Şefkat ve merhamet temsilcileri gibi hareket etmeye başlamamız lazım.Трябва да започнем да се държим като агенти на съчуствие и милост.
Şefkat ve merhamet temsilcileri gibi hareket etmeye başlamamız lazım.עלינו להתחיל לפעול כגורמים המעודדים חמלה ורחמים.
Şefkat ve merhamet temsilcileri gibi hareket etmeye başlamamız lazım.نحن نحتاج إلي العمل كوكلاء للرحمة والتعاطف.
Şefkat ve merhamet temsilcileri gibi hareket etmeye başlamamız lazım.女性の言葉で解決法を探さなくては
Sendika temsilcileri kurumdaki öðretim kadrosu üyeleridir.Les représentants syndicaux sont membres du personnel enseignant de l’école.
Študentski svet'inin(+) temsilcileri olan 17 üyesi ve ?Der Rat hat 17 Mitglieder, die von der Regierung für vier Jahre ernannt werden.
Študentski svet'in temsilcileri de senato üyesidir.En outre, au moins un cinquième de ses membres doivent être des étudiants délégués du Študentski svet.
Temsilciler Meclisi'ndeki ve Senato'daki tüm liderlere teşekkür etmek istiyorum.Como he demostrado
Temsilciler Meclisi'ndeki ve Senato'daki tüm liderlere teşekkür etmek istiyorum.Fiecare are o parte a lui.
Temsilciler Meclisi'ndeki ve Senato'daki tüm liderlere teşekkür etmek istiyorum.Ma, non troveremo la via alla prosperita' semplicemente tagliando le spese.
Temsilciler Meclisi'ndeki ve Senato'daki tüm liderlere teşekkür etmek istiyorum.저는 노령화인구와 증가하는 의료보험비로 인해 우리의 Medicare프로그램이
Temsilciler Meclisi'ndeki ve Senato'daki tüm liderlere teşekkür etmek istiyorum.Neben Leader Harry Reid, Lautsprecher Böhner,
Temsilciler Meclisi'ndeki ve Senato'daki tüm liderlere teşekkür etmek istiyorum.Satu janji utama saya di kampanye Kepresidenan lalu adalah untuk mengubah aturan pajak yang
Temsilciler Meclisi'ndeki ve Senato'daki tüm liderlere teşekkür etmek istiyorum.Trong khi mang người Mỹ trở lại với công việc, tái thiết cầu đường và cung cấp các khoản đầu tư
Temsilciler Meclisi'ndeki ve Senato'daki tüm liderlere teşekkür etmek istiyorum.في العام الماضي، قمت بالتوقيع على قانون يسمح بتخفيض العجز بمبلغ 1.7 تريليون دولار
Temsilciler Meclisi'ndeki ve Senato'daki tüm liderlere teşekkür etmek istiyorum.前回、指針が阻止されてしまった、2011年を彷彿されるかもしれません。
Temsilciler Meclisi'nin Senato'ya karşı olmasıydı.Camera Reprezentanților era împotriva Senatului.
Temsilciler Meclisi'nin Senato'ya karşı olmasıydı.하원이 상원의 의견에 반대했기 때문이에요.
Temsilciler Meclisi'nin Senato'ya karşı olmasıydı.la Camera dei Rappresentanti era contro il Senato.
Temsilciler Meclisi'nin Senato'ya karşı olmasıydı.la position de la Chambre des Représentants contre le Sénat.
Temsilciler Meclisi'nin Senato'ya karşı olmasıydı.Repræsentanternes Hus var imod Senatet.
Temsilciler Meclisi'nin Senato'ya karşı olmasıydı.Камарата на представителите е била срещу Сената.
Temsilciler Meclisi'nin Senato'ya karşı olmasıydı.Палата представників висловлювалася проти Сенату.
Temsilciler Meclisi'nin Senato'ya karşı olmasıydı.שבית הנבחרים היה נגד הסנאט.
Temsilciler Meclisi'nin Senato'ya karşı olmasıydı.كون مجلس النواب ضد مجلس الشيوخ.
Temsilciler Meclisi'nin Senato'ya karşı olmasıydı.下院はワシントンが権力に酔うことを恐れました
Temsilciler Meclisi Washington'ın gücün sarhoşluğuna kapılmasını istemiyordu.A Câmara dos Representantes não queria que Washington se deixasse levar pelo poder.
Temsilciler Meclisi Washington'ın gücün sarhoşluğuna kapılmasını istemiyordu.A Képviselőház nem szerette volna, ha Washingtonnak fejébe száll a hatalom.
Temsilciler Meclisi Washington'ın gücün sarhoşluğuna kapılmasını istemiyordu.Camera Reprezentanților nu voia ca Washington să se îmbete de putere.
Temsilciler Meclisi Washington'ın gücün sarhoşluğuna kapılmasını istemiyordu.Das Repräsentantenhaus wollte nicht, dass Washington machtgierig wird. Sie wollten ihn nicht
Temsilciler Meclisi Washington'ın gücün sarhoşluğuna kapılmasını istemiyordu.Het Huis van Afgevaardigden wilde niet dat Washington dronken van macht zou worden.
Temsilciler Meclisi Washington'ın gücün sarhoşluğuna kapılmasını istemiyordu.Izba nie chciała, by Waszyngton zachłysnął się władzą.
Temsilciler Meclisi Washington'ın gücün sarhoşluğuna kapılmasını istemiyordu.하원은 워싱톤이 권력에 도취되지 않기를 바랐던 겁니다.
Temsilciler Meclisi Washington'ın gücün sarhoşluğuna kapılmasını istemiyordu.La Cámara de Representantes no quería que Washington se emborrachara de poder.
Temsilciler Meclisi Washington'ın gücün sarhoşluğuna kapılmasını istemiyordu.La Camera dei Rappresentanti non voleva che Washington si ubriacasse di potere.
Temsilciler Meclisi Washington'ın gücün sarhoşluğuna kapılmasını istemiyordu.La Chambre des Représentants ne voulait pas que le pouvoir monte à la tête de Washington.
Temsilciler Meclisi Washington'ın gücün sarhoşluğuna kapılmasını istemiyordu.Repræsentanternes Hus ville ikke have Washington skulle blive overvældet af magt.
Temsilciler Meclisi Washington'ın gücün sarhoşluğuna kapılmasını istemiyordu.Sněmovna reprezentantů nechtěla Washingtona opít mocí.
Temsilciler Meclisi Washington'ın gücün sarhoşluğuna kapılmasını istemiyordu.Η Βουλή των Αντιπροσώπων δεν ήθελε τον Ουάσινγκτον να έχει υπερβολική εξουσία.
Temsilciler Meclisi Washington'ın gücün sarhoşluğuna kapılmasını istemiyordu.Они боялись, что Вашингтон зазнается от своих полномочий.
Temsilciler Meclisi Washington'ın gücün sarhoşluğuna kapılmasını istemiyordu.От Камарата на представителите не искали Вашингтон да се опияни от властта.
Temsilciler Meclisi Washington'ın gücün sarhoşluğuna kapılmasını istemiyordu.Палата представників не хотіла, щоб Вашингтон отримав аж занадто багато влади.
Temsilciler Meclisi Washington'ın gücün sarhoşluğuna kapılmasını istemiyordu.בית הנבחרים לא רצה שוושינגטון ישתכר מכוח.
Temsilciler Meclisi Washington'ın gücün sarhoşluğuna kapılmasını istemiyordu.حيث أنّ مجلس النواب كان لا يريد لواشنطن أن يصبح مدمنًا للسلطة.
Temsilciler Meclisi Washington'ın gücün sarhoşluğuna kapılmasını istemiyordu.下院はワシントンが権力に酔うことを恐れました 王と呼ぶと
"Toplum yararının tek meşru temsilcileri bizleriz.""Chúng ta là những đại diện chính đáng duy nhất cho lợi ích công cộng"
"Toplum yararının tek meşru temsilcileri bizleriz.""Jesteśmy jedynymi prawowitymi reprezentantami interesu publicznego."
"Toplum yararının tek meşru temsilcileri bizleriz.""Kitalah satu-satunya wakil yang sah dari kepentingan umum."
"Toplum yararının tek meşru temsilcileri bizleriz.""오로지 우리의 정부만이 공공이익을 합법적으로 대표할 수 있다"
"Toplum yararının tek meşru temsilcileri bizleriz.""Mi vagyunk a közérdek egyetlen törvényes képviselői."
"Toplum yararının tek meşru temsilcileri bizleriz.""My jsme jedinými oprávněnými zástupci veřejného zájmu."
"Toplum yararının tek meşru temsilcileri bizleriz.""Noi siamo gli unici rappresentanti legittimi del'interesse pubblico."
"Toplum yararının tek meşru temsilcileri bizleriz.""Nós somos os únicos legítimos representantes do interesse público."
"Toplum yararının tek meşru temsilcileri bizleriz."" Nous sommes les seuls et légitimes représentants de l'intérêt public. "
"Toplum yararının tek meşru temsilcileri bizleriz."'Somos los únicos representantes legítimos del interés público.'
"Toplum yararının tek meşru temsilcileri bizleriz.""Vi är de enda legitima representanterna för allmännyttan."
"Toplum yararının tek meşru temsilcileri bizleriz.""Wij zijn de enige legitieme vertegenwoordigers van het algemeen belang."
"Toplum yararının tek meşru temsilcileri bizleriz.""Wir sind die einzig berechtigten Repräsentativen des öffentlichen Interesses."
"Toplum yararının tek meşru temsilcileri bizleriz.""Είμαστε οι μόνοι νόμιμοι εκπρόσωποι του δημοσίου συμφέροντος".
"Toplum yararının tek meşru temsilcileri bizleriz.""Ми -- єдині легітимні представники інтересів суспільства."