Sonda ile en son temas 8 Aralık 2000'de oldu.Tập phim cuối cùng của phần 8 được chiếu vào ngày 24 tháng 5 năm 2010.
Sıcak nesnelerle temas, çocuklarda görülen yanıkların yaklaşık %20 ila %30’unun sebebini teşkil etmektedir.Bỏng do nóng là nguyên nhân của khoảng 20-30% số ca bỏng ở trẻ em.
Mayer, Ağustos 1928'de, kazananları belirlemek için Akademi Merkez Kurulu Hakimleriyle temasa geçti.1928年8月、メイヤーは受賞者を決定するアカデミー中央選定委員会の審査員と連絡を取った。
Hükümdar, burada halkla veya askerle doğrudan doğruya temas eder, dertlerini dinlerdi.君主はこの場で臣民や軍人と直接対峙し、彼らの問題を聞いた。
Ayrıca L ile ilk direk teması da kurmalarını o sağlar.また、L への追加は先頭に行うことに注意。
Arp 272 adıyla iki gökada sarmal kollarıyla fiziksel bir temas halindedir.Arp 272を構成する2つの銀河は、渦状腕を通して物理的に接触している。
Bu yürüyüşün teması ise kadına karşı uygulanan şiddetti.だが、これは女性に化けた狐の罠だった。
Bu sayede halkla yakın temas halinde olma imkânı buldu.このため私は大統領との間にかなり密接な関係を持つことができるようになった。
Albümün teması Nostradamus ve hayatıdır.コードネームはIntelligentsiaとNobility。
Bunu biliyoruz ancak PKK ile temasımız yok.これもPCSと直接の関係はない。
Çoğu kimyasal maddeyle olduğu gibi, deri veya gözlerle temas halinde, 15 dakika suyla yıkanmalıdır.皮膚や眼についた時には大量の水で15分以上洗い流す。
Park seks teması üzerine yoğunlaşır.彼はエイズのテーマに接近した。
Her şeyden çok kadın ile erkek arasındaki aşk temasını işler.男と女の間の情愛に関する事柄。
Elleri temas ettiği anda, birbirlerinin elinde bir alev oluşur.両手がふさがるので誰かに火をつけてもらう必要がある。
Göz teması kur yapmada, karşıdakinin bazı durumlarda ilgisini öğrenmek açısından önemli bir unsurdur.彼の威圧的で恐ろしい外見は、多くの場合に容疑者から情報を取得する際に必要なものである。
Öyle ki karşılıklı yüzeyler birbirleri ile etkili bir biçimde temas halinde olsun.基寿とは互角に戦える相手でもある。
Suyla temas ettiklerinde denek canlanır ve işlevlerini yerine getirir.そして水分を得ると復活して活動を開始する。
Suyla temas halinde hasar alırlar.水滴に当たるとダメージを受ける。
Sharnhorst'un radarı bozulmuş ve görsel temasla ateş etmek zorunda kalmıştır.レンツの右エンジンが被弾し、すぐに着陸しなければならなくなった。
Bestelerinin büyük çoğunluğu Alkol teması üzerine kuruludur.彼のほとんどの作品はアルコールから離れていた時期に書かれている。
Diz arasında çalındığında ise kemençe sabit kalıp, yay açısı değiştirilerek teller ile teması sağlanır.エリア内で話しかけると、宝石と交換にアイテムをくれる。
Bu da Tanrı ve Tanrıçalar vasıtasıyla bir şekilde kozmik güç ile temas kurabileceğimizi gösterir.この御み霊により、神と霊波線で繋がり力が与えられるとされる。
Böyle bir uygulamaya müsaade edildiğine daha önce de temas edilmişti.彼らは、このようなさばきを受けることに、昔から予告されているのである。
Akışkanların direkt olarak temas ettiği tipler de vardır.中には直接身につけるタイプもある。
Bu yüzden temas ettiği organik maddeler çabucak yanar.触れたものを急速に朽ちさせる息。
Dizinin açılış teması değişmiştir.オープニングのナレーションの内容が変更された。
CONTACT: ... ile temasa geç.つなぎ:繋ぎの意。
Onlardan "karanlık süper kahraman teması" ve "çello-rock" kullanmalarını istemişlerdir.使用DEは「ヒーローキング」と「ヒーローカイザー」。
Filmin orijinal senaryosu, tartışmalı temasından ötürü büyük ölçüde yeniden yazıldı.この再上映の際、オリジナルのネガフィルムは監督の本多に無断で再編集された。
Bir LiCl eriyik ile temas ettirilerek) aktarılır.ケータイ対応)が発売されている。
Örneğin, Mac OS 8 ve Mac OS 9, At Easy üzerinde bulunan Platinum arayüzü temasını içeriyordu.例としてMac OS 8とMac OS 9に含まれるプラチナテーマがあり、At Easeに良く似ている。
Şarkının çevresel bir teması vardı.彼女にはテーマソングが存在する。
Avrupalılarla temas ilk kez 1500 nisanında Portekizli kâşiflerce olmuştur.1505年にヨーロッパ系としてはポルトガル人が初めて到達した。
Göz teması iki kişinin aynı anda birbirlerinin gözlerinin içine bakmasıdır.内心では他の2人を見下している。
Saç biti, enfekte olmuş birinin saçlarıyla doğrudan temas yoluyla yayılır.頭蝨是藉著和已感染頭蝨患者的頭髮直接接觸而傳播。
Bakteri ile temastan 10-40 gün sonra küçük ağrısız yumrular belirir.當與細菌接觸後約10-40天,身體會出現細小的無痛結節。
Bir önceki kitap, Behzat Ç: Her Temas İz Bırakır'dır.及為尚書,一切禮制用壬先所議行者,亮皆援引故實,以定其議。
Tarihçiler, Çin'in M.Ö. 2. yüzyılın başlarından beri Kazakistan bölgesi ile temasa girdiğini söylüyor.有歷史學家指出,中國在公元前2世紀已對今哈薩克斯坦所在地区帶來影響。
Ayrıca L ile ilk direk teması da kurmalarını o sağlar.她也与Q建立了她的第一次接触。
Bu yürüyüşün teması ise kadına karşı uygulanan şiddetti.该政策被认为是一种对妇女人权的侵害。
Atlas Vazgeçti'nin ana teması "insan aklının toplumdaki rolü" dür.《阿特拉斯耸耸肩》的主題為「人的心理在社會中扮演的角色」。
İlk temas, daha önce birbirlerinin varlığından haberdar olmayan iki kültürün buluşmasıdır.第一次接触(First contact),指的是两个先前互不知晓的文明间的第一次见面。
Fakat "Homer's Phobia", tamamen eşcinsellik teması etrafında dönen ilk bölümdür.但是,《霍默的恐惧症》却是节目首次完全围绕同性恋主题展开。
En önemli bulaşma yolu hastalıklı ve hastalıksız domuzların doğrudan temasıdır.传播的主要途径是通过被感染和没被感染的豬隻之间的直接接触。
İki filo burada temas kurdular.兩人從此失去聯絡。
Yani, yalnız temas vardır.而它的觸角只有一個。
Ele teması mecburi ise eldiven kullanılmasında yarar vardır.基於安全理由,在使用时宜小心并带上手套。
Albümün konsepti ve teması Aralık 2011'de gelişmeye başladı.专辑的概念和主题于2012年12月开始确立。
Şarkı genel bir aşk temasını işler.歌曲主題大多與戀愛有關。
O seviyede bir temasımız yok.在這個議題上並沒有達成共識。
Gözler ya da cilde teması tahrişe neden olabilir.如果头部或者眼睛遭到撞击则容易导致眼睛破裂。
Musa Sadr Libya’dayken hiç kimseyle temasa geçmedi.在莫斯科,加拉没有听任何人的。
Android ve iOS'daki Google Play Kitaplar üç okuma teması içeriyor: Gün: Beyaz bir zeminde siyah metin.Android和iOS上的Google Play圖書具有三個閱讀主題: 日:在白色背景上的黑色文本 夜:黑色背景上的白色文本 棕褐色:淺黃色背景上的棕褐色(紅棕色)文字。
Bu temas noktalarında depremler, volkanik faaliyetler, dağ oluşumları ve okyanus dibi hendekler oluşur.在這些板塊邊緣上,會出現地震、火山活動、造山運動以及形成海沟。
Temassız akıllı kart, temassız 13.56 MHz kimlik bilgisi olan standart kredi kartı boyutundaki bir karttır.僅支援讀取並模擬市面上未经加密过的、频率为13.56MHz且沒有加密區塊的門禁卡。
Eğer temas söz konusu olursa alkol ile silinmelidir.如果手指摸到應以消毒酒精清潔。
Filmin ana teması pişmanlık üzerine kurulmuş.他的主要電影作品包括贖罪。
Topla temasın sağlandığı ince olan kısmına namlu (barrel) adı verilmektedir.分別說系赤銅鍱部中的對應誦本則名為《相應部》。
Batılı yazarlar ve kendisi ile temas etmiş elçiler ise Sinan Paşa'nın inatçı ve zalim olduğunu yazarlar.동서양재는 명륜당(강당)의 전면에 있으며 동재에는 양반, 서재에는 서류(庶流)를 두고 보통 내외 양사(兩舍)로 갈라진다.
Sonra fark edildi ki 9. Ordu batıya hareket edecek olursa 12. Ordu ile temas sağlayacaktır.그렇게만 된다면 제 9군이 서쪽으로 이동해 제 12군과 조우할 수 있었다.