Hayatınızı tehlikeye atmayın.Ne féljetek odaszentelni az életeteket!
Bu yüzden ekip tekrar tehlikeye girecektir.Így a csapat újra teljes létszámú.
Korku hissedilen tehlikeye bir karşılıktır.Pelko on vaarasta aiheutuva epämiellyttävä tunne.
3) Asla kardeşliğinizi tehlikeye atmayın.21. Älä koskaan laita ystävyyttä voiton edelle.
Bu da fiyat istikrarı tehlikeye düşmedikçe gerçekleştirilir.Täten hinaaja ei ole vaarassa kaatua.
Tehlikeye karşı kendimizi koruduk.Me suojasimme itsemme vaaralta.
Kısa bir sure içinde, Yunanistan’ın bağımsızlığı tehlikeye düştü.Σύντομα όμως η ίδια η ανεξαρτησία της Ελλάδας θα δεχόταν καίριο πλήγμα.
Bunu başaramazlarsa, kendi yaşamları da büyük bir tehlikeye girecektir.Μάλιστα όταν δεν ικανοποιούσαν το αίτημά τους, κινδύνευε η ίδια τους η ζωή.
Ancak kendisi tehlikeye düşer.Αλλά είναι επίσης σε κίνδυνο να καταρρεύσει.
Yani her iki durumda da aslanın hayatı tehlikeye girer.Και στις δύο περιπτώσεις, είναι ουσιαστική η διαχρονικότητα του μύθου.
Ancak birçok ormanda yaşayan diğer türlerin de nesli tehlikeye girmiştir.Der er en række andre træer, som også er i farezonen.
Halkı bu tehlikeye karşı yanında olmamıştır.Den risiko ville politikerne ikke løbe.
Yanlış kullanımındaysa tehlikeye ve hatta ölüme sebep olabilir.Ved udspring fra større højde kan dette uheld medføre skader og endda døden.
Toros kurbağalarının yaşam alanı çok dardır, bu nedenle soyları tehlikeye girmeye açıktır.Men Lars Hjortshøjs forkølelsessår kommer på tværs, og brylluppet er i fare.
Kendini tehlikeye atacak kadar cesurdur.Han må gerne være god til at bunte.
Tehlikeye karşı kendimizi koruduk.Vi beskyttede os selv imod fare.
Bu deneyimin ardından kendisiyle birlikte oğlunun da hayatı tehlikeye girer.Men med dette setter han både sitt ekteskap og sin sønns liv i fare.
Yanlış kullanımındaysa tehlikeye ve hatta ölüme sebep olabilir.Dette fenomenet kan medføre dårligere funksjon eller til og med fare.
Arkadaşlar için hayatını tehlikeye bile atabilir.Han setter dermed sitt eget liv i fare.
Hayatınızı tehlikeye atmayın.Tidak membahayakan nyawa.
Toplumun güvenliğini tehlikeye düşürmediği sürece, dine saygı gösterilecekti.Agama harus dihormati, kecuali saat agama mengancam keamanan masyarakat.
Türk Ordusu her türlü tehlikeye karşı ayakta tutuldu.Turisman pun siap menghadapi segala risikonya.
Bu durum onu çok tehlikeye sokar.Tình huống này đưa anh vào một tình thế nguy hiểm.
Hatta onun için hayatını birçok kez tehlikeye atmıştır.Hắn cũng cưỡng bức cô nhiều lần.
Ancak kendisi tehlikeye düşer.Bởi bản thân chúng đã nguy hiểm.
Bildirildiğine göre CCI'nin Apple ürünlerini tehlikeye atmaya adanmış bir birimi var.CCI báo cáo có toàn bộ đơn vị dành cho việc lợi dụng kẽ hở các sản phẩm của Apple.
Kendini tehlikeye atacak kadar cesurdur.Người ấy vũ dũng khó địch nổi.
Hayatınızı tehlikeye atmayın.自分を危険に晒してはならない。
Bu yüzden, önemli enformasyon varlıkları tehlikeye atılamazlar.そうすると、重要なコンテキストを省いてしまう危険がなくなる。
Asla kardeşliğinizi tehlikeye atmayın.だが決して敵に回すな。
3) Asla kardeşliğinizi tehlikeye atmayın.兄弟を信頼するな。
Kendini tehlikeye atacak kadar cesurdur.危険を顧みず行動する勇敢な青年。
Arkadaşlar için hayatını tehlikeye bile atabilir.命を落とすこともある危険な職業である。
Yakın gelecekte Dünya üzerindeki doğal hayat tehlikeye girmiştir.自然災害で荒廃した近未来の地球。
Bu yasalar Yahudi olan Laura'yı tehlikeye soktu ve Fermi'nin birçok asistanını işsiz bıraktı.这项法案令身为犹太人的劳拉受到威胁,并且会让费米的几位学术上的合作伙伴失业。
Kendini tehlikeye atacak kadar cesurdur.他以他相当的才能为自己辩护。
Bu durum onu çok tehlikeye sokar.他們會使你處於危險之中。
Rakibin güvenliğini tehlikeye atacak müdahaleler ciddi faullü oyun olarak değerlendirilir.冒險遊戲是玩家操控角色進行虛擬冒險的遊戲。
Hatta onun için hayatını birçok kez tehlikeye atmıştır.그의 인생이 위험에 빠진 여러 경우 중 하나였다.
Hindistan ve Pakistan'da spor avcılığı yüzünden nesli tehlikeye girmiştir.인도와 파키스탄에서는 취미사냥으로 인해 생존이 심각하게 위협받고 있다.
Bunu başaramazlarsa, kendi yaşamları da büyük bir tehlikeye girecektir.이 운동이 성공하면 당연히 자신들의 권력과 목숨이 위험해지는 것이기 때문이다.
Ancak kendisi tehlikeye düşer.하지만 요점은 위험하다는 점이다.
Kendini tehlikeye atacak kadar cesurdur.정직하게 자기를 개방할 수 있는 용기를 가지라는 것."이다.
Akut stres tepkisi kan akışını yükseltir ve hastayı tehlikeye sokar.תגובת חרדה חריפה מגבירה את קצב זרימת הדם ומסכנת את האדם.
3) Asla kardeşliğinizi tehlikeye atmayın.אף פעם אל תסתפקי ברווחים נטו.
Asla kardeşliğinizi tehlikeye atmayın.אינה מחמיצה אף הזדמנות להתעלל באחיה.
Hatta onun için hayatını birçok kez tehlikeye atmıştır.ג'ק ביקש ממנה פעמים רבות לסכן את הקריירה שלה.
Arkadaşlar için hayatını tehlikeye bile atabilir.Може да представлява опасност за живота.
Hayatlarının tehlikeye girmemesi için bu aşk gizli tutulur.Лекарите не скриват, че има сериозна опасност за живота му.
Bu durum onu çok tehlikeye sokar.Mater sa tak dostáva do veľkého nebezpečenstva.
Arkadaşlar için hayatını tehlikeye bile atabilir.A dokonca pri nej riskujú svoje životy.
Türleri tehlikeye girme riski altında sayılır.Tu torej ne gre za ogrožene vrste.
Bu durum onu çok tehlikeye sokar.Bila je izpostavljena veliko nevarnostim.
Hatta onun için hayatını birçok kez tehlikeye atmıştır.Jie tai darydami dažnai statydavo savo pačių gyvybę į pavojų.
Bu deniz çok tehlikeye düşmüş balina türlerini besler.Šios rūšys yra labai jautrios jūrų žolių nykimui.
Askerler tehlikeye alışıktı.Kareiviai buvo pripratę prie pavojaus.
Askerler tehlikeye alışıktırlar.Kariai pripratę prie pavojaus.
Kendini tehlikeye atacak kadar cesurdur.Julgeb võtta elus suuri riske.
Yakın gelecekte Dünya üzerindeki doğal hayat tehlikeye girmiştir.Ohulähedasi liike ähvardab lähitulevikus looduses väljasuremine.
'% 1' eklentisi açılsın mı? Bir eklentinin açılması sistem güvenliğini tehlikeye atabilir.Åbn bilag '% 1'? Bemærk, at åbning af bilag kan kompromittere dit systems sikkerhed.