‹‹Ölçü ipi oradan Garev Tepesine doğru uzayıp Goaya dönecek.И връв за измерване още ще се тегли По-нататък право до хълма Гарив, И ще завие към Гоат;
‹‹Ölçü ipi oradan Garev Tepesine doğru uzayıp Goaya dönecek.и землемерная вервь пойдет далее прямо до холма Гарива и обойдет Гоаф.
‹‹Ölçü ipi oradan Garev Tepesine doğru uzayıp Goaya dönecek.ויצא עוד קוה המדה נגדו על גבעת גרב ונסב געתה׃
‹‹Ölçü ipi oradan Garev Tepesine doğru uzayıp Goaya dönecek.ويخرج بعد خيط القياس مقابله على اكمة جارب ويستدير الى جوعة.
‹‹Ölçü ipi oradan Garev Tepesine doğru uzayıp Goaya dönecek.準 繩 要 往 外 量 出 、 直 到 迦 立 山 、 又 轉 到 歌 亞
‹‹Ölçü ipi oradan Garev Tepesine doğru uzayıp Goaya dönecek.準繩 要 往外 量出 、 直 到 迦立山 、 又 轉到 歌亞
Onbinlerce yıl sonra bir dağın tepesi olabilir.Dentro de dezenas de milhares de anos, poderá ser uma montanha.
Onbinlerce yıl sonra bir dağın tepesi olabilir.Dentro de miles de años, puede que sea la cima de una montaña.
Onbinlerce yıl sonra bir dağın tepesi olabilir.Fra decine di migliaia di anni, forse sarà la cima di una montagna.
Onbinlerce yıl sonra bir dağın tepesi olabilir.Kymmenientuhansien vuosien kuluttua se voi olla vuorenhuippu.
Onbinlerce yıl sonra bir dağın tepesi olabilir.Om tiotusentals år är den kanske toppen på ett berg.
Onbinlerce yıl sonra bir dağın tepesi olabilir.Om titusinder af år er den måske på toppen af et bjerg.
Onbinlerce yıl sonra bir dağın tepesi olabilir.Za dziesiątki tysięcy lat może być czubkiem góry.
Onbinlerce yıl sonra bir dağın tepesi olabilir.Σε χιλιάδες χρόνια μπορεί να είναι μια βουνοκορφή.
Onbinlerce yıl sonra bir dağın tepesi olabilir.А через десятки тысяч лет он может стать вершиной горы.
Onları yukarıda, dağın tepesinde görürsünüz.Anda lihat mereka jauh di pegunungan di atas sana.
Onları yukarıda, dağın tepesinde görürsünüz.Bạn có thể thấy chúng trên những ngọn núi trên đó.
Onları yukarıda, dağın tepesinde görürsünüz.Îi vedeţi acolo sus pe munţi.
Onları yukarıda, dağın tepesinde görürsünüz.Je ziet ze op de bergen daarboven.
Onları yukarıda, dağın tepesinde görürsünüz.여러분은 산 꼭대기에서 그들을 볼 수 있습니다.
Onları yukarıda, dağın tepesinde görürsünüz.Láthatóak fenn a hegyeken.
Onları yukarıda, dağın tepesinde görürsünüz.Man kann sie auf den Bergen ganz oben sehen.
Onları yukarıda, dağın tepesinde görürsünüz.Můžete je potkat na horách.
Onları yukarıda, dağın tepesinde görürsünüz.On les voit là-haut sur les montagnes.
Onları yukarıda, dağın tepesinde görürsünüz.Se les ve en las montañas allá arriba.
Onları yukarıda, dağın tepesinde görürsünüz.Vêm-nos ali em cima, nas montanhas.
Onları yukarıda, dağın tepesinde görürsünüz.Vidíte ich na horách.
Onları yukarıda, dağın tepesinde görürsünüz.Widzi się ich wysoko w górach.
Onları yukarıda, dağın tepesinde görürsünüz.Ви бачите їх там у горах.
Onları yukarıda, dağın tepesinde görürsünüz.Их можно увидеть на горном склоне.
Onları yukarıda, dağın tepesinde görürsünüz.Можете да ги видите по планините.
Onları yukarıda, dağın tepesinde görürsünüz.רואים אותם אי-שם בהרים.
Onları yukarıda, dağın tepesinde görürsünüz.وترونهم في أعالي الجبال هناك.
Onları yukarıda, dağın tepesinde görürsünüz.厳しい表情で山を
Onlar -- tipik olarak her odanın tepesinde bir adet duy olurdu.Acestea ar - fiecare cameră a avut de obicei un soclu de bec în partea de sus.
Onlar -- tipik olarak her odanın tepesinde bir adet duy olurdu.Cada habitación normalmente tenía un portalámparas en el techo.
Onlar -- tipik olarak her odanın tepesinde bir adet duy olurdu.Die würden -- jeder Raum hatte gewöhnlich eine Lampenfassung an der Decke.
Onlar -- tipik olarak her odanın tepesinde bir adet duy olurdu.Ils devaient - généralement, chaque pièce avait une ampoule au plafond.
Onlar -- tipik olarak her odanın tepesinde bir adet duy olurdu.Jellemzően minden szobában volt egy foglalat fent.
Onlar -- tipik olarak her odanın tepesinde bir adet duy olurdu.보통 방에 전구 소켓은 천장에 달려있었는데요,
Onlar -- tipik olarak her odanın tepesinde bir adet duy olurdu.Ogni stanza aveva una lampada in cima.
Onlar -- tipik olarak her odanın tepesinde bir adet duy olurdu.W każdym pokoju zazwyczaj było gniazdo żarówki pod sufitem.
Onlar -- tipik olarak her odanın tepesinde bir adet duy olurdu.В потолке каждой комнаты обычно было гнездо для лампочки.
Onlar -- tipik olarak her odanın tepesinde bir adet duy olurdu.Те... обикновено във всяка стая отгоре имало фасунга за електрическа крушка.
Onlar -- tipik olarak her odanın tepesinde bir adet duy olurdu.הם אהה--בכל חדר היה בעצם בית מנורה למעלה.
Onlar -- tipik olarak her odanın tepesinde bir adet duy olurdu.هم سوف - كل غرفة تزوَّد بمقبس للمصباح الكهربائي في أعلاها.
Onlar -- tipik olarak her odanın tepesinde bir adet duy olurdu.そしてそこへ家電を接続したのです
Örneğin burada tilkiler Alaska yiyecek ağ örgüsünün en tepesindedir.전자가 후자의 먹이라는 의미입니다. 예를 들어 이 알래스카 먹이사슬에선
Örneğin burada tilkiler Alaska yiyecek ağ örgüsünün en tepesindedir.loài thứ nhất là thức ăn của loài thứ 2.
Örneğin burada tilkiler Alaska yiyecek ağ örgüsünün en tepesindedir.V tem primeru Aljaškega prehranjevalnega spleta lahko vidite, da so tukajšnje
Örneğin burada tilkiler Alaska yiyecek ağ örgüsünün en tepesindedir.مثال: يمكنك مشاهدة الثعالب في أعلى الشبكة الغذائية الخاصة بألاسكا
Oyunun en tepesinde gibi hissedersiniz, ve istediğiniz her şeyi yapabilirsiniz.Akkor irányíthatom a dolgokat, és nincs lehetetlen.
Oyunun en tepesinde gibi hissedersiniz, ve istediğiniz her şeyi yapabilirsiniz.Anda merasa seperti seorang juara dan dapat melakukan apapun yang Anda inginkan.
Oyunun en tepesinde gibi hissedersiniz, ve istediğiniz her şeyi yapabilirsiniz.Cítite sa byť na vrchole svojich možností a môžete spraviť čokoľvek, čo chcete.
Oyunun en tepesinde gibi hissedersiniz, ve istediğiniz her şeyi yapabilirsiniz.Cítíte se jako na vrcholu svých možností a můžete dělat, co se vám zachce.
Oyunun en tepesinde gibi hissedersiniz, ve istediğiniz her şeyi yapabilirsiniz.Come se fossi tu a dominare il gioco, e puoi fare tutto ciò che vuoi.
Oyunun en tepesinde gibi hissedersiniz, ve istediğiniz her şeyi yapabilirsiniz.Du fühlst dich total auf der Höhe und als könntest du tun, was immer du willst.
Oyunun en tepesinde gibi hissedersiniz, ve istediğiniz her şeyi yapabilirsiniz.Jest się panem świata, można robić, co tylko się chce.
Oyunun en tepesinde gibi hissedersiniz, ve istediğiniz her şeyi yapabilirsiniz.Je voelt je alsof je alles onder controle hebt en je kunt doen wat je maar wilt.
Oyunun en tepesinde gibi hissedersiniz, ve istediğiniz her şeyi yapabilirsiniz.그럴때는 마치 그 분야의 마스터가 돼서 무엇이나 할 수 있을 것 처럼 느껴지지요.