Bu, biz ilerledikçe araştırmamızın temeli oldu.Esto se convirtió en la base de nuestra investigación y continuamos hacia delante.
Bu, biz ilerledikçe araştırmamızın temeli oldu.이 연구가 우리의 작업의 토대가 되었습니다.
Bu, biz ilerledikçe araştırmamızın temeli oldu.Nó trở thành nền tảng cho nghiên cứu của chúng tôi khi chúng tôi tiến xa hơn.
Bu, biz ilerledikçe araştırmamızın temeli oldu.Questo è diventato il fondamento della nostra ricerca mentre andavamo avanti.
Bu, biz ilerledikçe araştırmamızın temeli oldu.To stało się podstawą naszych dalszych badań.
Bu, biz ilerledikçe araştırmamızın temeli oldu.Έτσι αυτό έγινε το θεμέλιο της έρευνάς μας καθώς προχωρούσαμε.
Bu, biz ilerledikçe araştırmamızın temeli oldu.Итак, это стало базой для наших дальнейших исследований.
Bu, biz ilerledikçe araştırmamızın temeli oldu.Това се превърна в основа на нашето проучване занапред.
Bu, biz ilerledikçe araştırmamızın temeli oldu.Тож це стало основою наших наступних досліджень.
Bu, biz ilerledikçe araştırmamızın temeli oldu.כך שזה נהיה בסיס המחקר שלנו ככל שהתקדמנו.
Bu, biz ilerledikçe araştırmamızın temeli oldu.حتى أصبح هذا هو الأساس لأبحاثنا كلما اتجهنا إلى الأمام.
Bu, biz ilerledikçe araştırmamızın temeli oldu.それから私たちはコンターと呼ばれる
Bu, bizim bir bireyden diğerine gerçek faklılaşmamızın temelidir.C'est la base de nos réelles différentiations, d'un individu à l'autre.
Bu, bizim bir bireyden diğerine gerçek faklılaşmamızın temelidir.Đó là cơ sở tạo sự khác biệt của chúng ta, giữa người này với người khác.
Bu, bizim bir bireyden diğerine gerçek faklılaşmamızın temelidir.E' la base della nostra differenziazione, di un individuo da un altro.
Bu, bizim bir bireyden diğerine gerçek faklılaşmamızın temelidir.Ela é a base da verdadeira diferenciação de um indivíduo para outro.
Bu, bizim bir bireyden diğerine gerçek faklılaşmamızın temelidir.Es ist die Basis unserer wirklichen Differenzierung, eines Individuums vom anderen.
Bu, bizim bir bireyden diğerine gerçek faklılaşmamızın temelidir.Es la base de nuestra diferenciación real, de un individuo de otro.
Bu, bizim bir bireyden diğerine gerçek faklılaşmamızın temelidir.Het is de basis van onze echte differentiatie tussen de ene persoon en de andere.
Bu, bizim bir bireyden diğerine gerçek faklılaşmamızın temelidir.Jest podstawą różnic międzyludzkich. Jest podstawą różnic międzyludzkich.
Bu, bizim bir bireyden diğerine gerçek faklılaşmamızın temelidir.이는 우리의 실제 분화의 기초가 됩니다. 한 개인과 다른 개인을 구분하는.
Bu, bizim bir bireyden diğerine gerçek faklılaşmamızın temelidir.Reprezintă baza diferențierii noastre reale, de la o persoană la alta.
Bu, bizim bir bireyden diğerine gerçek faklılaşmamızın temelidir.Това е основата на реалната ни диференциация, между един индивид и друг.
Bu, bizim bir bireyden diğerine gerçek faklılaşmamızın temelidir.Це основа нашої справжньої диференціації, відмінності однієї особи від іншої.
Bu, bizim bir bireyden diğerine gerçek faklılaşmamızın temelidir.Это основа наших настоящих различий, одной личности от другой.
Bu, bizim bir bireyden diğerine gerçek faklılaşmamızın temelidir.זה הבסיס להבדלים האמיתיים בין אדם לאדם.
Bu, bizim bir bireyden diğerine gerçek faklılaşmamızın temelidir.إنها القاعدة لاختلافنا الحقيقي، بين فرد وآخر.
Bu, bizim bir bireyden diğerine gerçek faklılaşmamızın temelidir.基礎なのです 特定の技能に取り組んでいる
Bu çözümlerin temelinde, mantarların miselyumları (emeç) yatıyor.기본적으로 균사체, 즉 곰팡이를 이용하는 방법이지요.
Bu çözümlerin temelinde, mantarların miselyumları (emeç) yatıyor.המשתמשות בפטריות, והתמיסות האלה מבוססות על תפטיר.
Bu çözümlerin temelinde, mantarların miselyumları (emeç) yatıyor.باستخدام الفطريات، و هذه الحلول مرتكزة على الميسيليوم
Bu çözümlerin temelinde, mantarların miselyumları (emeç) yatıyor.菌糸体はあらゆる地形にも入り込み
Bu da duygusal zekanın temelini oluşturuyor.Asta creează fundamentul pentru inteligența emoțională.
Bu da duygusal zekanın temelini oluşturuyor.Dan ini menciptakan pondasi untuk kecerdasan emosi.
Bu da duygusal zekanın temelini oluşturuyor.Das bildet das Fundament für emotionale Intelligenz.
Bu da duygusal zekanın temelini oluşturuyor.Dit schept de basis voor emotionele intelligentie.
Bu da duygusal zekanın temelini oluşturuyor.E isto cria os alicerces para a inteligência emocional.
Bu da duygusal zekanın temelini oluşturuyor.E questo crea le fondamenta per l'intelligenza emozionale.
Bu da duygusal zekanın temelini oluşturuyor.És ez hozza létre az alapot az érzelmi intelligenciához.
Bu da duygusal zekanın temelini oluşturuyor.Et cela crée la base pour l'intelligence de l'émotion.
Bu da duygusal zekanın temelini oluşturuyor.이것이 정서 지능을 위한 기초를 만듭니다.
Bu da duygusal zekanın temelini oluşturuyor.Tímto vznikne základ pro emocionální inteligenci.
Bu da duygusal zekanın temelini oluşturuyor.Tworzy to podwaliny inteligencji emocjonalnej.
Bu da duygusal zekanın temelini oluşturuyor.Và điều này tạo ra nền tảng cho trí tuệ xúc cảm.
Bu da duygusal zekanın temelini oluşturuyor.Y esto crea las bases para la inteligencia emocional.
Bu da duygusal zekanın temelini oluşturuyor.Και αυτό θέτει τις βάσεις για συναισθηματική ευφυία.
Bu da duygusal zekanın temelini oluşturuyor.И това създава основата за емоционалната интелигентност.
Bu da duygusal zekanın temelini oluşturuyor.И это создает фундамент для эмоционального интеллекта.
Bu da duygusal zekanın temelini oluşturuyor.וזה יוצר את היסודות לאינטלגנציה ריגשית.
Bu da duygusal zekanın temelini oluşturuyor.و هذا يخلق الأساس للذكاء العاطفي.
Bu da duygusal zekanın temelini oluşturuyor.心の知能指数の基礎を作ります 次は2番目のステップです
Bu daha işe yarıyordu: "H" temeli daha pratiktir.Elle fonctionnait mieux.Une base en "H", beaucoup plus pratique.
Bu daha işe yarıyordu: "H" temeli daha pratiktir."H"기반이 더 실용적이었고 좋았습니다.
Bu daha işe yarıyordu: "H" temeli daha pratiktir.Nó tốt hơn: loại Chân chữ "H", nhiều thực tiễn hơn.
Bu daha işe yarıyordu: "H" temeli daha pratiktir.הוא עבד טוב יותר. בסיס ה-"H" היה הרבה יותר מעשי.
Bu daha işe yarıyordu: "H" temeli daha pratiktir.عمل افضل. قاعدة على شكل H كانت عملية اكثر
Bu daha işe yarıyordu: "H" temeli daha pratiktir.これは添え木と呼ばれるものです
Bu eğrinin temelinde, yer yüzüne yakın olan kuyuların azalması yatıyor.Aan de grondslag ligt het feit dat we bronnen blijven verliezen die dicht bij de oppervlakte liggen
Bu eğrinin temelinde, yer yüzüne yakın olan kuyuların azalması yatıyor.Die Grundlage dieser Kurve ist, dass wir die Ölquellen verlieren, die nahe an der Erdoberfläche sind.
Bu eğrinin temelinde, yer yüzüne yakın olan kuyuların azalması yatıyor.Ennek az alapja, hogy folyamatosan veszítjük el a földfelszín-közeli kutakat.