temizlikçi ile cümle

temizlikçi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Arada emniyet müdürü yardımcısı temizlikçinin mahkeme salonuna girmesine sinirlenmişti.Während der Pause kam ein Polizist herein, den es störte, dass der Hausmeister im Gerichtssaal war.
Arada emniyet müdürü yardımcısı temizlikçinin mahkeme salonuna girmesine sinirlenmişti.Во время перерыва зам. шерифа оскорбился приходом уборщика в зал суда.
Arada emniyet müdürü yardımcısı temizlikçinin mahkeme salonuna girmesine sinirlenmişti.И през почивката имаше заместник шериф, който беше засегнат, че портиерът е влязъл в съда.
Arada emniyet müdürü yardımcısı temizlikçinin mahkeme salonuna girmesine sinirlenmişti.ובמהלך ההפסקה סגן השריף שנעלב מזה שהשרת נכנס לאולם.
Arada emniyet müdürü yardımcısı temizlikçinin mahkeme salonuna girmesine sinirlenmişti.و في فترة الإستراحة كان هناك نائب الشريف والذي شعر ببعض الإهانة من أن حاجب المحكمة يجلس بداخل القاعة.
Arada emniyet müdürü yardımcısı temizlikçinin mahkeme salonuna girmesine sinirlenmişti.保安官代理が飛び出してきて 黒人老人に駆けよりこう言いました
Çobanlık yaptım. kamyon şöforlüğü Fabrikada işçi olarak çalıştım. temizlikçilik yaptım.Tôi từng làm người chăm sóc cừu, người lái xe tải, công nhân phân xưởng, nhân viên lau dọn,
Fabrikada işçi olarak çalıştım. temizlikçilik yaptım.Fabrikarbeiterin, Putzfrau.
Fabrikada işçi olarak çalıştım. temizlikçilik yaptım.공장 노동자 청소부도 해봤습니다
Fabrikada işçi olarak çalıştım. temizlikçilik yaptım.l'operaia in fabbrica, la donna delle pulizie.
Fabrikada işçi olarak çalıştım. temizlikçilik yaptım.עובדת ייצור, אשת ניקיון.
Fabrikada işçi olarak çalıştım. temizlikçilik yaptım.عاملة في مصنع عاملة نظافة
Fabrikada işçi olarak çalıştım. temizlikçilik yaptım.清掃員などもしました 旅行業界にも身を置いて
Gözümün ucuyla, ileri geri gidip gelen temizlikçiyi gördüm.Ale koutkem oka vidím toho starého soudního sluhu, chodí sem a tam, nakukuje oknem.
Gözümün ucuyla, ileri geri gidip gelen temizlikçiyi gördüm.Aus meinem Augenwinkel sah ich den Hausmeister auf und ab gehen.
Gözümün ucuyla, ileri geri gidip gelen temizlikçiyi gördüm.Con el rabillo del ojo alcancé a ver al conserje que iba y venía.
Gözümün ucuyla, ileri geri gidip gelen temizlikçiyi gördüm.E con la coda dell'occhio, vedevo l'usciere camminare su e giù.
Gözümün ucuyla, ileri geri gidip gelen temizlikçiyi gördüm.És a szemem sarkából láttam, ahogy a takarító fel-alá járkál.
Gözümün ucuyla, ileri geri gidip gelen temizlikçiyi gördüm.Et du coin de l"œil, je pouvais voir ce concierge qui allait et venait.
Gözümün ucuyla, ileri geri gidip gelen temizlikçiyi gördüm.Kątem oka widziałem tego woźnego.
Gözümün ucuyla, ileri geri gidip gelen temizlikçiyi gördüm.저는 옆눈으로 관리인 아저씨가 밖에서 왔다 갔다 하며
Gözümün ucuyla, ileri geri gidip gelen temizlikçiyi gördüm.Och i ögonvrån såg jag den här vaktmästaren gå fram och tillbaka.
Gözümün ucuyla, ileri geri gidip gelen temizlikçiyi gördüm.Pelo canto do olho via o porteiro a andar de um lado para o outro.
Gözümün ucuyla, ileri geri gidip gelen temizlikçiyi gördüm.Şi cu coada ochiului, îl vedeam pe omul de serviciu care se plimba.
Gözümün ucuyla, ileri geri gidip gelen temizlikçiyi gördüm.Uit mijn ooghoeken zag ik die conciërge heen en weer lopen.
Gözümün ucuyla, ileri geri gidip gelen temizlikçiyi gördüm.Và dù không đứng trước mắt tôi, nhưng tôi vẫn có thể nhìn thấy người canh giữ bước tới bước lui
Gözümün ucuyla, ileri geri gidip gelen temizlikçiyi gördüm.Με την άκρη του ματιού μου, μπορούσα να δω εκείνον τον επιστάτη να πηγαίνει πέρα δώθε.
Gözümün ucuyla, ileri geri gidip gelen temizlikçiyi gördüm.И с края на окото си, зърнах портиера да крачи напред назад.
Gözümün ucuyla, ileri geri gidip gelen temizlikçiyi gördüm.Краем глаза я заметил уборщика, бегающего взад-вперёд.
Gözümün ucuyla, ileri geri gidip gelen temizlikçiyi gördüm.ובזווית העין, יכולתי לראות את השרת הזה צועד הלוך ושוב.
Gözümün ucuyla, ileri geri gidip gelen temizlikçiyi gördüm.واستطعت بطرف عيني لمح حاجب المحكمة يخطوا جيئةً وذهاباً.
Gözümün ucuyla, ileri geri gidip gelen temizlikçiyi gördüm.窓の外にも 大声が聞こえていました
Her hafta temizlikçi gelir.Cada semana venía el limpiador:
Her hafta temizlikçi gelir.Chaque semaine, le nettoyeur vint.
Her hafta temizlikçi gelir.Co tydzień przychodził sprzątacz.
Her hafta temizlikçi gelir.In fiecare saptamana, omul de serviciu venea.
Her hafta temizlikçi gelir.Jede Woche würde also die Putzkraft vorbeikommen.
Her hafta temizlikçi gelir.Mỗi tuần, người dọn dẹp đến.
Her hafta temizlikçi gelir.Setiap minggu, penjaga kebersihan akan datang.
Her hafta temizlikçi gelir. "Tanrım dualarım yine kabul oldu."Elk week komt de schoonmaker die denkt dat God zijn gebeden telkens verhoort.
Her hafta temizlikçi gelir. "Tanrım dualarım yine kabul oldu."매주 청소부가 와서 말했습니다."하느님 제 기도를 다시 한번 들어주셨군요!"
Her hafta temizlikçi gelir. "Tanrım dualarım yine kabul oldu."Ogni settimana, l'uomo delle pulizie venne. " Dio, hai risposto alle mie preghiere ancora una volta. "
Her hafta temizlikçi gelir. "Tanrım dualarım yine kabul oldu."Κάθε εβδομάδα, ο επιστάτης ερχόταν "Θεέ μου απάντησες στην έκκληση μου ξανά".
Her hafta temizlikçi gelir. "Tanrım dualarım yine kabul oldu."כל שבוע, המנקה יגיע. "אלוהים אתה שוב נענה לתחנוני."
Her hafta temizlikçi gelir. "Tanrım dualarım yine kabul oldu."وياتي ايضا كل اسبوع الحاجب ويدعو الله وياخذ هذه العطايا
Her hafta temizlikçi gelir. "Tanrım dualarım yine kabul oldu."そしてパンを手に取り、持ち帰りました
Her hafta temizlikçi gelir.Todas as semanas, o homem da limpeza ia à sinagoga:
Her hafta temizlikçi gelir.Varje vecka kom städaren.
Her hafta temizlikçi gelir.Всяка седмица чистачът идвал.
Her hafta temizlikçi gelir.Каждую неделю приходил уборщик.
Her hafta temizlikçi gelir.Кожного тижня приходив прибиральник.
Meksikalı temizlikçi kadın, kim takar? Değeri $1.000.Een Mexicaanse poetsvrouw is $1.000 waard.
Meksikalı temizlikçi kadın, kim takar? Değeri $1.000.Například mexická uklízečka, jebat na ni, tisíc dolarů.
Meksikalı temizlikçi kadın, kim takar? Değeri $1.000.Napríklad mexická upratovačka, jebať na ňu, tisíc dolárov.
Meksikalı temizlikçi kadın, kim takar? Değeri $1.000.Например мексиканската чистачка кой я ебава - 1000 долара.
Meksikalı temizlikçi kadın, kim takar?Una donna delle pulizie messicana, che si fotta.
Sonra evine gitti. Temizlikçi sinagoga geldi.O homem que fazia a limpeza costumava ir à sinagoga.
Temizlikçi sinagoga geldi.De schoonmaker kwam de synagoge binnen.
Temizlikçi sinagoga geldi.Die Reinigungskraft kam in die Synagoge.
Temizlikçi sinagoga geldi.Do synagogi wszedł sprzątacz.

İlgili Sayfalar