telef ile cümle
telef kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom'dan sık sık cep telefonu mesajları alıyor musunuz?Do you often get text messages from Tom?
Çantanızı ve cep telefonunuzu bana verin.Give me your purse and your cellphone.
Tüm telefonlar çalıyordu.All the phones were ringing.
Bütün telefonlar çalıyordu.All the phones were ringing.
Sami'ye Leyla'dan bir telefon geldi.Sami received a call from Layla.
Sami, Leyla'nın telefonunu ve arabasını aldı.Sami took Layla's phone and car.
Sami, Leyla'nın telefonunu ve arabasını çaldı.Sami stole Layla's phone and car.
Telefonu yok et.Destroy the phone.
Leyla'nın telefonu sabah saat dörtte çaldı.Layla's phone rang at four o'clock in the morning.
Leyla'nın telefondaki kişiliği, gerçek hayattaki kişiliğiyle tamamen eşleşti.Layla's personality on the phone totally matched her personality in real life.
Leyla cep telefonunun çaldığını duydu.Layla heard her cellphone ringing.
Tom'un telefon numarası nedir?What's Tom's phone number?
Tom'un bir akıllı telefonu yok.Tom doesn't have a smartphone.
Sami telefonu açmadı.Sami didn't pick up the phone.
Sami telefona cevap vermedi.Sami didn't pick up the phone.
Sami, Leyla telefonu açmadığında şaşırdı.Sami was puzzled when Layla didn't pick up the phone.
Sami hala telefondaydı.Sami was still on the phone.
Hâlâ bir akıllı telefonum yok.I still don't have a smartphone.
Tom, Mary'nin telefonda konuştuğunu duydu.Tom heard Mary talking on her phone.
Tom telefonla konuşuyordu.Tom was talking on the phone.
Tom'la telefondaydım.I've just been on the phone with the Tom.
Tom cep telefonunu arıyor.Tom is looking for his cellphone.
Tom Mary'nin telefonda konuştuğunu duyabiliyordu.Tom could hear Mary talking on her phone.
Az önce Tom'dan bir cep telefonu mesajı aldım.I just got a text message from Tom.
Ben yeni bir telefon satın aldım.I bought a new phone.
Sami insanlara telefon ediyordu.Sami was calling people.
Mary'nin telefonunda pil bitti.Mary's phone ran out of battery.
Telefonum çaldı.My phone rang.
Telefon şarj aletim bozuk.My phone charger is broken.
Dün sabah bana telefon ettin mi?Did you call me yesterday morning?
Mary telefonunu sürekli kontrol ediyordu.Mary was constantly checking her phone.
Telefondaki senin eşin. Acil olduğunu söylüyor.It's your wife on the phone. She says it's urgent.
Keşke Tom'un telefon numarasını bilsem.I wish I knew Tom's telephone number.
Telefonuna neden cevap vermedin?Why didn't you answer your phone?
Tom hep telefonuyla oynuyor.Tom is always using his smartphone.
Tom'un elinden telefonu düşmüyor hiç.Tom is always using his smartphone.
Tom'un yanında telefonu yok.Tom doesn't have his phone on him.
Tom ve ben telefon numaralarını değiştirdik.Tom and I exchanged phone numbers.
Tom telefon görüşmelerime cevap vermedi.Tom didn't return my phone calls.
Tom annesine haftada bir kez telefon ediyor.Tom calls his mother once a week.
Benim bir akıllı telefonum yok.I don't have a smartphone.
Telefonuma cevap vermedim.I didn't answer my phone.
Telefon ahizelerini uzun zaman zarflarında şarj dışında bırakmak tavsiye edilmez.It is not recommended to leave phone handsets out of the charger for long periods of time.
Tom şu anda telefonda konuşmuyor.Tom isn't talking on the telephone now.
Tom'a telefon etmiş olsaydın beklerdi.Tom would've waited if you'd called him.
Tom'un telefonu yanında değildi.Tom didn't have his phone on him.
Tom'un telefonu üstünde değilmiş.Tom didn't have his phone on him.
Tom'a Boston'dan telefon ettim.I called Tom up from Boston.
Telefonunuzu kullanabilir miyim lütfen?May I use your phone, please?
Bana Mary'nin telefon numarasını veren kişi Tom değildi.Tom wasn't the one who gave me Mary's phone number.
Bana Mary'nin telefon numarasını veren kişi Tom değil.Tom isn't the one who gave me Mary's phone number.
Bana Mary'nin telefon numarasını veren Tom'dur.Tom is the one who gave me Mary's phone number.
Tom'un Mary'nin telefon numarasını bildiğini sanmıyorum.I don't think Tom knows Mary's phone number.
Bir şey olursa bana telefon et.If something happens, call me.
Babama telefon ettim.I called my father.
Cep telefon şirketinizden bir telefon geldi.There was a call from your mobile phone company.
Sami Leyla'nın numarasını telefon defterinde buldu.Sami found Layla's number in the phone book.
Sami, telefon rehberinde Leyla'nın numarasını buldu.Sami found Layla's number in the phone book.
Tom'da Mary'de Boston'da adresi yok, ancak onun telefon numarası var.Tom doesn't have Mary's address in Boston, but he has her phone number.
Tom bu sabah telefonda Mary ile konuştu.Tom spoke with Mary on the phone this morning.