Ana içeriğe geç
Sözlük

telef ile cümle

telef kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom beni telefonda terk etti.Tom dumped me over the phone.
Tom telefonu bıraktı.Tom dropped his phone.
O arkadaşımdan bir telefon görüşmesi bekliyorum.I'm waiting for a phone call from that friend of mine.
Akıllı telefonunuzdaki kamerayı ne sıklıkla kullanıyorsunuz?How often do you use the camera on your smartphone?
Fadıl her iki tarafın da telefon görüşmesine kulak misafiri oldu.Fadil overheard both sides of the phone conversation.
Fadıl, Leyla'nın telefonunu kullandı.Fadil used Layla's phone.
Tom Mary'nin telefonunu kullandı.Tom used Mary's phone.
Dania, git Fadıl'a telefon et.Dania, go call Fadil.
Fadıl polise telefon edebilirdi.Fadil could have called the police.
Tom'dan her gün telefon alıyorum.I get phone calls every day from Tom.
Eve döner dönmez sana telefon edeceğim.I'll phone you as soon as I get home.
Telefonumu evde bıraktım.I left my phone at home.
Telefonunuzu ne sıklıkla kullanıyorsunuz?How often do you use your telephone?
Bu sabah tuhaf bir telefon aldım.I received a strange phone call this morning.
Akıllı telefonunuzu hangi sıklıkla kontrol ediyorsunuz?How often do you check your smartphone?
Şu anda bir telefonum yok.I don't have a phone right now.
Sık sık telefonla konuşmam.I don't often talk on the phone.
Telefonumda, nadiren kullandığım düzinelerce uygulamam var.I have dozens of apps on my phone that I seldom use.
Bu sabah üç tane tehditkar telefon aldım.I received three threatening phone calls this morning.
Mary telefonunu çantasından çıkardı.Mary got her phone out of her purse.
Telefon çaldığında neredeyse uyuyordum.I was almost asleep when the phone rang.
Tom'la telefonda konuştuktan sonra yattım.I went back to bed after I talked to Tom on the phone.
Fadıl o gece yaklaşık bir düzine telefon görüşmesi yaptı.Fadil made about a dozen phone calls that night.
Fadıl gece yarısı civarı bir telefon görüşmesi yaptı.Fadil placed a phone call at around midnight.
Telefonun kapalı mıydı?Did you have your phone off?
Fadıl telefonu kapadı.Fadil hung up the phone.
Tom birden telefonunu çıkardı.Tom whipped out his phone.
Tom akıllı telefonunu çıkardı.Tom whipped out his smartphone.
Üzerinde cep telefonun var mı?Do you have your cell on you?
Tom dün gece yaklaşık bir düzine telefon görüşmesi yaptı.Tom made about a dozen phone calls last night.
Hâlâ telefon faturasını ödemek zorundayım.I still have to pay the phone bill.
Telefon faturasını henüz ödemedim.I haven't paid the phone bill yet.
Bugün Tom'un telefonu yanında değil.Tom doesn't have his phone with him today.
Tom telefonda Mary ile flört etti.Tom flirted with Mary on the phone.
Tom telefonumu kullanabilip kullanamayacağımı sordu.Tom asked if he could use my phone.
Tom telefonumu kullanıp kullanamayacağını sordu.Tom asked if he could use my phone.
Telefon şarj oluyor.The phone's charging.
Telefonumu her yere yanımda getiririm.I bring my phone with me everywhere.
Telefon numaramı kaybettim. Seninkini alabilir miyim?I lost my phone number. Can I have yours?
Tom, Mary'nin telefonunu yerde buldu.Tom found Mary's phone on the floor.
Kaç tane mobil telefonun var?How many mobile phones do you have?
Telefonumdaki tüm kitapları okudum.I read all of my books on my phone.
Tom'un bir telefonu yok.Tom doesn't have a telephone.
Tom'un bir telefona sahip değil.Tom doesn't have a telephone.
Telefonda cinayeti itiraf etti.He confessed to the murder on the phone.
Yeni bir telefona ihtiyacım var.I need a new phone.
Tom yeni akıllı telefonunu düşürdü.Tom dropped his new smartphone.
Tom yeni akıllı telefonunu kırdı.Tom broke his new smartphone.
Tom, Mary'den bir telefon daha aldı.Tom got another phone call from Mary.
Tom telefonla Mary'ye ulaşmaya çalıştı.Tom tried to reach Mary on the phone.
Tom gece yarısından hemen sonra telefonla arandı.Tom got a call just after midnight.
Tom telefonunu Mary'nin arabasında bıraktı.Tom left his phone in Mary's car.
Patronuma senin için telefon edeceğim.I'll phone my boss for you.
Tom telefonda otuz dakika geçirdi.Tom spent thirty minutes on the phone.
Tom Mary'den bir cep telefonu mesajı aldı.Tom received a text message from Mary.
O, Tom'un telefonunu çalan adam.That's the guy who stole Tom's phone.
İşte benim kartım. E-posta adresimi ve telefon numaramı içeriyor.Here is my card. It contains my e-mail address and my phone number.
Otuz dakika önce Tom'dan bir telefon aldım.I got a call about thirty minutes ago from Tom.
Tom'dan az önce bir telefon aldım.I just received a phone call from Tom.
Geçen gün Tom'tan bir telefon aldım.The other day, I got a call from Tom.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod