Polisler Sivas taraftarının tepkisini çekmemek için müdahalede bulunmadı.スコットランド警察はショーを中断させる措置は行わなかった。
Yoldan geçen biriyle karşılaştığında tepkisi通行人に会った際の行動
Ateşin tepkisi rüzgarın hızı, rüzgarın doğrultusu, yağmur ve bitkilerin türüne bağlıdır.火的特性依赖于风速、风向、降雨、植被类型等因素。
Jackson'ın hayranları ve arkadaşları buna tepkisiz kalmadı.杰克逊的家庭和密友前来瞻仰。
Ancak halk onlara taş atarak tepkisini gösterdi.但居民卻懼其毒性,不敢移除。
Süreya'nın tepkisi zaman zaman şiddete dönüşmüştür.有时候对峙会变得暴力。
Anafilaksi vücudun neredeyse her türlü yabancı maddeye karşı tepkisinden kaynaklanabilir.全身性过敏反应可以是身体对差不多任何异物所产生的反应。
Hükümetin bu tepkisini; “Bizi herhangi bir şarkıdan veya söylediğimiz belirli bir söz yüzünden hapsetmediler.因此明政府要求俺答「自當卑詞效款,或斬吾叛逆趙全等之首,盟誓於天」。
Jackson'ın hayranları ve arkadaşları buna tepkisiz kalmadı.잭슨의 팬들에게 잭슨의 형제는 이러한 일들 때문에 크게 비난당하고 있다.
Jackson'ın hayranları ve arkadaşları buna tepkisiz kalmadı.ארתור וחבריו סירבו לציית לכך.
Akut stres tepkisi kan akışını yükseltir ve hastayı tehlikeye sokar.תגובת חרדה חריפה מגבירה את קצב זרימת הדם ומסכנת את האדם.
Hükumetin tepkisi buna çok sert oldu.תגובת החרדים לפסק הדין הייתה קשה.
Pavlov bir süre sonra köpeğine et vermeyip sadece zil çalmıştır ve köpeği tekrar salya tepkisi vermiştir.בשלב השני פבלוב השמיע צלצול פעמון ורק לאחר מכן הגיש לכלבים את מזונם.
Anafilaksi vücudun neredeyse her türlü yabancı maddeye karşı tepkisinden kaynaklanabilir.Анафилаксията може да бъде причинена от реакцията на тялото към почти всяко чуждо вещество.
Londra'nın kazanmasına tepkisi: "Daha başka ne yapabilirdik bilmiyorum.След като домакинството бе дадено на Лондон, той горчиво казва "Не знам какво още можехме да направим.
Dindarların tepkisini azaltmak için Muhammediyye ismi eklendi.На него е наречено въстанието на Макавеите.
Kirişteki giriş uyarıcı yüktür ve çıkış tepkisi kirişteki dönüttür.Входа има ниско вътрешно съпротивление и входния сигнал е ток.
Komünistler bu ekonomik duruma karşı tepkisini ortaya koymaya başladı.Комунистите във Виетнам подготвят действия срещу тази политическа линия.
Bazı söz ve tavırları ulemanın ve tarikat şeyhlerinin tepkisini çekmiştir.Privlačnosti i Odbojnosti napravljene su kako bi olakšale (ili otežale) vezu.
Anafilaksi vücudun neredeyse her türlü yabancı maddeye karşı tepkisinden kaynaklanabilir.Anafilaksiju može prouzročiti reakcija tijela na gotovo svaku stranu tvar.
Yüksek oksidasyon etmenleri dışında oda sıcaklığında tepkisizdir.Na sobnoj temperaturi ne reagira s kisikom iz zraka.
Ancak kule, onu bir utanç lekesi olarak gören Paris halkının tepkisini de çekmiştir.Eiffelova veža narazila na odpor parížskeho obyvateľstva, ktoré ju považovalo za poškvrnu.
Yeni hükümetin giriştiği reformlar çok geçmeden tutucu çevrelerin tepkisine yol açtı.Novú kráľovnú čoskoro za neprimerané správanie sťali.
Tepkisini her zaman olduğu gibi sakarlığının yarattığı anarşi ile ortaya koyar.Výčitky smerovali, ako vždy, k zobrazeniu postáv.
Anafilaksi vücudun neredeyse her türlü yabancı maddeye karşı tepkisinden kaynaklanabilir.Anafilaksija se lahko pojavi kot odgovor na skoraj vse tuje snovi.
Bu doktorlar, Nijerya Hükümeti'ni ve Kızıl Haç'ı bu duruma açıkça tepkisiz kalması nedeniyle eleştirdiler.Zdravniki so javno kritizirali nigerijsko vlado in Rdeči Križ za njihovo domnevno vpletenost in sodelovanje.
Avusturya Hükümeti'nin tepkisi çok sert oldu.Odziv zahodne Evrope je bil ogromen.
Sovyet komutanının tepkisi alışılmadıktı.Odziv potrošnikov je bil nenavaden .
Bu nedenle zengin köylülerin kolektifleştirme hamlesine tepkisi tarımsal üretimi durdurmak oldu.Med tem je zaradi naraščajočega pritiska na kmete nastalo kmečko odporniško gibanje.
Eleştirmenlerin filme tepkisi genellikle ortalama ve olumlu arasındaydı.Kriitikud on filmi hinnanud üldiselt keskpäraseks või kergelt positiivseks.
Pavlov bir süre sonra köpeğine et vermeyip sadece zil çalmıştır ve köpeği tekrar salya tepkisi vermiştir.Oletagem, et Pavlov helistas koerale kella ja tuleks mõne tunni pärast tagasi, et anda koerale süüa.
Osmanlı toprağı olan Bosna'nın Avusturya-Macaristan tarafından işgali Rusya'nın tepkisiyle karşılaşmıştır.Serbia oli põhjas pettunud Bosnia liidendamisest Austria-Ungari poolt.
"Çok düzeyli Seçilim 1: Kantitatif Genetiğin Kalıtımı ve Seçilime Tepkisi"."Väga efektiivse inimese 7 harjumust: tagasipöördumine karakteri eetika juurde."
5 dakika boyunca, tepkisiz ve bu soru yağmuruna tutulmaktan bile daha kötü5분동안 아무 표정도 짓지 않아요. 이건 야유를 듣는 것보다 더 힘들어요.
5 dakika boyunca, tepkisiz ve bu soru yağmuruna tutulmaktan bile daha kötüCinci minute, nu primesc nimic. E chiar mai rău decât avalanşa de întrebări.
5 dakika boyunca, tepkisiz ve bu soru yağmuruna tutulmaktan bile daha kötüDat is erger dan bespot worden. Mensen haten dit.
5 dakika boyunca, tepkisiz ve bu soru yağmuruna tutulmaktan bile daha kötüDonc pendant 5 minutes, rien. C'est pire que d'être interrompu.
5 dakika boyunca, tepkisiz ve bu soru yağmuruna tutulmaktan bile daha kötüDurante 5 minutos, nada, e isso é pior do que ser-se interrogado publicamente.
5 dakika boyunca, tepkisiz ve bu soru yağmuruna tutulmaktan bile daha kötüDurante 5 minutos no pasa nada. Esto es peor que las interrupciones.
5 dakika boyunca, tepkisiz ve bu soru yağmuruna tutulmaktan bile daha kötüEi minkäänlaista palautetta -- pahempaa kuin tulla keskeytetyksi ikävillä kommenteilla.
5 dakika boyunca, tepkisiz ve bu soru yağmuruna tutulmaktan bile daha kötüFünf Minuten lang nichts. Das ist schlimmer, als in die Zange genommen zu werden.
5 dakika boyunca, tepkisiz ve bu soru yağmuruna tutulmaktan bile daha kötüJadi selama lima menit, tidak ada apa-apa, dan ini lebih buruk daripada dicela.
5 dakika boyunca, tepkisiz ve bu soru yağmuruna tutulmaktan bile daha kötüNic, przez 5 minut nic - to gorsze niż gdyby nas zakrzykiwał.
5 dakika boyunca, tepkisiz ve bu soru yağmuruna tutulmaktan bile daha kötüPäť minút vôbec nič a to je ešte horšie, ako keď vás prerušujú.
5 dakika boyunca, tepkisiz ve bu soru yağmuruna tutulmaktan bile daha kötüPer cinque minuti, niente, ed è peggio che essere interrotti.
5 dakika boyunca, tepkisiz ve bu soru yağmuruna tutulmaktan bile daha kötüPět minut vůbec nic, to je horší než, když vás provokují.
5 dakika boyunca, tepkisiz ve bu soru yağmuruna tutulmaktan bile daha kötüSå i fem minuter; ingenting, och det är värre än att bli häcklad. Människor hatar det.
5 dakika boyunca, tepkisiz ve bu soru yağmuruna tutulmaktan bile daha kötüSå i fem minutter, intet, og det er værre end at blive råbt af.
5 dakika boyunca, tepkisiz ve bu soru yağmuruna tutulmaktan bile daha kötüTrajalo je pet minut in to je huje, kot če bi vas prekinjali.
5 dakika boyunca, tepkisiz ve bu soru yağmuruna tutulmaktan bile daha kötüTrong cả 5 phút, không gì cả, và điều này còn tồi tệ hơn cả bị hạch sách.
5 dakika boyunca, tepkisiz ve bu soru yağmuruna tutulmaktan bile daha kötüÚgyhogy öt percen át semmi, és ez rosszabb még annál is, mintha vallatnának!
5 dakika boyunca, tepkisiz ve bu soru yağmuruna tutulmaktan bile daha kötüΕπί πέντε λεπτά δεν αποκαλύπτει τίποτα κι αυτό είναι χειρότερο κι από το να σε διακόπτουν.
5 dakika boyunca, tepkisiz ve bu soru yağmuruna tutulmaktan bile daha kötüЗа пет минути, нищо и това е по-лошо от това да ви бъдат задавани неудобни въпроси.
5 dakika boyunca, tepkisiz ve bu soru yağmuruna tutulmaktan bile daha kötüЗа п"ять хвилин жодної емоції, і це гірше, ніж якби вас закидали питаннями.
5 dakika boyunca, tepkisiz ve bu soru yağmuruna tutulmaktan bile daha kötüНикаких эмоций все 5 минут. Это хуже любых каверзных вопросов.
5 dakika boyunca, tepkisiz ve bu soru yağmuruna tutulmaktan bile daha kötüכך במשך 5 דקות, שום דבר, שזה יותר גרוע מאשר שקוטעים אותך באמצע.
5 dakika boyunca, tepkisiz ve bu soru yağmuruna tutulmaktan bile daha kötüإذا هكذا لمدة خمسة دقائق، لا شيء، وهذا أسوأ من أن يتم مقاطعتك بالكلام
5 dakika boyunca, tepkisiz ve bu soru yağmuruna tutulmaktan bile daha kötüみんなこれを嫌います マリアンヌ・ラフランスが言うところの
ABD'de bir Afrikalı olarak yıllar geçirdikten sonra, oda arkadaşımın bana olan tepkisini anlamaya başladım.Dzięki latach spędzonych w USA jako Afrykanka zaczęłam rozumieć reakcję mojej współlokatorki.
ABD'de bir Afrikalı olarak yıllar geçirdikten sonra, oda arkadaşımın bana olan tepkisini anlamaya başladım.한 사람의 아프리카인으로 미국에서 몇 년을 지낸 후 저는 그 룸메이트의 반응을 이해하게 되었습니다