Protein yapı öngörüsü biyoenformatik ve teorik kimyanın ulaşmaya çalıştığı en önemli hedeflerden biridir.Predire strutture proteiche è uno dei più importanti obiettivi della bioinformatica e della chimica teorica.
St. Petersburg'daki teorik fizik laboratuvarlarından 15 kat daha ağır olduğunu söylüyor.Nella Theologumena arithmeticae di Giamblico ha il valore numerale di 5.
Genel denge teorisi teorik ekonominin bir dalı.Il concetto di utilità nella teoria economica, voll.
Gian Carlo Wick (15 Ekim 1909 - 20 Nisan 1992), İtalyan teorik fizikçi.Gian Carlo Wick (Torino, 15 ottobre 1909 – Torino, 20 aprile 1992) è stato un fisico italiano.
Bu küçük ama pozitif değerin açıklanması olağanüstü teorik bir zorluktur.Non sottovalutate quest’ultima cosa, si tratta di una capacità straordinaria e rara.
Matematik, teorik mekanik ve fizikle uğraşmıştır.Si occupò di meccanica, matematica e fisica.
İki yıl sonra teorik biyoloji de ilk kitabı olan Kalkınma Modern Teoriler kitabını yayınladı.Soltanto due secoli più tardi furono gettate le basi della moderna teoria cellulare.
Bu çözüm uygulama alanı yerine daha çok teorik fizik ve matematiksel ilginin bir sonucudur.La soluzione è invece in primo luogo di interesse teorico e matematico.
Teorik fizik ve klasik fagot entsrümanı eğitimi almıştır.Razza e costume nella formazione della coscienza fascista.
1963'te teorik fizik alanında doktorasını aldı ve 1966 yılında Utrecht Üniversitesi'nde profesör oldu.Nel 1963 consegue il dottorato in fisica teorica e diviene professore presso il medesimo ateneo nel 1966.
Tabi bu teoriktir.Это была теория.
Ayrıca, teorik olarak, iyon değişim reçinelerini kaldırabilen demir konsantrasyonu çok yüksektir.Причем теоретически, концентрации железа, с которыми могут справиться ионообменные смолы, очень велики.
Diploma çalışması, bir kural olarak, teorik, pratik (analitik) ve proje bölümlerinden oluşur.Дипломная работа, как правило, состоит из теоретической, практической (аналитической) и проектной части.
Protein yapı öngörüsü biyoenformatik ve teorik kimyanın ulaşmaya çalıştığı en önemli hedeflerden biridir.Предсказание структуры белка — одна из самых важных целей биоинформатики и теоретической химии.
1967 yılından 1975 yılına kadar Anderson, Cambridge Üniversitesi'nde teorik fizik profesörlüğü yaptı.С 1967 по 1975 год Андерсон был профессором теоретической физики в Кембриджском университете.
Aynı zamanda kimyasal reaksiyonların teorik çalışmaları üzerine Roald Hoffmann ile yakın çalışmıştır.Тесно работал с Роалдом Хофманом в области теоретических исследований химических реакций.
Genel denge teorisi teorik ekonominin bir dalı.Основатель теории общего экономического равновесия.
Santa Barbara'da çalıştığı zamanlar, teorik çalışmaların yanı sıra, deneysel çalışmalara da yöneldi.Во время пребывания в Санта Барбаре он сместил свои интересы в экспериментальную область.
Büyük misterler: Bunlar, ilk aşamada edinilen teorik bilgilerin uygulanmasıyla kazanılan bilgilerdi.И они были в числе первых существ, возникших в мире, и отличались своей мудростью.
Sonuçlar oluşan teorik veya deneysel veri ile örtüşmektedir.Это уравнение строится по теоретическим или экспериментальным данным.
Teorik fizik ve klasik fagot entsrümanı eğitimi almıştır.Он получил образование в области теоретической физики и классического фагота.
Görelilik teorisi 20. yüzyıl boyunca teorik fizik ve astronomiye dönüştü.Специальная теория относительности применяется в физике и астрономии начиная с XX века.
Bu yöntem teorik calışmalar için özel önem taşır.Это придает обратимым процессам теоретическую важность.
4. Klinik Bilimler Alanı: Klinik hekimliğe yönelik teorik derslerin verildiği alandır.Локальные акты, издаваемые в учебных заведениях, в которых работает юридическая клиника 4.
Fermi hem deneysel hem teorik alanda başarı sahibi olan nadir fizikçilerden biriydi.Ферми был одним из немногих физиков, преуспевших как в теоретической физике, так и в экспериментальной.
Teorik olarak, bir kişi aynı anda en fazla on adet pasaport tutabilir.نظريًا، يمكن للشخص أن يحمل في نفس الوقت ما يصل إلى عشرة جوازات سفر.
Teorik olarak, gıda zehirlenmeleri %100 oranında önlenebilir.وتفيد النظرية أن التسمم الغذائي يمكن الوقاية منه بنسبة 100%.
Örneğin, Stephen Hawking, 1980'lerde teorik fiziğin 20 yıl içinde sona ereceğini tahmin etmişti.فعلى سبيل المثال، في عام 1980، توقع الفيزيائي ستيفن هوكينغ نهاية الفيزياء النظرية في غضون 20 عاما.
Erken başarılarına rağmen, kuantum alan teorisi birçok ciddi teorik zorluğa boğuldu.بالمقابل، وبالرغم من نجاحها المبكر، اعترضت نظرية الحقل الكمي العديد من الصعوبات النظرية.
Özgüllük sabitinin teorik maksimumu difuzyon sınırıdır ve yaklaşık 108 ila 109 (M−1 s−1) arasındadır.يُدعى الحد الأقصى نظرياً لثابت النوعية بحد الانتشار و هو حوالي 108 إلى 109 (M?1 s?1).
Büyük misterler: Bunlar, ilk aşamada edinilen teorik bilgilerin uygulanmasıyla kazanılan bilgilerdi.فأقبل أهل العلم والمعرفة اقبالا شديدا علی مدرسة امام الصادق.
Toplumsal modeli, Emile Durkheim'in teorik temellerini kurduğu "dayanışmacılık" temelinde şekillendi.تمثل النمط المجتمعى في مبدأ "التعاضد" الذى أسس المبادئ النظرية إميل دوركايم.
Elektromanyetik dalgalar, teorik olarak James Clerk Maxwell tarafından 1864 analiz edilmiştir.وقد قام جيمس كليرك ماكسويل بتحليل الموجات الكهرومغناطيسية من الناحية النظرية عام 1864.
Bu dönem içinde Türkiye'de teorik fizik alanında yapılan çalışmaları canlandırmaya çalışmıştır.ومنذ ذلك الحين بدأت في البلدان المتطورة ازدهار حقيقي لتقنيات التوكاماك.
Görelilik teorisi 20. yüzyıl boyunca teorik fizik ve astronomiye dönüştü.حيث احدثت نقلة نوعية في الفيزياء النظرية وعلم الفلك في القرن العشرين.
Yapılan teorik çalışmalar ise, bu yıldızların %80'inin 1 milyon yıldan daha genç yıldızlar olduğunu gösterdi.أكثر من 80٪ تم العثور على أن النجوم تكونت أكثر من مليار سنة.
Teorik olarak bir SCORM standartlarına sahip olmalıdır.وعموما فأن لها تطبيقات في نظرية الكمون.
Bu aşırı büyük Öbek III yıldızların soyu çok uzun zamandır tükenmiştir ve ancak teorik olarak bulunurlar.فهذا الجيل من الضخامة عبارة عن نجوم قديمة انطفئت منذ وقت طويل غير أنها توجد حاليا فقط في البحوث النظرية.
Alan Turing teorik bilgisayar bilimi ve yapay zekanın kurucusu olarak kabul edilmektedir.غالبًا ما يُنسب إلى تورنغ كونه المؤسس الرئيسي لعلوم الكمبيوتر النظرية والذكاء الاصطناعي.
Ancak tüm bu çalışmalar teorik düzeyde kalmış, uygulamaya geçirilmemiştir.على كل حال يبقى هذا المفهوم غير مطبق بشكل عملي ويبقى نظريا.
Galileo ayrıca bu görüşünü desteklemek için teorik bir tartışma ileri sürdü.Galileu também aperfeiçoou um argumento teórico para apoiar a sua conclusão.
Tabi bu teoriktir.É teórico.
Onların bulunumu 1970lerde teorik fizikçi Tom Kibble tarafından düşünülmüştür.Sua existência foi contemplada pelo físico teórico Tom Kibble na década de 1970.
Higgs, 1980 yılında Edinburg Üniversitesinde teorik fizik makamına atandı.Higgs assumiu a cadeira de Teoria Física na Universidade de Edimburgo em 1980.
PElektronun radyanı meselesi modern teorik fiziğin zorlu bir problemidir.O problema do raio do elétron é um desafio para a física teórica moderna.
Bu kanun 1884'te teorik olarak Ludwig Boltzmann tarafından üretildi.A lei foi derivada teoricamente por Ludwig Boltzmann em 1884.
Örneğin, uygulamalı matematik dalı, bazı teorik matematik modellerini gerçekliğe uygulamaktadır.A matemática aplicada tenta aplicar alguns modelos matemáticos teóricos à realidade.
Martinus Justinus Godefriedus Veltman (Waalwijk 27 Haziran 1931 doğumlu), Hollandalı bir teorik fizikçi.Martinus Justinus Godefriedus Veltman (Waalwijk, 27 de junho de 1931) é um físico neerlandês.
Ancak bu yeniden sağlanan birlik, gerçek bir durum olmakatan ziyade teorik bir birliktir.Hoje em dia, o grupo de exércitos constitui uma grande unidade mais teórica do que real.
Lenard Heidelberg Üniversitesi’nden 1931 yılında teorik fizik profesörü olarak emekli oldu.Lenard se aposentou da Universidade de Heidelberg como professor de física teórica em 1931.
Gaz fazında, Bose–Einstein yoğuşması onaylanmamış teorik tahmin olarak kalmıştı.Na fase gasosa, o condensado de Bose-Einstein manteve uma previsão teórica não verificada durante muitos anos.
1963 yılında, Salam vektör meson üzerine yaptığı teorik çalışmasını yayınladı.Em 1963, Salam publicou seu trabalho teórico sobre o vetor méson.
Paralel bilgisayarlar, teorik olarak, Paralel Rastgele Erişim Makineleri (PRAM) olarak modellenir.O computador paralelo na definição pode ser considerado como uma máquina de acesso aleatório paralelo (PRAM).
Formal bilimler teorik sembol ve kurallardan oluşurlar.As ciências formais são construídas em cima de símbolos e regras.
Gian Carlo Wick (15 Ekim 1909 - 20 Nisan 1992), İtalyan teorik fizikçi.Gian Carlo Wick (Turim, 15 de outubro de 1909 — Turim, 20 de abril de 1992) foi um físico teórico italiano.
Ancak bu daha çok dinleyici ve teorik olarak kalmıştır.Há que se notar que este aspecto foi mais teórico que real.
Sikke teorik bir değerle 1/72 Roman pound'u (yaklaşık 4.5 gram) ölçü alınarak basıldı.A moeda era cunhada com uma proporção de 1/72 da libra romana (c.
Bunlara ek olarak, teorik bilgisayar bilimiyle ilgili birkaç alt dalda daha katkıda bulunmuştur.Contribuiu para muitas outras áreas da ciência da computação.
Oyunun anakarakteri M.İ.T.'den Doktorası olan Teorik Fizikçi Gordon Freeman.O protagonista do jogo é o físico teórico Gordon Freeman, detentor de um Ph.D. no MIT.
Cgs-Gauss birimlerinde ise, teorik fizikçiler arasında daha yaygındır.Em comparação com a Liga Jia-A, a CSL é muito mais exigente com as equipes.