Anafilaksi vücudun neredeyse her türlü yabancı maddeye karşı tepkisinden kaynaklanabilir.Przyczyną anafilaksji może być reakcja organizmu na niemal każdą obcą substancję.
Savundukları akılcı görüş, imanı akıldan üstün sayan, İslâm âlimlerinin tepkisiyle karşılaşmıştır.Świątynia otrzymała wezwanie Najświętszej Maryi Panny Wspomożenia Wiernych.
Filistinlilerin tepkisi karışık oldu.Filipińczycy czuli się zdradzeni.
Ancak Pers tepkisi şiddetli oldu.Bardzo ostro zareagowała aliancka prasa.
Aslında şokta olan Ted, tepkisini dışa vuramaz.George, wyraźnie wstrząśnięty, nie odpowiada.
Hayranların tepkisinden dolayı kötü karaktere geçiş yaptı.Jego postawa wzbudziła podziw oprawców.
Bu yaşanan olay kilise yanlıların olumlu tepkisiyle sonuçlanmıştır.Dzisiejszy wygląd kościoła to efekt tej rekonstrukcji.
Avusturya Hükümeti'nin tepkisi çok sert oldu.Przerażone buntem władze austriackie zareagowały bardzo szybko.
Hükumetin tepkisi buna çok sert oldu.Odpowiedź władz była niezwykle brutalna.
Saharov'un bu etkinlikleri ve daha sonraki yazıları, Sovyet yönetiminin tepkisini çekti.Wnioski raportu i jego późniejsze konsekwencje wzmocniły arabskich ekstremistów.
Bu doktorlar, Nijerya Hükümeti'ni ve Kızıl Haç'ı bu duruma açıkça tepkisiz kalması nedeniyle eleştirdiler.Läkarna kritiserade offentligt Nigerias regering och Röda Korset för deras synbart medskyldiga beteende.
Anafilaksi vücudun neredeyse her türlü yabancı maddeye karşı tepkisinden kaynaklanabilir.Anafylaxi kan orsakas till följd av ett immunologiskt svar på så gott som alla främmande ämnen.
Jackson'ın hayranları ve arkadaşları buna tepkisiz kalmadı.Det är inte bara Arthurs allierade och vänner som har återvänt från de döda.
Anafilaksi vücudun neredeyse her türlü yabancı maddeye karşı tepkisinden kaynaklanabilir.Анафілаксія може бути реакцією у відповідь на майже будь-яку чужорідну речовину.
Dördüncü nesil iPad'in ses kayıttan gösterimi 20 Hz ila 20.000 Hz arasında bir frekans tepkisine sahiptir.Відтворення аудіо четвертого покоління iPad має частотну характеристику від 20Гц до 20000 Гц.
Ancak Pers Sarayı'nın tepkisi son derece saldırgan olmuştur.Але, насправді побудова Палацу піонерів стала довгобудом.
Anafilaksi vücudun neredeyse her türlü yabancı maddeye karşı tepkisinden kaynaklanabilir.K anafylaktickému šoku může dojít v reakci na téměř jakoukoli cizí látku.
Buna Puccini'nin tepkisi, eserde bu sıra revizyonlar yapmak oldu.Proto se Puccini pustil do jejího přepracování.
Övgü ya da eleştiriler karşısında tepkisiz kalırlar.Na kritiku reagují lhostejností nebo hněvem.
Avusturya Hükümeti'nin tepkisi çok sert oldu.Odpověď belgické vlády byla zcela vlažná.
Anafilaksi vücudun neredeyse her türlü yabancı maddeye karşı tepkisinden kaynaklanabilir.Anafilaxia poate fi cauzată de reacția organismului față de aproape orice substanță străină.
Hükumetin tepkisi buna çok sert oldu.Răspunsul președintelui a fost violent.
Ancak Pers Sarayı'nın tepkisi son derece saldırgan olmuştur.Vestea căderii Alamoului a avut, însă, efect total opus.
Bu durum karşısında hükümet, buna tepki göstermiş bu da hükümetin tepkisine neden olmuştur.Măsurile luate au avut, astfel, un efect contrar celui pe care îl urmărise regele.
Anafilaksi vücudun neredeyse her türlü yabancı maddeye karşı tepkisinden kaynaklanabilir.Anafilaxiát idézhet elő a test válaszreakciója szinte bármely idegen anyagra.
Webber yarıştan sonra telsizden: "İkinci pilot için fena değil." diyerek tepkisini ortaya koydu.A győzelme után rádión azt mondta csapatának: "nem is rossz egy második számú pilótától".
Ancak bu usul, Trabzon halkının tepkisi nedeniyle çok uzun sürmedi.Ez alapján már nem kellett sokat várni arra, hogy megláthassuk Tuxot.
Bu durum karşısında hükümet, buna tepki göstermiş bu da hükümetin tepkisine neden olmuştur.Syykin oli sama, protesti hallitusta vastaan.
StarForce'un Tepkisi..Prescottin uudet käskyt).
Bu da, Al-Mg Tweeter'ın frekans tepkisinin 28 kHz'e yükseltilmesini sağladı.Ως αποτέλεσμα, η απόκριση του tweeter επεκτείνεται πάνω από τα 28 kHz.
Benim konsantremi bozuyorsun." sözleri, kaymakamın tepkisini çekti.«Δε στο είπα πως θα μου σπάσεις το πόδι;» αρκέστηκε να πει ο Επίκτητος.
Anafilaksi vücudun neredeyse her türlü yabancı maddeye karşı tepkisinden kaynaklanabilir.Η αναφυλαξία μπορεί να προκληθεί από την αντίδραση του σώματος σε σχεδόν οποιαδήποτε ξένη ουσία.
Hükumetin tepkisi buna çok sert oldu.Γι' αυτό και οι αντιδράσεις απέναντί του ήταν τόσο έντονες.
Almanya'nın buna tepkisi büyükelçi aracılığıyla nota vermek oldu.Αυτό το μήνυμα απεστάλη στον Γερμανό πρέσβη.
Bu doktorlar, Nijerya Hükümeti'ni ve Kızıl Haç'ı bu duruma açıkça tepkisiz kalması nedeniyle eleştirdiler.Doktorerne kritiserede offentligt Nigerias regering og Røde Kors for deres tilsyneladende eftergivende adfærd.
Adet döngüsünün iki farklı evresinde kadınlardaki korku tepkisi incelenmiştir.Der er også blevet undersøgt frygtrespons hos kvinder i de to forskellige faser af menstruationscyklussen.
Tek büyük Alman tepkisi, 15 Ocak'ta gerçekleşti.Den tyske offensiv gik i stå den 25. januar.
Ancak Pers tepkisi şiddetli oldu.Pressen fulgte sagen intenst.
Müttefik kuvvetlerinin ilk tepkisi kuzeye, Belçika ve Hollanda topraklarına doğru ilerlemek olmuştu.De var de første allierede tropper som gik ind i Belgien og Holland.
Övgü ya da eleştiriler karşısında tepkisiz kalırlar.Verken ros eller kritikk synes å påvirke dem.
Filistinlilerin tepkisi karışık oldu.Palestinernes reaksjon på Oslo-avtalen var blandet.
Buna Puccini'nin tepkisi, eserde bu sıra revizyonlar yapmak oldu.Den prøyssiske hæren var på denne tiden midt i en reorganisering.
Oysa Hitler'in tepkisiyle girişim başarısız olmuştur.Reaksjonen i Hitlers omgivelser var preget av skuffelse.
Mihail'ın ilk tepkisi Armeniakon ordusunun Thomas'a saldırma emrini vermesi oldu.Tanggapan pertama Mikhael adalah memerintahkan pasukan Armenia untuk menyerang Tomaž.
Anafilaksi vücudun neredeyse her türlü yabancı maddeye karşı tepkisinden kaynaklanabilir.Anafilaksis dapat disebabkan oleh respons tubuh terhadap hampir semua senyawa asing.
Denetleyicinin tepkisi hatanın denetlenerek yanıtlanması olarak tarif edilebilir.Orde reaksi hanya bisa ditentukan lewat percobaan.
Oysa Hitler'in tepkisiyle girişim başarısız olmuştur.Meskipun begitu, popularitas Hitler tidak terganggu.
StarForce'un Tepkisi..Dalam menanggapi komentar Voltaire ...
Protestocular polisin sert tepkisiyle dağıtılmak istendi.Demonstrasi disikapi dengan represif oleh aparat.
Filistinlilerin tepkisi karışık oldu.Philippines quá ca ngợi sự sụp đổ.
Ancak Pers tepkisi şiddetli oldu.Báo chí đã phản ứng phẫn nộ.
Jefferson'un tek tepkisi 'yürekten, net bir kahkaha idi'.ジェファーソンの唯一の反応は心から明るく笑うことだった」と言っている。
Jackson'ın hayranları ve arkadaşları buna tepkisiz kalmadı.キャプテン・ジャックとその仲間は疑いようもなく敵対的だった。
Çocuğun sese karşı olan tepkisi azalır.息子の反抗が弱点。
Mihail'ın ilk tepkisi Armeniakon ordusunun Thomas'a saldırma emrini vermesi oldu.ミカエル2世の最初の対応はテマ・アルメニアコイの軍にトマスを攻撃するよう命じることであった。
Benim konsantremi bozuyorsun." sözleri, kaymakamın tepkisini çekti.私をバカにしているの?」と怒りの声をぶつけた。
Övgü ya da eleştiriler karşısında tepkisiz kalırlar.芯が強く、批判にも動じない反面、褒められるのが苦手。
Okuyucunun hikâyeye tepkisini önceden tahmin eden bir hikâye.この本は私が見てきた歴史を強調した1ピースである。
Bu onları daimi bitkisel hayata benzer bir şekilde tamamen tepkisiz bırakmaktadır.今作も相変わらず不死身の変態集団でエロに命を全て賭ける。
Örnek olarak: Babasına kızan bir gencin, tepkisini babasına değil de kardeşine bağırması.怒った頼朝は宗親を呼び出して叱責し、宗親の髻を切って辱めた。