Bir diğer şey, bazen cep telefonundan telefonun kendisinden daha büyük olan birşeyler izleriz.Еще один случай: иногда мы смотрим на мобильнике что-то, что больше самого телефона.
Bir diğer şey, bazen cep telefonundan telefonun kendisinden daha büyük olan birşeyler izleriz.Ще один випадок: іноді ми дивимось на мобільнику щось, що більше за сам телефон.
Bir diğer şey, bazen cep telefonundan telefonun kendisinden daha büyük olan birşeyler izleriz.דבר נוסף הוא, לפעמים אנחנו רואים דברים על טלפון נייד, הם גדולים יותר מהנייד עצמו.
Bir diğer şey, bazen cep telefonundan telefonun kendisinden daha büyük olan birşeyler izleriz.والامر الآخر هو اننا احيانا نتابع اشياء على الهاتف تكون اكبر من شاشة عرضه
Bir diğer şey, bazen cep telefonundan telefonun kendisinden daha büyük olan birşeyler izleriz.携帯で見ているものが 携帯画面より大きい場合です このように画面より大きいアプリで
Bir gece hatırlıyorum, cep telefonumdan biri aramıştı -어느 날 밤, 제가 모르는 일반인이 타흐리르 광장에서
Bir gece hatırlıyorum, cep telefonumdan biri aramıştı - Tahrir Meydanı'ndan arayan tanımadığım biri -Pamätám si, že raz v noci mi niekto zavolal z námestia Tahrír, obyčajný neznámy človek.
Bir gece hatırlıyorum, cep telefonumdan biri aramıştı - Tahrir Meydanı'ndan arayan tanımadığım biri -Pamatuji si jednu noc, kdy mi někdo zavolal -- obyčejný člověk, kterého jsem neznal -- z Tahrir náměstí.
Bir gece hatırlıyorum, cep telefonumdan biri aramıştı - Tahrir Meydanı'ndan arayan tanımadığım biri -Recuerdo que una noche alguien me llamó al celular, una persona común que no conozco, desde la Plaza Tahrir.
Bir gece hatırlıyorum, cep telefonumdan biri aramıştı - Tahrir Meydanı'ndan arayan tanımadığım biri -Якось, раз увечері, я отримав дзвінок на мобільний, від простого незнайомця з Єгипту.
Bir gece hatırlıyorum, cep telefonumdan biri aramıştı - Tahrir Meydanı'ndan arayan tanımadığım biri -Я помню однажды ночью, когда кто-то позвонил мне на сотовый, кто-то, кого я не знал, с площади Тахрир.
Bir gece hatırlıyorum, cep telefonumdan biri aramıştı -Θυμάμαι μία νύχτα που κάποιος με πήρε στο κινητό
Bir gece hatırlıyorum, cep telefonumdan biri aramıştı -אני זוכר לילה אחד כשמישהו טילפן אליי לסלולרי,
Bir gece hatırlıyorum, cep telefonumdan biri aramıştı -أتذكر في ذات ليلة، شخصا ما اتصل بي على ھاتفي الخلوي --
Bir gece hatırlıyorum, cep telefonumdan biri aramıştı -名も知らぬ一般の人から 携帯電話に連絡がありました
Bir hayranı onu televizyonda gördü, kameralı cep telefonuna kaydetti ve YouTube'a koydu.Een fan zag dit op TV, nam het op met haar telefooncamera en laadde het op naar YouTube.
Bir hayranı onu televizyonda gördü, kameralı cep telefonuna kaydetti ve YouTube'a koydu.Egy rajongója látta a klipet a TV-ben, felvette a telefonja kamerájával és feltöltötte a YouTube-ra.
Bir hayranı onu televizyonda gördü, kameralı cep telefonuna kaydetti ve YouTube'a koydu.En fan så den på TV, optog den med kameraet på mobilen, og uploadede den til YouTube.
Bir hayranı onu televizyonda gördü, kameralı cep telefonuna kaydetti ve YouTube'a koydu.Fanoušek je viděl v televizi, nahrál to na mobil a nahrál na YouTube.
Bir hayranı onu televizyonda gördü, kameralı cep telefonuna kaydetti ve YouTube'a koydu.Fanúšik ho videl v televízii, natočil si ho kamerou na mobile a nahral na YouTube.
Bir hayranı onu televizyonda gördü, kameralı cep telefonuna kaydetti ve YouTube'a koydu.Fan zobaczył go w TV, nagrał kamerą w komórce i wrzucił na YouTube.
Bir hayranı onu televizyonda gördü, kameralı cep telefonuna kaydetti ve YouTube'a koydu.Một người hâm mộ thấy nó trên TV thu lại với điện thoại có máy quay và tải nó lên Youtbe.
Bir hayranı onu televizyonda gördü, kameralı cep telefonuna kaydetti ve YouTube'a koydu.Seorang penggemar melihatnya di TV, merekamnya dengan kamera ponselnya, dan mengunggahnya ke YouTube.
Bir hayranı onu televizyonda gördü, kameralı cep telefonuna kaydetti ve YouTube'a koydu.한 팬이 TV에서 이것을 보고 그녀의 카메라폰으로 녹화를 하고, 이것을 유투부에 올렸습니다.
Bir hayranı onu televizyonda gördü, kameralı cep telefonuna kaydetti ve YouTube'a koydu.Um fã viu o vídeo na TV, gravou-o com a câmara do seu telemóvel e publicou-o no YouTube.
Bir hayranı onu televizyonda gördü, kameralı cep telefonuna kaydetti ve YouTube'a koydu.Une fan l'a vue à la télé, l'a enregistrée avec son téléphone, et l'a téléchargée sur YouTube.
Bir hayranı onu televizyonda gördü, kameralı cep telefonuna kaydetti ve YouTube'a koydu.Un fan l-a văzut la TV, l-a înregistrat cu telefonul mobil și l-a încărcat pe YouTube.
Bir hayranı onu televizyonda gördü, kameralı cep telefonuna kaydetti ve YouTube'a koydu.Un fan l'ha visto in TV, l'ha registrato con la videocamera del suo telefono, e l'ha caricato su YouTube.
Bir hayranı onu televizyonda gördü, kameralı cep telefonuna kaydetti ve YouTube'a koydu.Un fan lo vio en la TV, lo grabo con su celular, y lo subió a YouTube.
Bir hayranı onu televizyonda gördü, kameralı cep telefonuna kaydetti ve YouTube'a koydu.Фенка го видяла по телевизията, записала го с нейната камера на мобилния ѝ телефон, и го качила в YouTube.
Bir hayranı onu televizyonda gördü, kameralı cep telefonuna kaydetti ve YouTube'a koydu.מעריצה ראתה את הקליפ בטלוויזיה, הקליטה אותו במצלמת הטלפון הנייד שלה, והעלתה אותו ל- "יו-טיוב".
Bir hayranı onu televizyonda gördü, kameralı cep telefonuna kaydetti ve YouTube'a koydu.شاهده معجب على التلفاز، قام بتسجيله عبر كاميرا هاتفها المحمول، وقامت برفعه على موقع يوتيوب.
Bir hayranı onu televizyonda gördü, kameralı cep telefonuna kaydetti ve YouTube'a koydu.携帯のカメラで録画し YouTubeにアップロードしました ソニー ミュージック エンタテインメントは クリス ブラウンのビデオを
Biri cep telefonu, her gün kullanıyoruz.Das eine ist das Mobiltelefon, das wir täglich benutzen.
Biri cep telefonu, her gün kullanıyoruz.Het ene is het mobieltje, dat we elke dag gebruiken.
Biri cep telefonu, her gün kullanıyoruz.하나는 휴대폰입니다, 우리가 매일 쓰고 있습니다.
Biri cep telefonu, her gün kullanıyoruz.Le premier est le téléphone portable, que nous utilisons tous les jours.
Biri cep telefonu, her gün kullanıyoruz.Một là chiếc điện thoại di động mà chúng ta sử dụng hàng ngày.
Biri cep telefonu, her gün kullanıyoruz.Salah satunya adalah telepon selular, yang gunakan sehari-hari.
Biri cep telefonu, her gün kullanıyoruz.Telefon komórkowy. Używamy go codziennie.
Biri cep telefonu, her gün kullanıyoruz.Uno è il telefonino, che usiamo ogni giorno.
Biri cep telefonu, her gün kullanıyoruz.Uno es el celular que usamos a diario.
Biri cep telefonu, her gün kullanıyoruz.Unul este telefonul mobil, pe care îl folosim zilnic.
Biri cep telefonu, her gün kullanıyoruz.Едното е мобилният телефон, който използваме всеки ден.
Biri cep telefonu, her gün kullanıyoruz.Первый — сотовый телефон, которым мы пользуемся каждый день.
Biri cep telefonu, her gün kullanıyoruz.האחד הוא טלפון נייד, אנו משתמשים בו כל יום.
Biri cep telefonu, her gün kullanıyoruz.أولهما الهاتف الخلوي، و الذي نستعمله يومياً.
Biri cep telefonu, her gün kullanıyoruz.複雑性の上に成り立っています
Birincisi, cep telefonuna erişimi olan herkesi, cep telefonu olan herkesi, bir bankamatiğe çeviriyor.Först och främst gör det alla som har tillgång till en mobiltelefon, till en bankomat.
Birincisi, cep telefonuna erişimi olan herkesi, cep telefonu olan herkesi, bir bankamatiğe çeviriyor.첫번째는 누구나 휴대폰에 접근할 수 있거나, 누구나 휴대폰만 가지고 있다면 휴대폰을 마치 현금인출기처럼 쓸 수 있다는 것입니다.
Birincisi, cep telefonuna erişimi olan herkesi, cep telefonu olan herkesi, bir bankamatiğe çeviriyor.Primul este că toţi cei care au acces la telefonie mobilă, toţi cei care au telefon mobil, devin bancomate.
Birincisi, cep telefonuna erişimi olan herkesi, cep telefonu olan herkesi, bir bankamatiğe çeviriyor.携帯電話を持っている人なら誰でも 実質的にATMマシンになりえるのです これにより金融機関のインフラが 未整備の地域でも
Birisi kalkıp telefonu açmaya gittiğinde,그래서 누군가가, 전화를 받거나 화장실등을 가기 위해서 자리를 비워도
Birisi kalkıp telefonu açmaya gittiğinde,וכשמישהו קם, למעשה, ללכת לענות לטלפון
Birisi kalkıp telefonu açmaya gittiğinde,وعندما يقوم احدهم عن الطاولة ليجيب على الهاتف
Birisi kalkıp telefonu açmaya gittiğinde,空席とその人を結びつけることも現実にあります
Birisinin telefonunu dinlemeli miyiz? Görüntülerini kaydetmeli miyiz?Трябва ли да подслушваме нечий телефон?
Bir kaç tane fotoğraf çektim, uydu telefonumu çıkardım.Am făcut câteva fotografii, mi-am scos telefonul prin satelit.
Bir kaç tane fotoğraf çektim, uydu telefonumu çıkardım. Bataryayı avcumun içinde ısıttım.Haalde mijn satelliettelefoon uit en warmde de batterij op in mijn oksel.
Bir kaç tane fotoğraf çektim, uydu telefonumu çıkardım. Bataryayı avcumun içinde ısıttım.Tôi chụp thêm vài tấm nữa, lấy điện thoại vệ tinh của tôi ra. kẹp vào nách để làm nóng pin.