terapi ile cümle

terapi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Ayrıca 16-25 yaşlarındaki gençlere müzik terapisi şeklinde de olabilir.Кроме того, для лиц в возрасте 16–25 лет могут быть организованы курсы музыкотерапии.
Ayrıca 16-25 yaşlarındaki gençlere müzik terapisi şeklinde de olabilir.بالإضافة إلى ذلك فإنه بالنسبة للشباب الذين تتراوح أعمارهم 16 - 25 سنة من الممكن أن يكون علاج بالموسيقى.
Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.Én összeomlásnak neveztem, a pszichiáterem meg spirituális ébredésnek hívja.
Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.Eu chamei-lhe esgotamento, mas a minha terapeuta chamou-lhe "despertar espiritual".
Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.Eu o numesc "cădere nervoasă", terapeutul meu "trezire spirituală".
Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.Ich nannte es einen Zusammenbruch, meine Therapeutin nannte es ein spirituelles Erwachen.
Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.Ik noem het een instorting, mijn therapeute noemde het een geestelijk ontwaken.
Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.Io lo chiamavo esaurimento, il mio analista lo chiama un risveglio spirituale.
Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.Jag kallade det för sammanbrott, min terapeut ser det som ett andligt uppvaknande.
Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.J'ai appelé ça une dépression, ma psychothérapeute appelle ça un éveil spirituel.
Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.Ja nazwałam to załamaniem, moja terapeutka określa to duchowym przebudzeniem.
Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.Ja som to nazvala zrútenie, moja psychologička to nazvala duchovné prebudenie.
Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.Já to nazvala kolapsem, můj terapeut duchovním probuzením.
Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.Jaz ga imenujem živčni zlom; moja terapevtka to imenuje duhovno prebujenje.
Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.Jeg kalder det et sammenbrud; min terapeut kalder det en åndelig opvågnen.
Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.저는 신경쇄약이라고 그랬지만 제 심리치료사는 '정신적인 각성'이라고 불렀죠.
Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.Saya anggap ini stres, terapis saya menyebutnya sebagai kebangkitan spiritual.
Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.Terapeuttini kutsuu sitä "henkiseksi heräämiseksi".
Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.Tôi gọi nó là suy sụp, nhà vật lý trị liệu của tôi gọi đó là sự thức tỉnh về mặt nhận thức.
Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.Εγώ το αποκάλεσα κατάρρευση, η θεραπεύτρια μου το αποκαλεί πνευματική αφύπνιση.
Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.Наричам го срив, моят терапевт го нарича духовно пробуждане.
Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.Я назвала це кризою, а мій психотерапевт називає це духовним пробудженням.
Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.Я назвала это кризисом, а мой психотерапевт называет это духовным пробуждением.
Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.אני קוראת לזה התמוטטות, המטפלת שלי קוראת לזה "התעוררות רוחנית".
Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.سميتها فشل ، طبيبي سماها صحوة روحية .
Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.開眼は挫折より響きがよいものですが
Bir gün tümör terapisi bunun gibi olacak.Asi que si alguna vez tienes que hacerte quimioterapia como esta rata, seguramente te guste eso.
Bir gün tümör terapisi bunun gibi olacak. Sadece tümör yok olacak.Eines Tages könnten sie eine Chemotherapie wie diese Ratte bekommen, die nur den Tumor direkt angreift.
Bir gün tümör terapisi bunun gibi olacak.Ако някой ден се лекувате с такава терапия, тя ще засегне само тумора.
Birincisi,hücresel terapiler.A primeira é a terapia celular.
Birincisi,hücresel terapiler.Az első a sejtterápia.
Birincisi,hücresel terapiler.Das erste ist die Zelltherapie.
Birincisi,hücresel terapiler.Đầu tiên phải kể đến các liệu pháp tế bào
Birincisi,hücresel terapiler.Den första är cellbehandlingar.
Birincisi,hücresel terapiler.Ensimmäinen on soluterapia.
Birincisi,hücresel terapiler.Het eerste gereedschap is cellulaire therapie.
Birincisi,hücresel terapiler.Il primo sono le terapie cellulari.
Birincisi,hücresel terapiler.첫 번째 것은 세포 치료법입니다.
Birincisi,hücresel terapiler.La primera es terapia celular.
Birincisi,hücresel terapiler.Le premier est la thérapie cellulaire.
Birincisi,hücresel terapiler.Pierwsze z nich to terapie komórkowe.
Birincisi,hücresel terapiler.Prvním nástrojem je buňková terapie.
Birincisi,hücresel terapiler.Prvým sú celulárne terapie.
Birincisi,hücresel terapiler.Terapiile celulare sunt primul dintre aceste instrumente.
Birincisi,hücresel terapiler.Το πρώτο είναι η κυτταρική θεραπεία.
Birincisi,hücresel terapiler.Первая - клеточная терапия.
Birincisi,hücresel terapiler.Първият са клетъчните терапии.
Birincisi,hücresel terapiler.הראשון הוא רפואה תאית
Birincisi,hücresel terapiler.الأداة الأولى هي العلاج الخلوي
Birincisi,hücresel terapiler.私たちは主に細胞の働きによって
Bir terapi seansından sonra, bir kadın bana gelipApós uma sessão de aconselhamento, uma mulher disse-me:
Bir terapi seansından sonra, bir kadın bana gelipAprès une consultation, une femme m'a dit :
Bir terapi seansından sonra, bir kadın bana gelipDespués de una sesión de orientación una mujer me dijo:
Bir terapi seansından sonra, bir kadın bana gelipDopo un incontro, una donna mi ha detto:
Bir terapi seansından sonra, bir kadın bana gelipDupă o şedinţă de consiliere, o femeie mi-a zis,
Bir terapi seansından sonra, bir kadın bana gelipEfter en consultation, sagde en kvinde til mig,
Bir terapi seansından sonra, bir kadın bana gelip상담 후, 한 여성이 저에게 말했습니다.
Bir terapi seansından sonra, bir kadın bana gelipNach einer Beratungssitzung sagte eine Frau zu mir:
Bir terapi seansından sonra, bir kadın bana gelipNa een raadpleging zei een vrouw me:
Bir terapi seansından sonra, bir kadın bana gelipNa závěr našeho sezení, mi jedna žena řekla:

İlgili Sayfalar