Ben, kıyıdan yaklaşık bir mil ötede bir balıkçı teknesi gördüm.I saw a fishing boat about a mile off the shore.
Kayıp olan balıkçı teknesi güvenli bir şekilde limana döndü.The fishing boat that had been missing returned to its port safely.
Biz onun teknesini gördük.We caught sight of his boat.
Teknesiyle beni adaya götürdü.He took me over to the island in his boat.
O bizi teknesiyle adaya götürecek kadar kibardı.He was kind enough to take us over to the island in his boat.
Bir eğlence teknesi var gibi görünüyor.It looks like there's a pleasure boat.
Kayıp balıkçı teknesi limana güvenli bir dönüş yapmıştı.The lost fishing boat made a safe return to harbour.
Tom teknesini iskeleye bağladı.Tom keeps his boat at the pier.
Tom'un iki evi ve bir teknesi var.Tom owns two houses and a boat.
Burada bir balıkçı teknesi kiralayabilir miyiz?Can we rent a fishing boat here?
Rıhtıma bağlanmış birkaç balıkçı teknesi var.There are a number of fishing boats tied up at the dock.
O, Tom'un teknesi.That's Tom's boat.
Tom'un bir teknesi var mı?Does Tom have a boat?
Büyük gemi bir balıkçı teknesine çarptı.The big ship rammed a fishing boat.
Tom teknesine kız arkadaşının adını verdi ama sonra o onu terk etti.Tom named his boat after his girlfriend, but then she left him.
Biz gerçekten bir balıkçı teknesi satın almayı umut ediyorduk.We were really hoping to buy a fishing boat.
Tom'un bir teknesi var.Tom has a boat.
Tom'un teknesi hakkında ne düşünüyorsun?What do you think of Tom's boat?
Tom'un teknesinin adı nedir?What's the name of Tom's boat?
Tom'un teknesi sızdırmaya ve su almaya başladı.Tom's boat sprung a leak and started taking on water.
Bob onun büyük teknesi hakkında övündü.Bob bragged about his big boat.
Tom'un teknesini görebiliyor musun?Can you see Tom's boat?
Tom'un büyük bir teknesi var.Tom has a huge boat.
Tom bir balıkçı teknesi almak istiyor.Tom wants to buy a fishing boat.
Tom, Mary'yi teknesinden çıkardı.Tom took Mary out on his boat.
Bir balıkçı teknesinde ne yapıyorsun.What on earth are you doing in a fishing boat?
Tom'un teknesi battı.Tom's boat sank.
Ne Tom'un ne de Mary'nin bir teknesi var.Neither Tom nor Mary has a boat.
Tom bir balıkçı teknesi almak istemiyor.Tom doesn't want to buy a fishing boat.
Tom bir balıkçı teknesi almak istemedi.Tom didn't want to buy a fishing boat.
Tom bir balıkçı teknesi almak istedi.Tom wanted to buy a fishing boat.
Tom'un hâlâ bir teknesi var mı?Does Tom still have a boat?
İki evi ve bir teknesi var.He owns two houses and a boat.
Köyde pek çok balıkçı teknesi bulunur.The village has many fishing boats.
Bayanın jet-ski'si adaya indiğinde, Jack'ın teknesi bir roketle havaya uçuruluyor.After Val takes off on her own with a jet ski, Jack's boat is blown apart by a rocket.
Saray yerine bir ahırda, beşik yerine bir yem teknesinde doğdu.He was born in a stable instead of a palace, in a manger instead of a crib.
Bir balıkçı ve teknesi.A Man and His Ship.
Ayrıca bu sebillerin profilli birer teknesi bulunmaktadır.There is even a figural boat.
Yıllar önce olduğu gibi, Joe'nun teknesinde balık tutarlar.However, they get there in enough time by using Steve's boat.
Balıkçı teknesiyle bir saatlik yolculuktan sonra varılır.He reached Vis after an overnight trip on a fishing boat.
Beni takip eden bir destek teknesi var mı?Do I have a chase boat?
Bir araştırma teknesinde denizin üzerinde bir hafta geçirdim.I spent a week at sea on a research vessel.
Çok güzel bir teknesi vardı.And he had this beautiful boat.
-Bu babamın teknesi. Burada kalabiliriz. -Harika.It's father's boat; we can live on it
Teknesinin tamire ihtiyacı olduğu doğru değil.It isn't true about the launch needing repairs.
Ama harman yeri, şarap teknesi halkı doyurmayacak, Yeni şarap umutları boşa çıkacak.The threshing floor and the winepress won't feed them, and the new wine will fail her.
Hırvatistan, balıkçılık sahasının yürürlüğe girmesinden günler sonra İtalyan teknesine el koyduCroatia seizes Italian boat days after fishery zone comes into force
Teknesi olmayanlar için, Vis'e ulaşmanın tek yolu feribot veya deniz otobüsü yoluyla.For those without a boat, the only way to reach Vis is by ferry or hydrofoil.
Tadiç kasabaya, "Güvercin" adlı bir nehir teknesiyle Tuna üzerinden geldi.Tadic arrived via the Danube, on a riverboat bearing the name "The Dove".
Hükümet Hırvat filosuna 26 balıkçı teknesi daha eklemek istiyor. [Getty Images]The government wants to add 26 fishing boats to Croatia's fleet. [Getty Images]
Yıllar önce olduğu gibi, Joe'nun teknesinde balık tutarlar.They go fishing on Joe’s boat, as they had done years ago.
1970'lerde Pāvilosta limanında yaklaşık 20 balıkçı teknesi vardı.In the 1970s there were around 20 fishing trawlers in Pāvilosta port.
Gemideki DHL teslimatlarını taşıyan Amsterdam'daki DHL teknesiDHL boat in Amsterdam, carrying DHL delivery bicycles on board
Film fikri, Iowa'daki nehir teknesi kumarhanelerini ziyaret ettiklerinde ortaya çıktı.The idea for the film came when they would visit riverboat casinos in Iowa.
Kaya oymalarının bir kısmında yelkenler teknesiz görünmektedir.In some of the rock carvings, sails appear without boats.
Galya, Galiot veya Galliot; yelken veya küreklerle hareket ettirilen küçük bir kadırga teknesiydi.A galiot, galliot or galiote, was a small galley boat propelled by sail or oars.
Uzun teknesi kayıptı.Her longboat was missing.
1701'de Angara ırmağı'nda Çin malları yüklü bir tüccar teknesiyle karşılaştı ve yağmaladı.On the Angara River in 1701 he met and plundered a merchant's boat loaded with Chinese goods.
Matagi ve Taveuni arasında bir sürat teknesi bağlantısı vardır.There is a speedboat link between Matagi and Taveuni.
Tom'un bir teknesi var.Tom hat ein Boot.