temizlenmek ile cümle

temizlenmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
36
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Tom'un köpeği vakumlu süpürgeyle temizlenmekten hoşlanıyor.Tom's dog enjoys being vacuumed.
Ofislerimiz her gün temizlenmektedir.Our offices are cleaned every day.
Törenler temizlenmek ve korunmak için gereklidir.Ceremonies were designated to protect, heal or cleanse.
Yunmak sözcüğü yıkanmak temizlenmek anlamlarına gelir.Note that these scholars' translation refer to washing the feet.
Temizlenmek zorunda değilim.I don't have to flush.
Havalanına gidebilmek için eve gidip temizlenmek zorunda kaldı.He couldn't get on the bus, he had to go home and get cleaned up to get to the airport.
Ona de ki: “Temizlenmek ister misin?"And say: 'Would you like to grow (in virtue)?
Temizlenmek arzusu taşıyan erler vardır o mescitte. Allah, temizlenenleri sever.There you will find men who wish to be purified; and God loves those who are pure.
Orada temizlenmek isteyen insanlar vardır ve ALLAH temizlenenleri sever.There you will find men who wish to be purified; and God loves those who are pure.
Temizlenmek arzusu taşıyan erler vardır o mescitte.In it are men who love to be purified.
Bunun için de ruh, günahından temizlenmek üzere, birçok vücutlarda dolaşır.Dennoch gibt es für ihn einen Teil der Seele, der über den Körper hinausweist.
Yunmak sözcüğü yıkanmak temizlenmek anlamlarına gelir.Aceste umflaturi ajută, de asemenea, și la «spălat».
Temizlenmek için arka pençelerini kullanır ancak zaman zaman ön pençeleri ve ağzını kullandığı da görülür.Koala se îngrijește, de obicei, cu labele din spate, dar uneori și le folosește pe cele din față sau gura.
Törenler temizlenmek ve korunmak için gereklidir.הבחור זהו טקס טיהור שתפקידו שמירה והגנה.
Temizlenmek için taharet musluğundan alınan su kullanılır.За обезвреждане на разлят живак се използва сяра.
Törenler temizlenmek ve korunmak için gereklidir.Klostes reikia prižiūrėti ir valyti.
Havalanına gidebilmek için eve gidip temizlenmek zorunda kaldı.Cậu ấy không được lên xe búyt, phải về nhà chỉnh trang lại rồi đến sân bay sau.
Havalanına gidebilmek için eve gidip temizlenmek zorunda kaldı.Dia harus pulang ke rumah dan membersihkan diri sebelum pergi ke bandara.
Havalanına gidebilmek için eve gidip temizlenmek zorunda kaldı.Ele não pôde entrar no autocarro. Teve que ir a casa e limpar-se para ir ter ao aeroporto.
Havalanına gidebilmek için eve gidip temizlenmek zorunda kaldı.Er musste wieder nach Hause und sich zurechtmachen und dann direkt zum Flughafen kommen.
Havalanına gidebilmek için eve gidip temizlenmek zorunda kaldı.Han måtte ikke komme ombord. Han skulle hjem og blive rengjort for at komme til lufthavnen.
Havalanına gidebilmek için eve gidip temizlenmek zorunda kaldı.Il n'a pas pu monter dans le bus. Je l'ai renvoyé chez lui se changer pour aller à l'aéroport.
Havalanına gidebilmek için eve gidip temizlenmek zorunda kaldı.그는 버스에 탈수가 없었어요. 그는 집으로 가서 깨끗히 한다음 공항에 가도록 했습니다.
Havalanına gidebilmek için eve gidip temizlenmek zorunda kaldı.Musiał wrócić do domu, doprowadzić się do porządku i samodzielnie dotrzeć na lotnisko.
Havalanına gidebilmek için eve gidip temizlenmek zorunda kaldı.Nedovolil som mu to. Musel ísť domov a umyť sa a prísť na letisko za nami.
Havalanına gidebilmek için eve gidip temizlenmek zorunda kaldı.Nem szállhatott fel a buszra. Haza kellett mennie átöltözni, mielőtt a reptérre ment volna.
Havalanına gidebilmek için eve gidip temizlenmek zorunda kaldı.Non potè salire sul bus. Dovette tornare a casa e lavarsi per raggiungere l'aeroporto.
Havalanına gidebilmek için eve gidip temizlenmek zorunda kaldı.No pudo subirse al autobús. Tuvo que ir a casa y arreglarse para ir al aeropuerto.
Havalanına gidebilmek için eve gidip temizlenmek zorunda kaldı.Nu l-am lăsat să se urce în autobuz. A trebuit să se ducă acasă să se spele înainte să ajungă la aeroport.
Havalanına gidebilmek için eve gidip temizlenmek zorunda kaldı.Δεν μπορούσε να επιβιβαστεί στο λεωφορείο. Έπρεπε να πάει σπίτι και να φτιαχτεί για να έρθει στο αεροδρόμιο.
Havalanına gidebilmek için eve gidip temizlenmek zorunda kaldı.Він повинен був поїхати додому і переодягтися, щоб поїхати в аеропорт.
Havalanına gidebilmek için eve gidip temizlenmek zorunda kaldı.Он не попал в автобус, ему пришлось ехать домой, чтобы привести себя в порядок и ехать в аэропорт.
Havalanına gidebilmek için eve gidip temizlenmek zorunda kaldı.Трябваше да се прибере и да се изкъпе, за да дойде на летището.
Havalanına gidebilmek için eve gidip temizlenmek zorunda kaldı.הוא לא יכול היה לעלות לאוטובוס. הוא היה צריך ללכת הביתה להתקלח כדי להצטרף לנסיעה לשדה התעופה.
Havalanına gidebilmek için eve gidip temizlenmek zorunda kaldı.لم يستطع ركوب الحافلة, فكان عليه الذهاب إلى المنزل ليتنظف ليلتحق بالمطار.
Havalanına gidebilmek için eve gidip temizlenmek zorunda kaldı.空港に向かった 自分の信念には頑固なんだ

İlgili Sayfalar