Tepeye çıkıyorlar, diyelim o noktada bir miktar yaprak var.Arrivé en haut, imaginons qu'il y ait des feuilles.
Tepeye çıkıyorlar, diyelim o noktada bir miktar yaprak var.Ipotizziamo che arrivino in cima e ci siano delle foglie.
Tepeye çıkıyorlar, diyelim o noktada bir miktar yaprak var.꼭대기에 올라갔을 때 이를테면 나뭇잎 같은 것이 있는 거지.
Tepeye çıkıyorlar, diyelim o noktada bir miktar yaprak var.Og så når de toppen, og lad os sige at der er nogle blade der.
Tepeye çıkıyorlar, diyelim o noktada bir miktar yaprak var.Şi ajung în vârf şi să spunem că sunt ceva frunze acolo.
Tepeye çıkıyorlar, diyelim o noktada bir miktar yaprak var.Und wenn sie oben ankommen, sind, sagen wir einmal, Blätter dort.
Tepeye çıkıyorlar, diyelim o noktada bir miktar yaprak var.Và rồi chúng tới đỉnh cao nhất, và cứ coi như là có vài chiếc lá ở đó.
Tepeye çıkıyorlar, diyelim o noktada bir miktar yaprak var.Wchodzi na szczyt z liśćmi.
Tepeye çıkıyorlar, diyelim o noktada bir miktar yaprak var.Y llegan al tope y digamos que hay algunas hojas allí.
Tepeye çıkıyorlar, diyelim o noktada bir miktar yaprak var.Ze bereiken de top en laten we zeggen dat er daar bladeren zijn.
Tepeye çıkıyorlar, diyelim o noktada bir miktar yaprak var.Добираются до верха и, допустим, там есть листва.
Tepeye çıkıyorlar, diyelim o noktada bir miktar yaprak var.Стигат върха и нека предположим, че има листа там.
Tepeye çıkıyorlar, diyelim o noktada bir miktar yaprak var.הן מגיעות לצמרת, ונניח שיש שם כמה עלים.
Tepeye çıkıyorlar, diyelim o noktada bir miktar yaprak var.ويصلون إلى القمة ولنفترض أن هناك ورقة
Tepeye çıkıyorlar, diyelim o noktada bir miktar yaprak var.そして葉っぱの裏を登っていて風に吹かれたり
Tepeye kadar tırmanıyor ve düşüyor, tırmanıyor, düşüyor, tırmanıyor -- çimin tam ucunda kalmaya çalışıyor.Felmászik a tetejére, és leesik, és felmászik, leesik, felmászik.. próbál a fűszál tetején maradni.
Tepeye kadar tırmanıyor ve düşüyor, tırmanıyor, düşüyor, tırmanıyor -- çimin tam ucunda kalmaya çalışıyor.풀잎 끝에 올라갔다가 떨어지고, 올라갔다 떨어지길 반복합니다. 풀잎 끝에 계속 매달려 있으려 하죠.
Tepeye kadar tırmanıyor ve düşüyor, tırmanıyor, düşüyor, tırmanıyor -- çimin tam ucunda kalmaya çalışıyor.Sale fino in cima e poi cade, poi risale, poi ricade, poi risale cercando di stare in cima al filo d'erba.
Tepeye kadar tırmanıyor ve düşüyor, tırmanıyor, düşüyor, tırmanıyor -- çimin tam ucunda kalmaya çalışıyor.Sobe até ao cimo e cai. Volta a subir e cai, e sobe outra vez... tentando ficar no topo da erva.
Tepeye kadar tırmanıyor ve düşüyor, tırmanıyor, düşüyor, tırmanıyor -- çimin tam ucunda kalmaya çalışıyor.Spleza na vrh in pade, in spet spleza, in pade, in spleza -- poizkuša obstati na samem vrhu trave.
Tepeye kadar tırmanıyor ve düşüyor, tırmanıyor, düşüyor, tırmanıyor -- çimin tam ucunda kalmaya çalışıyor.Sube hasta arriba y se cae, y sube y se cae y sube -- tratando de quedarse en la cima de la brizna de hierba.
Tepeye kadar tırmanıyor ve düşüyor, tırmanıyor, düşüyor, tırmanıyor -- çimin tam ucunda kalmaya çalışıyor.Vyleze nahoru, a spadne, vyleze, spadne, vyleze ... snaží se být úplně na vrcholu toho listu.
Tepeye kadar tırmanıyor ve düşüyor, tırmanıyor, düşüyor, tırmanıyor -- çimin tam ucunda kalmaya çalışıyor.Wspina się na szczyt i spada, wspina się i spada i wspina się -- próbując pozostać na samym szczycie źdźbła.
Tepeye kadar tırmanıyor ve düşüyor, tırmanıyor, düşüyor, tırmanıyor -- çimin tam ucunda kalmaya çalışıyor.היא מטפסת עד לקצה, ונופלת, והיא מטפסת ונופלת, והיא מטפסת - ומנסה להישאר ממש על קצה עלה העשב.
Tepeye kadar tırmanıyor ve düşüyor, tırmanıyor, düşüyor, tırmanıyor -- çimin tam ucunda kalmaya çalışıyor.تتسلق أعلى الورقة وتسقط.. وتتسلق وتسقط وتتسلق .. محاولةً البقاء في قمة الورقة.
Tepeye kadar tırmanıyor ve düşüyor, tırmanıyor, düşüyor, tırmanıyor -- çimin tam ucunda kalmaya çalışıyor.這い上がって落ち また這い上がり 葉の頂上に留まろうとします いったい このアリは何をしているんだ?何の役割があるんだ?
Tepeye tam vardım derken, kaya tekrar aşağı doğru yuvarlanıyor ve Sisifos yeniden çıkarıyordu.A když byl téměř u konce, kámen se svalil, takže musel začít znova.
Tepeye varınca Gehazi eşyaları ellerinden alıp eve koydu, adamları da geri gönderdi.A když přišel na vrch, vzal to z rukou jejich, a složil v jednom domě, propustiv muže ty, kteřížto odešli.
Tepeye varınca Gehazi eşyaları ellerinden alıp eve koydu, adamları da geri gönderdi.A keď prišiel na vŕšok, vzal z ich ruky a složil to v nejakom dome a prepustil mužov, a išli.
Tepeye varınca Gehazi eşyaları ellerinden alıp eve koydu, adamları da geri gönderdi.A przyszedłszy na pagórek, wziął to z ręki ich, i złożył w niektórym domu, a męże one odprawił, i odeszli.
Tepeye varınca Gehazi eşyaları ellerinden alıp eve koydu, adamları da geri gönderdi.De mikor a dombhoz ért, elvette tõlök azokat, és elrejté egy házban, és elbocsátá a férfiakat, és elmenének.
Tepeye varınca Gehazi eşyaları ellerinden alıp eve koydu, adamları da geri gönderdi.In ko pride do hriba, vzame to iz njunih rok in odloži v hišo; potem odpusti moža, in sta odšla.
Tepeye varınca Gehazi eşyaları ellerinden alıp eve koydu, adamları da geri gönderdi.언덕에 이르러는 게하시가 그 물건을 두 사환의 손에서 취하여 집에 감추고 저희를 보내어 가게 한 후
Tepeye varınca Gehazi eşyaları ellerinden alıp eve koydu, adamları da geri gönderdi.Lúc đã đến trên gò, Ghê-ha-xi lấy các bao khỏi tay hai đầy tớ, và để trong nhà mình, đoạn cho họ đi trở về.
Tepeye varınca Gehazi eşyaları ellerinden alıp eve koydu, adamları da geri gönderdi.Men da de kom til Højen, tog han Pengene fra dem, gemte dem i Huset og lod Mændene gå.
Tepeye varınca Gehazi eşyaları ellerinden alıp eve koydu, adamları da geri gönderdi.И когато стигна до хълма, взе ги от ръцете им та ги скри в къщата; и отпусна човеците, та си отидоха.
Tepeye varınca Gehazi eşyaları ellerinden alıp eve koydu, adamları da geri gönderdi.Когда он пришел к холму, то взял из рук их и спрятал дома. И отпустил людей, и они ушли.
Tepeye varınca Gehazi eşyaları ellerinden alıp eve koydu, adamları da geri gönderdi.ויבא אל העפל ויקח מידם ויפקד בבית וישלח את האנשים וילכו׃
Tepeye varınca Gehazi eşyaları ellerinden alıp eve koydu, adamları da geri gönderdi.ولما وصل الى الاكمة اخذها من ايديهما واودعها في البيت واطلق الرجلين فانطلقا.
Tepeye varınca Gehazi eşyaları ellerinden alıp eve koydu, adamları da geri gönderdi.到 了 山 岡 、 基 哈 西 從 他 們 手 中 接 過 來 、 放 在 屋 裡 、 打 發 他 們 回 去
Tepeye varınca Gehazi eşyaları ellerinden alıp eve koydu, adamları da geri gönderdi.到了 山岡 、 基哈西從 他 們 手中 接 過來 、 放在 屋裡 、 打發 他 們 回去
Top, en tepeye çıktığında bir an için hareketsiz kalır ve aşağı inmeye başlar.A potom se postupně zpomaluje, až je na chvíli nehybný, pak se vrací zpět dolů.
Top, en tepeye çıktığında bir an için hareketsiz kalır ve aşağı inmeye başlar.공이 던져지는 그 순간에는
Top, en tepeye çıktığında bir an için hareketsiz kalır ve aşağı inmeye başlar.עד להגעתו מעלה, הוא מגיע לסוג של
Top, en tepeye çıktığında bir an için hareketsiz kalır ve aşağı inmeye başlar.ستذهب، بهذا الشكل
Ve siz en tepeye çıkıyorsunuz.A je to nasycené.
Ve siz en tepeye çıkıyorsunuz.E non reggono i picchi di richiesta.
Ve siz en tepeye çıkıyorsunuz.En zo zit je aan je top.
Ve siz en tepeye çıkıyorsunuz.És a csúcson vannak.
Ve siz en tepeye çıkıyorsunuz.I osiągamy szczyt.
Ve siz en tepeye çıkıyorsunuz.최고치를 넘어서 버렸죠.
Ve siz en tepeye çıkıyorsunuz.Och du har nått toppen.
Ve siz en tepeye çıkıyorsunuz.Og de topper.
Ve siz en tepeye çıkıyorsunuz.On arrive aux limites.
Ve siz en tepeye çıkıyorsunuz.Şi ajungi la maxim.
Ve siz en tepeye çıkıyorsunuz.Und der Gipfel ist überschritten.
Ve siz en tepeye çıkıyorsunuz.Và lưu lượng sử dụng đạt đỉnh.
Ve siz en tepeye çıkıyorsunuz.Ξεπερνούν τα όρια.
Ve siz en tepeye çıkıyorsunuz.И се стига пик.
Ve siz en tepeye çıkıyorsunuz.והגעת לשיא.