Tek tekerlekli bir bisikletin sadece bir tekeri vardır.A unicycle has only one wheel.
Eski tekerlekleri yenisiyle değiştir.Replace the old tires with new ones.
Tekerlekli patenleri bedavaya aldım.I got the roller skates for nothing.
Tek tekerlekli bisiklete binebilen bir kız tanıyorum.I know a girl who can ride a unicycle.
Bütün tekerlekli bagajım budur.This is all my carry-on baggage.
Onun arabasının tekerlekleri yok.His car has no wheels.
Bugün tek tekerlekli bir bisiklet sürdüm.I rode a unicycle today.
Kaykayların genellikle tekerlekli patenlerden daha ucuz olduklarını düşünüyorum.I think skateboards are usually cheaper than rollerblades.
Bizim tekerlekli çöp bidonumuz çalındı.Our wheelie bin was stolen.
Tom tekerlekli sandalye olmadan gezinemiyor.Tom can't get around without a wheelchair.
Tek tekerlekli bisiklete binmek çok iyi olmadığım bir şey.Riding a unicycle is one thing I'm not very good at.
Tom tekerlekli bir sedyeye sarılı uyandı.Tom woke up strapped to a gurney.
Tekerlekli sandalyede yaşamaya mahkûm.He is condemned to live on a wheelchair.
Dedemin tekerlekli sandalyesini gördün mü?Did you see grandpa's wheelchair?
Bu benim yeni üç tekerlekli bisikletim.This is my new tricycle.
Tom bir tekerlekli sandalyedeydi.Tom was in a wheelchair.
Tekerlekli sandalyedeki yaşlı adam bana annemi gençken tanıdığını söyledi.The old man in the wheelchair told me that he knew my mother when she was a teenager.
Tekerlekli sandalyedeki küçük çocuk Tom'a saati sordu.A young boy in a wheelchair asked Tom what time it was.
Güzel tekerlekler.Nice wheels.
Tekerlek dönmüyor.The wheel doesn't turn.
Tekerlekli sandalyeye ihtiyacım yok.I don't need a wheelchair.
Tekerlekli sandalyede seninle konuşmak isteyen bir kadın var.There's a woman in a wheelchair wanting to talk to you.
Tom en son ne zaman tek tekerlekli bisiklete bindi?When was the last time you saw Tom ride a unicycle?
Tom tekerlekli sandalyeye bindi.Tom got into the wheelchair.
Bu şimdiye kadar bulunduğum en güzel tekerlekli karavan.That's the nicest motor home that I've ever been in.
Onlar Tom'u tekerlekli sandalye sürücüsü yaptı.They made Tom chairman.
Tom motorlu tekerlekli bir sandalye satın almak için yeterli paraya sahip değil.Tom doesn't have enough money to buy a motorized wheelchair.
Tom tekerlekli sandalyeyi Mary'nin odasına doğru itti.Tom pushed the wheelchair into Mary's room.
Tom Mary'ye tekerlekli sandalyesine binmesi için yardım etti.Tom helped Mary get into her wheelchair.
Tom bir tekerlekli sandalyede.Tom is in a wheelchair.
Tom'un bir tekerlekli sandalyeye ihtiyacı var.Tom needs a wheelchair.
Elektrikli tekerlekli sandalye kullanmak için bir ehliyete ihtiyacın var mı?Do you need a license to use an electric wheelchair?
Elektrikli tekerlekli sandalye bir sürücü ehliyeti gerektiriyor mu?Does an electric wheelchair require a driver's license?
Bu bavulda tekerlekler yok.There are no wheels on this suitcase.
Halam ve eniştemi ziyaret ettiğimde tekerlekli karyolada uyurdum.I used to sleep in a trundle bed when I would visit my aunt and uncle.
Tom bir tekerlekli sandalye kullanır.Tom uses a wheelchair.
Hangisinden daha çok hoşlanıyorsun, buz pateni mi yoksa tekerlekli paten mi?Which do you enjoy more, ice skating or roller skating?
Çelimsiz yaşlı adam inatla bir tekerlekli sandalyeyi kullanmayı reddetti.The frail old man stubbornly refused to make use of a wheelchair.
Tom'un bir tekerlekli sandalyeye ihtiyacı yok.Tom doesn't need a wheelchair.
Mary bir arkadaşıyla tekerlekli paten kaymaya gitti.Mary went rollerskating with a friend.
Bazen kendimi tekerlek üzerinde yarışan bir hamster gibi hissediyorum.Sometimes, I feel like a hamster racing on a wheel.
Kendimi tekerlek üzerindeki bir hamster gibi hissediyorum.I feel like a hamster on a wheel.
Bazen kendimi tekerlek üzerinde koşan bir hamster gibi hissediyorum.Sometimes, I feel like a hamster running on a wheel.
Tekerlekli patenle kaymak eğlencelidir.Roller skating is fun.
Tekerlekli sandalye bedensel engelli insanlara daha fazla hareket özgürlüğü verir.Wheelchairs give people with physical disabilities more mobility.
Turistler tekerlekler üzerinde çekirgelerdir.Tourists are locusts on wheels.
Koridor tekerlekli bir sandalye için yeterince geniş olmalıdır.The hallway needs to be wide enough for a wheelchair.
Tekerlekli sandalye erişimi çok sınırlıdır.Wheelchair access is very limited.
Tekerlekler dönüyordu.The wheels were turning.
Tom'un tek tekerlekli bisiklet sürmeyi bildiğini sanmıyorum.I don't think Tom knows how to ride a unicycle.
Doğum günüm için tek tekerlekli bir bisiklet istiyorum.I want a unicycle for my birthday.
Tom'a üç tekerlekli bir bisiklet satın aldım.I bought Tom a tricycle.
Kaza, Leyla'yı tekerlekli sandalyeye zorladı.The accident forced Layla into a wheelchair.
Tekerlekli sandalyemi çıkarmama yardım eder misin?Can you help get me out my wheelchair?
Tom'un tek tekerlekli bisikletine binmesini görmek istiyorum.I want to see Tom riding his unicycle.
Tom bir üç tekerlekli bisiklet sürmeyi öğreniyor.Tom is learning to ride a tricycle.
Tom, Mary'nin tekerlekli sandalyesinin yanındaki sandalyeye oturdu.Tom sat down on a chair next to Mary's wheelchair.
Tom'un tek tekerlekli bisiklet kullanabileceğini duydum.I hear Tom can ride a unicycle.
Tom, dört tekerlekli bir kamyonet kullanıyor.Tom drives a four-wheel drive van.
Tek tekerlekli bisiklet sürmeyi hiç denemedim.I've never tried riding a unicycle.