Ana içeriğe geç
Sözlük

temel taşı ile cümle

temel taşı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Dayanışma ve eşit haklar kamu politikasının temel taşını oluştururMake solidarity and equal rights the cornerstone of public policy.
Aile toplumun temel taşıdır.The family is the fundamental unit of society.
Konuşma özgürlüğü, demokrasinin temel taşıdır.Freedom of speech is the cornerstone of democracy.
İfade özgürlüğü, özgür toplumun temel taşıdır."Freedom of expression is the cornerstone of a free society."
Bu, klasik mekaniğin köklü bir temel taşı olan Galilean invariance 'i ihlal eder.This violates Galilean invariance, a long-standing cornerstone of classical mechanics.
Gauge teorilerinin temel taşı olan yerel simetri daha sıkı bir engeldir.Local symmetry, the cornerstone of gauge theories, is a stronger constraint.
Hikâyecilik Igbo kültürünün temel taşı ve Igbo toplumunun tamamlayıcı unsuruydu.Storytelling was a mainstay of the Igbo tradition and an integral part of the community.
Klasik çalışması geleneksel olarak seçkin bir eğitimin temel taşıdır.The study of classics has therefore traditionally been a cornerstone of a typical elite education.
UDP güvenilmez bir datagram hizmeti veren, basit bir temel taşıma katmanı protokolüdür.UDP is the basic transport layer protocol, providing an unreliable datagram service.
Gök ölçümünün temel taşı hata düzeltmedir.A fundamental aspect of astrometry is error correction.
Benoit Mandlebrot'un çalışmalarını bu tür alanların temel taşı olarak görüyorum.I view Benoit Mandelbrot's work as one of the founding contributions to this kind of area.
Açık Kimlik Doğrulama Girişiminin (OATH) bir temel taşıdır.It is a cornerstone of the Initiative for Open Authentication (OATH).
Temel taşı, Catholicos Gevorg IV tarafından atıldı.The foundation stone was installed by Catholicos Gevorg IV.
Meclis, Anayasa’nın temel taşını oluşturan kısa ancak çok önemli iki bildiri kabul etti:New states admitted to the union in this territory would never be slave states.
Temel taşına göre 1134 yılında inşa edilmiştir.According to the foundation stone, it was built in 1134.
Haziran 1897'de temel taşı yerleştirildi.In June 1897, the cornerstone was placed.
Bu şirket, şirketin haritacılık işlerinin temel taşı haline geldi.L'entreprise devient alors la SA des Papeteries de La Couronne.
İfade özgürlüğü, özgür toplumun temel taşıdır."FUNDAMENTOS MORALES DE UNA SOCIEDAD LIBRE».
Klasik çalışması geleneksel olarak seçkin bir eğitimin temel taşıdır.La corrección del mal comportamiento es una de las funciones clásicas de la educación.
İşrâk, hem bu felsefenin temel taşını oluşturur hem de felsefeye adını verir.Este animal simboliza la Tierra y es igualmente símbolo de la piedra filosofal.
1163 Temel taşı koyulur - yapım başlar.SEAT 124: Empieza la renovación.
İşrâk, hem bu felsefenin temel taşını oluşturur hem de felsefeye adını verir.Ha anche imparato a parlare con ogni anima che compone la propria pietra filosofale.
İfade özgürlüğü, özgür toplumun temel taşıdır."هذا هو مفتاح احترام الحق في حرية التعبير وهذا هو أحد ركائز المجتمع الديمقراطي.»
İfade özgürlüğü, özgür toplumun temel taşıdır.""A liberdade econômica é apenas um elemento da liberdade humana.
San Francisco Chronicle'dan Mick LaSalle ise "Ledger filmin temel taşı ve Joker rolünde muhteşem" dedi.Mick LaSalle van de San Francisco Chronicle noemde de film "Een doordachte, superieure actiefilm".
Gök ölçümünün temel taşı hata düzeltmedir.En grundläggande del av astrometrin är felkorrektion.
Bu sebepten nedensellik ilkesi determinizmin temel taşıdır.Intrinsecă dezbaterii privind determinismul este chestiunea primei cauze.
Gök ölçümünün temel taşı hata düzeltmedir.Un aspect fundamental al astrometrie este corectarea erorilor.
Temel taşı 1634 yılında yerleştirilse de, İngiliz İç Savaşı sebebiyle 1676 yılına kadar tamamlanamadı.Rebeliunea izbucnită în 1641 nu a putut fi înăbușită deoarece în 1642 a izbucnit Războiul Civil Englez.
Aile toplumun temel taşıdır.Familia este piatra de temelie a societății.
Bu sebepten nedensellik ilkesi determinizmin temel taşıdır.Ensinnäkin siksi, että hyveet synnyttävät luottamusta, joka on johtajuuden perusedellytys.
Gök ölçümünün temel taşı hata düzeltmedir.Μία σημαντική πλευρά της Αστρομετρίας είναι η διόρθωση των σφαλμάτων.
Bu filozoflar Li'yi ("düzen prensibi") öğretilerinin temel taşı yapmışlardır.Brødrene bygde sine filosofier rundt begrepet li (= grunnleggende sannheter, prinsipper).
Bu, klasik mekaniğin köklü bir temel taşı olan Galilean invariance 'i ihlal eder.Điều này vi phạm nguyên lý tương đối Galileo, một trụ cột của cơ học cổ điển.
Evrim, modern biyolojinin temel taşıdır.性的演变是现代演化生物学的重大谜团。
Gök ölçümünün temel taşı hata düzeltmedir.חלק חשוב באסטרומטריה הוא תיקון שגיאות.
Temel taşı 1634 yılında yerleştirilse de, İngiliz İç Savaşı sebebiyle 1676 yılına kadar tamamlanamadı.המבצר כה חזק עד שרעידת אדמה הגדולה של 1667 לא פגעה בו בכלל.
Evrim, modern biyolojinin temel taşıdır.Ta danes predstavlja temelj sodobne biologije. prevod
Benoit Mandlebrot'un çalışmalarını bu tür alanların temel taşı olarak görüyorum.Benoit Mandelbrot munkásságát mintegy a terület egyik megalapozásának tekintem.
Benoit Mandlebrot'un çalışmalarını bu tür alanların temel taşı olarak görüyorum.Consider lucrarea lui Benoit Mandlebrot ca fiind una din contribuțiile de inițiere din acest domeniu.
Benoit Mandlebrot'un çalışmalarını bu tür alanların temel taşı olarak görüyorum.Ich sehe Benoit Mandlebrots Arbeit als eine Art grundlegenden Beitrag auf diesem Gebiet.
Benoit Mandlebrot'un çalışmalarını bu tür alanların temel taşı olarak görüyorum.Ik zie Benoit Mandlebrot's werk als één van de fundamentele bijdragen aan dit soort van gebied.
Benoit Mandlebrot'un çalışmalarını bu tür alanların temel taşı olarak görüyorum.전 베누아 만델브로의 성과를 이런 종류의 분야에 있어서 근본적인 공헌 중에 하나로 봅니다.
Benoit Mandlebrot'un çalışmalarını bu tür alanların temel taşı olarak görüyorum.Saya menganggap hasil kerja Benoit Mandlebrot sebagai salah satu faktor penunjang awal di area seperti ini.
Benoit Mandlebrot'un çalışmalarını bu tür alanların temel taşı olarak görüyorum.Tôi xem công việc của Benoit Mandlebrot như sự đóng góp nền tảng cho lĩnh vực này.
Benoit Mandlebrot'un çalışmalarını bu tür alanların temel taşı olarak görüyorum.Uważam prace Benoit Mandelbrot'a za główny wkład w tą dziedzinę.
Benoit Mandlebrot'un çalışmalarını bu tür alanların temel taşı olarak görüyorum.Vedo il lavoro di Benoit Mandelbrot per certi aspetti come uno dei contributi fondamentali a quest'area.
Benoit Mandlebrot'un çalışmalarını bu tür alanların temel taşı olarak görüyorum.Yo veo el trabajo de Benoit Mandlebrot como una de las contribuciones fundacionales a este tipo de área.
Benoit Mandlebrot'un çalışmalarını bu tür alanların temel taşı olarak görüyorum.Аз виждам работата на Беноа Манделброт като вид основополагащо съдействие към този вид област.
Benoit Mandlebrot'un çalışmalarını bu tür alanların temel taşı olarak görüyorum.Я рассматриваю работу Бенуа Мандельброта, как один из основополагающих трудов в этой области.
Benoit Mandlebrot'un çalışmalarını bu tür alanların temel taşı olarak görüyorum.אני רואה בעבודתו של בנואה מנדלברוט כאחד התרומות היסודיות לתחום שכזה.
Benoit Mandlebrot'un çalışmalarını bu tür alanların temel taşı olarak görüyorum.أعتقد أن عمل "بنوا مندلبروت" مثل أحد الركائز الأساسيّة لهذا المجال.
Benoit Mandlebrot'un çalışmalarını bu tür alanların temel taşı olarak görüyorum.この様な領域を生み出す 基礎的な貢献をしたと思います 彼が特に関心を持っているのは
Risk değerlendirmesi, Avrupa’nın iş sağlığı ve güvenliği (İSG) konusuna yaklaşımının temel taşıdır.Arbejdspladsvurdering (APV) er en hjørnesten i den europæiske arbejdsmiljøstrategi.
Risk değerlendirmesi, Avrupa’nın iş sağlığı ve güvenliği (İSG) konusuna yaklaşımının temel taşıdır.Ocena ryzyka zawodowego stanowi podstawę europejskiego podejścia do bezpieczeństwa i higieny pracy (BHP).
Risk değerlendirmesi, Avrupa’nın iş sağlığı ve güvenliği (İSG) konusuna yaklaşımının temel taşıdır.Ocena tveganja je temelj evropskega pristopa k varnosti in zdravju pri delu.
Risk değerlendirmesi, Avrupa’nın iş sağlığı ve güvenliği (İSG) konusuna yaklaşımının temel taşıdır.Riskienarviointi on työterveyden ja työturvallisuuden (TTT) edistämisen kulmakivi Euroopassa.
Risk değerlendirmesi, Avrupa’nın iş sağlığı ve güvenliği (İSG) konusuna yaklaşımının temel taşıdır.Оценката на риска е крайъгълният камък на европейския подход за безопасност и здраве при работа (БЗР).
Senden köşe taşı, temel taşı olmayacak, Çünkü sonsuza dek viran kalacaksın›› diyor RAB.A nevezmou z tebe kamene k úhlu, ani kamene k základům; nebo pustinou věčnou budeš, praví Hospodin.
Senden köşe taşı, temel taşı olmayacak, Çünkü sonsuza dek viran kalacaksın›› diyor RAB.A nie wezmą z ciebie kamienia do węgła, ani kamienia do gruntów; bo pustynią wieczną będziesz, mówi Pan.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod