tek başına ile cümle

tek başına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Tom'u burada tek başına bırakmayacağız.We're not going to leave Tom here by himself.
O tamamen tek başına yapmak için oldukça büyük bir iş.That's a pretty big job to do all by yourself.
Onu tek başına yapmak zorunda kalabilirsin.You may have to do that by yourself.
Onu tek başına yönetebilir misin?Can you manage that by yourself?
Oraya tek başına gitmek isteyebilirsin.You might want to go there by yourself.
Bunu tek başına yapmayı düşünmemelisin.You shouldn't try to do that by yourself.
Bunu tek başına ele almak zorunda kalacaksın.You'll have to handle it by yourself.
Onunla tek başına meşgul olmalısın.You'll have to handle it alone.
Bununla tek başına meşgul olmak zorundasın.You'll have to handle this by yourself.
Onunla tek başına uğraşmak zorunda kalacaksın.You'll have to deal with that by yourself.
Tek başına oraya gitmemelisin.You shouldn't go there by yourself.
Bunu tek başına halletmek zorunda kalacaksın.You'll have to work this out on your own.
Bunu gerçekten tek başına mı yaptın?Did you really make this by yourself?
Tom'un onu tek başına yapmayı becerebilip beceremeyeceğine bakalım.Let's see if Tom can manage to do it by himself.
Oraya tek başına gitmek istemeyebilirsin.You might not want to go there by yourself.
Onu tek başına yapmalısın.You should do that by yourself.
Gece tek başına dışarı çıkmamalısın.You shouldn't go out at night by yourself.
Eve arabayla tek başına gidebilirsin.You could drive home by yourself.
Tom bunu tek başına yaptı.Tom did this on his own.
Tom tek başına gitmesi için Mary'ye izin verdi.Tom allowed Mary to go by herself.
Tom tek başına yaşıyor.Tom lives by himself.
Tom tek başına eve girdi.Tom went in by himself.
Tom tamamen tek başına durdu.Tom stood all by himself.
Tom tek başına oraya gitti.Tom went there by himself.
Tom orada tek başına yaşadı.Tom lived there by himself.
Tom burada tek başına yaşıyor.Tom lives here all by himself.
Tom tek başına gitmek için isteksiz.Tom was unwilling to go by himself.
Tom asla tek başına oraya gitmezdi.Tom would never go there by himself.
Tom tek başına yaşayamayacak kadar çok genç.Tom is too young to live by himself.
Tom oraya tek başına gitmek zorunda kalacak.Tom will have to go there by himself.
Tom oraya tek başına gitmeye korkuyor.Tom is afraid to go there by himself.
Tom oraya tek başına gitmeye korkuyordu.Tom was afraid to go there by himself.
Tom tek başına alışverişe gitmeye karar verdi.Tom decided to go shopping by himself.
Tom bunu tek başına yapmak istediğini söyledi.Tom said he wanted to do it by himself.
Tom tek başına seyahat edecek kadar yaşlı.Tom is old enough to travel by himself.
Tom bu köpek kulübesini tek başına inşa etti.Tom built this doghouse all by himself.
Tom neredeyse işin hepsini tek başına yaptı.Tom did almost all of the work by himself.
Tom şimdi oraya tek başına gitmemesi gerektiğini biliyor.Tom knows now that he shouldn't have gone there by himself.
Tom tek başına Bostona gitmesine izin vermesi için babasını ikna etmeye çalıştı.Tom tried to persuade his father to let him go to Boston by himself.
Tom tek başına seyahat ediyor.Tom is traveling by himself.
Tom hiç bir zaman tek başına Boston'a gitmene izin vermeyecek.Tom is never going to let you go to Boston by yourself.
Tom ormanda tek başına yaşıyordu.Tom lived alone in the woods.
Tom ormanda tek başına yaşıyor.Tom lives alone in the woods.
Tom'un tek başına oraya gitmesine gerek yok.Tom doesn't need to go there by himself.
Tom tek başına orada yaşadı.Tom lived there all by himself.
Tom ormanda tek başına yaşar.Tom lives in the woods all by himself.
Tom tek başına akşam yemeği hazırladı.Tom prepared supper by himself.
Tom tek başına gitmemeli.Tom shouldn't go by himself.
Tom hafta sonunu tek başına geçirdi.Tom spent the weekend by himself.
Tom küçük bir kulübede tek başına yaşıyordu.Tom lived alone in a small hut.
Tom bile bunu tek başına yapamazdı.Not even Tom could've done this by himself.
Marie hepsini tek başına yapmalıydı.Maria should have done all of them on her own.
Biz sade bir dille sadece Tom'u burada tek başına bırakamayız.We simply can't just leave Tom here by himself.
Bununla tek başına ilgilenmek zorunda kalacaksın.You're going to have to take care of this by yourself.
Amelia Earhart Atlantiği tek başına uçarak geçen ilk kadındı.Amelia Earhart was the first woman to fly across the Atlantic solo.
Tom'un tek başına buraya gelmeyi planlayıp planlamadığını öğrenmeni istiyorum.I want you to find out if Tom is planning to come here by himself.
Tom'u burada tek başına bırakmamız gerektiğini sanmıyorum.I don't think we should leave Tom here by himself.
Tom'un bunu tek başına yapabilmesinin imkanı yok.There's no way Tom could've done this by himself.
Evde seni tek başına bırakma fikrini sevmiyorum.I don't like the idea of leaving you at home by yourself.
Boston'a tek başına gitmenin iyi bir fikir olduğunu sanmıyorum.I don't think it's a good idea for you to go Boston by yourself.

İlgili Sayfalar