Ana içeriğe geç
Sözlük

tembih ile cümle

tembih kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
34
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bana refakat etmesi tembihlendi.She was told to accompany me.
Tekrardan akşam 21.30'dan sonra odadan çıkmamaları gerektiği yeniden tembih edilir.He then reminds her not to leave their bedroom after 9:30 pm.
Caramello Dük'e Anina'dan uzak durmasını tembih eder.Caramello does his best to warn the Duke off Annina.
Ağabeylerinin ne yaptıklarını kendisine anlatmasını tembihledi.Her brother asks her what they should say about him.
Tekrardan akşam 21.30'dan sonra odadan çıkmamaları gerektiği yeniden tembih edilir.He then reminds her not to leave their bedroom after 9:30pm.
Çünkü ona sık sık ayık olmasını tembihliyordum.. [2] Görünüşe göre bana çok kızmış.To produce a record.
Tekrardan akşam 21.30'dan sonra odadan çıkmamaları gerektiği yeniden tembih edilir.Eine ihrer Regeln besagt, dass die Kinder ihr Zimmer nach 21.30 Uhr nicht mehr verlassen dürfen.
Kimsenin ölüm haberini dışarıya ulaştırmamasını da sıkıca tembih eder.So wollen sie verhindern, dass die Nachricht vom Opfer weitergeleitet wird.
Ağabeylerinin ne yaptıklarını kendisine anlatmasını tembihledi.Играющие говорят ему о своих действиях.
Ayrıca gemi kaptanı uluslararası bir kriz çıkartmaması konusunda da tembihlidir.كما أنها تعبر عن الرغبة في تجنب أن يكون القمر محط نزاع دولي.
Louis henüz çocuk yaştaki oğlunu öç almaması için tembihledi.Já o pai demostrava desinteresse pelo menino.
Tekrardan akşam 21.30'dan sonra odadan çıkmamaları gerektiği yeniden tembih edilir.Ao chegarem lá, seus avós estabelecem apenas uma única regra: Não saiam do quarto após as 21:30.
Tekrardan akşam 21.30'dan sonra odadan çıkmamaları gerektiği yeniden tembih edilir.Verder mogen ze na 21:30 uur hun slaapkamer niet verlaten.
Ayrıca gemi kaptanı uluslararası bir kriz çıkartmaması konusunda da tembihlidir.Ook de eigenaar van het schip denkt aan menselijk falen.
Louis henüz çocuk yaştaki oğlunu öç almaması için tembihledi.Tom zdołał przekonać syna, że jeszcze nie jest gotowy na stosunek płciowy.
Özellikle kızlarına bunun gereksiz ve sağlıksız olduğunu da tembih ettiğini belirtmiştir.Hon tyckte även att de personliga attackerna mot hennes make var obefogade och elaka.
Özellikle kızlarına bunun gereksiz ve sağlıksız olduğunu da tembih ettiğini belirtmiştir.Argumentene besto i at den skulle være stygg og utrygg for barn.
Kendisine özellikle tembih et, onun bilim adamı olmasını istiyorum.Lấy ví dụ như nhân vật Eddy, cậu rất thông minh muốn trở thành nhà khoa học.
Ağabeylerinin ne yaptıklarını kendisine anlatmasını tembihledi.Đó là những điều mà ông nội của cậu nói cho cậu khi đang hấp hối.
Küçük kıza, yolda durmamasını tembihler.(同上) 母曰く、途中でやめてはいけません。
Tekrardan akşam 21.30'dan sonra odadan çıkmamaları gerektiği yeniden tembih edilir.그런데 할머니는 밤 9시 30분 이후 절대 방 밖으로 나오지 말라는 이상한 규칙을 강요한다.
Kendisine özellikle tembih et, onun bilim adamı olmasını istiyorum.그의 가족은 책을 정말 좋아하는 그를 책벌레라고 불렀으며, 그는 과학자가 되겠다는 결심을 한다.
Kendisine özellikle tembih et, onun bilim adamı olmasını istiyorum.תחום התזונה עניין אותו מאוד, אך כדי להיות חוקר תזונה היה עליו להיות רופא.
Caramello Dük'e Anina'dan uzak durmasını tembih eder.קאראמלו מתאמץ להזהיר את אדונו מפני אנינה.
Küçük kıza, yolda durmamasını tembihler.Majka joj je rekla da se na putu ne smije zaustavljati.
Caramello Dük'e Anina'dan uzak durmasını tembih eder.Caramello ei tea, et viib hertsogi juurde oma pruuti.
Aslında bana onun büyük saçları olduğunu söylememi tembih etti.Aunque hace poco me dijo que no puedo decir que tiene el pelo largo, porque si lo digo
Aslında bana onun büyük saçları olduğunu söylememi tembih etti.Deși mi-a zis că nu pot să spun că are părul voluminos pentru că, dacă o fac,
Aslında bana onun büyük saçları olduğunu söylememi tembih etti.집사람은 그렇게 말하고 다니지 말라고 했지만요.
Aslında bana onun büyük saçları olduğunu söylememi tembih etti.Ostatnio mi powiedziała, że nie mogę tak mówić, bo jak tak powiem,
Aslında bana onun büyük saçları olduğunu söylememi tembih etti.Sebbene recentemente mi abbia detto che non posso dire che ha i capelli volumizzati, perché se lo dico,
Aslında bana onun büyük saçları olduğunu söylememi tembih etti.למרות, כך אמרה לי לאחרונה, שאסור לי לומר שיש לה שיער גדול.
Aslında bana onun büyük saçları olduğunu söylememi tembih etti.رغم انها اخبرتني انه لا يجب ان اقول انها تملك شعرٌ كثيف
Aslında bana onun büyük saçları olduğunu söylememi tembih etti.髪がふくらんでいるなんて言ったら
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod