Bir teknem ve bir arabam var.I have a boat and a car.
Teknenin battığını gördüm.I saw the boat sink.
Tom Mary'yi tekneden itti.Tom pushed Mary out of the boat.
Tekneye bin.Get in the boat.
Adaya bir tekne gezisi yapabilirsin.You can take a boat trip to the island.
Yarın Tom'u bir tekne gezisine götürüyorum.I am taking Tom on a boat trip tomorrow.
Tom tekneden dışarı atladı.Tom jumped out of the boat.
Tom'un bir teknesi var mı?Does Tom have a boat?
Tekne alabora oldu.The boat capsized.
Tom tekneyi gölün karşısına geçirdi.Tom rowed the boat across the lake.
Kızgın sular tarafından çalkalanan küçük tekne, dalgalar içinde görünüp kayboluyordu.The little boat, tossed about by the angry waters, appeared and disappeared in the waves.
Aniden büyük bir dalga geldi ve tekne kayboldu.Suddenly a huge wave came and the boat disappeared.
Birkaç yüz adam tekneye tıka basa dolduruldu.Several hundred men were packed into the boat.
Tekneyi sarsmayın.Don't rock the boat.
Tekneyi sarsmak istemiyorum.I don't want to rock the boat.
Tekneye bin, lütfen.Get into the boat, please.
O teknenin güzel yelkenleri var.That boat has pretty sails.
Teknem bir kum yığını üstünde karaya oturdu.My boat ran aground on a sandbar.
Bir tekneyle denize açılabilirmisin?Can you sail a boat?
Büyük gemi bir balıkçı teknesine çarptı.The big ship rammed a fishing boat.
Tom'un tekneye bindiğini gördün mü?Did you see Tom go aboard?
Onların bir tekneleri vardı.They had a boat.
Tom teknesine kız arkadaşının adını verdi ama sonra o onu terk etti.Tom named his boat after his girlfriend, but then she left him.
On üç yaşımdayken, babam bana kendi balıkçı teknemi satın aldı.When I was thirteen, my dad bought me my own fishing boat.
Biz gerçekten bir balıkçı teknesi satın almayı umut ediyorduk.We were really hoping to buy a fishing boat.
Sadece bir tekne aldım.I just bought a boat.
Tekne aldığını duydum.I heard you bought a boat.
Teknede uyudum.I slept on the boat.
Bir tekne istiyorum.I want a boat.
Gölü tekneyle geçmeliyiz.We must go across the lake by boat.
Ben onları bir tekneyle küçük bir geziye götürdüm.I took them for a little trip in a boat.
Bizim bir teknemiz var.We've got a boat.
Bir tekne olmadan asla nehri geçmeyeceğiz.We'll never get across the river without a boat.
Tekne batıyor.The boat is sinking.
Bu gerçekten iyi bir tekne.This is a really good boat.
Tom tekneye dönmeye çalıştı.Tom tried to get back in boat.
Tom bir tekne kazasında öldü.Tom died in a boating accident.
Tom'un bir teknesi var.Tom has a boat.
Dün gece bir tekne yarışı vardı.There was a boat race last night.
Tekne temizdi.The boat was clean.
Bu öğleden sonra teknemi çıkarıyorum.I'm taking my boat out this afternoon.
Tekne iskeleye çarptı.The boat crashed into the pier.
Ben teknelerle ilgilenmiyorum.I don't care about boats.
Tekneye geri dönelim.Let's get back to the boat.
Bu tekne daha hızlı gidemez mi?Can't this boat go any faster?
Beyaz bir tekne görünmeye başladı.A white boat came into sight.
Tom motorlu tekneye hiç binmediğini söyledi.Tom said he'd never been in a motorboat.
Tom'un teknesi hakkında ne düşünüyorsun?What do you think of Tom's boat?
Tekneye ne oldu?What happened to the boat?
Nerede bir tekne kiralayabileceğimi biliyor musun?Do you know where I can rent a boat?
Tom Mary'nin tekneye binmesine yardım etti.Tom helped Mary into the boat.
Ben tekneye geri yüzdüm.I swam back to the boat.
Tom, Mary'yi tekneden attı.Tom threw Mary off the boat.
Tom teknede geldi.Tom arrived on a boat.
Tom'un teknesinin adı nedir?What's the name of Tom's boat?
Daha büyük bir tekneye ihtiyacınız olacak.You're going to need a bigger boat.
Tom'un teknesi sızdırmaya ve su almaya başladı.Tom's boat sprung a leak and started taking on water.
Bütün servetini bir tekneye koyma.Don't put all your wealth on a boat.
Tekne bıraktığım yerde değil.The boat isn't where I left it.
Tom erkek kardeşinin sahip olduğundan daha büyük bir tekneye sahip olmak istiyordu.Tom wanted to have a bigger boat than his brother.