Bence, sadece bilim, dinin temelini sarsmıyor; din de, bilimin temelini sarsıyor.לדעתי, לא רק שהמדע הרסני לגבי הדת,
Bence, sadece bilim, dinin temelini sarsmıyor; din de, bilimin temelini sarsıyor.في رأيي العلم ينتج عنه انحسار إيماني شديد، في المقابل الدين ينتج عنه إنحسار علمي شديد.
Bence, sadece bilim, dinin temelini sarsmıyor; din de, bilimin temelini sarsıyor.宗教もまた科学を蝕むのです 宗教は人々に 陳腐で超自然的なことを 説明抜きで信じることを教えます
Benden aldıkları bilgiyi kullanarak yeni bir yapının temelini atıyorlar.Eles estão a usar a informação que recebem para gerar o início de uma frase.
Benden aldıkları bilgiyi kullanarak yeni bir yapının temelini atıyorlar.Folosesc informația pe care o primesc să genereze începuturile unei fraze.
Benden aldıkları bilgiyi kullanarak yeni bir yapının temelini atıyorlar.Họ đang sử dụng những thông tin mà họ nhận để tạo ra sự bắt đầu của tiết nhạc.
Benden aldıkları bilgiyi kullanarak yeni bir yapının temelini atıyorlar.Ils utilisent l'information qu'ils reçoivent pour générer les débuts d'une séquence.
Benden aldıkları bilgiyi kullanarak yeni bir yapının temelini atıyorlar.자신들이 받은 정보를 가지고 문장의 시작을 만들어 낼거에요.
Benden aldıkları bilgiyi kullanarak yeni bir yapının temelini atıyorlar.Používajú informácie, ktoré získali, aby vygenerovali začiatky frázy.
Benden aldıkları bilgiyi kullanarak yeni bir yapının temelini atıyorlar.Usan la información que reciben para generar el comienzo de una frase.
Benden aldıkları bilgiyi kullanarak yeni bir yapının temelini atıyorlar.Wykorzystują zdobyte informacje, by stworzyć początek frazy.
Benden aldıkları bilgiyi kullanarak yeni bir yapının temelini atıyorlar.Ze gebruiken de informatie die ze krijgen om het begin van een zin te vormen.
Benden aldıkları bilgiyi kullanarak yeni bir yapının temelini atıyorlar.Χρησιμοποιούν τις πληροφορίες που λαμβάνουν για να αναπαράγουν την αρχή μιας φράσης.
Benden aldıkları bilgiyi kullanarak yeni bir yapının temelini atıyorlar.Они используют информацию, которую они получают для генерирования начала фразы.
Benden aldıkları bilgiyi kullanarak yeni bir yapının temelini atıyorlar.הם משתמשים במידע שהם מקבלים כדי ליצור את תחילת הביטוי.
Benden aldıkları bilgiyi kullanarak yeni bir yapının temelini atıyorlar.إنهم يستخدمون المعلومات التي يستقبلونها. لصناعة بداية العبارة.
Benden aldıkları bilgiyi kullanarak yeni bir yapının temelini atıyorlar.フレーズを作り始めているのです それを見て 私にも
‹‹Ben dünyanın temelini atarken sen neredeydin? Anlıyorsan söyle.¿Dónde estabas tú cuando yo fundaba la tierra? Házmelo saber, si tienes entendimiento
‹‹Ben dünyanın temelini atarken sen neredeydin? Anlıyorsan söyle.Dov'eri tu quand'io ponevo le fondamenta della terra? Dillo, se hai tanta intelligenza
‹‹Ben dünyanın temelini atarken sen neredeydin? Anlıyorsan söyle.Gdzieżeś był, kiedym Ja zakładał grunty ziemi? Powiedz, jeźliże nasz rozum.
‹‹Ben dünyanın temelini atarken sen neredeydin? Anlıyorsan söyle.Hol voltál, mikor a földnek alapot vetettem? Mondd meg, ha tudsz valami okosat!
‹‹Ben dünyanın temelini atarken sen neredeydin? Anlıyorsan söyle.Hvor var du, da jeg grundede Jorden? Sig frem, om du har nogen Indsigt!
‹‹Ben dünyanın temelini atarken sen neredeydin? Anlıyorsan söyle.Hvor var du da jeg grunnfestet jorden? Si frem hvis du vet det!
‹‹Ben dünyanın temelini atarken sen neredeydin? Anlıyorsan söyle.Kdes byl, když jsem zakládal zemi? Pověz, jestliže máš rozum.
‹‹Ben dünyanın temelini atarken sen neredeydin? Anlıyorsan söyle.Kde si bol, keď som zakladal zem? Oznám, akže znáš rozum?
‹‹Ben dünyanın temelini atarken sen neredeydin? Anlıyorsan söyle.Khi ta đặt nền trái đất, thì ngươi ở đâu? Nếu ngươi thông sáng, hãy tỏ bày đi.
‹‹Ben dünyanın temelini atarken sen neredeydin? Anlıyorsan söyle.Khi ta đặt nền trái_đất , thì ngươi ở đâu ? Nếu ngươi thông sáng , hãy tỏ_bày đi .
‹‹Ben dünyanın temelini atarken sen neredeydin? Anlıyorsan söyle.Kje si bil, ko sem postavljal temelje zemlji? Povej, če kaj imaš razuma!
‹‹Ben dünyanın temelini atarken sen neredeydin? Anlıyorsan söyle.내가 땅의 기초를 놓을 때에 네가 어디 있었느냐 네가 깨달아 알았거든 말할지니라
‹‹Ben dünyanın temelini atarken sen neredeydin? Anlıyorsan söyle.Missä olit silloin, kun minä maan perustin? Ilmoita se, jos ymmärryksesi riittää.
‹‹Ben dünyanın temelini atarken sen neredeydin? Anlıyorsan söyle.Onde estavas tu, quando eu lançava os fundamentos da terra? Faze-mo saber, se tens entendimento.
‹‹Ben dünyanın temelini atarken sen neredeydin? Anlıyorsan söyle.Où étais-tu quand je fondais la terre? Dis-le, si tu as de l`intelligence.
‹‹Ben dünyanın temelini atarken sen neredeydin? Anlıyorsan söyle.Sudah adakah engkau ketika bumi Kujadikan? Jika memang luas pengetahuanmu, beritahukan
‹‹Ben dünyanın temelini atarken sen neredeydin? Anlıyorsan söyle.Unde erai tu cînd am întemeiat pămîntul? Spune, dacă ai pricepere.
‹‹Ben dünyanın temelini atarken sen neredeydin? Anlıyorsan söyle.Var var du, när jag lade jordens grund? Säg det, om du har ett så stort förstånd.
‹‹Ben dünyanın temelini atarken sen neredeydin? Anlıyorsan söyle.Waar was u toen Ik het fundament legde voor deze aarde? Zeg het Mij, u weet immers zoveel!
‹‹Ben dünyanın temelini atarken sen neredeydin? Anlıyorsan söyle.Wo warst du, da ich die Erde gründete? Sage an, bist du so klug!
‹‹Ben dünyanın temelini atarken sen neredeydin? Anlıyorsan söyle.Που ησο οτε εθεμελιονον την γην; απαγγειλον, εαν εχης συνεσιν.
‹‹Ben dünyanın temelini atarken sen neredeydin? Anlıyorsan söyle.Где беше ти, когато основах земята? Извести, ако си разумен:
‹‹Ben dünyanın temelini atarken sen neredeydin? Anlıyorsan söyle.где был ты, когда Я полагал основания земли? Скажи, если знаешь.
‹‹Ben dünyanın temelini atarken sen neredeydin? Anlıyorsan söyle.איפה היית ביסדי ארץ הגד אם ידעת בינה׃
‹‹Ben dünyanın temelini atarken sen neredeydin? Anlıyorsan söyle.اين كنت حين اسست الارض. أخبر ان كان عندك فهم.
‹‹Ben dünyanın temelini atarken sen neredeydin? Anlıyorsan söyle.我 立 大 地 根 基 的 時 候 、 你 在 那 裡 呢 . 你 若 有 聰 明 只 管 說 罷
‹‹Ben dünyanın temelini atarken sen neredeydin? Anlıyorsan söyle.我 立 大地 根基 的 時候 、 你 在 那 裡 呢 . 你 若 有 聰明 只管 說罷
Benim bu çileden çıkışımın temelinde, müziğin benim seçmiş olması muhtemelen -çok safça da olsa-Diep in mijn eigen crisis, voelde ik aan dat het leven van de muziek mij had gekozen.
Benim bu çileden çıkışımın temelinde, müziğin benim seçmiş olması muhtemelen -çok safça da olsa-E al centro di questa mia crisi, sentii che
Benim bu çileden çıkışımın temelinde, müziğin benim seçmiş olması muhtemelen -çok safça da olsa-이런 저의 위기감의 중심에서, 제가 느꼈던 것은 음악의 삶이 저를 선택했고, 이런 삶에서는
Benim bu çileden çıkışımın temelinde, müziğin benim seçmiş olması muhtemelen -çok safça da olsa-No âmago dessa minha crise, de certa forma senti que a vida da música tinha-me escolhido.
Benim bu çileden çıkışımın temelinde, müziğin benim seçmiş olması muhtemelen -çok safça da olsa-Y en el centro de mi crisis, sentí que
Benim bu çileden çıkışımın temelinde, müziğin benim seçmiş olması muhtemelen -çok safça da olsa-ובאמצע המשבר הזה שלי, הרגשתי איכשהו שחיי המוסיקה בחרו בי, שאיכשהו
Benim bu çileden çıkışımın temelinde, müziğin benim seçmiş olması muhtemelen -çok safça da olsa-وفي لب ازمتي هذه، شعرت بطريقة ما ان حياة الموسيقى اختارتني، حيث بطريقة ما
Benim bu çileden çıkışımın temelinde, müziğin benim seçmiş olması muhtemelen -çok safça da olsa-ふと 音楽の精が私を選んだのだ という気持ちになりました そして おそらくは世間知らず ゆえにこう思いました
Benim temelim:Mein Begündung ist
Benim temelim:Mijn reden is:
Benim temelim:Mi motivo es:
Benim temelim:Min anledning är:
Benim temelim:Nền tảng của tôi là:
Benim temelim:Το επίπεδό μου είναι:
Benim temelim:人類の眠りを見ていると
Ben neyin gerçekleşiyor olduğu temelinde birşeyler teslim edeceğim.Aku akan mengirimkan sesuatu berdasarkan apa yang terjadi.