Ana içeriğe geç
Sözlük

tehlikeli ile cümle

tehlikeli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Çocuklar nehirden uzak durmalı. Tehlikeli.Children should keep away from the river. It's dangerous.
Nehirde yüzmemin tehlikeli olduğunu düşünüyor musun?Do you think it dangerous that I swim across the river?
Saat sekizden sonra dışarıda olmamız tehlikelidir.It is dangerous for us to be out after eight o'clock.
Bence çocukların bu havuzda yüzmeleri tehlikeli.I think it dangerous for children to swim in this lake.
İki kişinin aynı anda bir bisiklete binmesi tehlikelidir.Two people riding on a bicycle at the same time is dangerous.
Yaralı ayılar genellikle çok tehlikelidir.Wounded bears are usually very dangerous.
Acemilerin burada yüzmesi tehlikelidir.It's dangerous for a beginner to swim here.
Birazcık öğrenme tehlikeli bir şeydir.A little learning is a dangerous thing.
Hızlı kararlar tehlikelidir.Quick judgements are dangerous.
Bebekleri güçlü güneş ışığına maruz bırakmak tehlikelidir.It's dangerous to expose babies to strong sunlight.
Işık kırmızıyken caddeyi geçmen tehlikelidir.It's dangerous for you to cross the street when the light is red.
Kırmızı ışıkta caddeyi geçmen tehlikelidir.It's dangerous for you to cross the street when the light is red.
Bir uzmana göre, ne dağcılık ne de kayakçılık tehlikelidir.According to an expert, neither mountaineering nor skiing is dangerous.
Uçurtmalar uçurmak tehlikeli olabilir.Flying kites can be dangerous.
Göletin üstünde kayak yapmak tehlikelidir.Skating on the pond is dangerous.
Caddede oynamak tehlikelidir.It is dangerous to play in the street.
Kötü bir havada dağa tırmanmak tehlikelidir.It's dangerous to climb a mountain in bad weather.
Elektrikle oynamak çok tehlikelidir.It's dangerous to fool around with electricity.
Hareket eden bir trene atlamak tehlikelidir.It is dangerous to jump into a moving train.
Hareket eden bir trenden atlamak tehlikelidir.It's dangerous to jump off a moving train.
Bu yoğun siste uçmak tehlikeli.It is dangerous to fly in this heavy fog.
O, çok tehlikeli bir adam.He is very a dangerous man.
O, hava yolculuğunun tehlikeli olduğunun düşünüldüğü günlerde yaşadı.He lived in the days when air travel was considered dangerous.
Gangasterlerle ilgili casusluk yapmak tehlikeli bir girişimdi.Spying on gangsters was a dangerous venture.
Çok tehlikeliyim.I am very dangerous.
Gece yüzmek tehlikelidir.Swimming at night is dangerous.
Bence fırtınalı bir havada dağa tırmanmak tehlikelidir.I think it's dangerous to climb a mountain on a day when it's stormy.
Bu hafif bir hatanın ciddi yaralanmalara yol açabileceği çok tehlikeli bir spor.It's a very dangerous sport, where a slight mistake can lead to serious injury.
Tehlikeli bir madde yuttuğun zaman, yapman gereken şey ne yuttuğuna bağlıdır.When you swallow a dangerous substance, what you need to do depends on what you swallowed.
Hareket eden trene atlamak çok tehlikelidir.It is very dangerous to jump aboard the train when it is moving.
Onun planı tehlikeli.His plan is dangerous!
Gerçek dövüşte, duraksamanın çok tehlikeli bir şey olduğunu unutmamalısın.In real combat, you must not forget that hesitation is a very dangerous thing.
Bir bisiklete iki kişi binmesi tehlikelidir.Riding double on a bicycle is dangerous.
Savaş sırasında Bob birçok tehlikeli maceralar yaşadı.Bob had had many dangerous adventures during the war.
O tehlikelidir.It's dangerous!
Dikkat edin! Sarhoşken araba sürmek tehlikelidir.Take care! It's dangerous to drive drunk.
Apaçık ortadadır ki, insan davranışları çevre için radyasyondan daha tehlikelidir.It's evident that human behaviour is more dangerous for the environment than radiation.
Radyoaktif maddeler tehlikelidir.Radioactive matter is dangerous.
GDO'lu ürünler insan hayatı için tehlikelidir.Products with GMO are dangerous to human life.
Tufts, dünyanın en tehlikeli üniversitesidir.Tufts is the most dangerous university in the world.
Bazen büyükanneler, KGB'den daha tehlikelidir.Sometimes, Grandma is more dangerous than the KGB.
Temmuzda bu nehirde yüzmek tehlikelidir.This river is dangerous to swim in July.
Aynı anda telefonda konuşmak ve araç kullanmak tehlikelidir.It's dangerous to talk on the phone and drive at the same time.
Sosyal ağ siteleri, 13 yaşından küçük insanlar için tehlikelidir.Social networking sites are dangerous for people under 13.
Bu tehlikeli deneye katılmak ister misiniz?Would you like to take part in this risky experiment?
Bir hayvan yaralandığında çok daha tehlikeli olabilir.An animal can be much more dangerous when wounded.
Hangi şehir en çok tehlikeli?What city has the most danger?
Sığ suda dalmak tehlikeli.It's dangerous to dive in shallow water.
Hız sınırından daha hızlı sürmek tehlikelidir.It's dangerous to drive faster than the speed limit.
Bir demiryolu geçidinde sinyali görmezden gelmek tehlikelidir.It's dangerous to ignore the signal at a railroad crossing.
Bir fırtına anında araba sürmek tehlikeli olabilir.Driving during a storm can be dangerous.
Bir volkanın yanında yaşamak tehlikeli.It's dangerous to live near a volcano.
Bu nehirde yüzmek çok tehlikeli.It's very dangerous to swim in this river.
Bu uzatma kablosu bana tehlikeli gibi görüyor. Nereden yıprandığını görüyor musun?That extension cord looks dangerous to me. You see where it's frayed there?
Tehlikeli yolculukta hayatlarını riske attılar.They risked their lives on the dangerous trip.
Bir sürü tehlikeli bombardıman saldırılarını tamamladı.He completed many dangerous bombing raids.
İngiltere tehlikeli şekilde düşük gıda malzemeleri ile karşı karşıya idi.Britain faced dangerously low supplies of food.
O, tehlikeli bir zamandı.It was a dangerous time.
Durum çok gergin ve tehlikeli görünüyordu.The situation seemed very tense and dangerous.
Ne kadar tehlikeli olduğunu görüyorum.I see how dangerous it is.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod