Onu tekrar asla görmedim.I never saw her again.
O filmi defalarca izledim ama onu tekrar izlemek istiyorum.I've seen that movie many times, but I'd like to see it again.
Albümü tekrar dinle ve daha sonra ondan hoşlanıp hoşlanmadığını bana söyle.Listen to the album again and tell me later if you like it.
Lütfen söylediğini tekrarlar mısın? Adını tamamen anlamadım.Would you please repeat what you said? I didn't quite catch your name.
Bay Curtis, lütfen tekrar oturmaz mısınız?Mr. Curtis, won't you please sit down again?
Ken'i tekrar aramalı mıyım?Should I call Ken back?
Görünüşe göre, o hiç tekrarlama duymamıştı.Apparently, he had never heard of recursion.
Bunu tekrar düşüneceğim.I'm going to reconsider it.
Beni biraz sonra tekrar arayabilir misin?Could you call me back a bit later?
Tekrar hastalanmaktan korkuyor.She's afraid of getting sick again.
O, hastanede bilincine tekrar kavuştu.She regained consciousness in the hospital.
Beni kurtardığın için tekrar teşekkürler, tekrar.Thanks again for rescuing me, again.
Bazı nedenlerden dolayı başarısız olursam, tekrar denerim.If for some reason I failed, I'd try again.
Kazara başarısız olursam, tekrar denerim.If by some chance I failed, I'd try again.
Lütfen tekrar deneyin.Please try again.
Ayakos'un günlüğünü tekrar okumaya can atıyorum.I'm looking forward to reading Ayako's diary again.
Bunu tekrar yapalım.Let's do this again.
Onu asla tekrar görmedim.I never saw him again.
Ondan hiç tekrar haber almadım.I never heard from him again.
Onu tekrar görmem lazım.I need to see him again.
Bu filmi önceden izlememe rağmen, onu tekrar izlemeye karar verdim.Even though I already saw this movie, I decided to see it again.
Onu tekrar yaptı.He did it again.
O onu tekrar yaptı.She did it again.
Tekrar tekrar yineleyebilirim.I can repeat it again and again.
Tom onu asla tekrar görmedi.Tom never saw her again.
Onu tekrar oyna.Play it again.
Oraya tekrar gitmek istemiyorum.I don't want to go there again.
Yakında tekrar arayacağım.I'll call back soon.
1991 Sovyetler Birliği dağıldığında Ukrayna tekrar bağımsız oldu.Ukraine became independent again when the Soviet Union dissolved in 1991.
Vize tekrar kapanıyor.The vise is closing again.
Neden senin evini tekrar yeşile boyattın?Why did you repaint your house green?
Onu tekrar görmeyi umuyorum.I hope I see it again.
Onun benim arkadaşım olmadığını kaç defa tekrarlamak zorundayım.How many times do I have to repeat that she isn't my friend?
Onu tekrarlayacağım bu yüzden unutmayacaksın.I will repeat it so you will not forget.
Tekrar hoş geldiniz.Welcome back.
Ben onu tekrar yapardım.I'd do it again.
Biz tekrar buluşacağız.We will meet again.
Seni burada tekrar görmek istemiyorum.I don't want to see you here again.
O tekrar büyür.It will grow back.
Saçların tekrar uzayacak.Your hair will grow back.
Tom söylediğini tekrarlıyor.Tom is repeating what he said.
O fıkrayı bize tekrar anlat.Tell us that joke again.
Böyle bir şeyi tekrar denersen ne olacağını biliyorsun.You know what'll happen if you ever try anything like that again.
Bunu tekrar yapmayalım.Let's not do this again.
Şimdiye kadar ilk kez Marika'yı tekrar aradım.This is the first time I've ever called Marika back.
Yılı tekrar edemem. Sınavı geçmeliyim.I cannot repeat the year. I must pass the exam.
Çince derslerimi tekrarlıyorum.I am revising my Chinese lessons.
Tom yarınki sınavı için tekrar yapıyor.Tom is revising for his exam of tomorrow.
Ben bizim yakında bazı günler tekrar buluşmamızı umarım.I hope we meet again someday soon.
Bu tekrar olmayacak.It won't happen again.
Sen hiç derslerini bir parkta tekrarladın mı?Have you ever reviewed your lessons in a park?
Sen hep aynı şeyi tekrarlıyorsun.You always repeat the same thing.
Zaten bildiğin şeyleri tekrarlayarak seni sıkmak istemiyorum.I don't want to bore you by repeating things you already know.
Tekrar ne zaman buluşabiliriz?When can we meet again?
Tekrar merhaba.Hello again.
Bizi tekrar dinlemeye davet ediyoruz.We invite you to listen to us again.
Tekrar geri döndün.You're back again.
Yaşam, ödüllerini tekrar etmez.Life does not repeat its gifts.
Onu tekrar yapmak zorundasın.You have to do it again.
Onu tekrar yapmak zorundayım.I have to do it again.