Kısa sürede finans dünyasında temayüz etti.Elle s'illustra dans le monde de la finance.
Bu kadın, erkek ve kadınlar arasında müttaki ve mütevekkile olarak temayüz etmişti.Con ella se teñían y aderezaban el rostro y el cabello hombres y mujeres.
Özellikle fıkıh ilminde temayüz etti.على وجه التحديد، فعل ذلك في خطاب تنصيبه.
Avşarlar, Türkmenler arasında temayüz ettiler.Eles me levaram para próximo às (tribos) Turcomenas.
Özellikle fıkıh ilminde temayüz etti.Want in de eerste plaats sprak hij in het enkelvoud.
Avşarlar, Türkmenler arasında temayüz ettiler.Mânioși, ei s-au adunat ca să-i găsească pe țigani.
Avşarlar, Türkmenler arasında temayüz ettiler.Θέλουμε να τα μοιραστούμε με τους Τουρκοκυπρίους.