tek ile cümle
tek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tek başına dışarı gitmenden hoşlanmıyorum.I don't like your going out alone.
Midwest'teki küçük bir kasabadan geliyorum.I come from a small town in the Midwest.
Bir gün o kızı tekrar görmek istiyorum.I want to see that girl again some day.
Sinirlendim ve otomatik satış makinesine tekme attım.I lost my temper and kicked the vending machine.
Tek başına geleceğine dair fikrim var.I got the idea that he would come by himself.
Tek oğlum kanserden öldü.I had my only son die of cancer.
Bu aylarda tek başımaydım.I was on my own during these months.
Bu kitabı tekrar tekrar okudum.I read this book again and again.
Seni en kısa zamanda tekrar görmek için sabırsızlanıyorum.I am looking forward to seeing you again soon.
Tekerlekli patenleri bedavaya aldım.I got the roller skates for nothing.
O belaya tekrar katlanacağım.I will go through that trouble again.
Mektubu tekrar tekrar okudum.I read the letter again and again.
Adamı tekrar görme isteğim yok.I have no wish to see the man again.
Teklifi destekliyorum.I am in favor of the proposition.
Sadece tek bir dileğim var.I have but one wish.
Tek başıma yaşamak istemiyorum.I don't want to live all by myself.
Bu işi tek başıma yapamam.I cannot do the work on my own.
Tek başıma seyahat ettim.I traveled by myself.
Hepinizle tekrar görüşmeyi ümit ediyorum.I hope to meet you all again.
Seni tekrar gördüğüm için mutluyum.I'm happy to see you again.
Ben daha sonra tekrar arayacağımı söyledim.I said I would ring again later.
Çok geçmeden seni tekrar görmeyi umuyorum.I hope to see you again before long.
Tekrar denemeye karar verdim.I decided to try again.
Batan tekneden zorlukla kaçtım.I escaped from the sinking boat with difficulty.
Tek bir şirkete bağlanmak istemiyorum.I don't want to be tied to one company.
Tek bir şirkete bağlı olmak istemiyorum.I don't want to be tied to one company.
Ben bir tek çocuğum.I am an only child.
Tek başıma olmayı seviyorum.I like being alone.
Oraya tek başıma gitmek zorunda kaldım.I had to go there alone.
Tek başıma alışverişe gitmeyi tercih etmem.I would rather not go shopping alone.
Tek başıma ormanda yürüdüm.I walked in the woods by myself.
Tek yaşamaya katlanamam.I can't bear living alone.
Tek tekerlekli bisiklete binebilen bir kız tanıyorum.I know a girl who can ride a unicycle.
Tekrar geri başlamamak üzere sigara içmeyi bırakacağım.I will quit smoking for good.
Her şeyi tek başıma yapmak zorundaydım.I had to do everything alone.
Tekrar tekrar denedim.I tried again and again.
Onun bürosunu tekrar tekrar aradım fakat kimse cevap vermedi.I called his office again and again, but no one answered.
İyi bir iş teklifi aldım.I received a good job offer.
Oraya tek başına gitmeni istemiyorum.I don't like your going there by yourself.
Eski soba için on dolar teklif ettim.I bid ten dollars for the old stove.
Onu tekrar gördüm.I saw him again.
Saatle tekne kiraladım.I hired a boat by the hour.
Önümüzdeki cuma doktorla tekrar görüşeceğim.I will be seeing the doctor again next Friday.
İşi tek başıma bitirmek istiyorum.I want to finish the work on my own.
Tam olarak düşündükten sonra teklifi kabul ettim.I accepted the offer after due consideration.
Nehri tekne ile geçtim.I crossed the river by boat.
Birkaç yıl içerisinde Japonyayı tekrar ziyaret edeceğim.I'll be visiting Japan again in a few years.
Yaşadığım sürece onu tekrar hiç görmeyeceğim.I'll never see him again as long as I live.
Tekneyle değil uçakla gitmem söylendi, nasihatı dinledim.I was told to go not by boat but by plane, which advice I followed.
Ben fakir bir denizciyim, bu yüzden tekneyle gezmekten hoşlanmıyorum.I am a poor sailor, so I don't like to travel by boat.
Ben tekdüze yaşamdan bıktım.I'm tired of the monotonous life.
Kapattım ve onu tekrar aradım.I hung up and called her back again.
Tek başıma yürüdüm.I walked alone.
Problemi tek başıma çözeceğim.I am going to work out the problem by myself.
Onu asla tekrar yapmayacağım.I will never do it again.
Çiftliğimi satmaya çalışıyorum, ancak şimdiye kadar herhangi bir teklif almadım.I am trying to sell my farm, but I haven't had any offers so far.
Teklifi kabul etmesine şaşırdım.I'm surprised that he accepted the offer.
Onu parkta tek başına yürürken gördüm.I saw him walking alone in the park.
Ben ona biraz para teklif ettim ama o bunu kabul etmedi.I offered him some money, but he would not take it.
Onun tekrar denemesi gerektiği konusunda onu ikna ettim.I persuaded him that he should try again.