Albümün teması ve müzikal tarzında, Knowles'ın Dreamgirls şarkısındaki rolünden esinlenildi.Duża część tematyki i stylu muzycznego B’Day zainspirowana była rolą artystki w Dreamgirls.
Temayüller gereği gemi alıkonulup, mürettebatı da esir alınamazdı.Wpierw należało jednak naprawić statek, na co załoga nie miała pieniędzy.
Hümanistler öğrenmenin temelini dini temalardan çok dünyevi konulara çekmişlerdi.Każdy, kto chciał zostać kapłanem, uczył się najpotrzebniejszych rzeczy u proboszcza.
Doctor Who tema müziği cenaze süresince çaldı.Kto przyszedł na pogrzeb muzyka? (pol.).
Otto Mueller'in aynı dönemde 'Der Blaue Reiter' grubu ile de teması vardı.Wkrótce przyłączył się do ugrupowania Der Blaue Reiter.
Akışkanların direkt olarak temas ettiği tipler de vardır.Spotykamy również postacie, z którymi prowadzimy rozmowy.
Pedofili ve eşcinsellik gibi temalara odaklanan film bu temaları çarpıcı bir şekilde işlemiştir.Przykładem takich przekonań jest powiązanie homoseksualizmu z pedofilią, jakoby miały to być tożsame pojęcia.
Arafat'ın temas ettiği işadamları ve petrol işçileri cömertçe el-Fetih örgütüne yardım etti.Biznesmeni i pracownicy naftowi hojnie wspierali finansowo struktury al-Fatah.
Çeşitli partizan gruplar İngilizler ile temas kurmayı başardı.Spiskowcy usiłowali nawiązać kontakt z rządem brytyjskim.
Her düzey de kendi grafik ve müzik temalarına sahiptir.Każdy miał swoją pasję i wizję muzyki.
Filmin tema şarkısı "Streets of Berlin" dir.Wystawił sztukę „Jutro Berlin”.
Suyla temas halinde hasar alırlar.Silnie śluzowacieją w kontakcie z wodą.
Üçüncü taraf uygulamalar otomatik olarak bu renklerle temalı edilebilir.Tredjepartsapplikationer kan även bli automatiskt färgade i dessa färger.
Fiziksel temasa izin verilmez.Fysisk kontakt är inte tillåten normalt.
Sonda ile en son temas 8 Aralık 2000'de oldu.Senast man hade kontakt med rymdsonden, var den 8 december 2000.
Fakat "Homer's Phobia", tamamen eşcinsellik teması etrafında dönen ilk bölümdür."Homer's Phobia" var dock det första avsnittet där temat homosexualitet utgjorde huvudhandlingen.
Kullanıcı yerine hafif bir tema seçebilir ve aynı zamanda çeşitli vurgu renkleri arasından seçim yapabilir.Användaren kan byta till ett ljusare tema, och kan även välja mellan ett flertal kontrastfärger.
Bu sahnedeki arka plan müziği, bir noktada Mission: Impossible'ın tema müziğiydi.Bakgrundsmusiken i scenen är baserat på Mission: Impossible..
Bu yürüyüşün teması ise kadına karşı uygulanan şiddetti.Den här artikeln handlar om den rörelse som kallats kvinnorörelsen.
Amerikan Rüyası ve materyalizm temalarını tekrarlayan bir konsept albüm olarak ortaya çıktı.Det kan betraktas som ett konceptalbum med amerikanska drömmen och materialism som återkommande teman.
Oyunda sinema, müzik gibi temalar belirlenebilir.Testsignal kan vara vad som helst, till exempel musik.
1999'da James Bond filmi The World is not Enough'ın tema müziklerini yaparlar.1999 regisserade han James Bond-filmen Världen räcker inte till.
Buridan'ın eşeği felsefede özgür irade teması ile ilgili olarak kurulmuş bir paradokstur.Buridans åsna är en paradox på ämnet fri vilja.
Streptokok farenjiti hasta kişi ile yakın temas yoluyla yayılır.Streptokockfaryngit sprids genom nära kontakt med sjuka personer.
My Heart Will Go On 1997 yapımı Titanik filminin tema şarkısı.En av hennes största hitlåtar är My Heart Will Go On från filmen Titanic 1997.
Bir idam mahkûmunun annesi ile vedalaşması teması üzerinde yoğunlaşır.Samma cell efter det att fången har tagit avsked av sin mor.
Poe'nun pek çok şiiri gibi bu şiirin de teması güzel bir kadının ölümüdür.Liksom många av Poes dikter, utforskar den döden av en vacker kvinna.
Émile Bernard ile de temasını kesmedi.Det var även då han lärde känna Émile Bernard.
2008 yılında filmin adını ve temasını taşıyan video oyunu Madagascar 2 piyasaya sürüldü.Filmen fick 2008 uppföljaren Madagaskar 2.
Oyun temasını değiştiren "değişiklikler" (Mod)'lar bu oyunda da vardır.En omgjord version av "Game Over"-musiken förekom också i spelet.
Orlando Sentinel yazarı Gregory Hardy, bölümü, şovun spor temalı en iyi on beşinci bölümü olarak seçti.Hos Orlando Sentinel har Gregory Hardy kallat avsnittet för de sjätte bästa med temat sport i serien.
Bu işleve, 1911'de ilk Çin devriminin lideri Sun Yat-sen'le birçok temasta bulundu.I denna roll hade han många kontakter med Sun Yat-sen, ledaren för den första kinesiska revolutionen 1911.
Ancak, propaganda genellikle politik veya milliyetçi temalar içerir.Oftast har propaganda politiskt eller nationalistiskt budskap och tema.
Birincil frengi genellikle başka bir kişinin bulaşıcı lezyonları ile cinsel temas yoluyla bulaşır..Primär syfilis fås vanligtvis genom direkt sexuell kontakt med en annan persons smittsamma lesioner.
Her yıl bu gün için değişik bir tema edinilmektedir.Varje år har ett tema som är särskilt aktuellt det året.
İzleyen iki hafta boyuca Pers Donanması ile bir temas gerçekleşmemiştir.Två av böckerna om kommissarie Barnaby har inte filmats.
Tokyo Disneyland - Parkta inşa edilen ilk tema parkıdır.Tokyo Disneyland var den första Disney-temaparken som öppnades utanför USA.
Gözler ya da cilde teması tahrişe neden olabilir.Kontakt med hud eller ögon kan orsaka rodnad.
Ayrıca, besili bir öküzün kesilmesi, kurban törenlerinin ana temasını oluşturuyordu.Slakt av gödda oxar var också en viktig del av offerritualer.
Örneğin, rinovirüs çoğunlukla doğrudan temasla bulaşmaktadır.Till exempel överförs oftast rhinovirus genom direktkontakt.
Kışlaklarda da kullanılan temas çağrısı sert bir çirrrp sesi, alarm çağrısı da tiz ziip sesidir.Kontaktlätet, som också framförs i vinterkvarteren, är ett hårt tsrr eller vid varningsrop ett skarpt sir.
Tüm bu müzelerin dışında, kentin güneyinde birçok sıradışı temalı müzeler ve galeriler yer almaktadır.I trakten runt Museongsan finns ovanligt många namngivna kullar och insjöar.
Kutlamalar için her sene ayrı bir tema belirlenmektedir.För respektive år utses ett tema.
Şarkı teması sağlıksız bir ilişki üzerine kuruludur.I "Paradise" sjunger framföraren om en ohälsosam relation.
EverQuest, 3D fantezi temalı bir MMORPG oyunu.Priston Tale är ett 3D-MMORPG-spel från Korea.
Ultimate, hakemsiz oynanan vücut temasının olmadığı bir spordur.Ultimate är en sport utan domare som bygger på fair play.
Adalıların dışarı ile ilk teması 1808 yılında, Mayhew Folger kaptanlığındaki Topaz adlı gemiyle olmuştur.Det dröjde till 1808 innan det amerikanska fartyget Topaz under kapten Mayhew Folger kom till ön.
Profilaksi, aile içi veya yakın temas bulaşları içindir.Smittspridning inom familjer och till andra nära kontakter förekommer.
"Her Temas İz Bırakır" romanı Almanca'ya tercüme edildi.Alla dessa romaner översattes till tyska.
Kazanın görüntülerine göre yaşanan temas Massa'nın hatasıydı ancak kasıtlı değildi.Är det meningsfullt att hävda att Big Bang har ägt rum om det inte upplevdes av någon?
Diplomatik temaslar sonucu geri alındı.Diplomatiska lösningar avböjdes konsekvent.
Park seks teması üzerine yoğunlaşır.Parken har ett tema kring sexualitet.
Troposfer, atmosferin yere temas eden en alt katıdır.Troposfären är det lägsta av lagren i jordens atmosfär.
William Wilson'da açık biçimde doppelgänger temasını işler.Holmes sätter in Watson i fallet.
En önemli bulaşma yolu hastalıklı ve hastalıksız domuzların doğrudan temasıdır.Det andra viktiga sättet att bli smittad är att äta otillräckligt upphettat kött som är smittat.
Dizinin tema müziği, The Refreshments tarafından yazıldı ve yorumlandı.Öppningsmusiken är skriven och framförd av The Refreshments.
P262 Gözle, ciltle veya kıyafetle temas ettirmeyin.S24/25 Undvik kontakt med huden och ögonen.
Aşk teması ise en çok işlenen konulardan olmuştur.Men givetvis spelar kärleken den största rollen för dem.
Romanlarının ana temaları özellikle Afrika' da geçmektedir.Sitt eftermäle har han dock främst fått på grund av sin verksamhet i Afrika.
Bu defa kitabında evliliğin zor temasını işlemeye yönelir 1920 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanmıştır.Romanen var starkt bidragande till att han tilldelades Nobelpriset i litteratur 1920.