Yığının tepesine ulaştıklarında, çocuklardan biri şortunu indiriyor, çömeliyor ve kakasını yapıyordu.Une fois en haut du tas, l'un des garçons a baissé son short, s'est accroupi, et a déféqué.
Yığının tepesine ulaştıklarında, çocuklardan biri şortunu indiriyor, çömeliyor ve kakasını yapıyordu.На вершине кучи один из мальчиков опустил шорты, присел на корточки и испражнился.
Yığının tepesine ulaştıklarında, çocuklardan biri şortunu indiriyor, çömeliyor ve kakasını yapıyordu.Щом се изкачи на купчината, едното от момчетата свали шортите си, клекна и дефекира.
Yığının tepesine ulaştıklarında, çocuklardan biri şortunu indiriyor, çömeliyor ve kakasını yapıyordu.ברגע שהיו בראש הערמה, אחד הילדים הנמיך את מכנסיו, התכופף, והטיל את צואתו.
Yığının tepesine ulaştıklarında, çocuklardan biri şortunu indiriyor, çömeliyor ve kakasını yapıyordu.وعند قمة الكومة ، خفض أحد الولدين سرواله ، جلس القرفصاء ، ثم تغوط.
Yığının tepesine ulaştıklarında, çocuklardan biri şortunu indiriyor, çömeliyor ve kakasını yapıyordu.かがみ込んで排便したのです 旺盛なハエが足の周りを飛び回る
Yotam RABbin Tapınağının Yukarı Kapısını onardı. Ofel Tepesindeki surun üzerinde de birçok iş yaptı.Det var ham, der opførte Øvreporten i HERRENs Hus, og desuden byggede han meget på Ofels Mur.
Yotam RABbin Tapınağının Yukarı Kapısını onardı. Ofel Tepesindeki surun üzerinde de birçok iş yaptı.Egli restaurò la porta Superiore del tempio; lavorò molto anche per le mura dell'Ofel
Yotam RABbin Tapınağının Yukarı Kapısını onardı. Ofel Tepesindeki surun üzerinde de birçok iş yaptı.Ele construiu a porta superior da casa do Senhor, e edificou extensivamente sobre o muro de Ofel.
Yotam RABbin Tapınağının Yukarı Kapısını onardı. Ofel Tepesindeki surun üzerinde de birçok iş yaptı.Er baute das obere Tor am Hause des HERRN, und an der Mauer des Ophel baute er viel,
Yotam RABbin Tapınağının Yukarı Kapısını onardı. Ofel Tepesindeki surun üzerinde de birçok iş yaptı.Han byggde Övre porten till HERRENS hus, och på Ofelmuren utförde han stora byggnadsarbeten.
Yotam RABbin Tapınağının Yukarı Kapısını onardı. Ofel Tepesindeki surun üzerinde de birçok iş yaptı.Han bygget den øvre port til Herrens hus, og på Ofel-muren bygget han meget.
Yotam RABbin Tapınağının Yukarı Kapısını onardı. Ofel Tepesindeki surun üzerinde de birçok iş yaptı.Hän rakennutti Yläportin Herran temppeliin ja rakennutti paljon Oofelin muuria.
Yotam RABbin Tapınağının Yukarı Kapısını onardı. Ofel Tepesindeki surun üzerinde de birçok iş yaptı.Iotam a zidit poarta de sus a Casei Domnului, şi a făcut multe clădiri pe zidurile depe deal.
Yotam RABbin Tapınağının Yukarı Kapısını onardı. Ofel Tepesindeki surun üzerinde de birçok iş yaptı.Jotam edificó la puerta superior de la casa de Jehovah e hizo muchas edificaciones en la muralla del Ofel
Yotam RABbin Tapınağının Yukarı Kapısını onardı. Ofel Tepesindeki surun üzerinde de birçok iş yaptı.저가 여호와의 전 윗문을 건축하고 또 오벨성을 많이 증축하고
Yotam RABbin Tapınağının Yukarı Kapısını onardı. Ofel Tepesindeki surun üzerinde de birçok iş yaptı.Người xây cửa trên của đền Ðức Giê-hô-va, và xây nhiều trên tường thành Ô-phên.
Yotam RABbin Tapınağının Yukarı Kapısını onardı. Ofel Tepesindeki surun üzerinde de birçok iş yaptı.Người xây cửa trên của đền Ðức_Giê - hô-va , và xây nhiều trên tường thành Ô - phên .
Yotam RABbin Tapınağının Yukarı Kapısını onardı. Ofel Tepesindeki surun üzerinde de birçok iş yaptı.Õ építé meg az Úr házának felsõ kapuját; a vár kõfalán is sokat építe.
Yotam RABbin Tapınağının Yukarı Kapısını onardı. Ofel Tepesindeki surun üzerinde de birçok iş yaptı.On je sezidal gorenja vrata pri hiši GOSPODOVI, tudi na zidu Ofelovem je zidal veliko.
Yotam RABbin Tapınağının Yukarı Kapısını onardı. Ofel Tepesindeki surun üzerinde de birçok iş yaptı.On ustavěl bránu domu Hospodinova hořejší, a na zdi Ofel mnoho stavěl.
Yotam RABbin Tapınağının Yukarı Kapısını onardı. Ofel Tepesindeki surun üzerinde de birçok iş yaptı.On vystavil hornú bránu domu Hospodinovho i na múre Ofela staväl mnoho.
Yotam RABbin Tapınağının Yukarı Kapısını onardı. Ofel Tepesindeki surun üzerinde de birçok iş yaptı.Ουτος ωκοδομησε την υψηλην πυλην του οικου του Κυριου και επι του τειχους του Οφηλ ωκοδομησε πολλα.
Yotam RABbin Tapınağının Yukarı Kapısını onardı. Ofel Tepesindeki surun üzerinde de birçok iş yaptı.Он построил верхние ворота дома Господня, и многое построил на стене Офела;
Yotam RABbin Tapınağının Yukarı Kapısını onardı. Ofel Tepesindeki surun üzerinde de birçok iş yaptı.Той построи горната порта на Господния дом и съгради много върху стената на Офил.
Yotam RABbin Tapınağının Yukarı Kapısını onardı. Ofel Tepesindeki surun üzerinde de birçok iş yaptı.הוא בנה את שער בית יהוה העליון ובחומת העפל בנה לרב׃
Yotam RABbin Tapınağının Yukarı Kapısını onardı. Ofel Tepesindeki surun üzerinde de birçok iş yaptı.هو بنى الباب الاعلى لبيت الرب وبنى كثيرا على سور الاكمة.
Yotam RABbin Tapınağının Yukarı Kapısını onardı. Ofel Tepesindeki surun üzerinde de birçok iş yaptı.約 坦 建 立 耶 和 華 殿 的 上 門 . 在 俄 斐 勒 城 上 多 有 建 造
Yotam RABbin Tapınağının Yukarı Kapısını onardı. Ofel Tepesindeki surun üzerinde de birçok iş yaptı.約坦 建立 耶和華 殿 的 上門 . 在 俄斐勒城 上 多 有 建造
Zifliler Givaya, Saulun yanına gidip, ‹‹Davut Yeşimona bakan Hakila Tepesinde gizleniyor›› dediler.A zase prišli Zífänia k Saulovi do Gibee a povedali: Či sa neskrýva Dávid na vŕšku Hachile naproti púšti?
Zifliler Givaya, Saulun yanına gidip, ‹‹Davut Yeşimona bakan Hakila Tepesinde gizleniyor›› dediler.십 사람이 기브아에 와서 사울에게 이르러 가로되 다윗이 광야 앞 하길라산에 숨지 아니하였나이까
Zifliler Givaya, Saulun yanına gidip, ‹‹Davut Yeşimona bakan Hakila Tepesinde gizleniyor›› dediler.Opět přišli Zifejští k Saulovi do Gabaa, řkouce: Nevíš-liž, že se David kryje na pahrbku Hachila proti poušti?
Zifliler Givaya, Saulun yanına gidip, ‹‹Davut Yeşimona bakan Hakila Tepesinde gizleniyor›› dediler.Sifittene kom til Saul i Gibea og sa: David holder sig skjult på Kakilahaugen, midt imot ørkenen.
Zifliler Givaya, Saulun yanına gidip, ‹‹Davut Yeşimona bakan Hakila Tepesinde gizleniyor›› dediler.Zifiterne kom til Saul i Gibea og sagde: "Mon ikke David holder sig skjult i Gibeat-Hakila over for Jesjimon!"
Zifliler Givaya, Saulun yanına gidip, ‹‹Davut Yeşimona bakan Hakila Tepesinde gizleniyor›› dediler.Zifovci pa pridejo k Savlu v Gibeo in reko: Ali se ne skriva David na hribu Hahili, ki je pred puščavo?
Zifliler Givaya, Saulun yanına gidip, ‹‹Davut Yeşimona bakan Hakila Tepesinde gizleniyor›› dediler.Пришли Зифеи к Саулу в Гиву и сказали: вот, Давид скрывается у нас на холме Гахила, что направо от Иесимона.
Zifliler Givaya, Saulun yanına gidip, ‹‹Davut Yeşimona bakan Hakila Tepesinde gizleniyor›› dediler.Тогава дойдоха зифците при Саула в Гавая и рекоха: Не се ли крие Давид в хълма Ехела срещу Есимон?
Zifliler Givaya, Saulun yanına gidip, ‹‹Davut Yeşimona bakan Hakila Tepesinde gizleniyor›› dediler.ויבאו הזפים אל שאול הגבעתה לאמר הלוא דוד מסתתר בגבעת החכילה על פני הישימן׃
Zifliler Givaya, Saulun yanına gidip, ‹‹Davut Yeşimona bakan Hakila Tepesinde gizleniyor›› dediler.ثم جاء الزيفيون الى شاول الى جبعة قائلين أليس داود مختفيا في تل حخيلة الذي مقابل القفر.
Zifliler Givaya, Saulun yanına gidip, ‹‹Davut Yeşimona bakan Hakila Tepesinde gizleniyor›› dediler.西 弗 人 到 基 比 亞 見 掃 羅 、 說 、 大 衛 不 是 在 曠 野 前 的 哈 基 拉 山 藏 著 麼
Zifliler Givaya, Saulun yanına gidip, ‹‹Davut Yeşimona bakan Hakila Tepesinde gizleniyor›› dediler.西弗 人 到 基比 亞見 掃羅 、 說 、 大衛 不 是 在 曠野 前 的 哈基拉山 藏著麼