Halk, geçimini yakında bulunan kentlere çalışmaya giderek çalışarak temin etmektedir.This gave the residents the permission to fortify their settlement which they soon did.
Gelirini temin etmek için marangozluk yapardı.He served as a tutor to bring in income.
Saatlik, günlük ve mevsimlik ihtiyaçlara uygun arz güvenliğini temin etmek.The storage ensures supply safety in accordance with hourly, daily and seasonal needs.
Bunun dışında kıyafetlerini de yine aynı yolla temin etmektedirler.In addition to this he shares his dreams of them bowing down to him.
Tedarik zincirinde muhtemel beklentiniz, hastane için en sağlıklısını temin etmek.You expect that the supply chain that gets it to the hospital, probably squeaky clean.
Geçimini temin etmek için, amcasından meslek öğrendi.Ihrem Onkel haben sie eine Nachricht hinterlassen.
Firma ise çalışanlara dağıtılmak üzere, üretim için gerekli olan malzemeleri temin etmekle yükümlüdür.L'employeur doit donc fournir le matériel adéquat à ses salariés.
Bunun dışında kıyafetlerini de yine aynı yolla temin etmektedirler.Se distinguen además por su coloración.
Fransa elektrik ihtiyacının %77,7'sini nükleer teknolojiden temin etmektedir.Energía eléctrica El de 97.6% de la población dispone de servicio de energía eléctrica.
Vazifesi kurbanlar sayesinde tanrıların yaşamasını temin etmekti.При этом полагалось в благодарность Богу принести жертву.
Malzemeleri temin etmek için Mining (Madencilik) mesleğinin de alınması tavsiye edilir.Для обеспечения возможности перепрошивки для хранения микропрограмм применяется флэш-память (EEPROM).
Haftalarca denizde kalınır sadece acil ihtiyaçları temin etmek için karaya çıkılırdı.ويبقوا لأسابيع في البحر، إلا أنهم يرجعون للبر لتزويد أمتعتهم بأحتياجاتهم الأساسية.
Haftalarca denizde kalınır sadece acil ihtiyaçları temin etmek için karaya çıkılırdı.Para cada dez anos no mar, ele poderia passar um dia em terra para ficar com ela.
Barajın asıl işlevi Büyük Melen Projesi kapsamında İstanbul'a içme suyu temin etmektir.Het kanaal verzorgt Montreal van drinkwater.
(Evet köylünün bir dileği vardır lemas çayından sulama suyu temin etmek).Wieś posiada własne ujęcie wody pitnej ze studni głębinowej.
Bu yolla diğer hastalara ilaç temin etmekteydiler.Därefter försökte han att bota de nyinsjuknade patienterna.
Geçimini temin etmek için, amcasından meslek öğrendi.Han har i alla fall fått lära sig arbeta tack vare farbroderns testamente säger han.
Haftalarca denizde kalınır sadece acil ihtiyaçları temin etmek için karaya çıkılırdı.В околиці не було нікого, хто міг би допомогти, тож до берега їх прибило лише через добу.
Firma ise çalışanlara dağıtılmak üzere, üretim için gerekli olan malzemeleri temin etmekle yükümlüdür.Jediná firma kontroluje zdroje nezbytné pro výrobu.
(Evet köylünün bir dileği vardır lemas çayından sulama suyu temin etmek).Satul dispune de alimentare cu apă (aducțiune din Cuejdel).
Temel ihtiyaçlarını merkez ve merkeze yakın yerlerden temin etmektedir.Receptív mezőjüknek jól körülhatárolt központi és környéki része van.
Fransa elektrik ihtiyacının %77,7'sini nükleer teknolojiden temin etmektedir.Ranska tuotti ydinvoimalla 78 % sähköstään.
Haftalarca denizde kalınır sadece acil ihtiyaçları temin etmek için karaya çıkılırdı.Ζει μονίμως μέσα στην θάλασσα και τα θηλυκά βγαίνουν στην στεριά μόνο για να γεννήσουν.
Vazifesi kurbanlar sayesinde tanrıların yaşamasını temin etmekti.Det sikrede man sig ved at ofre til guderne.
Özellikle böbrek sorunu olan insanlar çok uzak yerlerden gelip bu sudan temin etmektedirler.Maur, særlig fra slekten Myrmica, oppsøker etterhvert larven og forsyner seg av stoffet.
Bunun dışında kıyafetlerini de yine aynı yolla temin etmektedirler.自らの部下にも同じ様な格好をさせている。
(Evet köylünün bir dileği vardır lemas çayından sulama suyu temin etmek).清水 悟郎(しみず ごろう) 酒屋の婿養子。
Geçimini temin etmek için, amcasından meslek öğrendi.伯父さんから教わった空手が得意である。
Bu yolla diğer hastalara ilaç temin etmekteydiler.残った3人は薬のデータを盗むことに成功した。
Köy içme suyunu dağlardan gelen kaynak sularından temin etmektedir yerelnet天下第十泉: 庐山龙池山顶水。
Firma ise çalışanlara dağıtılmak üzere, üretim için gerekli olan malzemeleri temin etmekle yükümlüdür.国家提供罪犯劳动必需的生产设施和生产经费。
Halk, geçimini yakında bulunan kentlere çalışmaya giderek çalışarak temin etmektedir.그리하여 사람들은 도시를 세우던 일을 그만두었다.
Bu yolla diğer hastalara ilaç temin etmekteydiler.Todėl kartais šiais nuodais buvo gydomi ligoniai.
Saatlik, günlük ve mevsimlik ihtiyaçlara uygun arz güvenliğini temin etmek.Nende eesmärk oli näidata päevast ja õhtust aega kindluse töölistele.
Tedarik zincirinde muhtemel beklentiniz, hastane için en sağlıklısını temin etmek.Anda berharap rantai pasokan yang mengantarkan produk ini ke rumah sakit, mungkin bersih tanpa cacat.
Tedarik zincirinde muhtemel beklentiniz, hastane için en sağlıklısını temin etmek.Azt hinnék, hogy az ellátórendszer, amin át a kórházba kerül, minden valószínűség szerint patyolattiszta.
Tedarik zincirinde muhtemel beklentiniz, hastane için en sağlıklısını temin etmek.Bạn hi vọng rằng chuỗi cung ứng đưa sản phẩm này vào các bệnh viện, có thể sạch bong.
Tedarik zincirinde muhtemel beklentiniz, hastane için en sağlıklısını temin etmek.Ci immaginiamo che la catena che segue, fino all'ospedale, sia ineccepibile.
Tedarik zincirinde muhtemel beklentiniz, hastane için en sağlıklısını temin etmek.Je verwacht dat de toeleveringsketen die het naar het ziekenhuis brengt, waarschijnlijk smetteloos is.
Tedarik zincirinde muhtemel beklentiniz, hastane için en sağlıklısını temin etmek.여러분은 헤파린이 병원까지 도달하는 공급망이 아마도 매우 깨끗할 것이라고 기대할 것입니다.
Tedarik zincirinde muhtemel beklentiniz, hastane için en sağlıklısını temin etmek.Man sollte annehmen, dass die Lieferkette bis zum Krankenhaus absolut sauber ist.
Tedarik zincirinde muhtemel beklentiniz, hastane için en sağlıklısını temin etmek.Očakávali by ste, že dodávací reťazec, ktorý končí v nemocnici, bude veľmi čistý.
Tedarik zincirinde muhtemel beklentiniz, hastane için en sağlıklısını temin etmek.Te-ai aştepta ca lanţul de aprovizionare ce aduce heparina în spital să scârţîie de curăţenie, probabil.
Tedarik zincirinde muhtemel beklentiniz, hastane için en sağlıklısını temin etmek.Vocês esperam que a cadeia de distribuição que a leva até ao hospital, seja impecavelmente limpa.
Tedarik zincirinde muhtemel beklentiniz, hastane için en sağlıklısını temin etmek.Wydaje wam się, że powstaje w szpitalu, na pewno sterylnie czystym.
Tedarik zincirinde muhtemel beklentiniz, hastane için en sağlıklısını temin etmek.Ви очікуєте, що мережа, якою він постачається до лікарні, має бути ідеально чистою.
Tedarik zincirinde muhtemel beklentiniz, hastane için en sağlıklısını temin etmek.Очаквате всяка стъпка от веригата до самата болница да скърца от чистота.
Tedarik zincirinde muhtemel beklentiniz, hastane için en sağlıklısını temin etmek.זהו מוצר תרופתי. הציפיה היא ששרשרת האספקה שמביאה אותו לבית החולים,
Tedarik zincirinde muhtemel beklentiniz, hastane için en sağlıklısını temin etmek.تتوقع أن سلسلة التوريد التي توصله الى المستشفى بالاغلب نظيفة
Tedarik zincirinde muhtemel beklentiniz, hastane için en sağlıklısını temin etmek.その製品がとても清潔であることを望むと思います。 問題は、その製品に入っている有効成分です。