Ana içeriğe geç
Sözlük

telef ile cümle

telef kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom'un telefonda konuştuğunu duydum.I heard Tom talking on the phone.
Çok önemli bir telefon görüşmesi yapmak üzereyim.I'm about to make a very important phone call.
Mary çantasından telefonunu çıkardı ve bir resim çekti.Mary took her phone out of her purse and took a picture.
Telefonda hâlâ her zaman birbirimizle konuşabiliriz.We can always still talk to each other on the phone.
Bunu telefonla yapabilirsin.You could do that by phone.
Tom ve ben telefonla birbirlerimizle konuştuk.Tom and I talked to each other by phone.
Tom telefonu kullanmak için izin istedi.Tom asked for permission to use the phone.
Tom bana Mary'nin telefon numarasını bilip bilmediğimi sordu.Tom asked me if I knew Mary's telephone number.
Tom telefona cevap vermedi.Tom didn't answer the phone.
Tom sonunda Mary'nin kulağına bağlı bir telefon olduğunu fark etti.Tom finally noticed that Mary had a phone up to her ear.
Tom telefonunu kulağına bastırdı.Tom had his phone pressed to his ear.
Tom zaten tehdit edici üç telefon mesajı aldı.Tom has already gotten three threatening phone messages.
Tom telefon ahizesini aldı ve onu kulağına koydu.Tom picked up the telephone receiver and put it to his ear.
Tom telefonuna uzandı.Tom reached for his phone.
Tom telefona uzandı.Tom reached for the phone.
Çok pahalı bir akıllı telefon.It's a very expensive smartphone.
Tom yeni bir akıllı telefon satın almak istiyor.Tom wants to buy a new smartphone.
Tom yeni bir akıllı telefon almak istiyor.Tom wants to buy a new smartphone.
Telefon çalınca uyandım.I woke up when the phone rang.
Bir öğretmen tarafından Mary'nin telefonuna el kondu.Mary's phone was confiscated by a teacher.
Sınıfta çalmaya başladıktan sonra Öğrenci cep telefonuna el koydurdu.The student had his cellphone confiscated after it began to ring in class.
Ders anında mesajlaşırken yakalandığı için Mary'nin cep telefonuna el konuldu.Mary's phone was confiscated because she was caught texting during class.
Tom'un Mary'nin telefon numarasını bilip bilmediğini merak ediyorum.I wonder if Tom knows Mary's phone number.
Tom'un Mary'nin telefon numarasını bildiğinden kuşku duyuyorum.I doubt that Tom knows Mary's phone number.
Tom cep telefonu çaldığında tam dışarı çıkmak üzereydi.Tom was just about to go out when his cellphone rang.
Sınıfta mesajlaşırken yakalandığı için Mary'nin telefonuna el konuldu.Mary's phone was confiscated because she was caught texting in class.
Mary telefonuna cevap vermiyor.Mary isn't answering her phone.
O, telefonuna cevap vermiyor.She isn't answering her phone.
Tom hâlâ telefonuna cevap vermiyor.Tom is still not answering his phone.
Tom Mary'ye telefonunu uzattı.Tom handed Mary his phone.
Dün gece telefonumu şarja takmayı unuttum.I forgot to put my phone on the charger last night.
Geçen gece telefonumu şarja takmayı unuttum.I forgot to put my phone on the charger last night.
Akıllı telefonun var mı?Do you have a smartphone?
Benim telefonumun muhtemelen benden daha akıllı olduğunu düşünüyorum.I think that my phone is probably smarter than me.
Bir sabit telefon hattım yok.I don't have a landline.
Telefonunuzu kullanabilir miyim, lütfen?Can I use your telephone, please?
Telefonunuz var mı?Do you have a telephone?
Bu akşam sana nereden telefon edebilirim?Where can I phone you this evening?
Öf ya, cep telefonumu unuttum.Ah, I forgot my mobile phone.
Cep telefonum çalındı.My cellphone has been stolen.
Tom cep telefonunu çıkardı ve bir arama yaptı.Tom pulled out his cell phone and made a call.
Tom onun cep telefonu için eli ceketinin içine uzandı.Tom reached inside his jacket for his cell phone.
Tom cep telefonundan aradığını söyledi.Tom said he was calling from his cell phone.
Telefonumu gördün mü?Have you seen my phone?
Mary telefonunda kendi resmini çekti ve onu Tom'a gönderdi.Mary took a picture of herself on her phone and sent it to Tom.
Telefonda saatlerce konuştuk.We talked for hours on the phone.
Tom onun cep telefonuna ulaştı.Tom reached for his cell phone.
Telefonunla bir resim çek.Take a picture with your phone.
Telefon numaralarımızı değiştik.We exchanged phone numbers.
Tom telefonu Mary'nin elinden kaptı.Tom grabbed the phone out of Mary's hand.
Dün gece Tom Jackson adındaki bir adamdan bir telefon aldım.I got a call from a man named Tom Jackson last night.
Her ihtimale karşı bir şey olursa, işte telefon numaram.Just in case something happens, here's my telephone number.
Mary, Tom'un cep telefonuyla başka bir kadınla yakından konuşmasına kulak misafiri oldu.Mary overheard Tom talking intimately to another woman on his mobile phone.
Sana telefon edeceğiz.We'll give you a call.
Bardaki o kız sana sahte bir telefon numarası verdi, değil mi ?That girl at the bar gave you a fake phone number, didn't she?
Sadece bana telefonu ver.Just give me the phone.
Bana cep telefonunu ver.Give me your cell phone.
Bana telefonu ver, tamam mı?Give me the phone, OK?
Bana o telefonu ver.Give me that phone.
O telefonu bana geri ver.Give me that phone back.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod