Sana teminat olarak bunları veririm.A já budu ochoten dát tohle jako záruku.
Sana teminat olarak bunları veririm.ローンの担保は、あなたが私に融資を与えることで,
Şarap mahseni var ki buradan ücretsiz şarap temin edebiliyorsunuz.Cu propria vinotecă, din care poti să iei oricât.
Şarap mahseni var ki buradan ücretsiz şarap temin edebiliyorsunuz.Den har sin egen vinkælder som man frit kan tage fra.
Şarap mahseni var ki buradan ücretsiz şarap temin edebiliyorsunuz.Dispõe de uma adega de vinhos que podem consumir à vontade.
Şarap mahseni var ki buradan ücretsiz şarap temin edebiliyorsunuz.Elle a sa propre cave à vins où vous pouvez vous servir librement.
Şarap mahseni var ki buradan ücretsiz şarap temin edebiliyorsunuz.Je krijgt er een wijnkelder bij waar je vrijelijk gebruik van kunt maken.
Şarap mahseni var ki buradan ücretsiz şarap temin edebiliyorsunuz.마음대로 사용할 수 있는 와인 저장고도 있습니다.
Şarap mahseni var ki buradan ücretsiz şarap temin edebiliyorsunuz.Nó có cả một hầm rượu riêng mà bạn có thể lấy bao nhiêu tùy thích.
Şarap mahseni var ki buradan ücretsiz şarap temin edebiliyorsunuz.Poleg tega je zraven tudi lastna vinska klet, ki jo lahko prosto koristiš.
Şarap mahseni var ki buradan ücretsiz şarap temin edebiliyorsunuz.Saját borospincéje van, amiből szabadon lehet fogyasztani.
Şarap mahseni var ki buradan ücretsiz şarap temin edebiliyorsunuz.Sie kommt mit einem eigenen Weinkeller daher, aus dem Sie sich nach Belieben bedienen können.
Şarap mahseni var ki buradan ücretsiz şarap temin edebiliyorsunuz.También una bodega de vinos de la que puedes coger lo que quieras.
Şarap mahseni var ki buradan ücretsiz şarap temin edebiliyorsunuz.V ceně je i vinný sklípek, ze kterého můžete volně vybírat víno.
Şarap mahseni var ki buradan ücretsiz şarap temin edebiliyorsunuz.Περιλαμβάνει κελάρι από κρασιά, από όπου μπορεί ο ένοικος να επιλέξει ελεύθερα
Şarap mahseni var ki buradan ücretsiz şarap temin edebiliyorsunuz.В нем есть винный погреб, откуда можно свободно брать вино.
Şarap mahseni var ki buradan ücretsiz şarap temin edebiliyorsunuz.Върви със собствена изба, от която може безплатно да точиш вино.
Şarap mahseni var ki buradan ücretsiz şarap temin edebiliyorsunuz.היא מגיעה עם מרתף יינות צמוד לשימוש חופשי.
Şarap mahseni var ki buradan ücretsiz şarap temin edebiliyorsunuz.وقبو نبيذ تستطيع أن تأخذ منه بحرية
Şarap mahseni var ki buradan ücretsiz şarap temin edebiliyorsunuz.見学の際には いくつかオーパス・ワンが入っているのを目にすることができました
Şimdi ateizm hakkında vaaz verecekmişim gibi gelebilir; ama sizi temin ederim ki yapacağım şey bu değildir.Ahora, podría sonar como si yo fuera a predicar ateísmo, Y les quiero asegurar que no es eso lo que haré.
Şimdi ateizm hakkında vaaz verecekmişim gibi gelebilir; ama sizi temin ederim ki yapacağım şey bu değildir.Być może to brzmi jakbym chciał propagować ateizm, ale chcę was zapewnić, że nie o to mi chodzi.
Şimdi ateizm hakkında vaaz verecekmişim gibi gelebilir; ama sizi temin ederim ki yapacağım şey bu değildir.Ei, s-ar putea să sune ca și când ar urma să propovăduiesc ateismul și vreau să vă asigur că nu voi face asta.
Şimdi ateizm hakkında vaaz verecekmişim gibi gelebilir; ama sizi temin ederim ki yapacağım şey bu değildir.Il peut vous sembler que je m'apprête à prêcher l'athéisme, et je tiens à vous rassurer, ce n'est pas le cas.
Şimdi ateizm hakkında vaaz verecekmişim gibi gelebilir; ama sizi temin ederim ki yapacağım şey bu değildir.지금 제가 마치 무신론을 설교하려는 것처럼 들리겠지만 안심하십시요. 그건 아닙니다.
Şimdi ateizm hakkında vaaz verecekmişim gibi gelebilir; ama sizi temin ederim ki yapacağım şey bu değildir.Nou lijkt het misschien alsof ik atheïsme ga preken, en ik wil u verzekeren dat ik dat niet zal doen.
Şimdi ateizm hakkında vaaz verecekmişim gibi gelebilir; ama sizi temin ederim ki yapacağım şey bu değildir.Nu kanske det låter på mig som om jag skall predika ateism, och jag vill försäkra er om att så inte är fallet.
Şimdi ateizm hakkında vaaz verecekmişim gibi gelebilir; ama sizi temin ederim ki yapacağım şey bu değildir.Nyt voi kuullostaa siltä, että alkaisin saarnata ateismia, ja haluan vakuuttaa, että sitä en tule tekemään.
Şimdi ateizm hakkında vaaz verecekmişim gibi gelebilir; ama sizi temin ederim ki yapacağım şey bu değildir.Teď to možná zní, jako že tu začnu kázat ateismus, a musím vás ujistit, že tohle v plánu nemám.
Şimdi ateizm hakkında vaaz verecekmişim gibi gelebilir; ama sizi temin ederim ki yapacağım şey bu değildir.Teraz by sa mohlo zdať, že chcem kázať ateizmus, a chcel by som vás ubezpečiť, že to nebudem robiť.
Şimdi ateizm hakkında vaaz verecekmişim gibi gelebilir; ama sizi temin ederim ki yapacağım şey bu değildir.Zdaj morda zveni, kot da vam bom pridigal o ateizmu, in rad bi vam zagotovil, da tega ne bom naredil.
Şimdi ateizm hakkında vaaz verecekmişim gibi gelebilir; ama sizi temin ederim ki yapacağım şey bu değildir.Может показаться, что я собираюсь проповедовать атеизм, но я уверяю вас, что я не собираюсь этого делать.
Şimdi ateizm hakkında vaaz verecekmişim gibi gelebilir; ama sizi temin ederim ki yapacağım şey bu değildir.Можливо вам здається, що я збираюсь проповідувати атеїзм, але я б хотів запевнити, що це не те, що я робитиму.
Şimdi ateizm hakkında vaaz verecekmişim gibi gelebilir; ama sizi temin ederim ki yapacağım şey bu değildir.היא הרסנית עד מאד לאמונה הדתית. אולי נראה כאילו אני עומד להטיף לאתאיזם,
Şimdi ateizm hakkında vaaz verecekmişim gibi gelebilir; ama sizi temin ederim ki yapacağım şey bu değildir.היא הרסנית עד מאד מבחינת האמונה הדתית. אולי נראה כאילו אני עומד להטיף לאתאיזם,
Şimdi ateizm hakkında vaaz verecekmişim gibi gelebilir; ama sizi temin ederim ki yapacağım şey bu değildir.حسنا، يبدو وكأني سأبشر بالالحاد، وأود التأكيد بأنه هذا ليس هدفي.
Şimdi ateizm hakkında vaaz verecekmişim gibi gelebilir; ama sizi temin ederim ki yapacağım şey bu değildir.ご安心ください 私が始めようとしているのはそんなことではありません このような教養のある聴衆を前にして
Size bunu göstermemin sebesi bunlar sadece sıradan yerleşim teminatlı borç yükümlülükleri değildir.Chtěl jsem vám tohle ukázat, protože tohle nejsou jen rezidenční zajištěné dluhové obligace.
Size bunu göstermemin sebesi bunlar sadece sıradan yerleşim teminatlı borç yükümlülükleri değildir.E eu queria mostrar-vos isto porque estas não são ODCs quaisquer.
Size bunu göstermemin sebesi bunlar sadece sıradan yerleşim teminatlı borç yükümlülükleri değildir.وأردت أن اريكم هذا لأن هذه ليست أي التزمات ديون سكنية مضمونة.
Size bunu göstermemin sebesi bunlar sadece sıradan yerleşim teminatlı borç yükümlülükleri değildir.これらは、AAAではありません。
Size temin ederim ki; Doris Duke Charitable Foundation'ın eli bugünden itibaren hepinize dostlukla uzanıyor.Azt megígérhetem, hogy a Doris Duke Charitable Foundation baráti kezet nyújt Önök felé most és a jövőben is.
Size temin ederim ki; Doris Duke Charitable Foundation'ın eli bugünden itibaren hepinize dostlukla uzanıyor.도리스 듀크 자선기금회가 앞으로 도와드릴 것을 약속합니다.
Size temin ederim ki; Doris Duke Charitable Foundation'ın eli bugünden itibaren hepinize dostlukla uzanıyor.Vă promit că mâna Fundației Caritabile Doris Duke este întinsă cu prietenie acum şi în anii ce vor veni.
Size temin ederim ki; Doris Duke Charitable Foundation'ın eli bugünden itibaren hepinize dostlukla uzanıyor.Zapewniam, że dłoń fundacji Doris Duke jest wyciągnięta w przyjaźni dziś na przyszłość.
Size temin ederim ki; Doris Duke Charitable Foundation'ın eli bugünden itibaren hepinize dostlukla uzanıyor.Обещавам ви, че ръката на Фондацията Дорис Дюк е протегната за приятелство сега и за години напред.
Size temin ederim ki; Doris Duke Charitable Foundation'ın eli bugünden itibaren hepinize dostlukla uzanıyor.Я обещаю вам, что Благотворительный фонд имени Дорис Дюк протянет вам руку дружбы сегодня и на годы вперёд.
Size temin ederim ki; Doris Duke Charitable Foundation'ın eli bugünden itibaren hepinize dostlukla uzanıyor.אני מבטיח לכם שהיד של 'קרן הצדקה של דוריס דיוק' תימתח בידידות עכשיו ועוד שנים רבות.
Size temin ederim ki; Doris Duke Charitable Foundation'ın eli bugünden itibaren hepinize dostlukla uzanıyor.أنا أعدكم أن ذراع مؤسسة دوريس دوك الخيرية تمتد رحبة بالصداقة والتعاون حاليا وللسنوات القادمة.
Size temin ederim ki; Doris Duke Charitable Foundation'ın eli bugünden itibaren hepinize dostlukla uzanıyor.友情の手を差し伸べることを約束します ご清聴ありがとうございます
Sizi temin ederim, Berlin Filarmoni de ne zaman çalacağını bilmiyor.A teď vám to mohu říci: ani berlínští filharmonici nevědí, kdy mají hrát.
Sizi temin ederim, Berlin Filarmoni de ne zaman çalacağını bilmiyor.Ei, vă pot spune că nici cei de la Filarmonica din Berlin nu știu când să cânte.
Sizi temin ederim, Berlin Filarmoni de ne zaman çalacağını bilmiyor.Elárulom önöknek, hogy a Berlini Filharmonikusok sem tudják, mikor kell játszani.
Sizi temin ederim, Berlin Filarmoni de ne zaman çalacağını bilmiyor.Ik kan jullie vertellen, ook het Berliner Philharmoniker weet niet wanneer ze moeten spelen.
Sizi temin ederim, Berlin Filarmoni de ne zaman çalacağını bilmiyor.Je peux vous dire, même le Philharmonique de Berlin ne sait pas quand jouer.
Sizi temin ederim, Berlin Filarmoni de ne zaman çalacağını bilmiyor.Jetzt kann ich Ihnen sagen, sogar die Berliner Philharmoniker wussten nicht, wann Sie spielen sollten.
Sizi temin ederim, Berlin Filarmoni de ne zaman çalacağını bilmiyor.사실을 말하자면, 베를린 필하모닉도 잘 모릅니다.
Sizi temin ederim, Berlin Filarmoni de ne zaman çalacağını bilmiyor.Oroa er inte, inte ens Berlinfilharmonikerna vet när de ska spela. (Skratt)
Sizi temin ederim, Berlin Filarmoni de ne zaman çalacağını bilmiyor.Teraz mogę wam powiedzieć, nawet Filharmonicy Berlińscy nie wiedzą kiedy grać.
Sizi temin ederim, Berlin Filarmoni de ne zaman çalacağını bilmiyor.Vi dico una cosa: nemmeno la Filarmonica di Berlino non sapeva quando partire.