Bu tüp solucanlarının tepesinde çok güzel kırmızı tüyler vardır.Et, sortant du haut de ces vers tubulaires il y a ces beaux plumets rouges.
Bu tüp solucanlarının tepesinde çok güzel kırmızı tüyler vardır.Matojen päistä pilkistävät somat punaiset höyhenistöt.
Bu tüp solucanlarının tepesinde çok güzel kırmızı tüyler vardır.관벌레의 윗부분에는 아름다운 붉은 깃털(plume)있어요
Bu tüp solucanlarının tepesinde çok güzel kırmızı tüyler vardır.Şi prin vârfurile acestor tuburi sunt aceste frumoase pene roşii.
Bu tüp solucanlarının tepesinde çok güzel kırmızı tüyler vardır.Und aus den Spitzen dieser Röhrenwürmer kommen diese wunderschönen roten Fahnen.
Bu tüp solucanlarının tepesinde çok güzel kırmızı tüyler vardır.Và trên đỉnh của những con sâu ống là những chùm lông tơ đỏ tuyệt đẹp
Bu tüp solucanlarının tepesinde çok güzel kırmızı tüyler vardır.Ze špiček těchto červů vlají nádherné červené prapory.
Bu tüp solucanlarının tepesinde çok güzel kırmızı tüyler vardır.Z górnych części rurkoczułkowców wyrastają te piękne czerwone pióropusze.
Bu tüp solucanlarının tepesinde çok güzel kırmızı tüyler vardır.Z ústí rúrok týchto červíkov vytŕčajú tieto nádherné, červené chumáče.
Bu tüp solucanlarının tepesinde çok güzel kırmızı tüyler vardır.А от горната част на тези тръбни червеи излизат тези красиви червени китки пера.
Bu tüp solucanlarının tepesinde çok güzel kırmızı tüyler vardır.На голове у них красивые красные перистые щупальца.
Bu tüp solucanlarının tepesinde çok güzel kırmızı tüyler vardır.ובחלק העליון של התולעים האלו ישנה פריחה אדומה מדהימה.
Bu tüp solucanlarının tepesinde çok güzel kırmızı tüyler vardır.وخارج قمم هذه الأنابيب الملتوية توجد هذه الأعمدة الحمراء الجميلة.
Bu tüp solucanlarının tepesinde çok güzel kırmızı tüyler vardır.赤い羽毛のようなものがついています チューブワームの集団の中に
Büyük ihtimalle onlar seni Time seçiminin tepesinde görmekten memnun olmuşlardır.A určite ich potešilo, že ťa videli na vrchu hlasovania Time.
Büyük ihtimalle onlar seni Time seçiminin tepesinde görmekten memnun olmuşlardır.A určitě je potěšilo, že Vás viděli na prvním místě žebříčku Time.
Büyük ihtimalle onlar seni Time seçiminin tepesinde görmekten memnun olmuşlardır.En ze waren allicht ook blij je bovenaan de Time Poll te zien.
Büyük ihtimalle onlar seni Time seçiminin tepesinde görmekten memnun olmuşlardır.Et ils devaient être fiers de vous voir en tête du sondage de Time Magazine.
Büyük ihtimalle onlar seni Time seçiminin tepesinde görmekten memnun olmuşlardır.Pewnie ucieszył ich twój widok na szczycie listy Time'a.
Büyük ihtimalle onlar seni Time seçiminin tepesinde görmekten memnun olmuşlardır.Probablemente estaban complacidos viéndote en la cima de la encuesta de Time.
Büyük ihtimalle onlar seni Time seçiminin tepesinde görmekten memnun olmuşlardır.Und sie waren sicherlich stolz, dich als Gewinner der Time-Wahl zu sehen.
Büyük ihtimalle onlar seni Time seçiminin tepesinde görmekten memnun olmuşlardır.Và họ có thể rất vui khi thấy cậu xếp đầu bảng trong cuộc bầu chọn của tờ Time.
Büyük ihtimalle onlar seni Time seçiminin tepesinde görmekten memnun olmuşlardır.Valószínűleg örültek, hogy a Time kérdőív első helyén láttak.
Büyük ihtimalle onlar seni Time seçiminin tepesinde görmekten memnun olmuşlardır.Και είναι πιθανώς πολύ ευχαριστημένοι που σε είδαν στη κορυφή της δημοσκόπησης Time.
Büyük ihtimalle onlar seni Time seçiminin tepesinde görmekten memnun olmuşlardır.И вероятно са били доволни да ви видят на върха на гласуването на Тайм.
CA: Büyük ihtimalle onlar seni Time seçiminin tepesinde görmekten memnun olmuşlardır.CA: 사람들은 아마 올해도 당신을 타임지 투표에서
CA: Büyük ihtimalle onlar seni Time seçiminin tepesinde görmekten memnun olmuşlardır.Eles devem ter gostado de te ver no topo da votação da Time.
CA: Büyük ihtimalle onlar seni Time seçiminin tepesinde görmekten memnun olmuşlardır.E probabilmente sono stati molto contenti di vederti in cima al sondaggio del Time.
CA: Büyük ihtimalle onlar seni Time seçiminin tepesinde görmekten memnun olmuşlardır.Și probabil au fost plăcut surprinși să te vadă în topul sondajului Time.
CA: Büyük ihtimalle onlar seni Time seçiminin tepesinde görmekten memnun olmuşlardır.И им, скорее всего, было приятно увидеть тебя на первом месте журнала Time.
CA: Büyük ihtimalle onlar seni Time seçiminin tepesinde görmekten memnun olmuşlardır.כ.א: והם כנראה היו מרוצים לראות אותך
CA: Büyük ihtimalle onlar seni Time seçiminin tepesinde görmekten memnun olmuşlardır.كريس: وكانوا على الأرجح سعيدين لرؤيتك
CA: Büyük ihtimalle onlar seni Time seçiminin tepesinde görmekten memnun olmuşlardır.喜ばれたでしょう
Çakralar enerji noktalarıdır. Dikey olarak çalışırlar. Başınızın tepesinden omurganızın altına kadar.Więc czakra to punkty energii biegnące pionowo w dół od waszej głowy wzdłuż kręgosłupa.
Capitoline tepesi, Antik Roma devletinin yönetim merkezi. Heykeli bu tepeye taşıtan ise Michalangelo.Michelangelo è colui che attualmente l' ha portato fino al Campidoglio, che era il centro antico del governo.
Capitoline tepesi, Antik Roma devletinin yönetim merkezi. Heykeli bu tepeye taşıtan ise Michalangelo.Michelangelo je ten, kdo to vlastně pozvedl až ke Kapitolu, který byl centrem starověké vlády.
Capitoline tepesi, Antik Roma devletinin yönetim merkezi. Heykeli bu tepeye taşıtan ise Michalangelo.To Michał Anioł przeniósł rzeźbę na Kapitol będący siedzibą starożytnej władzy.
Capitoline tepesi, Antik Roma devletinin yönetim merkezi. Heykeli bu tepeye taşıtan ise Michalangelo.Мікеланджело був тим, хто переніс її на Капітолійський пагорб, який був давнім управлінським центром.
Capitoline tepesi, Antik Roma devletinin yönetim merkezi.М: Микеланджело фактически перенес ее на Капитолийский холм, где в старину заседало правительство.
Castle TepesiCastle Hill
Çizgi çitin tepesi.A vonal a kerítése teteje.
Çizgi çitin tepesi.이 선이 울타리의 윗부분이겠죠?
Çizgi çitin tepesi.Tato čára je vršek plotu.
Çizgi çitin tepesi.Тази линия е върха на оградата.
Çünkü henüz 18 yaşındaydım ve Şanzelize'nin en tepesindeydim.왜냐하면 제가 겨우 18살일 때 샹 젤리제의 꼭대기에 있었기 때문입니다.
Çünkü henüz 18 yaşındaydım ve Şanzelize'nin en tepesindeydim.Karena saya masih berumur 18 tapi karya saya ada di sana, di ujung Champs-Elysees.
Çünkü henüz 18 yaşındaydım ve Şanzelize'nin en tepesindeydim.Mert csak 18 éves voltam, és ott voltam a Champs-Elysees felső végén.
Çünkü henüz 18 yaşındaydım ve Şanzelize'nin en tepesindeydim.Omdat ik pas 18 was en ik daar bovenop de Champs Elysées stond.
Çünkü henüz 18 yaşındaydım ve Şanzelize'nin en tepesindeydim.Parce que je n'avais que 18 ans et que j'étais là en haut des Champs-Elysées.
Çünkü henüz 18 yaşındaydım ve Şanzelize'nin en tepesindeydim.Pentru că aveam doar 18 ani şi eram acolo, pe Champs-Elysees.
Çünkü henüz 18 yaşındaydım ve Şanzelize'nin en tepesindeydim.Perché avevo solo 18 anni e ero lassù sugli Champs-Elysées.
Çünkü henüz 18 yaşındaydım ve Şanzelize'nin en tepesindeydim.Porque eu só tinha 18 e porque eu mesmo lá em cima no topo do Champs-Elysees.
Çünkü henüz 18 yaşındaydım ve Şanzelize'nin en tepesindeydim.Pretože som mal len 18 a bol som priamo tam na Champs-Elysees.
Çünkü henüz 18 yaşındaydım ve Şanzelize'nin en tepesindeydim.Protože mě bylo pouze 18 let a byl jsem na vrcholu Champs-Elysees.
Çünkü henüz 18 yaşındaydım ve Şanzelize'nin en tepesindeydim.Vì tôi mới chỉ 18. và đã ở tận trên đó ở đỉnh Champs-Elysees.
Çünkü henüz 18 yaşındaydım ve Şanzelize'nin en tepesindeydim.Επειδή ήμουν μόλις 18 και ήμουν ακριβώς εκεί πάνω στα Ηλύσια Πεδία.
Çünkü henüz 18 yaşındaydım ve Şanzelize'nin en tepesindeydim.Защото бях само на 18 и бях там -- на самата Шанз-Елизе.
Çünkü henüz 18 yaşındaydım ve Şanzelize'nin en tepesindeydim.כיוון שהייתי רק בן 18 הייתי פשוט שם למעלה, במעלה השאנז אליזה.
Çünkü henüz 18 yaşındaydım ve Şanzelize'nin en tepesindeydim.لانني كنت في الثامنة عشر وقد كنت هناك في قمة ال شامبس-ايليزيه.
Çünkü henüz 18 yaşındaydım ve Şanzelize'nin en tepesindeydim.シャンゼリゼ通りに展示できたからです 写真がなくなっても