Ana içeriğe geç
Sözlük

teori ile cümle

teori kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
18. yy. filozoflarından George Berkeley, Plato’nun idealizmine benzer teorilere sahiptir.Au XVIIIe siècle, George Berkeley a développé des idées semblables dans sa théorie de l’idéalisme.
Bu doğrultuda, bu teoriyi tamamlamak için birçok çalışma yapıldı.Ainsi, de nombreuses techniques ont été mises au point pour appliquer cette théorie.
Nazilerin ırkçı teorilerini eleştirdi.Elle propage donc les thèses nazies.
Bir diğer teori de Alman devleti tarafından öldürüldüğüdür.D'autres historiens pensent qu'il a été tué par les Allemands.
Burada karar teorisi, maliyet yarar analizi ve ticaret hukuku üzerine öğrenim gördü.Il étudie la théorie du choix rationnel, l'analyse coût avantage et le droit commercial international.
Buna eşdeğer bir teori, bundan bağımsız şekilde, İsrailli fizikçi Yuval Ne'eman tarafından ortaya atıldı.Cette théorie fut également proposée par le physicien israélien Yuval Ne'eman.
Hepsi "eski kuantum teorisi" olarak anılıyordu.Elles sont connues sous la désignation d'ancienne théorie quantique.
Paul Dirac 1928 yılında elektromanyetizmanın relativistik kuantum teorisini üretti.En 1928, Paul Dirac a écrit une théorie quantique relativiste de l'électromagnétisme.
Ancak bu daha çok dinleyici ve teorik olarak kalmıştır.Le commentaire est donc plus explicatif et théorique.
Bu teori, 18. yüzyılda John Dalton tarafından geliştirilmiştir.Cette théorie a principalement été développé par le chimiste et physicien John Dalton au XVIIIe siècle.
1957 yılında Brookhaven Ulusal Laboratuvarı'nda teori bölümü şefi olur.À cette date il prend la direction du département théorique du Laboratoire national de Brookhaven.
Yine de, Büyük Birleşik Teori her şeyi açıklayan bir teoriye giden bir ara basamak olarak görülebilir.Par contre, les théories de grande unification devraient tracer le chemin vers une théorie du tout.
Ayrıca, ve en önemlisi, teori giderek artan biçimde doğrulayıcı deneysel kanıtlarla desteklenmiştir.Bien plus, cette théorie fut confirmée par un corpus de plus en plus grand de confirmations expérimentales.
1925 yılında, Semyonov, arkadaşı Yakov Frenkel ile birlikte gazların kinetik teorisi üzerinde çalıştı.En 1925, Semionov, avec Yakov Frenkel, étudie la cinétique de la condensation et de l'absorption de vapeurs.
Ancak zamanımızda bu teori geçerliliğini yitirmiş durumdadır.Il faut nous arrêter quelques instants sur cette théologie.
Bu yorum, teorinin fiziksel yorumlanması tutarlılığını geriye döndürür.Ceci restaure la cohérence de l'interprétation physique de la théorie.
1935'te mezonlar teorisini ortaya atmıştır.En 1950, Lacan théorise le signifiant.
Macar asıllı Amerikan matematiksel sistem teoristi Rudolf Kalman tarafından bulunmuştur.Le filtre a été nommé d'après le mathématicien et informaticien américain d'origine hongroise Rudolf Kalman.
1939 yılında ilk kitabı olasılık teorisini ortaya çıkarmıştır.En 1913, il suggère l'hypothèse d'état d'équilibre.
Bu teori onun kendi kaynakçısının adınadır, sonraki fizikçiler Richard Feynman ve John Archibald Wheeler.Cette théorie est nommée d'après ses initiateurs, les physiciens Richard Feynman et John Wheeler.
Bu teori Türkolog Henryk Jankowski tarafındanda desteklenmiştir.Cette thèse semble être soutenue par Henri Rachou.
Standart Model teorisi elektro-manyetiği ve zayıf etkileşimleri birleştirir.L'interaction électrofaible est l'interaction qui unifie l'électromagnétisme et l'interaction faible.
Başka bir teoriye göre Chaturanga daha eski Xiang qi’nin versiyonundan kökenli.Le janggi dérive d’une ancienne version du xiangqi.
Bu teori halen tartışmalıdır.Cette théorie reste controversée.
Fakat Toschi'yi bu teorisine inandıramadı.Himaruya n'a rien confirmé de cette théorie.
Bu özellik, teorik olarak her an ve her mekanda PvP (oyuncu oyuncuya karşı) dövüşlerini mümkün kılar.Cette option rend les combats JcJ (joueur contre joueur) possibles à tout moment et en tout lieu.
Ölümüne ilişkin çeşitli teoriler vardır.Mais bien entendu il existe plusieurs théories sur sa mort.
Kitapları zamanın müzik teorisiyle ilgilidir.Cet ouvrage marqua l'histoire de la théorie musicale.
1907 yılında, Einstein hala sekiz yıl uzakta olan genel görelilik teorisini tamamladı.En 1907, Einstein en a encore pour 8 ans avant de donner une forme finale à la relativité générale.
Dolayısıyla soğurucu teorisi bu noktayı düzeltmek için formüle edildi.Donc, la théorie de l'absorbeur fut formulée comme une tentative pour corriger ce point.
20. yüzyılın sonlarında alternatif teoriler ortaya çıkmaya başlamıştır.À la fin du XXe siècle, d'autres théories ont émergé.
Hatta Türkçe ders kitaplarında bu buluşları Ginzburg-Landau teorisi olarak geçmektedir.L'équation de London peut se déduire de la théorie de Ginzburg-Landau.
Artı-değer Teorileri nin Almanca kısaltılmış bir baskısı 1905'te ve 1910'da yayımlanmıştır.Les Faits-divers illustrés est un magazine hebdomadaire français fondé en 1905 et disparu en 1910.
Tabii ki bu teorilerin hepsi aynı anda düşünülebilir.On peut vouloir étudier ces dates simultanément.
Gördükleri şeyler hakkında sık sık sorular sorar veya teoriler üretir.Il théorise ou questionne souvent ce qu'il voit.
Bu düşüncenin özelliği, soyut teoriden somut pratiğe geçilmesini önermesidir.Ils n'ont comme idée fixe que de passer de la théorie à la pratique.
Ayrıca çözülemeyen sonsuzluklar sorunu bu göreli kuantum teorisi ile geliştirdi.Cependant, le problème des infinis insolubles apparut dans sa théorie quantique relativiste.
Teorik fizik birkaç tane yaklaşım barındırır.La théorie hiérarchique de l'intelligence intègre plusieurs approches théoriques.
Teorik bilgisinin büyük bir kısmını kendi başına çalışarak kazandı.Ils consacrent une grande partie de leur temps à se perfectionner eux-mêmes.
Edilen iki itiraz teorikti.Deux théories s'affrontent.
Onlar çünkü onların genel görelilik teorisinin fiziksel uygulamaları önemlidir.Elles sont importantes à cause de leurs applications physiques à la théorie de la relativité générale.
Bu da yansıma teorisini desteklemektedir.Ceci appui la théorie proposée.
Teori ilk olarak doksan yıl sonra yayımlandı, araştırmalar her zamankinden daha aktiftir.Plus de 90 ans après la publication de la théorie, la recherche est toujours plus active.
Onun teorisine göre, çok büyük bozonlar (mezonlar) iki nükleon arasındaki etkileşime aracılık eder.Selon sa théorie, des bosons massifs (mésons) servent de médiateurs à l'interaction entre deux nucléons.
Demokrasi Teorisine Geri Dönüş, 1987.Introduction aux théories politiques, 1987.
Yıldırım üzerine ilk teoriler 17. yüzyılda tespit edilmeye başlanmıştır.Les premières fulgurites découvertes datent du XVIIe siècle.
Kolejin en ünlü profesörü, modern atom teorisini geliştiren John Dalton'dur.John Dalton est le créateur incontesté de la théorie atomique.
1948 - Claude Elwood Shannon; bilgi teorisini kurar.1978: Claude E. Shannon, créateur de la théorie de l'information quantitative.
Teoriler ve modeller daha kolay test edilebilir.Leurs dessins et modèles deviennent plus complexes.
İşte Galois teorisinin basit bir özeti.C'est le théorème fondamental de la théorie de Galois.
Siberya histerisine nedenleri üzerine birçok teori bulunmaktadır.Il existe différentes théories sur la cause de l'hypersexualité.
Şansölyenin atanması teorik olarak tümüyle devlet başkanının özgür tercihine bağlıdır.Ses décisions sont théoriquement libres de l'influence du gouvernement.
Bu teoriye göre, ekonomik yaşamın canlanması için yenilik (inovasyon) yapılması gerekmektedir.Une telle philosophie était nécessaire, dit-il, pour le renouvellement national.
Sanat teorisi üzerine pek çok yazı yazmıştır.Il fut l'auteur de nombreux textes sur la théorie musicale.
Jeffrey A. Harvey, Emil Martinec, ve Ryan Rohm ile Gross, heterotik sicim teorisini formüle etti.Gross, avec Jeff Harvey, Emil Martinec et Ryan Rohm, a aussi créé la théorie des cordes hétérotique.
Fermi'nin teorisi inanılmaz etkiler yaratmıştır.L'intuition de Fermat est exacte.
Bu yaklaşım açıklayıcı olabilir, fakat eninde sonunda bir teoridir.Cela peut sembler paradoxal, mais c’est finalement logique.
Okulda edinilen bilgiler genellikle teoriden öteye geçmez.Les qualités des œuvres issues de l'école ne sont généralement pas consistantes.
Bu makale teorik disiplin ile ilgilidir.Cet article concerne la discipline artistique.
Bu bellek yitiminin nedenleri konusunda başlıca üç teori ortaya atılmıştır.Il existe trois théories principales pour expliquer la honfoglalás.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod