Bu fikri, teoriyi, ilginç buluyorum.وأجد انا هذا مثيرا للاهتمام .. لان بهذه النظرية
Bu fikri, teoriyi, ilginç buluyorum.これで進化論に基づく立派な口実ができましたね
Bu teorinin şüphe götürmez olarak doğru olduğu kanıtlandı, ama bu teoriyi yorumlamak oldukça karmaşık.A to, že teória bola bezpochyby dokázaná ako pravdivá, ale jej interpretácia je mätúca.
Bu teorinin şüphe götürmez olarak doğru olduğu kanıtlandı, ama bu teoriyi yorumlamak oldukça karmaşık.Az elméletet minden kétséget kizáróan bebizonyították, de zavarbaejtő értelmezni.
Bu teorinin şüphe götürmez olarak doğru olduğu kanıtlandı, ama bu teoriyi yorumlamak oldukça karmaşık.De theorie is volledig bewezen, maar ze is verbluffend moeilijk te interpreteren.
Bu teorinin şüphe götürmez olarak doğru olduğu kanıtlandı, ama bu teoriyi yorumlamak oldukça karmaşık.Je veux dire, la théorie s'est avérée vraie sans le moindre doute, mais l'interpréter est déconcertant.
Bu teorinin şüphe götürmez olarak doğru olduğu kanıtlandı, ama bu teoriyi yorumlamak oldukça karmaşık.제 이야기는, 이 이론들이 의심의 여지없이 모두 증명가능하다는 건데요. 하지만 그걸 이해한다는 것은 정말 당혹스럽죠
Bu teorinin şüphe götürmez olarak doğru olduğu kanıtlandı, ama bu teoriyi yorumlamak oldukça karmaşık.La teoria è stata dimostrata al di là di ogni dubbio, ma la sua interpretazione ci lascia perplessi.
Bu teorinin şüphe götürmez olarak doğru olduğu kanıtlandı, ama bu teoriyi yorumlamak oldukça karmaşık.Quer dizer, a teoria foi provada verdadeira para lá de qualquer dúvida, mas interpretá-la é desconcertante.
Bu teorinin şüphe götürmez olarak doğru olduğu kanıtlandı, ama bu teoriyi yorumlamak oldukça karmaşık.Tato teorie byla prokázana jako pravdivá, o tom není pochyb, její interpretace je ale matoucí.
Bu teorinin şüphe götürmez olarak doğru olduğu kanıtlandı, ama bu teoriyi yorumlamak oldukça karmaşık.Teoria a fost dovedită adevărată dincolo de orice îndoială, dar interpretarea ei e derutantă.
Bu teorinin şüphe götürmez olarak doğru olduğu kanıtlandı, ama bu teoriyi yorumlamak oldukça karmaşık.Teori itu tidak diragukan lagi telah terbukti benar, namun sangat sulit untuk menafsirkannya.
Bu teorinin şüphe götürmez olarak doğru olduğu kanıtlandı, ama bu teoriyi yorumlamak oldukça karmaşık.Ý tôi là, mặc dù lý thuyết này được chứng minh là đúng nhưng thật khó để hiểu.
Bu teorinin şüphe götürmez olarak doğru olduğu kanıtlandı, ama bu teoriyi yorumlamak oldukça karmaşık.Została udowodniona, jednak trudno ja zinterpretować.
Bu teorinin şüphe götürmez olarak doğru olduğu kanıtlandı, ama bu teoriyi yorumlamak oldukça karmaşık.Её верность была безоговорочно доказана, но её интерпретация сбивает с толку.
Bu teorinin şüphe götürmez olarak doğru olduğu kanıtlandı, ama bu teoriyi yorumlamak oldukça karmaşık.Искам да кажа, доказано е, че теорията е вярна без всяко съмнение, но тълкуването й е озадачаващо.
Bu teorinin şüphe götürmez olarak doğru olduğu kanıtlandı, ama bu teoriyi yorumlamak oldukça karmaşık.Маю на увазі, що теорія була доведена і є поза сумнівами, але її інтерпретація заплутана.
Bu teorinin şüphe götürmez olarak doğru olduğu kanıtlandı, ama bu teoriyi yorumlamak oldukça karmaşık.כוונתי, התאוריה הוכחה כנכונה מעבר לכל ספק, אך הנסיון לפרש אותה מתסכל.
Bu teorinin şüphe götürmez olarak doğru olduğu kanıtlandı, ama bu teoriyi yorumlamak oldukça karmaşık.أعني أن النظرية تم المصادقة عليها بدون أدنى شك، ولكن المحير هو تفسير ذلك.
Bu teorinin şüphe götürmez olarak doğru olduğu kanıtlandı, ama bu teoriyi yorumlamak oldukça karmaşık.その解釈は理解しがたいということです そして ある物理学者たちは
Bu teoriyi biraz değiştiriyorum.Yo cambiaría ligeramente su teoría.
Bu teoriyi biraz değiştiriyorum.Я бы несколько изменил его теорию.
Bu teoriyi biraz değiştiriyorum.私の理論は一流社員は
Bu teoriyi yaratmamın sebebi, başkalarının bana "hesap yapmayı bilmen gerekiyor" demekten başkaIch habe diese Theorie entwickelt, weil mir niemand jemals eine bessere Erklärung geben konnte.
Bu teoriyi yaratmamın sebebi, başkalarının bana "hesap yapmayı bilmen gerekiyor" demekten başkaΔημιούργησα αυτή τη θεωρία γιατί κανείς ποτέ δεν μπορούσε να μου δώσει μια καλύτερη εξήγηση,
Bu varsayımlardan yola çıkarak bir sürü teoriyi ve görüşü ortaya çıkardı ve kanıtladı.A z nich dokázal, vyvodil ďalšie konštatovania alebo "tvrdenia" (niekedy sa nazývajú "teorémy").
Bu varsayımlardan yola çıkarak bir sürü teoriyi ve görüşü ortaya çıkardı ve kanıtladı.A z nich vyvodil další tvrzení, někdy se nazývají "teorémy". A pak si řekl:
Bu varsayımlardan yola çıkarak bir sürü teoriyi ve görüşü ortaya çıkardı ve kanıtladı.Da essi dedusse altre "proposizioni" o "teoremi".
Bu varsayımlardan yola çıkarak bir sürü teoriyi ve görüşü ortaya çıkardı ve kanıtladı.Ja niistä hän jatkopäätteli muita toteamuksia, tai "propositioita", (Näitä kutsutaan joskus "theoreemeiksi"
Bu varsayımlardan yola çıkarak bir sürü teoriyi ve görüşü ortaya çıkardı ve kanıtladı.그리고 그가 증명한 것들로부터, 다른 서술 혹은 명제 (propositions), 종종 정리 (theorems) 라고도 불리는 것들을 추론했습니다
Bu varsayımlardan yola çıkarak bir sürü teoriyi ve görüşü ortaya çıkardı ve kanıtladı.Ud fra dem deducerede, altså beviste, han andre sætninger. Det er dem, vi nogle gange kalder læresætninger.
Bu varsayımlardan yola çıkarak bir sürü teoriyi ve görüşü ortaya çıkardı ve kanıtladı.Van hieruit bewees hij andere beweringen, ook wel stellingen of "theorema" genoemd. En hij zegt:
Bu varsayımlardan yola çıkarak bir sürü teoriyi ve görüşü ortaya çıkardı ve kanıtladı.Và từ đó ông đã chứng minh, ông suy luận khác báo cáo hay "đề xuất" (chúng đôi khi được gọi là "định lý").
Bu varsayımlardan yola çıkarak bir sürü teoriyi ve görüşü ortaya çıkardı ve kanıtladı.І за ними він доводив і виводив інші твердження або "пропозиції", (які частіше називають "теоремами").
Bu varsayımlardan yola çıkarak bir sürü teoriyi ve görüşü ortaya çıkardı ve kanıtladı.От тях доказва, извежда други твърдения (наричани понякога "теореми"). След това казва: "Сега знам.
Bu varsayımlardan yola çıkarak bir sürü teoriyi ve görüşü ortaya çıkardı ve kanıtladı.و من خلالهم أثبت و استنتج علاقات أخرى تسمى نظريات
Bu yüzden teoriyi test etmenin yollarından biri konektomlar içinde bu tür zincirleri aramaktır.Așadar, un mod de a testa această teorie este de a căuta asemenea lanțuri în interiorul conectomilor.
Bu yüzden teoriyi test etmenin yollarından biri konektomlar içinde bu tür zincirleri aramaktır.Así que una manera de tratar de probar la teoría es buscar esas cadenas dentro de los conectomas.
Bu yüzden teoriyi test etmenin yollarından biri konektomlar içinde bu tür zincirleri aramaktır.Dus één manier om de theorie te testen is te zoeken naar zulke kettingen in connectomen.
Bu yüzden teoriyi test etmenin yollarından biri konektomlar içinde bu tür zincirleri aramaktır.Eine Möglichkeit die Theorie zu testen ist nach solchen Ketten innerhalb eines Connectomes zu suchen.
Bu yüzden teoriyi test etmenin yollarından biri konektomlar içinde bu tür zincirleri aramaktır.Então, uma maneira de testar a teoria é procurar essas cadeias dentro dos conectomas.
Bu yüzden teoriyi test etmenin yollarından biri konektomlar içinde bu tür zincirleri aramaktır.이 이론을 검사 시도를 하는 한가지 방법은 코넥텀 안에 있는 체인들을 찾아보는 것입니다.
Bu yüzden teoriyi test etmenin yollarından biri konektomlar içinde bu tür zincirleri aramaktır.Możemy przetestować tę teorię szukając takich łańcuchów w konektomach.
Bu yüzden teoriyi test etmenin yollarından biri konektomlar içinde bu tür zincirleri aramaktır.Takže jedním ze způsobů testování naší teorie by bylo takové řetězce identifikovat uvnitř konektomů.
Bu yüzden teoriyi test etmenin yollarından biri konektomlar içinde bu tür zincirleri aramaktır.Takže jedným spôsobom ako sa pokúsiť otestovať teóriu je hľadať také reťaze v rámci konektómov.
Bu yüzden teoriyi test etmenin yollarından biri konektomlar içinde bu tür zincirleri aramaktır.Tehát az elmélet ellenőrzésének egyik módja ilyen láncolatok keresése lenne a konnektomokban.
Bu yüzden teoriyi test etmenin yollarından biri konektomlar içinde bu tür zincirleri aramaktır.Un modo di provare a verificare questa teoria è dunque osservare tali catene dentro i connettomi.
Bu yüzden teoriyi test etmenin yollarından biri konektomlar içinde bu tür zincirleri aramaktır.Vậy thì cách để kiểm tra học thuyết này chính là tìm ra chuỗi này bên trong hệ kết nối
Bu yüzden teoriyi test etmenin yollarından biri konektomlar içinde bu tür zincirleri aramaktır.Ένας τρόπος εξέτασης της θεωρίας είναι η αναζήτηση τέτοιων ακολουθιών μέσα στα δικτυώματα.
Bu yüzden teoriyi test etmenin yollarından biri konektomlar içinde bu tür zincirleri aramaktır.Един начин за тестване на теорията е да се търсят подобни вериги в кънектоми.
Bu yüzden teoriyi test etmenin yollarından biri konektomlar içinde bu tür zincirleri aramaktır.Один із способів перевірити теорію - розглянути такі зв"язки всередині конектома.
Bu yüzden teoriyi test etmenin yollarından biri konektomlar içinde bu tür zincirleri aramaktır.Поэтому один из способов протестировать теорию - это найти такие цепочки внутри коннектомов.
Bu yüzden teoriyi test etmenin yollarından biri konektomlar içinde bu tür zincirleri aramaktır.אז דרך אחת לנסות לבחון את התיאוריה היא לחפש שרשראות כאלה בתוך קונקטומים.
Bu yüzden teoriyi test etmenin yollarından biri konektomlar içinde bu tür zincirleri aramaktır.إذن فإحدى طرق إختبار النظرية هي من خلال البحث عن تلك السلاسل داخل الشبكات العصبية.
Bu yüzden teoriyi test etmenin yollarından biri konektomlar içinde bu tür zincirleri aramaktır.この種の連鎖を コネクトームの中から探すのです 簡単なことではありません こんな形ではなくて
Daha bomba fırlatılmamıştı ve von Neumann teoriyi bir araya getirip bu makinayı yapıyordu.Juin 1945.
Daha bomba fırlatılmamıştı ve von Neumann teoriyi bir araya getirip bu makinayı yapıyordu.La bomba no había sido lanzada aún, y von Neumann estaba organizando la teoría para construir esto,
Daha bomba fırlatılmamıştı ve von Neumann teoriyi bir araya getirip bu makinayı yapıyordu.von Neumann은 모든 이론을 종합해서 이것을 만들어 내게 됩니다.
Daha bomba fırlatılmamıştı ve von Neumann teoriyi bir araya getirip bu makinayı yapıyordu.,ופון נוימן מחבר יחד את כל התיאוריה כדי ממש לבנות את הדבר הזה
Daha bomba fırlatılmamıştı ve von Neumann teoriyi bir araya getirip bu makinayı yapıyordu.وفون نيومن بدأ بجمع كل النظريات اللازمة لبناء هذا الشيء