Yeterince gelişmiş bir teknoloji, büyüden ayırt edilemez.أي تقنية متقدمة بصورة كافية لا يمكن تمييزها عن السحر.
İslami Teknoloji Üniversitesi, Dakka, Bangladeş.الجامعة الإسلامية للتقنية، دكا، بنغلاديش.
Bu erişim teknolojileri Wi-Fi, UMTS, EDGE, veya herhangi bir gelecek erişim teknolojisi olabilir.تكنولوجيات الوصول تلك يمكنها أن تكون واي فاي، UMTS ،إيدج، أو أي تكنولوجيا دخول أخرى مستقبلية.
Blok zinciri teknolojisi, uzun vadede iş işletme modellerini dönüştürmek için büyük bir potansiyele sahiptir.تكنولوجيا سلسلة الكتلة لديها قدرة كبيرة على تحويل نماذج التشغيل التجارية على المدى الطويل.
Bilgi teknolojileri ve bilgisayarlar için yatırım seviyeleri, 1993 yılı başlarında onarıldı.تمت استعادة مستويات الاستثمار في تكنولوجيا المعلومات وأجهزة الكمبيوتر في عام 1993.
Ekran teknolojisi kendisi değiştirilmez.أي أنه لم يتم تغيير تكنولوجيا العرض نفسها.
Constellation Research'ten Steve Wilson, teknolojinin gerçekçi olmayan iddialarla kandırıldığına inanıyor.ويعتقد ستيف ويلسون، من شركة كونستلاتيون ريزارتش، أن التكنولوجيا قد تضررت مع مطالبات غير واقعية.
Genellikle aynı insanlar, hem temel araştırma hem de uygulamalı teknolojiyi geliştirmeye katılıyor.بل حتى إن الباحثين يشاركون عادة في الأبحاث الأساسية إلى جانب تطوير التكنولوجيا التطبيقية.
ADF teknolojik bakımdan gelişmiş olmasına rağmen nicelik bakımından çok küçüktür.وADF هو متطور تقنيا لكنه صغير نسبيا.
Ekim 2014'te Shazam, teknolojisinin 15 milyar şarkı tespit etmek için kullanıldığını açıkladı.وفي أكتوبر/تشرين الأول 2014، أعلن تطبيق شزام أنه استخدم التكنولوجيا خاصته لتحديد أكثر من 500 مليون أغنية.
Çoğu yeni teknoloji sonuç olarak bilimin askerî fonlamasını getirmiştir.وقد جاءت العديد من التقنيات الجديدة كنتيجة للتمويل العسكري للبحث العلمي.
Batman Returns Dolby Digital teknolojisinin ilk filmiydi, 1992 yazında sinemalarda ilk gösterimi yapıldı.وكان فيلم عودة باتمان أول فيلم يستخدم تقنية دولبي ديجيتال في صيف 1992.
Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü.معهد كاليفورنيا للتقنية.
Ama bu teknoloji yaygın kullanımına birkaç yıl sonra Citroën Traction Avant modeliyle başlar.ولكن بعد عدة أعوام من هذا الاستخدام الكبير للتكنولوجيا بدأت نماذج سيتروين تراكشن أفانت في الظهور.
2009 senesinde Khan Academy eğitim dalında Microsof Teknoloji Ödülü'ne layık görüldü.في عام 2009، حصلت أكاديمية خان على جائزة مايكروسوفت للتقنية التعليمية.
Ulusal Standartlar ve Teknoloji Enstitüsü.المعهد الوطني للمعايير والتقنية.
Günümüzde kullanılan flaş belleklerin çoğunda bu teknoloji kullanılmaktadır.وتستند معظم التلفزيونات الملونة ل CRT المستخدمة اليوم إلى هذه التكنولوجيا.
Hidrür teknolojisi, hidrojeni depolamak için daha az hantal bir alternatif vadetti.قدمت تقنية الهيدريد بديل أقل حجم لتخرين الهيدروجين.
Fakat bu teknoloji ilerlemeye devam ediyor.ولا تزال تلك التكنولوجيا بحاجة للتطوير.
Çeşitli diğer teknolojiler incelenmiş ve güç üretimi için geliştirilmiştir.ولقد تمت دارسة وتطوير العديد من التكنولوجيات الأخرى لتوليد الطاقة.
Antik Roma dönemin en etkileyici teknolojik becerilerine sahipti.وهو يقف شاهدا على البراعة التقنية الفائقة عند الرومان القدماء.
Aynı zamanda Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü'nde çalıştı.وعملت أيضًا في معهد كاليفورنيا للتقنية.
Enerjinin korunumunun genel kuramını öngördü ve yakıt hücresi teknolojisinin öncüsü oldu.توقع النظرية العامة لحفظ الطاقة، ويعتبر رائدا في تكنولوجيا خلايا الوقود.
İsrail Savunma Bakanlığı bünyesinde silah ve askeri teknoloji üretmek için kuruldu.هي السلطة الإسرائيلية لتطوير الأسلحة والتقنية العسكرية.
Seride THX teknolojisi kullanılan ilk oyundur.وهو أيضا أول فيلم يستخدم فيه تكنولوجيا THX.
Bugün var olan siyasi, ekonomik, teknolojik ve güvenlik ortamı sadece on yıl öncesinden bile çok farklıdır.إلا أن مشاكل تقنية ومالية وسياسية أدت إلى تأخير ذلك لأكثر من 10 سنوات.
Bu eğitimli nüfus, teknoloji ağırlıklı yatırımların gereksinim duyduğu iş gücünü oluşturur.هذا المجتمع المتعلم والمُجِيد للتكنولوجيا يخلق قوة العمل اللازمة للاستثمار بشكل رئيسي.
Sinema sanatı ve teknoloji geliştikçe, kameramanlık ve yönetmenlik arasında bir ayrım oluştu.ومع تطوّر الفن والتكنولوجيا، ظهر التفريق بين المخرج والمصوّر.
Rosetta, QuickTransit teknolojisine dayalıdır.يعتمد رشيد على تقنية كويك ترنست (QuickTransit ).
Baekje Goguryeo ile devamlı ticaret yaparken etkin bir biçimde Çin kültürünü ve teknolojisini benimsemiştir.أبقت بايكتشي على تجارتها الجوهرية مع غوغوريو، وتبنت الثقافة والتقنية الصينية بشكل فعال.
Sanayi ve Ticaret Bakanlığının yerine Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı kuruldu.تم استبدال وزارة الصناعة والتجارة بوزارة العلوم والصناعة والتكنولوجيا.
Eğitim Teknolojisiتكنولوجيا التعليم.
Yapay uydu teknolojisi.والجهاز الفني يرحب.
HSBC, dünyanın en gelişmiş bilgi teknolojilerini kullanmaktadır."أبو هشيمة": نستخدم أعلى تكنولوجيا في البلاد..
Ayrıca IDEON teknoloji parkı da bu bölgededir.كما يقع مبنى جهاز الاستخبارات البريطاني في هذا الحي.
Bu akış şemaları CDMA gibi daha eski teknolojilerle aynı etkiyi göstermektedir.وتعطي مخططات الوصول تلك نفس معدلات الكفاءة كما التقنيات القديمة مثل CDMA.
F-16 nın yapımında F-15 ve F-111 gibi kendini ispatlamış uçakların teknolojilerinden yararlanılmıştır.وقد أثبتت الإف 16 كفائتها مستفيدة من الإنظمة التكنولوجية لطائرات مثل إف-15 إيغل وإف-111 آردفارك.
Eindhoven Teknoloji Üniversitesi'ne katıldı.كما تقع بها جامعة آيندهوفن للتكنولوجيا.
Bu gelişmelerin sonucunda teknolojide büyük ilerlemeler olmuştur.واللذان حققا معاً خطوات هامة في عالم التكنولوجيا بعد ذلك.
Otomobil tasarımında elektroniğin kullanımı hemen hemen tüm teknolojik alanlarda yaygınlaşır.كان لاستخدام الإلكترونيات في تصميم السيارات على نطاق واسع فضلاً في انتشار التكنولوجية في مجالات أوسع.
Tamamıyla 3D teknolojisi üzerine geliştirilmiştir.تم إصداره بتقنية 3D.
Bluetooth 1.1 kablosuz teknolojisiyle etkileşime giriyor.التكنولوجيا اللاسلكية Bluetooth 1.2 (بالإنجليزية).
Hikâyeler askerî teknoloji ile ilgili detaylar, prosedürler, törenler ve askeri tarih içerir.وتتضمن مثل هذه القصص تفاصيل عن التكنولوجيا العسكرية والإجراءات والطقوس والأحداث التاريخية.
Bu dönemde ABD'nin denizcilik teknolojisi takip edildi.وفي هذه الفترة ساروا على نهج التكنولوجيا الإنجليزية للملاحة البحرية .
Maliyet hesabı olarak biraz pahalı bir teknolojik yöntemdir.أساس المحاسبة النقدية هو شكل بسيط جدا من المحاسبة.
Paspas teknolojisine yaptığı katkılar ile bilinmektedir.تمنح للإسهامات في مجال التقنيات الحيوية.
PureView Pro, Nokia 808 PureView cihazında kullanılan bir görüntüleme teknolojisidir.نوكيا 808 بيورفيو (بالإنجليزية: Nokia 808 PureView) هو هاتف ذكي يعمل بنظام التشغيل نوكيا بيل.
Bunun yerine Massachusetts Teknoloji Enstitüsü'ne gitti.بعد هذا، ذهب إلى معهد تكنولوجيا ماساتشوستس.
Üç yıl sonra 1942’de İsviçre Zürih Federal Teknoloji Enstitüsü’ne gönderildi.في سنة 1941 التحق بالمعهد الفدرالي السويسري للتكنولوجيا في زيورخ.
Bu performansın böyle bir hacimden sağlanabilmesi ancak yüksek teknoloji ile mümkün olabiliyor.لكنهم لن يتمكنوا من القيام بذلك، إلا عند وصول المجتمع إلى درجة كافية من النضج.
Varşova Teknoloji Üniversitesi'nde geliştirilmiştir.تعلم في Warsaw University of Technology .
İlk yarı iletken teknolojideki yonga 2 transistörden oluşmaktadır.بينما في اليابان، خط العلاج الأول يتحول إلى إرينوتيكان وسيسبلاتين.
Teknoloji bilgilerini ilişkilendirmek gereken uygulamalar için ağ trafiği küresel bir anlayış sağlar.ليس من الغريب أن تلجأ الأعمال التجارية لتكنولوجيا المعلومات لمعالجة هذه الظاهرة.
Yemek kitabı ^ Gıda Teknolojisi s.التفاعل مع سجل الكتب كي.
1931'de, DKW'de Front modeliyle bu teknolojiye geçer.وفي عام 1931 مر إلى هذه التكنولوجيا نموذج فرونت.
İlk olarak 1984'te Massachusetts Teknoloji Enstitüsü'nde ortaya çıkmıştır.نشأ نظام إكس في معهد ماساتشوست للتكنولوجيا عام 1984.
Eğitim, Kültür, Spor, Bilim ve Teknoloji Bakanlığı.الإعلامي و البيئي و الرياضي والفني و الصحي .
Bilim ve teknoloji sahalarında üye ülkler arası koordinasiyon ve iş birliği güçlendirmek.المنظمة تضمن تبادل المعلومات وتنسيق السياسات بين أعضائها.
Volvo'nun CitySafety teknolojisi bu araçta da mevcuttur.كذلك قادت إجماليات كوفاكس الدوري الأمريكي في هذه المواسم.
Bu tesis, hem tam donanımlı bir ambulansa hem de son teknoloji tıbbi ekipmanlara sahiptir.كما يوجد بها مستشفى للقوات المسلحة مجهز وفق أحدث التخصصات الطبية ومركز حديث لطب الأسنان.