Filmin finansmanını Channel 4 televizyonu sağlamıştır.Hiljem näidati filmi ka telekanalilt Channel Four.
Yine SVT adlı televizyon kanalı, İsveç'in ulusal televizyonudur.SVT Barnkanalen on Rootsi telekanal, mis kuulub Sveriges Television.
Atkinson, kendisini dünyaya tanıtan Mr. Bean karakterini ilk kez 1988'de Thames Televizyonu'nda oynadı.Mr. Bean ilmus esimest korda 1990. aasta esimesel päeval Thames Televisionis.
Filmin Hindistan'da iki kez yeniden çevrimi yapıldı, Japon televizyonu için de bir kez daha yeniden çekildi.Sellele versioonile filmiti juba kolmas eraldi video, seekord Vene turu jaoks.
Ailem hemen " Kapatın o televizyonu, bu adam duymamanız gereken şeyler söylüyor" demişti.바로 가족, "그 텔레비전을 해제 합니다. 남자 물건 말은 당신이 듣고, 하기로 하지 않습니다 "
Ailem hemen " Kapatın o televizyonu, bu adam duymamanız gereken şeyler söylüyor" demişti.Und sofort sagte meine Familie: "Dreh den Fernseher ab! Dieser Mann sagt Dinge die du nicht hören sollst."
Ama sizinle tamamen dürüst olmam gerekirse, ben televizyonu seviyorum.Aber um ganz ehrlich zu Ihnen zu sein, liebe ich das Fernsehen irgendwie.
Ama sizinle tamamen dürüst olmam gerekirse, ben televizyonu seviyorum.Ale, abych byl vůči vám zcela upřímný, mám televizi rád.
Ama sizinle tamamen dürüst olmam gerekirse, ben televizyonu seviyorum.Ale żeby być szczerym przyznaję, że lubię telewizję
Ama sizinle tamamen dürüst olmam gerekirse, ben televizyonu seviyorum.Dar să fiu complet sincer cu voi, eu ador televiziunea.
Ama sizinle tamamen dürüst olmam gerekirse, ben televizyonu seviyorum.De hogy teljesen őszinte legyek veletek, én tulajdonképpen szeretetem a televíziót.
Ama sizinle tamamen dürüst olmam gerekirse, ben televizyonu seviyorum.Maar om eerlijk te zijn, ik hou wel van televisie.
Ama sizinle tamamen dürüst olmam gerekirse, ben televizyonu seviyorum.Mais pour être tout à fait honnête avec vous, j'aime bien la télévision.
Ama sizinle tamamen dürüst olmam gerekirse, ben televizyonu seviyorum.Mà là hoàn toàn trung thực với bạn, Tôi rất mê tivi
Ama sizinle tamamen dürüst olmam gerekirse, ben televizyonu seviyorum.Ma per essere completamente onesto con voi, Io amo un certo tipo di televisione.
Ama sizinle tamamen dürüst olmam gerekirse, ben televizyonu seviyorum.Men för att vara helt ärlig med er, jag älskar på sätt och vis TV.
Ama sizinle tamamen dürüst olmam gerekirse, ben televizyonu seviyorum.Namun kalau ingin jujur kepada Anda saya suka dengan televisi.
Ama sizinle tamamen dürüst olmam gerekirse, ben televizyonu seviyorum.Pero para serles franco, me gusta la televisión.
Ama sizinle tamamen dürüst olmam gerekirse, ben televizyonu seviyorum.하지만 정말 솔직히 말해서, 저는 TV를 좋아하는 편이예요.
Ama sizinle tamamen dürüst olmam gerekirse, ben televizyonu seviyorum.Vou ser muito franco, adoro televisão.
Ama sizinle tamamen dürüst olmam gerekirse, ben televizyonu seviyorum.Αλλά για να είμαι απολύτως ειλικρινής μαζί σας, Κατά κάποιο τρόπο αγαπάω την τηλεόραση.
Ama sizinle tamamen dürüst olmam gerekirse, ben televizyonu seviyorum.И если быть совершенно откровенным, мне телевидение даже нравится.
Ama sizinle tamamen dürüst olmam gerekirse, ben televizyonu seviyorum.Но ако трябва да бъда напълно честен с вас, аз обичам телевизията.
Ama sizinle tamamen dürüst olmam gerekirse, ben televizyonu seviyorum.Чесно кажучи, я навіть люблю телебачення.
Ama sizinle tamamen dürüst olmam gerekirse, ben televizyonu seviyorum.אבל כדי להיות לגמרי כנה איתכם, אני אוהב טלוויזיה.
Ama sizinle tamamen dürüst olmam gerekirse, ben televizyonu seviyorum.ولكن لأكون صادق معكم ، إنني أحب التلفاز نوعاً ما.
Ama sizinle tamamen dürüst olmam gerekirse, ben televizyonu seviyorum.私はテレビ好きなほうです 皆さんテレビは好きですか? (聴衆「好き」)
Arada bir televizyonu kapamalısın.Devi spegnere quella TV, ogni tanto.
Arada bir televizyonu kapamalısın.Du solltest ab und zu den Fernseher ausschalten.
Arada bir televizyonu kapamalısın.Je moet echt nu en dan eens de tv afzetten.
Arada bir televizyonu kapamalısın.Tienes que apagar la TV de vez en cuando.
Arada bir televizyonu kapamalısın.Tu devrais éteindre la télé de temps en temps.
Arada bir televizyonu kapamalısın.Трябва да изключваш телевизора от време на време.
Arada bir televizyonu kapamalısın.Ты должен хотя бы время от времени выключать телевизор.
Avrupa televizyonunda geçen hafta gösterilen bu videodaDeze video was vorige week op de Europese televisie.
Avrupa televizyonunda geçen hafta gösterilen bu videodaDieses Video lief letzte Woche im europäischen Fernsehen.
Avrupa televizyonunda geçen hafta gösterilen bu videodaToto video bolo minulý týždeň v Európskej televízii.
Avrupa televizyonunda geçen hafta gösterilen bu videoda지난주에 유럽 TV에 방영되었던 영상인데요,
Avrupa televizyonunda geçen hafta gösterilen bu videodaЦе відео транслювали на європейському телебаченні минулого тижня.
Avrupa televizyonunda geçen hafta gösterilen bu videodaЭто видео вышло в эфир в Европе на прошлой неделе.
Avrupa televizyonunda geçen hafta gösterilen bu videodaזהו סרטון ששודר בטלוויזיה אירופאית בשבוע שעבר
Avrupa televizyonunda geçen hafta gösterilen bu videodaذلك كان فيديو على التليفزيون الأوروبي الأسبوع الماضي
Avrupa televizyonunda geçen hafta gösterilen bu videodaスペインの産業大臣が
Bayanlar ve baylar: Müzik ve televizyonun İnternetteki 3 dakikalık tarihi.Dames en heren: de geschiedenis van muziek en televisie op het Internet in drie minuten.
Bayanlar ve baylar: Müzik ve televizyonun İnternetteki 3 dakikalık tarihi.Dámy a páni, história hudby a televízie na Internete počas troch minút.
Bayanlar ve baylar: Müzik ve televizyonun İnternetteki 3 dakikalık tarihi.Doamnelor și domnilor, istoria muzicii și a televiziunii pe internet, în trei minute.
Bayanlar ve baylar: Müzik ve televizyonun İnternetteki 3 dakikalık tarihi.Hölgyeim és uraim, az internetes zene és televízió története három percben.
Bayanlar ve baylar: Müzik ve televizyonun İnternetteki 3 dakikalık tarihi.Meine Damen und Herren, die gesamte Geschichte von Musik und Fernsehen im Internet in nur drei Minuten!
Bayanlar ve baylar: Müzik ve televizyonun İnternetteki 3 dakikalık tarihi.Κυρίες και Κύριοι η ιστορία της μουσικής και της τηλεόρασης στο Διαδίκτυο σε τρία λεπτά.
BF: Yeter! Arada bir televizyonu kapamalısın.BF : 좋아! 자네 TV 좀 적당히 보라구.
BF: Yeter! Arada bir televizyonu kapamalısın.DH: やるよ やるって
BF: Yeter! Arada bir televizyonu kapamalısın.Trebuie să mai oprești televizorul din când în când.
BF: Yeter! Arada bir televizyonu kapamalısın.בארי:אוקי! אתם חיביים להדליק את הטלויזיה מפעם לפעם.
BF: Yeter! Arada bir televizyonu kapamalısın.باري فريدمان : هلا صمت قليلا .. !
Bir daha asla, 3 TV kanalından oluşan, hepsi merkezci televizyonumuz olmayacak.우리는 모두 중도적 입장을 지키는 3개의 방송사를 다시 가질 수 없습니다.
Bir daha asla, 3 TV kanalından oluşan, hepsi merkezci televizyonumuz olmayacak.Już nigdy więcej nie będziemy mieli jedynie trzech względnie centrowych stacji TV.
Bir daha asla, 3 TV kanalından oluşan, hepsi merkezci televizyonumuz olmayacak.Non avremo mai più solo tre reti televisive, tutte relativamente di centro.
Bir daha asla, 3 TV kanalından oluşan, hepsi merkezci televizyonumuz olmayacak.Nous n'aurons plus jamais uniquement 3 chaines de télé chacune relativement modérée.
Bir daha asla, 3 TV kanalından oluşan, hepsi merkezci televizyonumuz olmayacak.Nunca más tendremos sólo tres cadenas de televisión, todas de relativo centralismo.
Bir daha asla, 3 TV kanalından oluşan, hepsi merkezci televizyonumuz olmayacak.Nu vom mai avea niciodată doar trei canale TV, din care toate să fie relativ centriste.