Ana içeriğe geç
Sözlük

telefonun ile cümle

telefonun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Ona çok üzgün olduğumu söyle... ...ve en azından telefonunu açsın.Παρακαλώ πείτε της ότι λυπάμαι και να απαντήσει στις κλήσεις μου.
Ona çok üzgün olduğumu söyle... ...ve en azından telefonunu açsın.من فضلك اخبريها انني حقا اسف , وان تجيب على مكالماتي
Onu cep telefonundan arayamazdım çünkü 1991 yılıydı ve uzaylılar bize hala o teknolojiyi vermemişlerdi.그녀의 휴대전화로 전화할 수도 없었습니다. 왜냐하면 1991년이니까, 외계인들이 아직 그 기술을 주지 않았을 때입니다.
Onu cep telefonundan arayamazdım çünkü 1991 yılıydı ve uzaylılar bize hala o teknolojiyi vermemişlerdi.Jag kunde inte ringa hennes mobil, för detta var 1991 och rymdvarelserna hade inte gett oss den teknologin än.
Onu cep telefonundan arayamazdım çünkü 1991 yılıydı ve uzaylılar bize hala o teknolojiyi vermemişlerdi.Nie mogłem zadzwonić na komórkę, bo był rok 1991, a kosmici jeszcze nie dali nam tej technologii.
Onu cep telefonundan arayamazdım çünkü 1991 yılıydı ve uzaylılar bize hala o teknolojiyi vermemişlerdi.No podía llamarla al celular pues era 1991, y los alienígenas aún no nos habían dado esa tecnología.
Onu cep telefonundan arayamazdım çünkü 1991 yılıydı ve uzaylılar bize hala o teknolojiyi vermemişlerdi.N-o puteam suna pe celular fiindcă asta era în 1991, și extratereștrii nu ne dăduseră încă acea tehnologie.
Onu cep telefonundan arayamazdım çünkü 1991 yılıydı ve uzaylılar bize hala o teknolojiyi vermemişlerdi.Я не мог позвонить ей на мобильный, потому что это был 1991, а пришельцы тогда ещё не дали эту технологию.
Onu cep telefonundan arayamazdım çünkü 1991 yılıydı ve uzaylılar bize hala o teknolojiyi vermemişlerdi.לא יכולתי להתקשר אליה לנייד כיוון שזה היה ב-1991, והחייזרים טרם נתנו לנו אז את הטכנולוגיה הזו.
Onu cep telefonundan arayamazdım çünkü 1991 yılıydı ve uzaylılar bize hala o teknolojiyi vermemişlerdi.ولا استطيع طلبها عن طريق هاتفها النقال لأننا كنا في 1991 ولم تعطنا المخلوقات الفضائية تلك التقنية بعد
Onu cep telefonundan arayamazdım çünkü 1991 yılıydı ve uzaylılar bize hala o teknolojiyi vermemişlerdi.エイリアンはまだその技術を我々に与えていません (笑)
- Operatörler kötü olabilir, ama telefonun kendisi...- Also können die Betreiber schlecht sein, aber das Telefon nicht.
- Operatörler kötü olabilir, ama telefonun kendisi...-Anda Tahu operator bisa saja jadi buruk, tapi telepon itu sendiri
- Operatörler kötü olabilir, ama telefonun kendisi...Du vet att operatörerna kan vara dåliga, de kan vara dåliga, men själva telefonerna...
- Operatörler kötü olabilir, ama telefonun kendisi...Gli operatori possono essere cattivi,ma non il telefono in sè.
- Operatörler kötü olabilir, ama telefonun kendisi...-Tiedät operaattoreiden voivan olla huonoja, ne voivat olla huonoja, mutta itse puhelin
- Operatörler kötü olabilir, ama telefonun kendisi...- Tu sabes que los operadores pueden ser malos, pueden ser malos, pero el mismo teléfono
- Operatörler kötü olabilir, ama telefonun kendisi...-Vocês sabem que as operadores podem ser más, elas podem ser más, mas o telefone não
- Operatörler kötü olabilir, ama telefonun kendisi...- Vous savez les opérateurs peuvent être mauvais, mais le téléphone lui-même...
- Operatörler kötü olabilir, ama telefonun kendisi...- Така е, повечето хора не са. Телефонните оператори може да са лоши, но самият телефон...
- Operatörler kötü olabilir, ama telefonun kendisi...- То есть операторы могут быть плохими, но сам телефон нет.
"Oraya gidip işlerini yarıda kesmek istemiyordum o yüzden eve gittim, cep telefonuna 8 mesaj bıraktım." dedi.2杯のビールは 彼には4杯分ってことよ」 「そこへ割り込んで行くわけにも いかないし
"Oraya gidip işlerini yarıda kesmek istemiyordum o yüzden eve gittim, cep telefonuna 8 mesaj bıraktım." dedi.제가 그 때 속으로 생각했던게 "다른 사람들은 키가 6피트고 내 아들은 3피트이니 다른 사람들에게는 맥주가 두 잔이면 클린턴에겐 네 잔이겠네." 였어요.
"Oraya gidip işlerini yarıda kesmek istemiyordum o yüzden eve gittim, cep telefonuna 8 mesaj bıraktım." dedi."E pensai, sono alti 1,80 m, lui è alto 1 metro. Due birre per loro equivalgono a quattro birre per lui."
"Oraya gidip işlerini yarıda kesmek istemiyordum o yüzden eve gittim, cep telefonuna 8 mesaj bıraktım." dedi."Myślę sobie, oni mają 180 cm wzrostu, on 90. Ich dwa piwa to dla niego jak cztery.
"Oraya gidip işlerini yarıda kesmek istemiyordum o yüzden eve gittim, cep telefonuna 8 mesaj bıraktım." dedi."Pomyslela som si, oni majú 180 cm, on má 90 cm. Dve pivá su pre neho ako štyri pre nich."
"Oraya gidip işlerini yarıda kesmek istemiyordum o yüzden eve gittim, cep telefonuna 8 mesaj bıraktım." dedi.Ze zei: "Ik zag zijn herkenbare wagen op de parkeerplaats van een café staan."
"Oraya gidip işlerini yarıda kesmek istemiyordum o yüzden eve gittim, cep telefonuna 8 mesaj bıraktım." dedi.Zice: "Știam că nu pot intra să-l întrerup, dar m-am dus acasă și i-am lăsat opt mesaje pe telefonul mobil."
"Oraya gidip işlerini yarıda kesmek istemiyordum o yüzden eve gittim, cep telefonuna 8 mesaj bıraktım." dedi."Я подумала: зріст його друзів — 6 футів, а його — три. Два пива для них — то як чотири пива для нього".
"Oraya gidip işlerini yarıda kesmek istemiyordum o yüzden eve gittim, cep telefonuna 8 mesaj bıraktım." dedi."Я подумала, рост его друзей — 182 см, а его — 91. Две бутылки пива для них — это четыре для него.
"Oraya gidip işlerini yarıda kesmek istemiyordum o yüzden eve gittim, cep telefonuna 8 mesaj bıraktım." dedi."וחשבתי לעצמי, הם בגובה 2 מטר, הוא בגובה מטר. שתי בירות בשבילם הם כמו 4 בירות בשבילו."
"Oraya gidip işlerini yarıda kesmek istemiyordum o yüzden eve gittim, cep telefonuna 8 mesaj bıraktım." dedi."وقد اعتقدتُ، أن طول الأشخاص هناك 6 أقدام، وهو 3 أقدام. كأسا جعة بالنسبة لهم هي أربعة بالنسبة له."
Öyleyse, size şekil-değiştiren cep telefonunu göstereyim.Aşa că hai să vă arăt telefonul care-şi schimbă forma.
Öyleyse, size şekil-değiştiren cep telefonunu göstereyim.Chci vám představit mobilní telefon, který mění svůj tvar.
Öyleyse, size şekil-değiştiren cep telefonunu göstereyim.Dus laat me u tonen: de vormveranderende mobiel.
Öyleyse, size şekil-değiştiren cep telefonunu göstereyim.Então deixem-me mostrar-vos o telemóvel que muda de forma.
Öyleyse, size şekil-değiştiren cep telefonunu göstereyim.Hadd mutassam meg az alakváltó mobilt.
Öyleyse, size şekil-değiştiren cep telefonunu göstereyim.Jadi mari saya perlihatkan kepada Anda telepon genggam yang bisa berubah bentuk.
Öyleyse, size şekil-değiştiren cep telefonunu göstereyim.Je vais vous montrer le portable qui change de forme.
Öyleyse, size şekil-değiştiren cep telefonunu göstereyim.제가 형태가 변하는 휴대기기를 보여드리겠습니다.
Öyleyse, size şekil-değiştiren cep telefonunu göstereyim.Lassen Sie mich Ihnen also das formwandelnde Handy zeigen.
Öyleyse, size şekil-değiştiren cep telefonunu göstereyim.Naj vam pokažem telefon, ki spreminja obliko.
Öyleyse, size şekil-değiştiren cep telefonunu göstereyim.Permítanme mostrarles el móvil que cambia de forma.
Öyleyse, size şekil-değiştiren cep telefonunu göstereyim.Pokażę wam telefon zmieniający kształt .
Öyleyse, size şekil-değiştiren cep telefonunu göstereyim.Pozrite sa na tento mobil meniaci tvar.
Öyleyse, size şekil-değiştiren cep telefonunu göstereyim.Quindi ecco a voi il telefonino mutaforma.
Öyleyse, size şekil-değiştiren cep telefonunu göstereyim.Så lad mig vise jer den faconskiftende mobiltelefon.
Öyleyse, size şekil-değiştiren cep telefonunu göstereyim.Vì vậy để tôi cho các bạn xem thiết bị di động có thể thay đổi hình dạng.
Öyleyse, size şekil-değiştiren cep telefonunu göstereyim.Αφήστε να σας δείξω το σχηματικά-αλλαγμένο κινητό.
Öyleyse, size şekil-değiştiren cep telefonunu göstereyim.И така, нека Ви покажа мобилният апарат , който се променя по форма.
Öyleyse, size şekil-değiştiren cep telefonunu göstereyim.Итак, позвольте вам представить телефон, способный изменять форму.
Öyleyse, size şekil-değiştiren cep telefonunu göstereyim.Отож дозвольте вам представити телефон, здатний змінювати форму.
Öyleyse, size şekil-değiştiren cep telefonunu göstereyim.אז תנו לי להראות לכם את הטלפון משנה הצורה.
Öyleyse, size şekil-değiştiren cep telefonunu göstereyim.حسناً .. دعوني اريكم الهاتف المحمول متغير الشكل
Öyleyse, size şekil-değiştiren cep telefonunu göstereyim.再び携帯型の箱です
Pebble adındaki, Blutooth aracılığıyla telefonunuzla konuşan ve üzerinde bilgiler gösteren bir saat yaptılar.Grupul care a pus bazele companiei Pebble, au făcut un prototip de ceas şi poţi afișa informaţie pe el.
Pebble adındaki, Blutooth aracılığıyla telefonunuzla konuşan ve üzerinde bilgiler gösteren bir saat yaptılar.페블이라는 회사를 시작한 한 무리의 사람들은 휴대전화기의 블르투스를 이용하여 통신하는 시계의 표준 모델을 만들었습니다.
Pebble adındaki, Blutooth aracılığıyla telefonunuzla konuşan ve üzerinde bilgiler gösteren bir saat yaptılar.Pebbleという会社を作って ブルートゥースで 携帯と連携して 情報を表示する
Pebble adındaki, Blutooth aracılığıyla telefonunuzla konuşan ve üzerinde bilgiler gösteren bir saat yaptılar.אז, קבוצה של אנשים שהתחילה את החברה הזאת שנקראת "פבלה", הם יצרו אבטיפוס שעון שמתקשר
Pek çok cep telefonun kalitesi düşük.Viel Essen, wenig Nährstoffe - viele Mobiltelefone, schlechte Qualität.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod