Ana içeriğe geç
Sözlük

tel ile cümle

tel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Onu sana telefonda söylemek istemedim.I didn't want to tell you that on the phone.
Bu televizyon Çin'de imal edilmiştir.This TV was made in China.
Köpeğim yanıma oturuyor ve televizyon izliyor.My dog sits next to me and watches television.
Televizyon izlemeyin!Don't watch television!
Telefonda konuşmaya başladılar.They started talking on the phone.
O iyi televizyon yapmaz.That doesn't make good television.
Telefonuna cevap vermiyordun.You weren't answering your phone.
Tom hala eski çevirmeli bir telefon kullanıyor.Tom still uses an old dial telephone.
Tom, Mary'nin telefonuna bir mesaj bıraktı.Tom left a message on Mary's phone.
Tom, Mary ile telefonda kaldı.Tom stayed on the phone with Mary.
Diş telleri sadece çocuklar için değildir.Braces aren't just for children.
Hoşçakal demek için anneme telefon ettim.I phoned my mom to say goodbye.
Tom'dan bir telgraf aldım.I received a telegram from Tom.
Tom ben bitirmeden önce telefonu kapadıTom hung up before I finished.
Telefonumu kapatırdım.I would've shut my phone off.
Telaş içinde yardım için bağırdım.I cried frantically for help.
Telefon görüşmesi kaydedildi.The phone call was recorded.
Telefonla oturdum.I sat down by the telephone.
Her gün telefonlar alıyorum.I get phone calls every day.
Tom telefonla Mary'yi aradı.Tom called Mary on the phone.
Tom'un üç tane cep telefonu var.Tom has three mobile phones.
Tom cep telefonumdan beni aradı.Tom called me on my mobile.
Size bir telefon kadar yakınız.We're a phone call away.
Bir telefon uzağındayız.We're a phone call away.
Tom bazen televizyon izliyor.Tom sometimes watches TV.
Tom telaşlı bir hayat sürüyor.Tom leads a hectic life.
Telefon görüşmeleri yapıldı.Phone calls were made.
Hâlâ telefonla konuşuyorum.I'm still on a call.
Tom'un soyadı telaffuz etmek kolaydır.Tom's last name is easy to pronounce.
Onun adı uzun ve telaffuz edilmesi zor.Her name is long and hard to pronounce.
Bu telafi edilemez.It's unrecoverable.
Alyssa herhangi bir kelimeyi geriye doğru telaffuz edebilir.Alyssa can pronounce any word backwards.
Green Bank Teleskobu, Batı Virginia'da bulunan büyük bir telsiz teleskobudur.The Green Bank Telescope is a large radio telescope located in West Virginia.
Tom ile telefonda konuştum.I spoke to Tom on the phone.
Cep telefonunu kapat.Turn off your cellphone.
Lütfen cep telefonlarınızı kapatın.Please turn off your cell phones.
Neden televizyonu kapattın?Why did you turn off the TV?
Mary telefon numarasını yazdı ve Tom'a verdi.Mary wrote down her phone number and gave it to Tom.
Tom telefon numarasını yazdı.Tom wrote down his phone number.
Televizyonumu kapattım.I turned off my TV.
Bir acil telefon numarasına ihtiyacımız var.We need an emergency phone number.
Eve varır varmaz size telefon edeceğim.I will phone you as soon as I get home.
Telaffuzun mükemmel!Your pronunciation is superb!
Tom en sevdiği televizyon programını izledi.Tom watched his favorite television show.
Tom televizyonda spor izlerken turşu yemekten hoşlanıyor.Tom likes to eat pickles while he watches sports on TV.
Benim bir televizyonum yok.I don't have a TV.
Tom telefonu Mary'ye uzattı.Tom handed the phone to Mary.
Telefon çaldığında yatağa gitmek üzereydim.I was just about to go to bed when the phone rang.
Tom'a Mary'nin telefon numarasını veren ben değildim.I wasn't the one who gave Tom Mary's phone number.
Tom'un kapaklı bir cep telefonu var.Tom has a flip phone.
Tom beni telefonda terk etti.Tom dumped me over the phone.
Sıkıldım. Televizyon izleyeceğimI'm bored. I'll watch TV.
Tom telefonu bıraktı.Tom dropped his phone.
O arkadaşımdan bir telefon görüşmesi bekliyorum.I'm waiting for a phone call from that friend of mine.
Diş tellerim var.I have braces.
Tom bu gece televizyonda görünüyor.Tom is appearing on TV tonight.
Tom bu gece televizyona çıkıyor.Tom is appearing on TV tonight.
Akıllı telefonunuzdaki kamerayı ne sıklıkla kullanıyorsunuz?How often do you use the camera on your smartphone?
Fadıl her iki tarafın da telefon görüşmesine kulak misafiri oldu.Fadil overheard both sides of the phone conversation.
Fadıl, Leyla'nın telefonunu kullandı.Fadil used Layla's phone.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod