Ana içeriğe geç
Sözlük

tekerlek ile cümle

tekerlek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Tabii ki tekerlekli sandalyede.Desde luego, subieron en silla de ruedas.
Tabii ki tekerlekli sandalyede.Elle était en fauteuil roulant bien sur.
Tabii ki tekerlekli sandalyede.Naturalmente aveva la sedia a rotelle.
Tabii ki tekerlekli sandalyede.Natürlich im Rollstuhl .
Tabii ki tekerlekli sandalyede.Oczywiście została wwieziona na wózku inwalidzkim.
Tabii ki tekerlekli sandalyede.Tedy samozřejmě přijela na vozíku.
Tabii ki tekerlekli sandalyede.Uiteraard werd ze in een rolstoel het podium op gereden.
Tabii ki tekerlekli sandalyede.Φυσικά ήταν σε αναπηρική πολυθρόνα.
Tabii ki tekerlekli sandalyede.Разбира се, беше в инвалиден стол.
Tabii ki tekerlekli sandalyede.Разумеется, в инвалидном кресле.
Tekerlekli sandalyede oturan birini gördüğümüzde, yürüyemediklerini varsayarız.Widząc osobę na wózku, zakładamy, że nie umie chodzić.
Tekerlekli sandalyede oturan birini gördüğümüzde, yürüyemediklerini varsayarız.Αν δούμε κάποιον σε αναπηρικό καροτσάκι θεωρούμε ότι δεν περπατά.
Tekerlekler yerine, bir Ballbot robotu tek bir top üzerinde dengede duruyor ve hareket ediyor.Ez a robot kerekek helyett egy labdán egyensúlyoz és mozog.
Tekerleklere ‹‹Dönen tekerlekler›› dendiğini duydum.A čo do kolies, tým bolo privolané: Víchrica! tak, čo som počul.
Tekerleklere ‹‹Dönen tekerlekler›› dendiğini duydum.A koła one nazwał okręgiem, gdziem ja słyszał.
Tekerleklere ‹‹Dönen tekerlekler›› dendiğini duydum.Aku dengar bahwa roda-roda itu disebut "puting beliung"
Tekerleklere ‹‹Dönen tekerlekler›› dendiğini duydum.A las ruedas, ante mis oídos, se les gritaba: "¡Rueda!
Tekerleklere ‹‹Dönen tekerlekler›› dendiğini duydum.allám, hogy] a kerekeket forgókerekeknek nevezték fülem hallatára.
Tekerleklere ‹‹Dönen tekerlekler›› dendiğini duydum.Am auzit cu urechile mele că roatele erau chemate: ,,Roate învîrtitoare.``
Tekerleklere ‹‹Dönen tekerlekler›› dendiğini duydum.Bấy giờ ta nghe gọi bánh xe ấy là bánh xe quay chóng.
Tekerleklere ‹‹Dönen tekerlekler›› dendiğini duydum.Bấy_giờ ta nghe gọi bánh_xe ấy_là bánh_xe quay chóng .
Tekerleklere ‹‹Dönen tekerlekler›› dendiğini duydum.E, quanto �s rodas, elas foram chamadas rodas giradoras, ouvindo-o eu.
Tekerleklere ‹‹Dönen tekerlekler›› dendiğini duydum.In tista kolesa so bila imenovana, da sem slišal: vrteča se kolesa.
Tekerleklere ‹‹Dönen tekerlekler›› dendiğini duydum.Io sentii che le ruote venivano chiamate «Turbine»
Tekerleklere ‹‹Dönen tekerlekler›› dendiğini duydum.Jeg hørte hjulene blev kalt hvirvel.
Tekerleklere ‹‹Dönen tekerlekler›› dendiğini duydum.J`entendis qu`on appelait les roues tourbillon.
Tekerleklere ‹‹Dönen tekerlekler›› dendiğini duydum.내가 들으니 그 바퀴들을 도는 것이라 칭하며
Tekerleklere ‹‹Dönen tekerlekler›› dendiğini duydum.Kola pak ta nazval okršlkem, jakž slyšely uši mé.
Tekerleklere ‹‹Dönen tekerlekler›› dendiğini duydum.Niillä neljällä oli pyöränsä; ja pyöriä nimitettiin minun kuulteni "rattaiksi".
Tekerleklere ‹‹Dönen tekerlekler›› dendiğini duydum.Och jag hörde att hjulen kallades »rundlar».
Tekerleklere ‹‹Dönen tekerlekler›› dendiğini duydum.Og jeg hørte, at Hjulene kaldtes Galgal.
Tekerleklere ‹‹Dönen tekerlekler›› dendiğini duydum.Und die Räder wurden genannt "der Wirbel", daß ich's hörte.
Tekerleklere ‹‹Dönen tekerlekler›› dendiğini duydum.Περι δε των τροχων, ουτοι εκαλουντο, ακουοντος εμου, Γαλγαλ.
Tekerleklere ‹‹Dönen tekerlekler›› dendiğini duydum.А колкото за колелата, те се наричаха, като слушах аз, търкалящи колела.
Tekerleklere ‹‹Dönen tekerlekler›› dendiğini duydum.К колесам сим, как я слышал, сказано было: „галгал".
Tekerleklere ‹‹Dönen tekerlekler›› dendiğini duydum.לאופנים להם קורא הגלגל באזני׃
Tekerleklere ‹‹Dönen tekerlekler›› dendiğini duydum.اما البكرات فنودي اليها في سماعي يا بكرة.
Tekerleklere ‹‹Dönen tekerlekler›› dendiğini duydum.至 於 這 些 輪 子 、 我 耳 中 聽 見 說 、 是 旋 轉 的
Tekerleklere ‹‹Dönen tekerlekler›› dendiğini duydum.至於 這 些 輪子 、 我 耳 中聽見說 、 是 旋轉的
Tekerleklerin gürültü.A zaj a kerekek.
Tekerleklerin gürültü.바퀴의 소음.
Tekerleklerin gürültü.le bruit des roues.
Tekerleklerin gürültü.ljudet av hjulen.
Tekerleklerin gürültü.Vehiculului, prin urmare, pe rumbled, prin lungi, intunecate de padure, - peste
Tekerleklerin gürültü.ضجيج العجلات.
Tekerleklerin gürültü.車両は、したがって、森林の長い、暗いストレッチを通して、上rumbled - 上
Tekerleklerin kenarı yüksek ve korkunçtu; hepsi çepeçevre gözlerle doluydu.A čo do ich lúkotí, boly vysoké a strašné, a ich lúkote boly plné očí kolom dookola, ich všetkých štyroch.
Tekerleklerin kenarı yüksek ve korkunçtu; hepsi çepeçevre gözlerle doluydu.A loukoti své, i vysokost měla, že hrůza z nich šla, a šínové jejich vůkol všech čtyř kol plní byli očí.
Tekerleklerin kenarı yüksek ve korkunçtu; hepsi çepeçevre gözlerle doluydu.De vier wielen hadden prachtige indrukwekkende velgen en de randen van de velgen waren bezet met ogen.
Tekerleklerin kenarı yüksek ve korkunçtu; hepsi çepeçevre gözlerle doluydu.És talpaik magasak valának és félelmesek, és e talpak rakva valának szemekkel köröskörül mind a négynél.
Tekerleklerin kenarı yüksek ve korkunçtu; hepsi çepeçevre gözlerle doluydu.Estas rodas eram altas e formidáveis; e as quatro tinham as suas cambotas cheias de olhos ao redor.
Tekerleklerin kenarı yüksek ve korkunçtu; hepsi çepeçevre gözlerle doluydu.Hjulringene var høie og fryktelige, og de var fulle av øine rundt omkring på alle de fire hjul.
Tekerleklerin kenarı yüksek ve korkunçtu; hepsi çepeçevre gözlerle doluydu.Ihre Felgen und Höhe waren schrecklich; und ihre Felgen waren voller Augen um und um an allen vier Rädern.
Tekerleklerin kenarı yüksek ve korkunçtu; hepsi çepeçevre gözlerle doluydu.그 둘레는 높고 무서우며 그 네 둘레로 돌아가면서 눈이 가득하며
Tekerleklerin kenarı yüksek ve korkunçtu; hepsi çepeçevre gözlerle doluydu.La loro circonferenza era assai grande e i cerchi di tutt'e quattro erano pieni di occhi tutt'intorno
Tekerleklerin kenarı yüksek ve korkunçtu; hepsi çepeçevre gözlerle doluydu.Lingkaran-lingkaran roda itu penuh dengan mata
Tekerleklerin kenarı yüksek ve korkunçtu; hepsi çepeçevre gözlerle doluydu.Njih platišča so bila visoka in strašna, in platišča so bila polna oči kroginkrog na vseh štirih kolesih.
Tekerleklerin kenarı yüksek ve korkunçtu; hepsi çepeçevre gözlerle doluydu.Och deras lötar voro höga och förskräckliga, och på alla fyra voro lötarna fullsatta med ögon runt omkring.
Tekerleklerin kenarı yüksek ve korkunçtu; hepsi çepeçevre gözlerle doluydu.Sus aros eran altos y aterradores, y los aros de las cuatro ruedas estaban llenos de ojos alrededor
Tekerleklerin kenarı yüksek ve korkunçtu; hepsi çepeçevre gözlerle doluydu.Videre skuede jeg, og se, der var Fælge på dem, og Fælgene var på dem alle fire rundt om fulde af Øjne.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod