Ana içeriğe geç
Sözlük

telef ile cümle

telef kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Lütfen telefonumu yanında getir.Please bring my phone with you.
Telefon numarasını not ettin mi?Did you write down the telephone number?
Yataklarının yanında bir telefonları var.They have a telephone next to their bed.
Lütfen bir dakika bekleyin ve telefonu kapatmayın.Please wait a moment and don't hang up.
Yarın bir cep telefonu satın almayı planlıyorum.I'm planning to buy a mobile phone tomorrow.
Ben Thomas'a telefon ediyorum.I phone Thomas.
Adresi ve ev telefon numarasını yaz.Write the address and the home phone number.
Profesör bir telefon görüşmesi yapıyor.The professor is making a phone call.
Anne ve babaya telefon etmek istiyorum.I'd like to phone the parents.
Telefonumun şarjı bitti.My phone is out of battery.
Gelecek hafta sana yazacağım ya da telefon edeceğim.I'll write or phone you next week.
Telefon numaranı rica edebilir miyim?May I ask for your phone number?
Onun sesi telefonda çok yorgun geliyordu.He sounded very tired on the phone.
Lütfen biz yemek yerken cep telefonuna bakma.Please don't look at your cellphone while we're eating.
Lütfen yemek yerken cep telefonuna bakma.Please don't look at your mobile phone while we're eating.
Telefonumu şarj etmem gerekiyor.I need to charge my mobile.
Cep telefonumu şarj etmeliyim.I need to charge my cellphone.
Tom yapacak önemli bir telefon konuşması olduğunu söyledi.Tom said he had an important call to make.
Tom'un acil bir telefon görüşmesi yapması gerekiyor.Tom needs to make an urgent telephone call.
Tom telefona cevap vermek zorunda kaldı.Tom had to answer the phone.
Tom hakkında tüm bilmek istediğim şey onun telefon numarası ve e-posta adresi.All I need to know about Tom is his phone number and email address.
Telefonda aranıyorsun, Tom. O, Mary.You're wanted on the phone, Tom. It's Mary.
Tom, telefon vasıtasıyla Mary ile iletişim kuramadı.Tom wasn't able to contact Mary by phone.
Tom Mary'ye telefon numarasını söyledi.Tom told Mary his phone number.
Tom telefonda Mary ile konuştu.Tom talked to Mary on the telephone.
Tom telefon numarasını Mary'ye söylediğine pişman.Tom regrets telling Mary his telephone number.
Tom bu sabahın erken saatlerinde Mary'den bir telefon çağrısı aldı.Tom had a telephone call from Mary early this morning.
Tom Mary'nin telefon numarasını unuttu.Tom forgot Mary's phone number.
Tom sonunda Mary ile telefonla temas kurdu.Tom finally contacted Mary by phone.
Tom Mary'nin telefon numarasını bilmiyor.Tom doesn't know Mary's telephone number.
Tom Mary'ye gerçek telefon numarasını vermedi.Tom didn't give Mary his real telephone number.
Tom Mary ile telefonda anlaşamadı.Tom couldn't get Mary on the phone.
Tom Mary'yi telefona çağırdı.Tom called Mary to the telephone.
Tom Mary'den telefona cevap vermesini rica etti.Tom asked Mary to answer the telephone.
Tom, Mary'ye John'un yeni telefon numarasını bilip bilmediğini sordu.Tom asked Mary if she knew John's new telephone number.
Ne zaman onların kol saatinde bir cep telefonuyla çıkacaklarını merak ediyorum.I wonder when they'll come out with a cell phone in a wrist watch.
Thomas'la telefonda konuşuyorum.I'm talking on the phone with Thomas.
Polisi aramak için telefonunu kullanmalıyım.I need to use your phone to call the police.
Ambulans çağırmak için telefonunu kullanmalıyım.I need to use your phone to call an ambulance.
Tom telefonunun dinleniyor olduğunu öğrendi.Tom found out that his phone had been tapped.
Tom telefonunun dinlendiğini öğrendi.Tom found out that his phone had been bugged.
Yarın telefonla Tom'a ulaşmayı ve bize yardım etmesini rica etmeyi planlıyorum.I plan to contact Tom by phone tomorrow and ask him to help us.
Yarın Tom'la telefonda konuşmayı ve ondan yardım istemeyi planlıyorum.I plan to get a hold of Tom by phone tomorrow and ask him to help.
Yarın Tom'a telefon etmeyi ve ondan yardım istemeyi planlıyorum.I plan to telephone Tom tomorrow and ask him to help.
Yarın Tom'a telefon etmeye ve ondan yardım istemeye niyetim var.I intend to phone Tom tomorrow and ask him to help.
Gelecek hafta sana ya yazacağım ya da telefon edeceğim.I'll either write to you or phone you next week.
Üzgünüm ama bu telefon bozuk.I am sorry, but this telephone is out of order.
Tekrar telefon çaldığında, onu görmezden gelmeyi planlıyorum.If the phone rings again, I plan to ignore it.
Telefon tekrar çalarsa, onu duymazdan gelmeyi planlıyorum.If the phone rings again, I plan to ignore it.
Bu sabah Tom'un telefonunu ödünç aldım.I borrowed Tom's phone this morning.
O telefona cevap vermedi, bu yüzden ona bir e-posta gönderdim.He did not answer the phone, so I sent him an email.
Telefon çaldığında Tom uyandı.Tom woke up when the telephone rang.
Tom Mary'nin çığlık attığını duyduğunda telefonu kapamak üzereydi.Tom was just about to hang up when he heard Mary scream.
Tom Mary'ye profiline telefon numarasını dahil etmemesi gerektiğini söyledi.Tom told Mary that she shouldn't include her phone number in her profile.
Tom bir günde yaklaşık elli telefon konuşması yapar.Tom makes about fifty phone calls a day.
Tom telefon rehberinde yer almıyor.Tom isn't listed in the phone book.
Tom, son zamanlarda telefon numarasını değiştirdi.Tom has recently changed his telephone number.
Tom son zamanlarda telefon numarasını değiştirdi.Tom has recently changed his telephone number.
Tom'un listeye yazılmamış bir telefon numarası var.Tom has an unlisted phone number.
Tom cep telefonunu nereye koyduğunu unuttu.Tom forgot where he put his cell phone.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod