." gibiydi.Je n'aimerais pas être ton psychothérapeute."
Senin terapistin olmak istemezdim." gibiydi.Nechcel by som byť tvojím psychológom."
Senin terapistin olmak istemezdim." gibiydi.Nem szívesen lennék a pszichiátered."
Senin terapistin olmak istemezdim." gibiydi.Tôi không muốn là nhà trị liệu cho bạn."
Senin terapistin olmak istemezdim." gibiydi."Uh!
Senin terapistin olmak istemezdim." gibiydi."Vau. Ne bi želel biti tvoj terapevt."
Senin terapistin olmak istemezdim." gibiydi.Не хотелось бы мне оказаться не месте твоего психотерапевта".
Senin terapistin olmak istemezdim." gibiydi.Я б не хотів опинитись на місці твого психотерапевта".
Şimdiye kadar beyni etkilemenin üç yolu vardı: terapistin koltuğu, haplar ve bıçak.Có ba cách để làm ảnh hưởng đến não: giường của nhà trị liệu học, thuốc viên và con dao.
Şimdiye kadar beyni etkilemenin üç yolu vardı: terapistin koltuğu, haplar ve bıçak.Der har været tre måder at prøve at påvirke hjernen på: Terapeutens briks, piller og kniven.
Şimdiye kadar beyni etkilemenin üç yolu vardı: terapistin koltuğu, haplar ve bıçak.Det har funnits 3 sätt att försöka påverka hjärnan: terapeutens soffa, piller och skalpellen.
Şimdiye kadar beyni etkilemenin üç yolu vardı: terapistin koltuğu, haplar ve bıçak.Erau trei modalități prin care creierul putea fi impactat. canapeaua psihologului, pastile şi bisturiul.
Şimdiye kadar beyni etkilemenin üç yolu vardı: terapistin koltuğu, haplar ve bıçak.Er waren drie manieren om de hersenen te beïnvloeden: de sofa van de therapeut, pillen en de scalpel.
Şimdiye kadar beyni etkilemenin üç yolu vardı: terapistin koltuğu, haplar ve bıçak.Existovali tri spôsoby, ako ovplyniť mozog: pohovka u terapeuta, tabletky a nôž.
Şimdiye kadar beyni etkilemenin üç yolu vardı: terapistin koltuğu, haplar ve bıçak.Finora c'erano tre modi di intervenire sul cervello: l'analista, le pillole ed il bisturi.
Şimdiye kadar beyni etkilemenin üç yolu vardı: terapistin koltuğu, haplar ve bıçak.Három módon igyekeztek az agyat befolyásolni: pszichoterápiával, tablettákkal, és késsel.
Şimdiye kadar beyni etkilemenin üç yolu vardı: terapistin koltuğu, haplar ve bıçak.Havia três maneiras de tentar causar mudanças no cérebro: o divã do terapeuta, as pílulas e a faca.
Şimdiye kadar beyni etkilemenin üç yolu vardı: terapistin koltuğu, haplar ve bıçak.Il y avait 3 façons d'avoir un effet sur le cerveau la thérapie, les médicaments et le couteau.
Şimdiye kadar beyni etkilemenin üç yolu vardı: terapistin koltuğu, haplar ve bıçak.Jak dotąd, istniały trzy sposoby oddziaływania na mózg: kanapa terapeuty, pigułki i nóż.
Şimdiye kadar beyni etkilemenin üç yolu vardı: terapistin koltuğu, haplar ve bıçak.Jsou tři možnosti jak se pokusit ovlivnit mozek: teraupetova pohovka , prášky a nůž.
Şimdiye kadar beyni etkilemenin üç yolu vardı: terapistin koltuğu, haplar ve bıçak.뇌에 변화를 주는 기존의 방법에는 세 가지가 있습니다. 바로 정신 치료, 약물 복용, 그리고 병원에서의 수술입니다.
Şimdiye kadar beyni etkilemenin üç yolu vardı: terapistin koltuğu, haplar ve bıçak.Telah ada tiga cara untuk mencoba memberikan dampak pada otak: kursi terapis, pil-pil dan pisau.
Şimdiye kadar beyni etkilemenin üç yolu vardı: terapistin koltuğu, haplar ve bıçak.Було 3 способи вплинути на мозок: психотерапевт, таблетки та ніж.
Şimdiye kadar beyni etkilemenin üç yolu vardı: terapistin koltuğu, haplar ve bıçak.Досега имаше три начина за оказване на въздействие върху мозъка: диванът на терапевта, хапчетата и скалпелът.
Şimdiye kadar beyni etkilemenin üç yolu vardı: terapistin koltuğu, haplar ve bıçak.Раньше было только 3 способа попробовать воздействовать на мозг: кушетка психотерапевта, таблетки и нож.
Şimdiye kadar beyni etkilemenin üç yolu vardı: terapistin koltuğu, haplar ve bıçak.בעבר היו 3 דרכים לנסות להשפיע על המוח: ספת הטיפולים, תרופות וסכין המנתחים.
Şimdiye kadar beyni etkilemenin üç yolu vardı: terapistin koltuğu, haplar ve bıçak.كان هناك ثلاث طرق لمحاولة التأثير على المخ: ملمس الأريكة، الحبوب المعالجة، وسكيناً
Şimdiye kadar beyni etkilemenin üç yolu vardı: terapistin koltuğu, haplar ve bıçak.セラピストのソファと 薬 そしてナイフ これはもうすぐ4番目の方法になります
Ve oldu. Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.Y esto me llevó a lo que yo llamo un ataque de nervios y mi terapeuta llama un "despertar espiritual".
Yarın, Ken, Kanarya Adaları'na gidiyor olacak çünkü orada masaj terapisti olarak bir iş buldu.I morgen rejser Ken til de Kanariske øer, hvor han har fået et job som massageterapeut.
Yarın, Ken, Kanarya Adaları'na gidiyor olacak çünkü orada masaj terapisti olarak bir iş buldu.Jutro Ken wyjeżdża na Wyspy Kanaryjskie, gdzie dostał pracę masażysty.
Yarın, Ken, Kanarya Adaları'na gidiyor olacak çünkü orada masaj terapisti olarak bir iş buldu.Ken holnap elutazik a Kanári-szigetekre, ahol masszázsterapeutaként fog dolgozni.
Yarın, Ken, Kanarya Adaları'na gidiyor olacak çünkü orada masaj terapisti olarak bir iş buldu.Ken part demain pour les îles Canaries, où il a trouvé un job de massothérapeute.
Yarın, Ken, Kanarya Adaları'na gidiyor olacak çünkü orada masaj terapisti olarak bir iş buldu.Ken vertrekt morgen naar de Canarische eilanden, waar hij werk heeft gevonden als massagetherapeut.
Yarın, Ken, Kanarya Adaları'na gidiyor olacak çünkü orada masaj terapisti olarak bir iş buldu.랜디: 켄씨는 내일 카나리아 제도로 떠나요. 마사지 치료사로 일자리를 얻었거든요.
Yarın, Ken, Kanarya Adaları'na gidiyor olacak çünkü orada masaj terapisti olarak bir iş buldu.Morgen macht sich Ken zu den kanarischen Inseln auf. Er beginnt dort als Masseur.
Yarın, Ken, Kanarya Adaları'na gidiyor olacak çünkü orada masaj terapisti olarak bir iş buldu.Randy: Domani Ken parte per le Canarie, dove ha trovato un lavoro come massaggiatore.
Yarın, Ken, Kanarya Adaları'na gidiyor olacak çünkü orada masaj terapisti olarak bir iş buldu.Randy: Huomenna Ken lähtee Kanariansaarille. Hän sai sieltä hierojan töitä.
Yarın, Ken, Kanarya Adaları'na gidiyor olacak çünkü orada masaj terapisti olarak bir iş buldu.Randy: Imorgon åker Ken till Kanarieöarna där han har fått jobb som massage terapeut.
Yarın, Ken, Kanarya Adaları'na gidiyor olacak çünkü orada masaj terapisti olarak bir iş buldu.Randy: Zítra Ken odjíždí na Kanáry. Dostal tam práci jako masér.
Yarın, Ken, Kanarya Adaları'na gidiyor olacak çünkü orada masaj terapisti olarak bir iş buldu.Αύριο ο Κεν θα πάει στα Κανάρια νησιά, όπου βρήκε δουλειά ως μασέρ.
Yarın, Ken, Kanarya Adaları'na gidiyor olacak çünkü orada masaj terapisti olarak bir iş buldu.Рэнди: Завтра Кен едет на Канарские острова. Там ему предложили работу массажиста.
Yarın, Ken, Kanarya Adaları'na gidiyor olacak çünkü orada masaj terapisti olarak bir iş buldu.راندي: سينتقل كين غدًا إلى جزر الكناري، حيث حصل على وظيفة كمعالج تدليك.
Yarın, Ken, Kanarya Adaları'na gidiyor olacak çünkü orada masaj terapisti olarak bir iş buldu.向こうでマッサージセラピスト になる 俺はネブラスカに戻る
"Yoo. Senin terapistin olmak istemezdim." gibiydi. (Gülüşmeler)'Wauw, ik zou jouw therapeut niet willen zijn.'" (Gelach)
"Yoo. Senin terapistin olmak istemezdim." gibiydi.니 심리치료사가 불쌍하다."라고 말했으니까요.
"Yoo. Senin terapistin olmak istemezdim." gibiydi."Mmh, non vorrei essere il tuo terapeuta."
"Yoo. Senin terapistin olmak istemezdim." gibiydi.Não queria ser o teu terapeuta."
"Yoo. Senin terapistin olmak istemezdim." gibiydi."Uuuu, nie chciałbym być twoim terapeutą."
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod