tek taraflı ile cümle

tek taraflı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
O tek-taraflı bir aşk ilişkisiydi.It was a one-sided love affair.
Onun bu konuyla ilgili yorumu çok tek-taraflıdır.His interpretation of this matter is too one-sided.
Kafan tek taraflı çalışıyor.You've got a one-track mind.
Tek taraflı olarak işlere karar veremezsin. Bir fikir birliğine varmalıyız.You can't just decide things unilaterally like that. We have to come to a consensus.
Bu tek taraflı bir olay değil.This isn't a one-way street.
Kanada, İsrail'in Doğu Kudüs'ü tek taraflı ilhakını tanımamaktadır."Canada does not recognize Israel's unilateral annexation of East Jerusalem."
Ancak etkilenimler tek taraflı olmuştu; Wallis resim yapma şeklini hiç değiştirmedi.The influence, however, was all one way; Wallis continued to paint as he always had.
İsrail'in Gazze'den tek taraflı çekilmesi 12 Eylül 2005'te tamamlandı.The Israeli withdrawal from Gaza was unilaterally completed by 12 September 2005.
Bu tek taraflı ön olaylar, İsveç'in savaş tehditleriyle devam etti.This unilateral action met with Swedish threats of war.
Tek taraflı çekilme planı Ağustos 2005 tarihinde uygulamaya koyuldu ve Eylül 2005’te tamamlandı.The unilateral withdrawal plan was executed in August 2005 and completed in September 2005.
1874: Alman bilim adamı Karl Ferdinand Braun kristallerinin "tek taraflı iletimini" keşfeder.1874 — German scientist Karl Ferdinand Braun discovers the "unilateral conduction" of crystals.
Ancak bazı uluslar da tek taraflı olarak bağımsızlık ilan etti.However, a larger part of the population just wanted some form of autonomy.
2008 - Kosova, Sırbistan'dan ayrılarak tek taraflı bağımsızlık ilan etti.2008 – Kosovo unilaterally declared independence from Serbia.
29 Eylül'de, "tek taraflı bildirim" ile onun gruptan ayrılması istendiğini iddia etti.She claimed to have received the day before a "one-sided notice" asking her to leave the group.
27 Aralık 2012'de sözleşmesi tek taraflı feshedilmiştir.On August 27, 2012, his contract was terminated.
YPG, Ocak 2014'te de facto statüsündeki Afrin Kantonunda tek taraflı olarak özerklik ilan etti.Afrin Region was first declared autonomous under the name of Afrin Canton in January 2014.
Anonimlik tek taraflı veya çift taraflı olabilir.Anosmia can occur on both sides or a single side.
Benjamin Franklin'in “Tek taraflı elektrik akısı teoremi” ni geliştirdi.Benjamin Franklin's theory of the electric eel is mentioned.
Tek taraflı pazarlarda müşteri hem kullanıcı hem de ödeyen taraftır.Now, in single-sided markets the customer is the user and the payer.
Bu tek taraflı pazardır.That's a single-sided market.
Tek taraflı bir ayna.A one-way mirror.
4-kısımlı sembolünüz olduğunda tek taraflılar ile birlikte koyarsınız.When you have a four-bit symbol, you then put it together with another one sideways.
Oh Ha Ni... seni 4 senedir tek taraflı sevdi.Oh Ha Ni... has been in a one-sided love with you for 4 years.
Yoksa tek taraflı bir bildirim mi?It was your unilateral request, wasn't it?
Çünkü Vatanseverlik Yasası, tek taraflı bir yasaydı.Why did this happen? This happened because the Patriot Act was a unilateral legislation.
Ama biz bu tek taraflılığa sonra döneceğiz.Or, if you want to draw something super complicated
En azından, benim aşkım tek taraflı değil.At least, my love isn't one-way.
Tek taraflı şeyler hakkında konuşmak isterim.What I'd like to talk about is one-sided things.
Bu tek taraflı.It's one sided.
Sınırlar tek taraflı çıktı için belirlendiMargins are set for single side output
Tek taraflıPath Settings
Hırvat makamlarının bu tek taraflı kararı Slovenya ve İtalya'da da tepkilere yol açtı.The unilateral decision by Croatian authorities also provoked reactions in Slovenia and Italy.
Fakat geçen yılın Haziran ayında PKK, beş yıldır süren tek taraflı ateşkesi bozdu.But in June of last year, the PKK called off a five-year unilateral ceasefire.
Avrupa Komisyonu Sırbistan'ı anlaşmayı tek taraflı olarka uygulamaya başlamaya teşvik etti.The European Commission encouraged Serbia to start implementing the deal unilaterally.
Ardından da dört yıldır sürdürdüğü tek taraflı ateşkesi kaldırdı.It then lifted its unilateral four-year ceasefire.
UNMIK başkanı Rücker Kosovalı liderleri tek taraflı hareketlere karşı uyardıUNMIK's Ruecker cautions Kosovo leaders against unilateral moves
Bu arada Priştine, tek taraflı bağımsızlık ilan edeceğini söylüyor.Pristina, meanwhile, says it will unilaterally declare independence.
Krasniki belgeyi "ırkçı ifadeler" içeren "tek taraflı bir rapor" olarak nitelendirdi.He described it as a "one-sided report" that includes "racist statements".
Haber ajansları sadece tek taraflı bilgi veriyorlar.News agencies are giving only one-sided information.
Annan Priştine ve Belgrad'daki liderleri tek taraflı eylemlerden kaçınmaya çağırdı.He appealed to leaders in Pristina and Belgrade to avoid unilateral actions.
Bunlar Tariceanu'yu "PSD'nin yararına olacak tek taraflı bir karar" almakla suçladılar.They accused Tariceanu of taking a "unilateral decision for the benefit of the PSD".
Lüksemburg Dışişleri Bakanı Jean Asselborn, "Tek taraflı ilan bayağı kötü olacaktır."A unilateral declaration would be quite, quite bad.
Bu açıdan, tek taraflı bir bakışın yararı olmaz."A one-sided view does not help in this regard."
Tadiç, Kosova'yı tek taraflı bağımsızlık ilan etmemesi yönünde uyardı.He warned Kosovo not to unilaterally declare independence.
Fakat bu mantık yürütme biçimi tek taraflı, fazla basit ve yanıltıcı.This line of reasoning, however, is one-sided, over-simplistic and misleading.
Bakan, "'Hayır' diyeceğimiz tek şey tek taraflı bağımsızlık ilanıdır." dedi."The only thing we say 'no' to is the unilateral proclamation of separation," Jeremic said.
Ancak Ankara, Brüksel'i tek taraflı savranmakla suçlayarak eleştiride bulundu.However, Ankara has voiced criticism, charging Brussels with acting unilaterally.
Stubb, "Uluslararası toplum tek taraflı ilan edilmiş tampon bölgeleri kabul edemez." dedi."The international community cannot accept unilaterally established buffer zones," Stubb said.
Tek taraflı bağımsızlık ilanı bir takım nedenlerden ötürü tehlikeli.A unilateral declaration is dangerous for a number of reasons.
Ekim 1923'te Aachen'de tek taraflı Ren Cumhuriyet ilan edildi.The Rhenish Republic was proclaimed at Aachen (Aix-la-Chapelle) in October 1923.
Protrusio asetabuli tek taraflı veya iki taraflı olabilir.Protrusio acetabuli may also be thought of as unilateral or bilateral.
Tek taraflı protrusio asetabuli tüberküloz artriti, travma veya fibröz displazi nedeniyle olabilir.Unilateral protrusio acetabuli may be caused by tuberculous arthritis, trauma, or fibrous dysplasia.
Sıklıkla takdir edilmemiş olsa da, tek taraflı ihmalin dramatik sonuçları olabilir.Though frequently underappreciated, unilateral neglect can have dramatic consequences.
Tek taraflılıkUnilateralism
O tek-taraflı bir aşk ilişkisiydi.Es war eine einseitige Liebesbeziehung.
Vatikan istediği zaman tek taraflı olarak iptal edebilir.Der Kanzler könne allenfalls zurücktreten.
Bu şekilde tek taraflı bir kontrat içine girmiş olur.Sie hätten so unter einem einheitlichen Kommando gestanden.
O tek-taraflı bir aşk ilişkisiydi.C'était une histoire d'amour unilatérale.
Bu tek taraflı ön olaylar, İsveç'in savaş tehditleriyle devam etti.Cette mesure unilatérale a suscité des menaces de guerre de la part de la Suède.
İsrail'in Gazze'den tek taraflı çekilmesi 12 Eylül 2005'te tamamlandı.Le 12 septembre 2005, le désengagement total de Gaza est terminé.

İlgili Sayfalar