Tekerlekli sandalyededir.Székhelye Oktyabrszkoje.
Bunun sonucunda tekerlekli sandalyeye bağlı kaldı.A stroke következményeképpen kerekesszékhez volt kötve.
Adadan önce 4 yıl tekerlekli sandalyede felçli olarak yaşamıştır.Henry azt állítja, hogy négy hónappal ezelőtt került a szigetre.
Alvis Saladin (FV601) bir 6 tekerlekli bir keşif tankı.Az FV601 Saladin Brit Szárazföldi Erők hatkerekű páncélozott járműve.
İlk üretilen topların tekerlekleri ağaçtandı.A korai gyártmányok lóvontatásúak voltak fa kerekekkel.
Bugün kullanılan Rikşalar ise genellikle üç tekerleklidir.A jelenlegi meghajtási technológiákkal az odaút a Holdig általában három napot vesz igénybe.
Blanche 27 yıl önce geçirdiği otomobil kazası sonucunda sakat kalmış ve tekerlekli sandalyeye mahkûm olmuştur.Ringót 4 éve elütötte egy autó és tolószékbe kényszerült.
Fren gücünün 4 tekerlekte eşit olmasını sağlayan hidrolik dağılımlı destek sistemi.A hidraulikus fékrendszer egykörös, mind a négy kereket tárcsafék fékezi.
Çocukken bacakları işlevini yitirmeye başladı ve şimdi tekerlekli sandalye kullanıyor.Lapsena hän alkoi menettää jalkojensa toiminnon ja joutuu käyttämään pyörätuolia.
Alvis Saladin (FV601) bir 6 tekerlekli bir keşif tankı.Alvis Saladin (FV601) on brittiläisvalmisteinen panssariauto.
Tekerlekli sandalyededir.Pyörätuolit Respecta.
Bir gitaristtir ve paraplejik manuel tekerlekli sandalye kullanmaktadır.Kevin McHale) on kitaristi ja parapleegikon käsikäyttöisen pyörätuolin käyttäjä.
Dört tekerlekli ve iki kişilik mürettebatı bulunuyordu.Siinä oli neljä pyörää ja miehistönä neljä miestä.
Locke inmek için tekerlekli sandalyesini bekler.Paljastuu, että Locke on pyörätuolissa.
Üç tekerlekli bisikletiyle dolaşır.Kolmipyörä on kolmella pyörällä varustettu polkupyörä.
Audi Quattro, dünyanın ilk dört tekerlekten çekişli binek otomobilidir.Audi Quattro oli ensimmäisiä nelivetoisia henkilöautoja.
Sadece tek bir tekerleki olan bisikletler de vardır.Siinä on myös moottoripyörän tavoin vain yksi ajovalo.
Tekerlekli sandalye tenisi standart tenis kortunda, özel tekerlekli sandalyeler ile yapılan bir spor dalıdır.Pyörätuolitennis on tenniksen pohjalta kehitetty vammaisurheilulaji, jota pelataan pyörätuolissa istuen.
2000 yılında 4 tekerlekten çekişli Scénic RX4 modeli satışa sunulmuştur.Keväällä 2000 esiteltiin nelivetoinen Scénic RX4.
BTR-60, Sovyet yapımı bir 8x8 lastik tekerlekli zırhlı personel taşıyıcısıdır.BTR-60 on neuvostoliittolainen kahdeksanpyöräinen panssaroitu miehistönkuljetusajoneuvo.
Ro-Ro, tekerlekli taşıt taşıyan gemilerdir.Autolautta on ro-ro-aluksen muunnos.
Ligde, 10 tekerlekli sandalye basketbol takımı bulunmaktadır.Ratkaisu: Säkissä on siis yhteensä kymmenen palloa.
O sırada Peter ve Lois, oğulları Stewie'ye üç tekerlekli bisiklet alır.Lopussa näytetään kuinka Peter ja Lizzie opettavat tennistä kahdelle lapselleen New Yorkissa.
Yol üzerinde, en hızlı tanklar ortalama zırhlı tekerlekli araçlardan daha yavaş değildirler.Ongelmana kuitenkin nähtiin ettei vaunu ollut paljoa sen nopeampi kuin tavallinen keskiraskas panssarivaunu.
1974 yılından itibaren tekerlekli vagonlar kullanılmaktadır.Τα πρώτα καταλυτικά αυτοκίνητα χρησιμοποιούν από το 1974 στους καταλύτες τους τα PGM.
Önden çekişli veya dört tekerlekten çekişli olarak alınabilmektedir.Το μοντέλο μπορεί να παραγγελθεί με κίνηση στους μπροστινούς τροχούς ή με 4-κίνηση.
Yüklü arka tekerlekler direksiyonu olmadan ana ünite uzunluğu 5.87 m'dir.Το μήκος χωρίς την εγκατάσταση των πίσω τροχών διεύθυνσης ήταν 5,87 m.
Tüm nesilleri iki litre hacimli turboşarjlı motor ve dört tekerlekten çekiş sistemi kullanmaktadır.Όλες χρησιμοποίησαν 2-λιτρους 4-κύλινδρους κινητήρες turbo και συστήματα 4-κίνησης (4WD).
Sadece tek bir tekerleki olan bisikletler de vardır.Υπάρχει επίσης ένα ιδιαίτερο μέρος για να σταθμεύσετε ποδήλατα.
Droideka:Yürüyecekleri an tekerlek gibi dönerler.Spin Off : Οι παίκτες γυρίσει τον τροχό .
Raklet peyniri genellikle 6 kiloluk tekerlek şeklinde kalıplara halinde üretilir.Στις κατασκευές ψυκτικών θαλάμων, χρησιμοποιούνται συνήθως πάνελ πάχους 8 cm.
Tekerlekli sandalyededir.Sidder i kørestol.
Late model Yeniden geliştirilen Sonderanhänger 202 model iki tekerlekli treyler takıldı.Sen model: Udstyret med en forbedret lavet, Sonderanhänger 202 med tvillingehjul.
Bunun sonucunda tekerlekli sandalyeye bağlı kaldı.Efter dette blev han tvunget til at bruge rullestol.
Tekerlek ile birlikte pedallar da döner.Dvs. at når cyklen bevæger sig, så bevæger pedalerne sig også.
Adam kalkıp gittiği sırada Locke'u onun arkasından seslenirken tekerlekli sandalyede görüyoruz.Da manden rejser sig op for at gå bliver det chokerende afsløret, at Locke sidder i kørestol.
Tekerlekli pulluğu ve fıçıyı icat ettiler.Hjulet og ploven opfindes.
İki veya üç tekerlekli modelleri vardır.Der er to eller tre faste hjul under kroppen.
Üç tekerlekli bisikletiyle dolaşır.Køge Cykel Rings Venner.
Ayrıca alttan tekerlekli modelleri de mevcuttur.Der findes også modeller med firhjulstræk.
En popüler ve para getireni ise Kariot (atların çektiği iki tekerlekli savaş arabası) yarışlarıydı.Den mest populære, men også kostbareste konkurrence var væddeløb med stridsvogne.
Tekerlekli sandalyededir.Hun bruker rullestol.
Bunun sonucunda tekerlekli sandalyeye bağlı kaldı.Han har siden vært avhengig av rullestol.
Tekerlek tekrar hızlanınca fren basıncını tekrar yükselterek tekerlek frenlenir.Når hjulet øker hastigheten, blir bremsekraften igjen slått på.
Adam kalkıp gittiği sırada Locke'u onun arkasından seslenirken tekerlekli sandalyede görüyoruz.Når mannen reiser seg opp, ser vi at Locke sitter i en rullestol.
Tekerlekli sandalye kullanan kişilerin en sevik takım sporudur.Dette er en mer rimelig sport for de som vil kjøre rally.
2-pounder modelinin aksine yeni silahın iki tekerlekli konvensiyonel çatal ayaklı kundağı bulunuyordu.I stedet for et klassisk biplan fikk den nye modellen to sett med vinger.
Karting, dört tekerlekli motorsporları arasında genellikle en ekonomik olan tür olarak kabul edilir.Lastebiler med fire aksler styres som regel .
Bunun karşılığında protestocular tekerlekleri ateşe verdiler ve Anayasal Demokratik Ralli ofisine saldırdılar.Som svar på dette satte demonstrantene fyr på bildekk og angrep kontorene til regjeringspartiet.
Diğer motorize unsurlar, tüm nakliye araçları, top arabaları, lastik tekerleklidir.Alle andre elektriske lokomotiver er fra WAP-, WAG- og WAM-seriene.
İngiliz pazar sadece küçük, ikiz arka tekerlekler uzun dingil mesafesi 1 tonluk panelvan versiyonu aldı. .Pasar Inggris hanya menerima wheelbase panjang 1-ton versi panel van dengan kecil, roda belakang kembar.
3 tekerlek üzerinde de gidebilmektedir.Beberapa malah menggunakan tiga roda.
Tüfeğin toplam ağırlığı 139 kg (118 kg tekerleksiz).Akhirnya, meriam ini hanya berbobot 139 kg (118 kg tanpa roda).
Atış pozisyonunda ise ayaklar yere sabitleniyor ve tekerlekler yukarı kaldırılıyordu.Ketika meriam diposisikan untuk pertempuran, semua kaki diturunkan dan rodanya dinaikkan.
Tekerlekleri lastikli ve gerekirse çıkartılabilirdi.Roda rel dapat dinaikkan dan diturunkan sesuai kebutuhan.
Selefi gibi, tekerlek Apple için Synaptics tarafından geliştirildi.Seperti pendahulunya, roda klik ini dikembangakan oleh perusahaan Synaptics khusus untuk Apple Computer.
Dolphin 1930'lu yıllarda Sinbad adı verilen tekerleksiz bir uçan bottan esinlenilerek yapılmıştır.Dolphin berasal pada tahun 1930 sebagai "Sinbad," perahu terbang murni tanpa roda.
Yüksek tekerlekli bisiklet üretimi kısa sürede dikiş makinelerinin üretimini geçti.Sehingga, lambat laun produksi sepeda mulai menyusul produksi mesin jahit.
Tekerlek şeklinde ve tam olan ağlar örerler.Gigi lurus dan cakar melengkung menonjol.
Gençler ve tekerlekli sandalye oyuncuları da tekler ve çiftler turnuvalarında yarıştı.Junior dan pemain kursi roda berkompetisi di tunggal dan turnamen ganda.