Adalar çeşitli yükseklikteki tepelerden oluşur.Det er derfor der befinder sig skyer i forskellige højder.
Tepenin diğer adı Porsuklu Tepedir.Toppen af fjeldet kaldes Kirviskollur.
1 Darkchild Remix. ^ Tepe noktaları: SayfasıGrafiske togruter blad 12: Dombås - Åndalsnes.
Tepeköy İlköğretim Okulu adında bir ilköğretim okulu vardır.Asp har en skole kaldet Langhøjskolen.
En yüksek noktası olan Olympos Tepesi 1.952 metre yüksekliğindedir.Den høyeste toppen i Troodos er Olympos på 1 952 meter.
Bu yanardağlardan çıkan lavlar tepeden aşağıya inerek denize ulaşırlar.Disse er restene av lavastrømmer på vei ned fjellet på vei ut i havet.
Güneydeki tepenin doğu ve batısı kesilmiştir.Fjellene i sørøst og øst er bratte.
Adanın en büyük tepesi Laoye Dağı (老爺山 Lǎoyé Shān) 294.1 mt. rakımlıdır.Øya har et fjell ved navn 老爺山 Lǎoyé Shān, som er 294,1 meter høyt.
Büyük Çamlıca Tepesi, Üsküdar İlçesi'nin en yüksek noktasıdır.Hornindalsrokken er nedbørsfeltets høyeste punkt.
Antik Roma'da yaşam, yedi tepe üzerine kurulmuş olan Roma şehri etrafında dönerdi.Livet i antikkens Roma dreide seg om det som foregikk i og rundt byen på de syv høyder.
Lejyonlar Helvetleri iki tepe arasında bulunan ovadan geri sürmeye devam ettiler.Dalam lanjutan kehidupan di akhirat, muncul dua kondisi yang akan dihadapi, yaitu surga dan neraka.
Âdem Tepesi, Sri Lanka'da bir dağdır.Geger Wedi adalah sebuah bukit di Indonesia.
Pamukkale, Denizli'nin 20 km uzaktaki merkezindeki vadinin karşı tarafındaki tepelerden görülebilir.Hal ini dapat dilihat dari bukit-bukit di sisi berlawanan dari lembah di kota Denizli, 20 km jauhnya.
Yahudi yazıtlarına göre Nuh'un gemisi, Ağrı Dağı'nın tepesine indi.Menurut tradisi legenda, bahtera Nabi Nuh akhirnya menyangkut di puncak gunung Ararat setelah banjir besar.
Bölgenin geri kalan kısımları alçak tepelerden oluşmaktadır.Latar belakangnya terdiri dari bukit-bukit berbentuk kerucut.
Neum, dik tepelere, kumlu plajlara ve birkaç büyük turistik otele sahiptir.Neum có những ngọn đồi dốc, những bãi biển đầy cát và một số khách sạn du lịch lớn.
Tazlak Tepesi dedik mi biraz düşünmek gerek birkaç kelimeyle geçiştirmek yetmez.Hơi là một tiếng nói trong đồng vắng, tôi muốn vượt qua trên một vài suy nghĩ.
Özellikle Hong Kong’daki Tepe kulübü (1983), Galler’deki Cardiff Körfezi opera binası (1994).Trong số đó, nổi bật có The Peak Club ở Hồng Kông năm 1983, nhà hát Opera ở vịnh Cardiff, xứ Wales năm 1994.
Muallak Taşının bulunduğu tepe üzerinde eskiden Kudüs Tapınağı vardı.Trên núi trước đây có một ngôi chùa.
Korucuk tabyaları, küçük bir kayalık tepe üzerinde kurulmuştur.Những bãi cát ngầm cũng đã được bảo vệ bởi một pháo đài nhỏ nằm trên một hòn đảo giữa các tảng đá.
Say: Mescid-i Haram'ın doğusundaki Safa ile Merve tepeleri arasında dört gidiş üç gelişle yapılan şavt.八山及び九山に加えられた3つの御嶽に世持御嶽を加えた4つの御嶽を村御嶽(ムラオン、トゥクルオン)と呼ぶ。
Efsaneye göre, şehir Roma gibi yedi tepe üzerine kuruldu.言い伝えによれば、都市はローマと同じく「七つの丘」をもとに建設された。
Millî Park adını bu tepeden almaktadır.国立公園の名前は、この山からとられた。
Düşman da bu tepeye gelmiş...敵軍がこの山を占拠していた。
Güney Alplerin üzerinde yaklaşık 16 tane tepe vardır.南アルプスの南端部の山間、寸又峡に18軒の旅館が存在する。
Veri kümesinde kaç tane tepe vardır?魔方陣の数はいくつあるか。
Kale kompleksi, Brimstone Tepesi üzerinde inşa edilmiştir.中庭は、ブラウンストーンの石板で構成されている。
Tepenin aşağısındaki yoldan geçen yolcu otobüsüne nişan alıp ateş etmek gibi, hatalı bir seçim yapar.埠頭で鷹山・大下に銃撃されて横転。
Yusuflar, Eskişehir ilinin Tepebaşı ilçesine bağlı bir mahalledir.野田恵(のだ めぐみ):上野樹里 / 森迫永依(幼少時代) 主人公。
Bu yaratığın kafasında sadece bir göz vardır ve bu yüzden tepegöz denilmiştir.頭部にモノアイのような目が三つあり、それが連結して一つの目になったりする。
İsmailoğlu ve Yusufçuk Tepeleri’ne yönelik taarruz aynı gün, kesin bir başarısızlıkla son bulmuştur.伊舍那天舊稱摩醯首羅天,亦即大自在天;然此尚有異說。
Tapınak Tepesi, Yahudilikteki en kutsal alandır.圣殿山是犹太教最神圣的地方。
Ve Pittsburgh'ün tepeleri çok olsa bile asla Indianapolis olamaz.而匹茲堡即使有許多山丘,也可以成為印第安納波利斯。
KİLİSE TEPE: Beyyenice (İlk Tunç Çağı yerleşmesi vardır.)內圓中央為旭日初升於阿拉臘山之象。
Bugün uzak yerlerden görülebilen büyük bir tepe halindedir.萬世瞻仰、將在今日。
Dişinin tepeliği koyu renkte değildir.它的脖子没入黑暗。
Ordu, Kastillo yoluna bakan bir tepeyi alarak bölgeyi ateş kontrolü altına almayı sağladı.واستولوا على مجمع مسجد وعلى تلة تطل على طريق الكاستيلو، مما مكنهم من السيطرة على الطريق بنيران المدفعية.
Düşman da bu tepeye gelmiş...والتي وصلت في هذا المبنى إلى قمتها ..
Fingon konuşlandığı tepeden aşağı çekilmeliydi.بعد فترة طار النسر بعيداً عن الصخرة التي كان عليها عشه.
Alnında küçük bir tepelik bulunur.فقد وجدوا فقط ثقوبًا صغيرة في ذراعها.
Mihrabın batısında bulunan, tepesi altıgen külahla örtülü minber de özenli bir ahşap işçiliğinin ürünüdür.المنبر الذي يعلوه مخروط سداسي يقع في الغرب من المحراب، وهو أيضا نتاج صنعة خشبية دقيقة .
Tepebaşı Bahçesi de bu dönemde tanzim edildi.فقط تلة كيبك كانت مرئية في ذلك الوقت.
Gezegen terminolojisine göre, tholus "küçük kumlu dağ veya tepe" demektir.Na nomenclatura planetária, um "tholus" é um "pequena montanha ou monte".
Osaka sade anlamıyla "Büyük Tepe" ya da "Büyük Bayır" anlamına gelir."Osaka" significa, literalmente, "monte grande" ou "ladeira grande".
Mevkii, şehrin ilk tepesinin kuzey eteğinin hemen bitimindedir.Sua posição estava imediatamente sob o sopé noroeste da primeira colina da cidade.
Adanın tepe noktası 1935 m yükseklikteki Miyanoura-dake'dir.O ponto mais alto da ilha é o Miyanoura-dake com 1935 m de altitude.
Bu nokta düz bir alan, bir dağ zirvesi veya yüksek bir yapının tepesi olabilir.Tal função pode ser um campo escalar ou um campo vetorial.
Tepesinde bir yangın kulesi mevcuttur.No topo há uma torre de observação de incêndios abandonada.
Tepebağ'ın tarihi mahallesindeki ilk imar çalışmaları neolitik çağa uzanır.Os mais antigos vestígios de ocupação humana na região datam do Neolítico.
Bu sırada Kellerman ise, tepede duran yel değirmeninde konuşlandı.Mais uma vez Mickey se viu no fundo do poço.
Dişi de erkeğe benzer ancak sırtı ve tepesi kahverengidir.A fêmea é semelhante ao macho, exceto pelo topete castanho (preto nos machos).
Birçok insan, tepelerdeki Yaodong ismi verilen evlerde yaşamaktaydı.Het grootste deel van de bevolking woonde in huizen in de klif, yaodong genoemd.
Yedi ay süreyle Mekke kuşatılıp, şehir etrafında bulunan tepelerden mancınıklarla bombardımana tutuldu.Wat volgde waren drie jaren waarin de stad werd beschoten en gebombardeerd vanuit de omliggende bergen.
1981 - İsrail, Suriye kontrolündeki Golan Tepeleri'ni ilhak etti.1981 - Israël annexeert de Golanhoogten van Syrië.
Bunlar tepeden aşağıya doğru yürümüşlerdir.Vanaf daar ging het bergafwaarts.
Tepedeki mevzi izleri halen bulunmaktadır.In het huidige pand bevinden zich echter nog sporen van de school.
Ona tepeden bakmamalısın.Je moet hem niet verachten.
Adanın en yüksek noktası zirvesi 231 m olan "St, Boniface Down" tepesidir.Najwyżej położonym punktem Wyspy jest ‘’St Boniface Down’’ o wysokości 243 m.
Çal denilen yer (Çal Tepe, Çal Baba) harita kayıtlarında da yer almaktadır.Pokręcanie ich niesie do nieba modlitwy, które są na nich zapisane.
Alçak seviyeli tepelerin ortasındaki bir vadi içindedir.Terrany leżą gdzieś pośrodku tej skali.