Buradaki ahlaki çöküntü tehlikesi şu, gelecekte insanlar diyecek ki, ben de risk alacağım.私はリスクを取ると。 なぜなら、もしそれが良いときなら、
Bu, yokolma tehlikesi altında demek.Adică în prag de extincţie.
Bu, yokolma tehlikesi altında demek.C'est à dire en danger d'extinction.
Bu, yokolma tehlikesi altında demek.즉, 멸종의 위험에 처해 있다는 것입니다
Bu, yokolma tehlikesi altında demek.Me refiero a peligro de extinción.
Bu, yokolma tehlikesi altında demek.Met andere woorden, met uitsterven bedreigd.
Bu, yokolma tehlikesi altında demek.Są one zagrożone wyginięciem.
Bu, yokolma tehlikesi altında demek.Vagyis, a kipusztulás veszélye fenyegeti.
Bu, yokolma tehlikesi altında demek.Σε κίνδυνο εξαφάνισης.
Bu, yokolma tehlikesi altında demek.Т.е. под опасност от изчезване.
Bu, yokolma tehlikesi altında demek.כלומר בסכנת הכחדה.
Bu, yokolma tehlikesi altında demek.ذلك هو، في خطر الإنقراض.
Bu, yokolma tehlikesi altında demek.これは米国の例です
Çökme tehlikesi oldugu için yasak alan ilan edildi.Det är fallfärdigt och får inte beträdas.
Çökme tehlikesi oldugu için yasak alan ilan edildi.Det er faldefærdigt og forbudt område.
Çökme tehlikesi oldugu için yasak alan ilan edildi.È pericolante ed è stato chiuso.
Çökme tehlikesi oldugu için yasak alan ilan edildi.Está em risco de ruir, por isso, foi interditado.
Çökme tehlikesi oldugu için yasak alan ilan edildi.Grozi mu zawalenie, więc jest zamknięte.
Çökme tehlikesi oldugu için yasak alan ilan edildi.Hay peligro de derrumbamiento. La entrada está prohibida.
Çökme tehlikesi oldugu için yasak alan ilan edildi.Se on suljettu romahdusvaaran vuoksi.
Çökme tehlikesi oldugu için yasak alan ilan edildi.Υπάρχει κίνδυνος κατάρρευσης.
Çökme tehlikesi oldugu için yasak alan ilan edildi.Существует риск обрушения, поэтому вход туда запрещён.
Değişken olarak daha fazla mahsul40°Orman yangını tehlikesinde artışAugmentation du risque d‘incendie de
Değişken olarak daha fazla mahsul40°Orman yangını tehlikesinde artışČastejšie riečne povodne v zime40°Vyššia teplota vody smerom na sever Nárast biomasy fytoplanktónu
Değişken olarak daha fazla mahsul40°Orman yangını tehlikesinde artışCentral- och Östeuropa Mer extrema temperaturer Mindre sommarnederbörd Fler översvämningar vintertid
Değişken olarak daha fazla mahsul40°Orman yangını tehlikesinde artışMás inundaciones fluviales en invierno
Değişken olarak daha fazla mahsul40°Orman yangını tehlikesinde artışMeer rivieroverstromingen in de winter
Değişken olarak daha fazla mahsul40°Orman yangını tehlikesinde artışWanderungsbewegung von Arten nach Norden
Değişken olarak daha fazla mahsul40°Orman yangını tehlikesinde artışΑύξηση ακραίων θερμοκρασιών
Değişken olarak daha fazla mahsul40°Orman yangını tehlikesinde artışПоголямо разнообразие на добив на култури
Denize daldıklarında tüyleri o kadar çok su emerki her dalış boğulma tehlikesi haline gelirPokud se namočí, jejich dlouhá křídla mohou nasáknout vodu. S každým pokusem riskují utonutí.
Denize daldıklarında tüyleri o kadar çok su emerki her dalış boğulma tehlikesi haline gelirΑν βουτήξουν στη θάλασσα, τα μακριά φτερά τους θα βαρύνουν... σε κάθε βουτιά κινδυνεύουν να πνιγούν.
Denize daldıklarında tüyleri o kadar çok su emerki her dalış boğulma tehlikesi haline gelirПри неправильном входе в воду они часто рискуют повредить себе крылья и утонуть
Denize daldıklarında tüyleri o kadar çok su emerki her dalış boğulma tehlikesi haline gelirאם הן תיפולנה לים, כנפיהן הארוכות .עלולות להיות רוויות-מים באופן קריטי ,בכל הסתערות .הן מסתכנות בטביעה
Denize daldıklarında tüyleri o kadar çok su emerki her dalış boğulma tehlikesi haline gelirإذا يتخندقون في البحر أجنحتهم الطويلة يمكن أن تصبح مشبّعة بالماء جدا بكلّ إنقضاض، يخاطرون بالغرق
Doğrulanan bilgilere göre... ...dünya, ikinci kez uzaydan gelen yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.Celý svět sleduje tuto kosmickou výpravu, která brzy skončí.
Doğrulanan bilgilere göre... ...dünya, ikinci kez uzaydan gelen yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.Mentre I'attenzione del pianeta č rivolta alla missione spaziale in corso
Doğrulanan bilgilere göre... ...dünya, ikinci kez uzaydan gelen yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.Saat hati nurani planet menyatu, Fokus pada misi NASA di angkasa luar,
Doğrulanan bilgilere göre... ...dünya, ikinci kez uzaydan gelen yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.Sillä aikaa kun koko maailma seuraa jännittyneenä Nasan avaruusmatkaa-
Doğrulanan bilgilere göre... ...dünya, ikinci kez uzaydan gelen yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.[TV-Sprecher] 'Während die gesamte Menschheit 'wie gebannt auf die NASA-Mission blickt,
Doğrulanan bilgilere göre... ...dünya, ikinci kez uzaydan gelen yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.Ves svet spremlja dogajanje.
Doğrulanan bilgilere göre... ...dünya, ikinci kez uzaydan gelen yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.Цялата планета следи с вълнение мисията на НАСА.
Doğrulanan bilgilere göre... ...dünya, ikinci kez uzaydan gelen yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.Цялата планета следи с вълнение мисията на НАСА.
Doğrulanan bilgilere göre... ...dünya, ikinci kez uzaydan gelen yok olma tehlikesiyle karşı karşıya..היצמדו למקומות .זה עלול להיות מסוכן
Doğrulanan bilgilere göre... ...dünya, ikinci kez uzaydan gelen yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.لذا بينما آمال الكوكب معلقة مركزة على مهمة ناسا التى تتم الآن فى المحيط الواسع للفضاء
Evet, fakat bu da bu işin tehlikesi.E riscant, dar e riscul meseriei.
Evet, fakat bu da bu işin tehlikesi.Hasarderet, ja, men det er en risiko ved faget.
Evet, fakat bu da bu işin tehlikesi.하지만 이것은 직업 상의 위험입니다.
Evet, fakat bu da bu işin tehlikesi.Mạo hiểm, vâng, nhưng nó là rủi ro nghề nghiệp.
Evet, fakat bu da bu işin tehlikesi.Riskant, dat wel, maar dat zijn de risico's van het beroep.
Evet, fakat bu da bu işin tehlikesi.Sim, é arriscado, mas são os riscos duma profissão.
Evet, fakat bu da bu işin tehlikesi.אבל אלו סכנות המקצוע.
Evet, fakat bu da bu işin tehlikesi.بل أنه مهنة خطرة
Evet, fakat bu da bu işin tehlikesi.つまり 誰もがリスクは抱えている
Hayati tehlikesi olmadığını söylediler.Au spus ca nu este in pericol.
Hayati tehlikesi olmadığını söylediler.Dom sa att det inte är livsfarligt.
Hayati tehlikesi olmadığını söylediler.Họ nói là sẽ không nguy hiểm đến tính mạng.
Hayati tehlikesi olmadığını söylediler.Ils ont dit que sa vie n'était pas en danger.
Hayati tehlikesi olmadığını söylediler.Mereka bilang tidak serius.
Hayati tehlikesi olmadığını söylediler.Sie sagten,dass es nicht lebensgefährlich ist.