"Öğrencileri halının üzerinde toplayın ve sıcak suyun tehlikelerini anlatın."Žiaci si posadajú na koberec a učiteľ im porozpráva o nebezpečenstve horúcej vody.
"Öğrencileri halının üzerinde toplayın ve sıcak suyun tehlikelerini anlatın."Μαζέψτε τους μαθητές στο χαλί" "και προειδοποιήστε τους για τους κινδύνους του ζεστού νερού."
"Öğrencileri halının üzerinde toplayın ve sıcak suyun tehlikelerini anlatın."Разпределете учениците на килим и ги предупредете за опасностите от горещата вода.
"Öğrencileri halının üzerinde toplayın ve sıcak suyun tehlikelerini anlatın."ותנו להם אזהרות הנוגעות לסכנות שבמים חמים.
Ölümlülüğün tehlikelerini anlıyor ve neden bundan kurtulması gerektiğini.Dan ia mulai mengenali bahaya kefanaan dan alasan mengapa ia harus melepaskan diri darinya.
Ölümlülüğün tehlikelerini anlıyor ve neden bundan kurtulması gerektiğini.E comincia a riconoscere i pericoli della mortalità e perché dovrebbe allontanarsi dalla mortalità.
Ölümlülüğün tehlikelerini anlıyor ve neden bundan kurtulması gerektiğini.E ela está a reconhecer os perigos da mortalidade e porque é que ela deveria separar-se da mortalidade.
Ölümlülüğün tehlikelerini anlıyor ve neden bundan kurtulması gerektiğini.Ella está reconociendo los peligros de la muerte y por qué debería escaparse de la mortalidad.
Ölümlülüğün tehlikelerini anlıyor ve neden bundan kurtulması gerektiğini.Et elle reconnaît les dangers de la mortalité et pourquoi elle devrait s'éloigner de la mortalité.
Ölümlülüğün tehlikelerini anlıyor ve neden bundan kurtulması gerektiğini.그리고 그녀가 인간스러움의 위험들을 인식하고 있었던 것과 왜 그녀가 인습에 사로잡히지 말았어야 했는지를 보여주고 있어요.
Ölümlülüğün tehlikelerini anlıyor ve neden bundan kurtulması gerektiğini.Og hun indser farerne ved mortalitet og hvorfor hun skal væk fra mortalitet.
Ölümlülüğün tehlikelerini anlıyor ve neden bundan kurtulması gerektiğini.Şi recunoaşte pericolele mortalităţii şi de ce ar trebui să se rupă de mortalitate.
Ölümlülüğün tehlikelerini anlıyor ve neden bundan kurtulması gerektiğini.Và bà đang nhận ra mối nguy hiểm của sự trần tục và tại sao bà cần thoát khỏi sự trần tục.
Ölümlülüğün tehlikelerini anlıyor ve neden bundan kurtulması gerektiğini.Zaczyna sobie uświadamiać zagrożenia wynikające ze śmiertelności i to, dlaczego powinna się od niej uwolnić.
Ölümlülüğün tehlikelerini anlıyor ve neden bundan kurtulması gerektiğini.Και αναγνωρίζει τους φόβους της θνητότητας και γιατί πρέπει να απομακρυνθεί από τη θνητότητα.
Ölümlülüğün tehlikelerini anlıyor ve neden bundan kurtulması gerektiğini.Вона усвідомлює небезпеку смертності, і розуміє, чому її слід уникнути.
Ölümlülüğün tehlikelerini anlıyor ve neden bundan kurtulması gerektiğini.И признава опасностите от смъртността и защо трябва да се откопчи от смъртността.
Ölümlülüğün tehlikelerini anlıyor ve neden bundan kurtulması gerektiğini.Она осознает опасности смерности и почему ей следует избежать смертности.
Ölümlülüğün tehlikelerini anlıyor ve neden bundan kurtulması gerektiğini.והיא מזהה את הסכנות של התמותה ולמה עליה להתנתק מתמותה.
Ölümlülüğün tehlikelerini anlıyor ve neden bundan kurtulması gerektiğini.لقد بدأت تستوعب مخاطر البشرية الفانية ولماذا يتعين عليها الإفلات منها.
Ölümlülüğün tehlikelerini anlıyor ve neden bundan kurtulması gerektiğini.なぜそれを排除すべきかを悟ります いいですか 私にとっては
Örneğin gürültü, kimyasallar ve tehlikeli maddeler, doğal ve teknolojik tehlikeler bu sorunlar arasındadır.Endast ett fåtal indikatorer används här för att lyfta fram viktiga trender.
Örneğin gürültü, kimyasallar ve tehlikeli maddeler, doğal ve teknolojik tehlikeler bu sorunlar arasındadır.Med temi vprašanji so denimo hrup, kemikalije in nevarne snovi, nevarnost naravnih in tehnoloških nesreč.
Örneğin gürültü, kimyasallar ve tehlikeli maddeler, doğal ve teknolojik tehlikeler bu sorunlar arasındadır.Na tomto místě je uvedeno pouze několik indikátorů pro zdůraznění klíčových trendů.
Örneğin gürültü, kimyasallar ve tehlikeli maddeler, doğal ve teknolojik tehlikeler bu sorunlar arasındadır.Pays membres de l'AEE (AEE-32)
Örneğin gürültü, kimyasallar ve tehlikeli maddeler, doğal ve teknolojik tehlikeler bu sorunlar arasındadır.Στον εν λόγω πίνακα περιλαμβάνονται μερικοί μόνο δείκτες, ενδεικτικοί των κυριότερων τάσεων.
Örneğin, harika bir örnek, sigara içmenin tehlikeleri.Contoh paling bagus tentang ini adalah risiko merokok.
Örneğin, harika bir örnek, sigara içmenin tehlikeleri.Een voorbeeld, een heel goed voorbeeld, is het risico van roken.
Örneğin, harika bir örnek, sigara içmenin tehlikeleri.Egy nagyon jó példa erre a dohányzás rizikója.
Örneğin, harika bir örnek, sigara içmenin tehlikeleri.Ein Beispiel, ein tolles Beispiel, ist die Gefahr des Rauchens.
Örneğin, harika bir örnek, sigara içmenin tehlikeleri.아주 좋은 예의 하나는 흡연의 위험이죠.
Örneğin, harika bir örnek, sigara içmenin tehlikeleri.Một ví dụ, một ví dụ tuyệt vời,
Örneğin, harika bir örnek, sigara içmenin tehlikeleri.Příkladem, výborným příkladem je riziko kouření.
Örneğin, harika bir örnek, sigara içmenin tehlikeleri.Príklad, skvelý príklad, je riziko fajčenia.
Örneğin, harika bir örnek, sigara içmenin tehlikeleri.Przykład, wspaniały przykład, to ryzyko palenia.
Örneğin, harika bir örnek, sigara içmenin tehlikeleri.Um exemplo, um óptimo exemplo, é o risco de fumar.
Örneğin, harika bir örnek, sigara içmenin tehlikeleri.Un ejemplo, un gran ejemplo, es el riesgo de fumar.
Örneğin, harika bir örnek, sigara içmenin tehlikeleri.Un esempio, un grande esempio, è il rischio associato al fumo.
Örneğin, harika bir örnek, sigara içmenin tehlikeleri.Un exemple, un très bon exemple, c'est le risque du tabac.
Örneğin, harika bir örnek, sigara içmenin tehlikeleri.Un exemplu grozav este riscul fumatului.
Örneğin, harika bir örnek, sigara içmenin tehlikeleri.Ένα παράδειγμα, ένα καλό παράδειγμα, είναι το ρίσκο του καπνίσματος.
Örneğin, harika bir örnek, sigara içmenin tehlikeleri.Много добър пример за това е рискът от тютюнопушенето.
Örneğin, harika bir örnek, sigara içmenin tehlikeleri.Отличный пример — вред от курения.
Örneğin, harika bir örnek, sigara içmenin tehlikeleri.דוגמה, דוגמה מצויינת, היא הסיכון שבעישון.
Örneğin, harika bir örnek, sigara içmenin tehlikeleri.كمثال، مثال رائع، خطر التدخين.
Örneğin, harika bir örnek, sigara içmenin tehlikeleri.過去 50 年の歴史で 喫煙のリスクは
Sahildeki tüm tehlikelerle baş edebilmeliler ve en büyük tehlikelerden biri deniz. Bu deniz olsun.Así que, tienen que sobrevivir todos los peligros de la playa, y uno de los grandes peligros es el mar.
Sahildeki tüm tehlikelerle baş edebilmeliler ve en büyük tehlikelerden biri deniz. Bu deniz olsun.Chúng phải sinh tồn vượt qua những mối hiểm họa trên bãi biển, và một trong những hiểm họa lớn đó là biển.
Sahildeki tüm tehlikelerle baş edebilmeliler ve en büyük tehlikelerden biri deniz. Bu deniz olsun.Devono sopravvivere a tutti i pericoli della spiaggia, e uno dei grandi pericoli è il mare.
Sahildeki tüm tehlikelerle baş edebilmeliler ve en büyük tehlikelerden biri deniz. Bu deniz olsun.Ele trebuie să supraviețuiască pericolelor plajei și cel mai mare pericol este marea.
Sahildeki tüm tehlikelerle baş edebilmeliler ve en büyük tehlikelerden biri deniz. Bu deniz olsun.Então, eles têm de sobreviver a todos os perigos da praia, e um dos maiores perigos é o mar.
Sahildeki tüm tehlikelerle baş edebilmeliler ve en büyük tehlikelerden biri deniz. Bu deniz olsun.Musia prežiť všetky nebezpečenstvá pláže, jedným z nich je more.
Sahildeki tüm tehlikelerle baş edebilmeliler ve en büyük tehlikelerden biri deniz. Bu deniz olsun.Oni musí přežít všechna ta nebezpečí pláže, a právě jedním z nich je moře.
Sahildeki tüm tehlikelerle baş edebilmeliler ve en büyük tehlikelerden biri deniz. Bu deniz olsun.Zo, ze moeten alle gevaren van het strand overleven, en één van de grote gevaren is de zee.
Sahildeki tüm tehlikelerle baş edebilmeliler ve en büyük tehlikelerden biri deniz. Bu deniz olsun.Zwierzęta muszą przetrwać wiele niebezpieczeństw na plaży, a jednym z największych jest morze.
Sahildeki tüm tehlikelerle baş edebilmeliler ve en büyük tehlikelerden biri deniz. Bu deniz olsun.Те трябва да преодоляват всички опасности на плажа, а една от най-големите е морето.
Sahildeki tüm tehlikelerle baş edebilmeliler ve en büyük tehlikelerden biri deniz.Elles doivent survivre aux périls de la plage, dont la mer. Ceci représente la mer.
Sahildeki tüm tehlikelerle baş edebilmeliler ve en büyük tehlikelerden biri deniz.Jadi, mereka harus bertahan hidup dari semua bahaya di pantai, dan salah satu bahaya yang utama adalah laut.
Sahildeki tüm tehlikelerle baş edebilmeliler ve en büyük tehlikelerden biri deniz.그들은 해변의 모든 위험들로부터 살아남아야 되는데요 가장 위험한 것이 바로 바다입니다. 이것은 바닷물인데요
Sahildeki tüm tehlikelerle baş edebilmeliler ve en büyük tehlikelerden biri deniz.Tehát túl kell élniük a tengerpart veszélyeit és az egyik legnagyobb veszély a tenger.