Sizden tekerleklerinizi düzeltmenizi istiyorum: duymak istediğiniz övgü hakkında dürüst olun.Szczerze mówcie, jakie pochwały chcecie usłyszeć.
Sizden tekerleklerinizi düzeltmenizi istiyorum: duymak istediğiniz övgü hakkında dürüst olun.Tôi muốn cách bạn đặt bánh xe của các bạn vào đúng nơi: thành thật về lời khen mà bạn muốn được nghe.
Sizden tekerleklerinizi düzeltmenizi istiyorum: duymak istediğiniz övgü hakkında dürüst olun.Voglio che aggiustiate le vostre ruote: voglio che siate onesti sul complimento che avete bisogno di sentire.
Sizden tekerleklerinizi düzeltmenizi istiyorum: duymak istediğiniz övgü hakkında dürüst olun.Θέλω να ευθυγραμμίσετε τους τροχούς σας: να είστε ειλικρινής για τον έπαινο που χρειάζεστε να ακούσετε.
Sizden tekerleklerinizi düzeltmenizi istiyorum: duymak istediğiniz övgü hakkında dürüst olun.Искам да бъдете верни на колелата си. Бъдете честни относно похвалата, която имате нужда да чуете.
Sizden tekerleklerinizi düzeltmenizi istiyorum: duymak istediğiniz övgü hakkında dürüst olun.Я хочу, щоб ви вирівняли свої колеса: не обманюйте себе, що не потребуєте чути похвалу.
Sizden tekerleklerinizi düzeltmenizi istiyorum: duymak istediğiniz övgü hakkında dürüst olun.אני רוצה שתכוונו את הגלגלים שלכם: היו גלויים לגבי השבח שאתם זקוקים לו.
Sizden tekerleklerinizi düzeltmenizi istiyorum: duymak istediğiniz övgü hakkında dürüst olun.أريد منكم أن تظبطوا دواليبكم كونوا صادقين عن الإشادة التي تحتاجوا أن تسمعونها
Sizden tekerleklerinizi düzeltmenizi istiyorum: duymak istediğiniz övgü hakkında dürüst olun.誉められるに値する行動に対しては正直になりましょう。 どんなことを言われたいですか?家に帰って妻に聞いてみましょう
SS: Ayakları aşağıda, ama tekerlekleri değil.수잔: 페달은 밟았는데 운전대를 잡지 않았군요.
SS: Ayakları aşağıda, ama tekerlekleri değil.(Risos) (Manobrou os pedais mas o volante não.
SS: Ayakları aşağıda, ama tekerlekleri değil.ס.ס: היא מצליחה להגיע לפדלים למטה, אבל לא להגה.
SS: Ayakları aşağıda, ama tekerlekleri değil.سوزان: إنها تضغط على البدال، ولكنها لا تدير العجلة.
SS: Ayakları aşağıda, ama tekerlekleri değil.バックからドライブに切り替えました
Tekerleklerin gürültü.A zaj a kerekek.
Tekerleklerin gürültü.바퀴의 소음.
Tekerleklerin gürültü.le bruit des roues.
Tekerleklerin gürültü.ljudet av hjulen.
Tekerleklerin gürültü.Vehiculului, prin urmare, pe rumbled, prin lungi, intunecate de padure, - peste
Tekerleklerin gürültü.ضجيج العجلات.
Tekerleklerin gürültü.車両は、したがって、森林の長い、暗いストレッチを通して、上rumbled - 上
Tekerleklerin kenarı yüksek ve korkunçtu; hepsi çepeçevre gözlerle doluydu.A čo do ich lúkotí, boly vysoké a strašné, a ich lúkote boly plné očí kolom dookola, ich všetkých štyroch.
Tekerleklerin kenarı yüksek ve korkunçtu; hepsi çepeçevre gözlerle doluydu.A loukoti své, i vysokost měla, že hrůza z nich šla, a šínové jejich vůkol všech čtyř kol plní byli očí.
Tekerleklerin kenarı yüksek ve korkunçtu; hepsi çepeçevre gözlerle doluydu.De vier wielen hadden prachtige indrukwekkende velgen en de randen van de velgen waren bezet met ogen.
Tekerleklerin kenarı yüksek ve korkunçtu; hepsi çepeçevre gözlerle doluydu.És talpaik magasak valának és félelmesek, és e talpak rakva valának szemekkel köröskörül mind a négynél.
Tekerleklerin kenarı yüksek ve korkunçtu; hepsi çepeçevre gözlerle doluydu.Estas rodas eram altas e formidáveis; e as quatro tinham as suas cambotas cheias de olhos ao redor.
Tekerleklerin kenarı yüksek ve korkunçtu; hepsi çepeçevre gözlerle doluydu.Hjulringene var høie og fryktelige, og de var fulle av øine rundt omkring på alle de fire hjul.
Tekerleklerin kenarı yüksek ve korkunçtu; hepsi çepeçevre gözlerle doluydu.Ihre Felgen und Höhe waren schrecklich; und ihre Felgen waren voller Augen um und um an allen vier Rädern.
Tekerleklerin kenarı yüksek ve korkunçtu; hepsi çepeçevre gözlerle doluydu.그 둘레는 높고 무서우며 그 네 둘레로 돌아가면서 눈이 가득하며
Tekerleklerin kenarı yüksek ve korkunçtu; hepsi çepeçevre gözlerle doluydu.La loro circonferenza era assai grande e i cerchi di tutt'e quattro erano pieni di occhi tutt'intorno
Tekerleklerin kenarı yüksek ve korkunçtu; hepsi çepeçevre gözlerle doluydu.Lingkaran-lingkaran roda itu penuh dengan mata
Tekerleklerin kenarı yüksek ve korkunçtu; hepsi çepeçevre gözlerle doluydu.Njih platišča so bila visoka in strašna, in platišča so bila polna oči kroginkrog na vseh štirih kolesih.
Tekerleklerin kenarı yüksek ve korkunçtu; hepsi çepeçevre gözlerle doluydu.Och deras lötar voro höga och förskräckliga, och på alla fyra voro lötarna fullsatta med ögon runt omkring.
Tekerleklerin kenarı yüksek ve korkunçtu; hepsi çepeçevre gözlerle doluydu.Sus aros eran altos y aterradores, y los aros de las cuatro ruedas estaban llenos de ojos alrededor
Tekerleklerin kenarı yüksek ve korkunçtu; hepsi çepeçevre gözlerle doluydu.Videre skuede jeg, og se, der var Fælge på dem, og Fælgene var på dem alle fire rundt om fulde af Øjne.
Tekerleklerin kenarı yüksek ve korkunçtu; hepsi çepeçevre gözlerle doluydu.Vòng bánh xe cao và dễ sợ; và vòng bánh xe của bốn con đều đầy những mắt.
Tekerleklerin kenarı yüksek ve korkunçtu; hepsi çepeçevre gözlerle doluydu.Vòng bánh_xe cao và dễ_sợ ; và vòng bánh_xe của bốn con đều đầy những mắt .
Tekerleklerin kenarı yüksek ve korkunçtu; hepsi çepeçevre gözlerle doluydu.А колелата им бяха високи и страшни; и колелата около тия четири бяха пълни с очи.
Tekerleklerin kenarı yüksek ve korkunçtu; hepsi çepeçevre gözlerle doluydu.А ободья их – высоки и страшны были они; ободья их у всех четырех вокруг полны былиглаз.
Tekerleklerin kenarı yüksek ve korkunçtu; hepsi çepeçevre gözlerle doluydu.וגביהן וגבה להם ויראה להם וגבתם מלאת עינים סביב לארבעתן׃
Tekerleklerin kenarı yüksek ve korkunçtu; hepsi çepeçevre gözlerle doluydu.اما أطرها فعالية ومخيفة. وأطرها ملآنة عيونا حواليها للاربع.
Tekerleklerin kenarı yüksek ve korkunçtu; hepsi çepeçevre gözlerle doluydu.至 於 輪 輞 、 高 而 可 畏 . 四 個 輪 輞 周 圍 滿 有 眼 睛
Tekerleklerin kenarı yüksek ve korkunçtu; hepsi çepeçevre gözlerle doluydu.至於 輪輞 、 高 而 可畏.四 個輪輞 周圍滿 有 眼睛
Tekerleklerin "vınnnn" sesini duyar, rüzgarı yüzümde hissederdim.Akármerre süvíthettem, és újra érezhettem a szelet az arcomon.
Tekerleklerin "vınnnn" sesini duyar, rüzgarı yüzümde hissederdim.Bylo to jako mít novou obrovskou hračku. Mohla jsem svištět kolem a znovu cítit vítr na své tváři.
Tekerleklerin "vınnnn" sesini duyar, rüzgarı yüzümde hissederdim.Doar să fiu pe străzi era exaltant.
Tekerleklerin "vınnnn" sesini duyar, rüzgarı yüzümde hissederdim.Enkel de straat opgaan, was opwindend.
Tekerleklerin "vınnnn" sesini duyar, rüzgarı yüzümde hissederdim.Ich konnte herumflitzen und wieder den Wind in meinem Gesicht spüren.
Tekerleklerin "vınnnn" sesini duyar, rüzgarı yüzümde hissederdim.여기저기를 돌아다니면서 제 빰을 스치는 바람을 느낄 수 있었고,
Tekerleklerin "vınnnn" sesini duyar, rüzgarı yüzümde hissederdim.Mogłam śmigać wokoło i znów czuć wiatr na twarzy.
Tekerleklerin "vınnnn" sesini duyar, rüzgarı yüzümde hissederdim.Podia girar por aí e sentir o vento no rosto de novo.
Tekerleklerin "vınnnn" sesini duyar, rüzgarı yüzümde hissederdim.Potevo spostarmi ovunque e sentire di nuovo il vento sulla pelle.
Tekerleklerin "vınnnn" sesini duyar, rüzgarı yüzümde hissederdim.Saya bisa bergerak dan merasakan angin menerpa wajah saya lagi.
Tekerleklerin "vınnnn" sesini duyar, rüzgarı yüzümde hissederdim.Tôi lại có thể lượt quanh và cảm nhận làn gió vuốt má mình một lần nữa.
Tekerleklerin "vınnnn" sesini duyar, rüzgarı yüzümde hissederdim.Μπορούσα να κινούμαι γρήγορα και να νιώθω ξανά τον αέρα στο πρόσωπό μου.
Tekerleklerin "vınnnn" sesini duyar, rüzgarı yüzümde hissederdim.Можех да фуча наоколо и да чувствам отново вятъра в лицето си.
Tekerleklerin "vınnnn" sesini duyar, rüzgarı yüzümde hissederdim.Я змогла їздити і знову відчувати, як вітер дме у обличчя.
Tekerleklerin "vınnnn" sesini duyar, rüzgarı yüzümde hissederdim.Я снова могла носиться повсюду и чувствовать ветер на своём лице.
Tekerleklerin "vınnnn" sesini duyar, rüzgarı yüzümde hissederdim.יכולתי להסתחרר בו ולחוש שוב את הרוח על פני.
Tekerleklerin "vınnnn" sesini duyar, rüzgarı yüzümde hissederdim.تمكنت من التحرك و اﻹحساس بنسمات الهواء تداعب وجهي من جديد.