Ana içeriğe geç
Sözlük

tenis ile cümle

tenis kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom'un tenis oynayıp oynamadığını merak ediyorum.I wonder if Tom plays tennis.
Tom olağanüstü bir tenis oyuncusudur.Tom is an excellent tennis player.
Ben onun tenise olan saplantısını anlayamıyorum.I can't understand his obsession with tennis.
Tom'la tenis oynamayı gerçekten sabırsızlıkla bekliyorum.I'm really looking forward to playing tennis with Tom.
Tom golfta iyidir fakat teniste çok iyi değildir.Tom is good at golf, but not very good at tennis.
Birlikte masa tenisi oynadılar.They played table tennis together.
Şu anda kendimi tenis oynamaya hazır hissetmiyorum.I don't feel up to playing tennis right now.
Tenis oynamayı yüzmekten daha çok severim.I love playing tennis more than swimming.
Bob'la tenis oynadım.I played tennis with Bob.
En son ne zaman Tom'la tenis oynadın?When was the last time you played tennis with Tom?
Tom ve Mary bu hafta birlikte tenis oynamayacak.Tom and Mary won't play tennis together this week.
Tom ve Mary bazen birlikte tenis oynarlar.Tom and Mary sometimes play tennis together.
Tom ve Mary birlikte masa tenisi oynadı.Tom and Mary played table tennis together.
Tom'la tenis oynamaktan zevk alırdım.I used to enjoy playing tennis with Tom.
Tom ve ben sık sık birlikte tenis oynarız.Tom and I often play tennis together.
Tom ve Mary masa tenisi oynadılar.Tom and Mary played ping pong.
Yarın Tom'la tenis oynayacağım.I'm going to play tennis with Tom tomorrow.
Tom senin teniste gerçekten iyi olduğunu söyledi.Tom said you were really good at tennis.
Çok iyi bir tenis oyuncusu değilim.I'm not much of a tennis player.
Tom teniste ilgimi çekmeye çalıştı.Tom tried to interest me in tennis.
Tenis oynadığımdan beri yıllar oldu.It's been years since I played tennis.
Yıllarca tenis oynamadım.I haven't played tennis in years.
O kimle tenis oynuyor?Who does he play tennis with?
Akira iyi tenis oynar.Akira is good at tennis.
O, tenis oynamayı sever.He likes to play tennis.
Tom tenis raketini getirmeyi unuttu.Tom forgot to bring his tennis racket.
Tom'la kaç kez tenis oynadın?How many times have you played tennis with Tom?
Andre Agassi eski bir tenis oyuncusudur.Andre Agassi is a former tennis player.
Tom'un bu öğleden sonra bizimle tenis oynayacağını duydum.I heard that Tom is going to play tennis with us this afternoon.
Çok tenis oynardım.I used to play a lot of tennis.
Bu öğleden sonra geç saatlerde Tom'la tenis oynayacağım.I'll play tennis with Tom later this afternoon.
Tenisi seversin, değil mi?You like tennis, don't you?
Tom hem tenis hem de beyzbol oynayabilir.Tom can play both tennis and baseball.
Tom tenis sevmez.Tom doesn't like tennis.
Tom Mary kadar iyi tenis oynayamadığını fark etti.Tom realized that he couldn't play tennis as well as Mary.
Tom Mary'nin ne kadar iyi masa tenisi oynayabildiğine şaşırdı.Tom was surprised how well Mary could play ping pong.
Raketinizi getirin, biz biraz tenis oynayacağız.Bring your racket and we'll play some tennis.
Sanırım bu öğleden sonra bizimle tenis oynamakla ilgilenmiyorsun.I assume you're not interested in playing tennis with us this afternoon.
Tom Mary ile tenis oynuyor.Tom is playing tennis with Mary.
Bu yıl tenis unvanını kimin kazanacağını düşünüyorsun?Who do you think will win the tennis title this year?
Tom teniste iyidir, şüpheye yer yok.Tom is good at tennis, no question about it.
Birkaç tenis topu aldım.I bought some tennis balls.
Darren ve Simon tenis oynayacaklar.Darren and Simon are going to play tennis.
Tom ve Mary yarın öğleden sonra tenis oynayacaklar.Tom and Mary will play tennis tomorrow afternoon.
Tom bana teniste oldukça iyi olduğunu söyledi.Tom told me you were pretty good at tennis.
Nadal zorlu bir tenis maçını kazandı. Maç beş set sürdü.Nadal won a grueling tennis match. It lasted five sets.
Tenis maçı yağmur nedeniyle ertelendi.The tennis match was postponed due to rain.
Kim tenis oynayacak?Who is going to play tennis?
Tom yeni bir tenis raketi aldı.Tom bought a new tennis racket.
Tom ve Mary şu anda tenis oynuyorlar.Tom and Mary are playing tennis now.
Tom ve Mary sık sık birlikte tenis oynarlar.Tom and Mary often play tennis together.
Tenis oynayacağız.We're going to play tennis.
Tom Mary'nin kendisiyle tenis oynamasını istedi.Tom asked Mary to play tennis with him.
Tom oldukça iyi bir tenis oyuncusudur.Tom is a pretty good tennis player.
Tom en az haftada bir kez Mary ile tenis oynar.Tom plays tennis with Mary at least once a week.
Tom, Mary'yle hiç tenis oynamadı.Tom has never played tennis with Mary.
Tom yaz tatili boyunca her gün tenis oynamaya niyet ediyor.Tom intends to play tennis every day during his summer vacation.
Tom arkadaşları ile masa tenisi oynuyor.Tom is playing ping-pong with his friends.
Tom teniste iyidir.Tom is good at tennis.
Tom teniste çok iyi değil.Tom isn't very good at tennis.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod